1980'lere Nostaljk Bİr Gezİntİ (80 JENERASYONU OKUYUN BAKALM) HATIRLAYABLECEK MİSİNİZ

Konusu 'Geyik Muhabbeti' forumundadır ve alpamis tarafından 5 Haziran 2006 başlatılmıştır.

  1. alpamis

    alpamis Well-Known Member

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    6.339
    Aldığı Beğeni:
    302
    Ödül Puanları:
    83
    Herşeyden önce, gerçekten yaşayan son kuşak olduğunun farkına varmak demek.

    Voltranı oluşturmak demek, Clementiné’indeki karakterlerden ciddi ciddi
    ürkmek demek, Transformers demek.
    She-Ra, He-Man’in kardeşi yoksa sevgilisi mi diyeanlayamamak, yine de She-Ra güzel kız ama! demek.

    “Biberleyelim!” demek beyzbolu çizgi filmlerden öğrenmek ama o çizgi filmin ismini hatırlayamamak demek.
    Red-Kit demek, Daltonlar demek. Rintintin ve Düldül demek. “Leyk leyk laki luyk” diye uydurma sözlerle Red-Kit’in şarkısını söylemek. Heidi,Polianna
    demek. “Şekerkız Candy” demek. Eğer gerçekten iyi bir çocuk olursak, bir gün
    ormanda Şirinler’i görebileceğimize inanmak demek. “Şirin Baba”ya itimat etmek, “Şirine”ye aşık olmak demek.

    Kara şimşek demek, böyle bir araba olur mu acaba diye ciddi ciddi kafa
    yormak demek. “Maykıl Nayt” demek. A-Takımı demek, Kuzen Larry demek. Sally Spoon demek, Hayat Ağacı demek, “Kayl Mestırs”, “Sem”, “Meri Hala” demek. “T & T” demek, hep oradaki botlardan istemek demek. Yalan Rüzgarı demek. Bizimkiler demek, Ali’nin son sözlerini dinlemek demek. Dallas’ı gerçekten izlemek, “Dallas gibi oldu” ya da “Dallasa döndü” diyebilmek
    demek. “Otomen” demek. Elektrikten adam olur mu acaba? diye düşünmek demek.

    Hayalet Avcıları demek. Gerçek “Yıldız Savaşları” ve “Uzay Yolu” demek.“Back to the Future” demek, o doktorun yanında çalışmak istemek, “zamanda yolculuk” demek. Tüm bunları sinemada izleyebilmek demek.

    Yılbaşı geceleri, TRT’deki kat kat tül ve çarşaf içindeki “dansöz”leri izlemek demek. “Bir başka gece demek”. “Perihan Abla” demek “Şakir” demek, “Kuzguncuk” demek.
    Ali Atik – Ayşegül Atik’li dikkat programlarını izlemek. “Bunları Biliyor musunuz?” uyarılarını dikkate almak demek. “Tarih affetmez ama trafik hiç affetmez!” demek. “Ben yapınca alışverişi, zaten alıyorum satış fişi” demek. Ne yaparsak, bize “Yol-Su-Elektrik” olarak
    geri döner diye bilmek demek.

    “Eteğim şık, Ayhan ışık. Sözüm söz, Tugay Toksöz....” manilerini ezbere
    bilmek demek. Çoşkun’un tecavüzlerine şahit olmak, Nuri Alço’nun gazozlara ilaç atışını hayretle izlemek demek.” Kötü Adam”lar demek. “Yeşilçam Figuranları” demek. Ahu Tuğba’yı kötü hayatların kadını olarak benimsemek ama güzelliğine kitlenmek, onunla baştan çıkmak demek. Hülya
    Avşar’a aşık olmak demek “Mavi Mavi” demek. “Nayır! Nolamaz!” demek.
    Esrarlı, eroinli, kötü yollu filmleri izlemek demek. “Küçük Emrah” demek, filmlerde ne kadar zavallı olsa da onu hep takdir etmek demek.

    Kemal Sunal demek. “Çiçek Abbas”, İlyas Salman demek. Cüney Arkın demek, bu adam gerçekten karete biliyor mu diye merak etmek. “Uçan tekme” demek. Bu uçan tekmenin bir reklam filminde güzelim buz dolabına atıldığını hayretler içinde izlemek demek.

    Kanal değiştirmek, ses açıp kapamak için kalkıp televizyonun yanına kadar
    gitmek demek. Bundan yorulmamak, çünkü topu topu bir iki kanala kendini adamak, TRT 2, TRT 3 yayına gireceği gün ve saatte ödevleri yarım bırakıp “acaba ne görünecek!?” diye televizyon başına koşmak demek. “İstiklal Marşı” çıkıncaya ve bitinceye kadar televizyonu kapatmamak
    demek.“Ay ti ti – Şab Lorentz” demek, “SABA çok iyi televizyon” demek, Simoviç’e itimat etmek demek. Şeytan Rıdvan demek, Tanju demek. Prekazi demek.

    Zeki-Metin, “Devekuşu Kabare” demek. Adile Naşit’ten masallar dinlemek demek. “Kuzucuklarım” demek.

    “Mintaksla canım mintaksla” demek, “BP Süper V” demek, “Yakalayın yeşil ışığı” demek. Ve gerçekten de o kapağı açında yeşil ışık çıkacak sanmak, annelerden gizli gizli Mintax kutusunu açmak demek. “Her genç kızın başına gelir” demek.

    Leblebi tozu demek, leblebi tozu yerken “Yusuf!” demek, bütün tozları ağızdan püskürmek demek. Turbo sakızlarının tadını alabilmek, içinden çıkan bütün resimleri biriktirmek demek. Minti demek, Pembo demek. Horoz Şeker’ini gerçekten görmek ve yemek demek.

    Şemsiye/Baston çikolatayı tadını hiç de sevmeden yiyebilmek demek. Kolayla
    Fantayı karıştırmak, Elvan gazozundan da içmek demek. Pastanelerin bol yağlı patates cipsleri demek. Alman pastası demek.

    Bixi Cola, RC Cola demek. Golden sakızları demek. Cam şişe kola demek. Depozito nedir diye çok iyi bilmek demek. Kutu kola halkası biriktirmek demek. Niyet kazımak demek, karşılığında naylon oyuncaklar alabilme ümidi demek. Bunlara tamah etmek, çünkü “Kinder
    Sürpriz” çok pahalı demek.

    GırGır demek, Fırt demek. “Avni” demek. “Oğuz Aral” demek.“Yavlum Mithat” demek. “Prof. Dr. Zihni Sinir”in en önemli icatlarına şahit olmak demek. “Tan Gazetesi” demek ve o gazetenin verdiği “bez futbolcu”ları alıp evde dikip pamuk doldurarak bebek yapmak demek. Karton maket evler demek. Bando demek, Milliyet Kardeş demek. Hangisi daha çok oyuncak veriyorsa onu almak demek. Ama neden her oyuncağın üzerinde “Signal” ya da “Tadelle”
    yazıyor diye bir anlam verememek demek. Yalvaç Ural demek.

    “Arzın Merkezine Seyahat” demek. “Ömer Seyfettin” demek, Andersenden ve La Fontene’den masallar demek. “Dede Korkut” demek. “Keloğlan ve Ali Cengiz Oyunu demek” Poşet içinde kitap setleri almak demek. “Cin Ali” demek, “Suna, Oya” demek. Tommiks Teksas demek.

    “Amerikan traşı” demek. Converse ayakkabı demek, “All Star”da nedir ki diye
    merak etmek demek. Biryantinin yerini jöleye bırakması demek. Mont, kaban, palto ya da ceket değil, “anorak” demek.

    PacMan demek. “Yem yem yem...” diye bütün yemleri toplarkan “bu adamlar
    nasıl takip edebiliyor beni?” Demek. Süper Mario demek. Commodore 64 demek, Amiga 500’ü biryerlerden duymak demek. “Kafa Ayarı” demek, bunu becerememek bir bilene yaptırmak demek. Oyun yüklensin diye dakikalarca bekleyebilmek demek. SVI 328, “siyah atari”ler demek. İki renkli grafik özürlü atarilerle keyifden delirmek demek. “Street Fighter”, “Chun-Li”
    demek. “Ken” ve “Ryu” demek, “aduuuket!” demek hatta abartıp “taktak
    tuuuuket!” demek.

    Sanki ne kadar sert basarsan tuşlara adam o kadar sert vuracakmış gibi
    davranıp, atari salonlarındaki “kol”ların elinde kalabilmek üzere olduğunu hissetmek demek. “Geymvoç” diye anılan el atarileriyle oynayabilmek demek.

    DVD, VCD ya da MMC değil, VHS ve BetaMax ve hatta kısaca Beta demek.
    Videocudan film kiralamak. “Büyük kaset mi küçük kaset mi?” sorusuna ukala ukala “BetaMax bizimkisi” demek ama arkasından yine de “küçük olanlardan” diye eklemek. Video’ya “tracking” ayarı yapmak ama saatini hiç bir zaman ayarlamamak demek. “Alman” filmleri efsanesine tanık olmak
    demek.

    “WalkMan” demek. Kaset demek.

    “Şeri şeri leydi... rını rını rınnı!” diye şarkı söylemek, sözleri zor gelince de “Şeri Şeri Leydi, bu ne biçim kedi, bütün eti yedi rınnın nırını!” diye yeni
    sözler üretmek. “Bradır Luyi” demek. Hatta “Grup Vitamin” demek. “Dıpeç Mod” demek. “Big in Japan” demek. “Modern Talking”, “Duran Duran” ve “A-ha” demek. Ve bunların bir çoğunu abilerimizden öğrenmek demek. “Doldurma – Çekme kaset” demek, çift kaset çalarlı teyplerden kasetten kasete kayıt yapmak demek. Kayıt sırasında odaya giren aile üyelerinden herhangi birine el kol hareketleriyle “sus! Sessiz ol!” diye işaret etmek, panik olmak demek.

    Aynı teyplerde kaset dinlerken yanlışlıkla “record” tuşuna basarak kaseti mahvetmek demek. “Maykıl Ceksın” şarkıları demek. “Michael Jackson”lu Pepsi reklamlarını izleyebilmek demek. “Layf is Layf” demek. “Komançero” demek. “Technotronic” müziği ilk duyan insanlardan olmak demek, buna rağmen bugünlerde onu kendi nesline mal edenlere karşı yine de susabilmek
    demek.

    “Lambada” ve “Yeke yeke” demek. “Ken taç diz!” demek. Mc.Hammer’ın şalvarına hayran olmak, onun uğruna ağı iki karış aşağıda pantalonlarla dolaşmayı göze almak. Dr.Alban demek, “its may layf” demek, “no haş haş no vitamin” demek. Gerçekte sözlerinde “vitamin” değil “no haş haş no amfitamin” dediğini yıllar sonra anlayabilmek demek.

    Rap müziği iliklerde hissetmek demek. Sokaklarda Mc.Hammer taklidi yapan insanlara rastlamak demek. Kapşonlu sweetshirt giymek demek.

    Barış Manço, Metin Milli, Sezen Aksu demek. Erol Evgin demek, onunla irlikte “ateşle oynama...” demek. Korhan Abay demek, saç modeline kafayı takmak demek. Cenk Koray demek, “kutunuzu açıyorum” demek ve bu sözü günlük hayatta en az bir kez kullanmış olmak demek.

    “Müzik Yelpazesi”, “Çikolata Renkli Sanatçı” demek. “Sezen Cumhur Önal” demek. Eurovision demek, “Törki tu point” demek. “Eninde petrol sonunda petrol” demek. Ersen ve Dadaşları, “Aman tertip can tertip, hasrete katlan tertip” demek. “Tolgahan ve dans gurubu” demek.

    Cem Karaca demek, “Tamirci Çırağı”, “ıslak ıslak” demek. “Sana kek yaptım!”
    diye şarkı olmayacağını bilmek demek. “Birşey yapmalı!” demek Moğallar demek. “Selvi Boylum Al Yazmalım” ve “Devlerin Aşkı” demek. “Arap Saçı”na dönmek demek, “Erkin Baba” demek.

    “Burası İstanbul Polis Radyosu” anansonu duyabilmek demek. Telsizden arkadaş aramak ya da aranabildiğini bilmek demek.

    “Yağ satarım bal satarım” şarkısı eşliğinde oynamak demek. Sek sek demek.
    Hulahop çevirmeye çalışmak, sokakları aerobik salonuna dönüştürmek demek. İp atlamak demek. Uzun eşek, birdirbir demek. Boş kutu kolayla maç yapmak demek. “Top benim! Ben kaleye geçmem!” lüksüne sahip olmak, gazozuna maç yapmak demek. Okul sıralarında bozuk paralarla parmak maçı hatta parmak güreşi yapmak demek. Kavga ederken sadece güreşmek “sen çek ben de çekicem!” diye elleri yakadan ayırmaya çalışmak demek. Kavga etmemek edememek demek. Misket demek “kepmek” demek.

    100 Lira’ya “Karagöz Hacivat” kuklası almak demek. Evde sandalyenin arkasından “Karagöz Hacivat” gösterisi yapıp ev halkına zorla izletmek demek. Telli arabalarla gezinmek demek, o arabalara pullar yapıştırmak, tanınmayacak hale getirmek demek. Üzerine yanlışlıkla biri bastığında “tekerleği kırıldı” demek. “Bemiks” demek ama yine de “BMX”in
    neden böyle okunduğunu anlayamamak demek. Lego pahalı olduğu için, yerli versiyonlarıyla avutulmak demek.

    9 Voltluk pilleri dile değdirmek o mayhoş tadı almak demek. Atarilerin 9
    voltluk adaptörleriyle de aynı şeyi denemek demek. Hatta kireç bibloların altını
    yalayıp o tadı da yakalamak istemek demek. Büyüteçle güneş ışığında kağıt yakmak demek. Parmak derisine iğne geçirmek, çakmak ateşi üzerinde parmak tutmak demek. Torpil ve kız kaçıran patlamak ve onlar daha patlamadan çoktan oradan kaçmış olmak demek. Tuğlanın içine koyarsak daha iyi patlar düşüncesiyle kafa göz yarma ihtimalini aklına getirememek demek.

    Okulda sabahçı ya da öğlenci olmak demek. “Siyah Önlük” demek. Musti’li beslenme çantası, turuncu sabunluk ya da elbezi taşımak demek. “Otomatik kalem kutusu” demek. “Nova Color” demek, 6’lı ya da 12’li demek. Kokulu silgileri koklamak hatta onları kemirmek demek. 0.5 kalem ucu yemek demek.

    Eti kemik geçiyo demek ya da bunu dememek için oyuncak naylon saatler takmak demek. “Herıld yani” demek.

    “Arkadaşlık teklifi” demek. “Benimle çıkar mısın?” demek ama “harbiden
    sevmek!” demek. Cep Telefonu’ndan haberder bile olmamak, ev telefonundan sevgilinle saatlerce konuşabilmek demek. Evini aradığın sevgilini, telefona bir başka hemcinsinin istemesi, sonra telefonu sana vermesi demek. Telefonla “şifreli konuşmak”, “annemler yanımda!” durumunu ifade etmeye çalışmak demek. Zırt pırt arayamamak, çağrı bırakamamak, mesaj atamamak demek böylece daha çok, daha gerçek özlemler yaşamak demek. Mahalledeki ablalara abilere aşık olmak demek. Hatta büyüyünce onla evleneceğini kafaya koymak demek. Hatıra ve anket defteri demek. Bunları önce ev halkına doldurtmak demek.

    Çevirmeli telefonlar demek. İstanbul’da tek alan kodu olması demek, telefonların 2’yle değil 1’le başlaması demek. Analog santral demek. Telefon jetonu demek, hatta büyük jeton küçük jeton diye ayırımlara gitmek demek. “Sayın abonemiz bu bir bant kaydıdır...” demek ve sırf bu anonsu duymak için bilinen en geçersiz numara olan 123 45 67 yi aramak demek.

    “İhtilal” demek, ama ne olduğunu bilmemek demek. Kenan Evren, Turgut Özal
    demek.“Gorbaçov”un alnındaki iz hakkında “yanık”, “kına” ya da “kan lekesi” gibi meraklı yorumlar yapmak demek. SSCB demek. PKK nedir diye büyüklere sormak demek. Turgut Özal’dan “Ulusa Sesleniş”leri dinlemek.
    İstiklal Caddesi trafiğe açık demek. Renk renk taksiler demek.

    Bayramda gerçekten el öpmek. Kapı kapı şeker ve harçlık toplamak demek. Eve dönüldüğünde, torbada biriken şekerleri naneli, çilekli diye ayırmak hatta içindeki yer fıstıklarını ayrı bir yere doldurmak demek. “Royal okaleptüs” şekerlerini bilmek demek. PE-RE-JA limon kolonyası demek.

    Biz ucuz atlattık, arkadan gelenlerin hiç şansı yok artık demek... Ne desen
    anlamayacak zamane nesli gelip de bir gün, “neler oldu?” diye sorarsa, hiç kendini yormayıp “işte öyle birşey...” demek....
     
    Last edited: 5 Haziran 2006
  2. x_m.e.e

    x_m.e.e ..ıɯıʎǝsɹǝɥ ɯıpʎɐs ʞoʎ..

    • Yönetici
    Mesajlar:
    46.202
    Aldığı Beğeni:
    705
    Ödül Puanları:
    253
    kardesim super bir paylasim yaa..helal valla.cok sagol..:);)
     
  3. dark_angel

    dark_angel Misafir

    süper......
     
  4. Misafir

    Misafir Misafir

    Cevap: 1980'lere Nostaljk Bİr Gezİntİ (80 JENERASYONU OKUYUN BAKALM) HATIRLAYABLECEK

    Süper .Eline, emeğine sağlık.
    Yazdıklarının yüzde 90'ını yapmış ve yaşamış biri olarak bundan daha iyi bir açıklayıcı cevap olamazdı sanırım.
     
  5. Misafir

    Misafir Misafir

    Cevap: 1980'lere Nostaljk Bİr Gezİntİ (80 JENERASYONU OKUYUN BAKALM) HATIRLAYABLECEK

    80 lerin tadı hiç bir zaman geri gelmez
     

Sayfayı Paylaş