Adli sicil nasıl silinir

Konusu 'Hukuk Danışmanı' forumundadır ve saldıray64 tarafından 14 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. saldıray64

    saldıray64 New Member

    Mesajlar:
    28
    Aldığı Beğeni:
    2
    Ödül Puanları:
    3
    Adli sicil kanunu değişmez bir kanun değildir zaten şu haliylede insan hak ve hürriyetine oldukca aykırıdır bu kanun ancak meclis dilerse değişir bunun içinde bol bol AKİM veya BİMER den mail yazıp istekte bulunmak gerekir .yoksa kimse mail yazmazsa kimsenin de umurunda olmaz değişmez sayğılar
    ADLÎ SİCİL VE ARŞİV BİLGİLERİNİN SİLİNMESİ
    Madde 12 - (1) Arşiv bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine ve her halde kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesiyle tamamen silinir.
    (2) Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir.
    (3) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.
    Şimdi adli sicil kanunu neden değişmeli
    1.siz ölünce silinen bir işlem sizce ne kadar hukuki olur
    2.80 sene sonra kişi 18 yaşında yanlışlıkla suç işlese 80 sene sonra silinecek ya yaş 98 olacak bu yaştan sonra silinse ne olur silinmese ne olur.
    oysa sosyal devlet kişileri ömür boyu cezalandırmamalı bu neden le gerçekten kişisel verilerin korunması kanunu meclise gelmeden önce AKİM den bu konuda gerekli düzenlemenin yapılması için yazmak gerekli türkiyede bir çok insan aynı durumdan muzdarip kanunlar mecliste çıkartılır ve mecliste değişir bu kanunlarda ilelebet değişmez değildir .dilerlerse bir anda değişiklik yapılabilinir.
    oysa şu şekilde olsa kişiler 5 yıl hiç suç işlemezlerse adli sicilleri her yönden hem sicil hem ariş olmak üzere tamamen silinir .bu insan haklarına daha yakın bir tutum olur saygılarımla
    Yeni anayasa paketi 12 Eylül’de gerçekleşen referandum ile vatandaşlar tarafından kabul edildi. 23 maddeden oluşan anayasa paketinde özel hayatın gizliliğine ilişkin 20. maddede öngörülen değişiklik, kişisel verilerin korunmasına ilişkin yeni düzenlemeleri de beraberinde getirecek. Anayasada gerçekleştirilen bu yeni değişikliğin hemen arkasından, e-Devlet süreçlerinde; verilerin toplanması, saklanması ve paylaşılmasına yönelik düzenlemelere ilişkin kanun tasarısının da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine alınması bekleniyor. Kişisel verilerin korunması sektörün uzun yıllardır tartıştığı bir konu ve bu anayasa maddesinin altının nasıl doldurulacağı da önemli bir soru işareti olarak duruyor. Anayasa maddesindeki değişiklik, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının, bilgilendirilmeyi isteme hakkının, erişme hakkının, düzeltilmesini veya silinmesini talep etme hakkının, amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenme hakkının, fişlenmesine izin verme hakkının, korumasının kanunla düzenlenmesi görevlerinin yeniden yapılandırılmasını ve düzenlemesini sağlayacak.
    Anayasada en hazır madde “kişisel verilerin korunması”
    Sektör temsilcileri bu konuda olması gerekenleri bugüne kadar yapılanları paylaştı. Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Başkanı Turhan Menteş, 2001 yılından bugüne kadar kişisel verilerin korunmasına ilişkin çeşitli çalışmalar yürüttüklerini; Adalet Bakanlığı ve sektör temsilcileri ile birlikte Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Kanun Tasarısı üzerindeki çalışmalarını tamamladıklarını dile getirdi. Menteş, Avrupa Birliği (AB) Uyum Yasası çerçevesinde hazırlanan kanun tasarısının anayasa değişikliği sonrasında meclise sevk edilmek üzere bekletildiğini ifade etti. Menteş, “Anayasa paketi içindeki maddeler arasında en hazır durumda olan madde kişisel verilerin korunmasına ilişkin madde. AB yasalarına benzer bir çalışma yapıldı. Burada en kritik nokta kişisel verilerin korunması, saklanması ve yönetilmesine ilişkin düzenleyici bir kurulun oluşturulması. Tüm kurum ve kuruluşlar toplanan verileri bu bağımsız kurula bildirecek. Kurumlar kendi işleri dışında bilgileri toplayamayacak. Toplanan verilerle kişinin kendi rızası dışında tüketici eğilimleri için bilgileri kullanma ve spam mesaj gönderme gibi işler engellenecek” dedi. Kanun tasarısının e-Devlet uygulamaları önünde de bir engel oluşturmayacağını da savunan Menteş, “Kamu kurum ve kuruluşları zaten şu an kendi ihtiyaçları olan bilgileri tutuyor. Bundan sonraki süreçte KEY ödemelerinde olduğu gibi kişilerin TC kimlik numaraları da yayınlanamayacak. Sadece tanımlı kişiler bu bilgilere ulaşabilecek” şeklinde konuştu.
    “Paranoyaların önüne geçilecek şekilde düzenlemeler olmalı”
    Kişisel verilerin korunmasının, bilgiyi üreten, geliştiren ve yayan toplumların temel meselesi olduğunu ifade eden Bilgi Güvenliği Derneği Başkanı ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Şeref Sağıroğlu, bunun temel hak ve özgürlüklerinin korunması anlamına geldiğinin altını çizdi. Hazırla
    Madde 32 - Maddeyle;
    a) Adli Sicil Kanununun 5 inci maddesine yansıtılan 2253 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi,
    b) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında, yakalanan şahsa gözaltı süresinde avukat yardımından faydalanma imkanı tanınmaksızın alınan ifadelerin yargılama sırasında delil olarak kullanılması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanmaya ilişkin 6 ncı maddesinin ihlali niteliğinde görüldüğünden, böyle kararların engellenmesi açısından, adi suçlarda yakalanan veya tutuklanan şahısların haklarına ilişkin Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda da uygulanması bakımından 2845 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrası,
    c) Modern ceza hukukunda cezalandırmadaki amaç, caydırıcılık olup, bunun asıl amacı ise ıslahtır. Basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanmak ve dolanlı iflas basit hırsızlık gibi suçlar beş yıldan fazla ağır hapis veya hapis cezasına hükmedilen mahkumiyetlerin ebediyen adli sicilden çıkartılmaması, cezalandırmanın ıslah amacına uygun düşmemektedir. Böyle bir suçu herhangi bir nedenle işleyen ve cezalandırılan kişi, ömür boyu sabıkalı olmanın verdiği psikoloji ile yeniden suç işleyebilecektir. Bu hal bir noktada da suça teşvik neticesini doğurmaktadır. Çelişkiyi ortadan kaldırmak için adli sicildeki kayıtların ömür boyu silinememesi yerine, diğer suçlara oranla daha uzun sürelere tabi tutarak, bu süre içinde suç işlemeyen kişilerin de adli sicil kayıtlarının silinmesi yoluna gidilmesi amaçlanmıştır. Ceza hukukunun temel prensiplerine aykırı bir durum oluşturan mezkur suçlardan mahkum olan kişilerin "ömür boyu mahkum edilmiş" olması gibi fevkalade haksız ve ağır bir sonuç doğuran Adli Sicil Kanununun 9 uncu maddesi,
    Bimer den her sabıkalı başbakanlık kanalı ile ömür boyu mahkum olmak istemedini yazmalı bu hem dini açıdan hem hukuk açısından insan haklarına aykırı bir tutumdur insanların adli sicilleri kesinlikle silinip arşiv de de saklanmamalıdır.saygılar
     
  2. Misafir

    Misafir Misafir

    Cevap: Adli sicil nasıl silinir

    merhaba. lütfen arşiv kaydı silinmesi konusunda BİMER ve AKİM gibi yerlere baş vuru yapalım toplu halde. o zaman belki bu insan haklarına aykırı durumu aşabiliriz.
     

Sayfayı Paylaş