Aşık VEYSEL Bütün Siirleri...

Konusu 'Sanat ve Edebiyat' forumundadır ve ChUcKy tarafından 16 Şubat 2006 başlatılmıştır.

  1. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.986
    Aldığı Beğeni:
    385
    Ödül Puanları:
    83
    AĞLAR VEYSEL ÇIKMAZ SESİ

    Ah çektikçe erir gider
    Yüreğimin yağı benim
    Seni görsem durur gider
    Dillerimin bağı benim

    Gam leskesi saf saf oldu
    Hep sözlerim boş laf oldu
    Senin yolunda mahv oldu
    Gençliğimin çağı benim

    Ah belimi büken oldu
    Gurbet bana diken oldu
    Altı aydır mekan oldu
    Dibi kırkkız dağı benim

    Sensin derdine düştüğüm
    Hayal oldu konuştuğum
    Her gün yediğim içtiğim
    İçerimde ağu benim

    Ağlar VEYSEL çıkmaz sesi
    Gine coştu gam deryası
    Garip gönlümün yaylası
    Güzel hüsnün bağı benim


    AĞLAYI AĞLAYI VARDIM PINARA

    Ağlayı ağlayı vardım pınara
    Kirli yağlığımı yuvermediler
    Herkes destisini doldurdu çıktı
    Bana da bi damla su vermediler

    Elimde bir kadeh vardım kurnaya
    Hücum eylediler bana vurmaya
    Elimdeki kadehimi kırmaya
    Tuttular bir kaçı koyvermediler

    Al bu kadehini kaldır dediler
    Gözünün yaşıyle doldur dediler
    Bir fincan su verdik bildir dediler
    Sanki ya verdiler ya vermediler

    Çalıştım kadehim dolduramadım
    Kimseye halimi bildiremedim
    Gönlümün arzusunu aldıramadım
    Dileğim hekime deyvermediler

    Veysel bu sitemler canımı yaktı
    Güzellerde eda yoktur naz kalktı
    Herkes üç beşini aldı bıraktı
    Beni de bir kere evermediler


    ALA GÖZLÜ BENLİ DİLBER

    Ala gözlü benli dilber
    Bir gün gelsen bize doğru
    Seni sevdim can u dilden
    Çekme kendini naza doğru

    Ne pervam var ne de perdem
    Sanma beni hali bir dem
    Söyler seni teller her dem
    Kulak versen saza doğru

    Aşıka zülfükar isen
    Gülsen de güle zar isen
    Hakikatli bir yar isen
    Ben geleyim size doğru

    Gönülleri bir edelim
    Gayrileri biz nidelim
    İkimiz de bir gidelim
    Yürüyelim ize doğru

    Bir gün için feryadı zar
    Bülbül eder her dem seher
    Aç sinemi gel gör ne var
    Arttı derdim yüze doğru

    Kafi derdim bir derd katma
    Veysel'i yabana atma
    Kerem eyle çok uzatma
    Kavuşalım yaza doğru.


    ALDANMA CAHİLİN KURU LAFINA

    Aldanma cahilin kuru lafına
    Kültürsüz insanın kulu yalandır
    Hükmetse dünyanın her tarafına
    Arzusu hedefi yolu yalandır

    Kar suyundan süzen çeşme göl olmaz
    Gül dikende biter diken gül olmaz
    Diz diz eden her sineğin bal'olmaz
    Peteksiz arının balı yalandır

    İnsan bir deryadır ilimle mahir
    İlimsiz insanın şöhreti zahir
    Cahilden iyilik beklenmez ahir
    İşleği ameli hali yalandır

    Cahil okur amma alim olamaz
    Kamillik ilmini herkes bilemez
    Veysel bu sözlerin halka yaramaz
    Sonra sana derler deli yalandır

    ALLAH BİRDİR PEYGAMBER HAK

    Allah birdir Peygamber Hak
    Rabbül alemindir mutlak
    Senlik benlik nedir bırak
    Söyleyim geldi sırası

    Kürt'ü Türk'ü ve Çerkes'i
    Hep Adem'in oğlu kızı
    Beraberce şehit gazi
    Yanlış var mı ve neresi?

    Kuran'a bak İncil'e bak
    Dört kitabın dördü de Hak
    Hakir görüp ırk ayırmak
    Hakikatte yüz karası

    Binbir ismin birinden tut
    Senlik benlik nedir sil at
    Tuttuğun yola doğru git
    Yoldan çıkıp olma asi

    Yezit nedir, ne kızılbaş
    Değil miyiz hep bir kardaş
    Bizi yakar bizim ateş
    Söndürmektir tek çaresi

    Kimi ne çeker dilinden
    Hem belinden hem elinden
    Hayır ve şer emelinden
    Hakikat bunun burası

    Şu alemi yaratan bir
    Odur külli şeye kadir
    Alevi Sünnilik nedir
    Menfaattir varvarası

    Cümle canlı hep topraktan
    Var olmuşuz emir Haktan
    Rahmet dile sen Allah'tan
    Tükenmez rahmet deryası

    Veysel sapma sağa sola
    Sen Allah'tan birlik dile
    İkilikten gelir bela
    Dava insanlık davası…
     
    3 kişi bunu beğendi.
  2. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.986
    Aldığı Beğeni:
    385
    Ödül Puanları:
    83
    ANAMA

    Dokuz ay koynunda gezdirdi beni
    Ne cefalar çekti ne etti Anam
    Acı tatlı zahmetime katlandı
    Uçurdu yuvadan yürüttü Anam

    Anaların hakkı kolay ödenmez
    Analara ne yakışmaz ne denmez
    Kan uykudan gece kalkar gücenmez
    Emzirdi salladı uyuttu Anam

    Doğurdu beni Sivas ilinde
    Sivralan Köyünde tarla yolunda
    Azığı sırtında orak elinde
    Taşlı tarlalarda avuttu Anam

    Ben yürürdüm Anam bakar gülerdi
    Huysuzluk edersem kalkar döverdi
    Hemen kucaklayıp okşar severdi
    Çirkin huylarımı soyuttu Anam

    Çocuğudum Anam bana ders verdi
    Okumamı çalışmamı ön gördü
    Milletine bağlı ol da dur derdi
    Vatan sevgisini giyitti Anam

    Tükenmez borcum var Anama benim
    Onun varlığından oldu bedenim
    Kimi köylü kızı kimisi hanım
    Ta ezel tarihte kayıtlı Anam

    Veysel der kopar mı Analar bağı
    Analar doğurmuş ağayı beyi
    İşte budur sözlerimin gerçeği
    Okuttu öğretti büyüttü Anam

    ANLATAMAM DERDİMİ DERTSİZ İNSANA

    Anlatamam derdimi dertsiz insana
    Derd çekmeyen dert kıymetin bilemez
    Derdim bana derman imiş bilmedim
    Hiçbir zaman gül dikensiz olamaz

    Gülü yetiştirir dikenli çalı
    Arı her çiçekten yapıyor balı
    Kişi sabır ile bulur kemali
    Sabretmeyen maksudunu bulamaz

    Ah çeker aşıklar ağlar zarınan
    Yüce dağlar şöhret bulmuş karınan
    Çağlar deli gönül ırmaklarınan
    Ağlar ağlar göz yaşların silemez

    Veysel günler geçti yaş altmış oldu
    Döküldü yaprağım güllerim soldu
    Gemi yükün aldı gam ilen doldu
    Harekete kimse mani olamaz

    ASLIMA KARIŞIP TOPRAK OLUNCA

    Aslıma karışıp toprak olunca
    Çiçek olur mezarımı süslerim
    Dağlar yeşil giyer bulutlar ağlar
    Gök yüzünde dalgalanır seslerim

    Ne zaman toprakla birleşir cismim
    Cümle mahluk ile bir olur ismim
    Ne hasudum kalır ne de bir hasmım
    Eski düşmanlarım olur dostlarım

    Evvel de topraktır sonra da adım
    Geldim gittim bu sahnede oynadım
    Türlü türlü tebdilata uğradım
    Gahi viran şen olurdu postlarım

    Benden ayrılınca kin ve buğuzum
    Herkese güzellik gösterir yüzüm
    Topraktır cesedim güneştir özüm
    Hava yağmur uyandırır hislerim

    Alemler alemi ölçer biçerler
    Hamını hasını eller seçerler
    Bu dünya fanidir konar göçerler
    Veysel der ki gel barışak küslerim

    AŞIKLAR

    Karadeniz gibi kükrer coşarsa
    Dalgası gelince yaman aşıklar
    Hırs gelip de ayranlığı şişerse
    Kaybeder irade, dümen aşıklar

    Ağzına geleni hemen atarlar
    Ben aşığım diye çalım satarlar
    Haram demez helal demez yutarlar
    Bibersiz baharsız çemen aşıklar

    Karanlıkta ayna görse ay sanır
    Üryada şarap içse mey sanır
    Mezarlığa yol uğrasa köy sanır
    Gözleri kararmış duman aşıklar

    İyi demez kötü demez metheder
    Bakarsın ki bir tel kırmış çat eder
    Sorsan baksan aşka binmiş at eder
    Yorulup yollarda kalan aşıklar

    Şehvetle aşıktır kıza geline
    Arı olan tuz katar mı balına
    Ebrişimden nazik ipek teline
    Tadarlar çeşitli yalan aşıklar

    Kabını yumaya bulamaz karı
    Hind'ten Hindistan'dan bahseder yari
    Beğenmez topalı bulamaz körü
    İsterler bir kaşı keman aşıklar

    Asıl aşıkların arzu cemaldir
    Arifler bilirler ehl-i kemaldir
    Aşıklar bizlere yüz yıllık yoldur
    Koşsak da peşinden hemen aşıklar

    Aşıklar çoğaldı sadık az kaldı
    Fikreyle ey Veysel ne zaman geldi
    Şiirde ne özet ne bir öz kaldı
    Savurur denesiz saman aşıklar


    AŞKIN BENİ ELDEN ELE GEZDİRDİ

    Aşkın beni elden ele gezdirdi
    Çok dolandım bulamadım eşini
    Beni candan usandırdı bezdirdi
    Tuzlu imiş yiyemedim aşını

    Benim ile gezdin beni arattın
    Beraber oturup beraber yattın
    Türlü türlü güllerinden koklattın
    Aşık ettin güle bülbül kuşunu

    Altmış iki yıldır seni ararım
    Tükendi sabrım yoktur kararım
    Dağa taşa kurda kuşa sorarım
    Kimse bilmez hikmetini işini

    Her millete birer yüzden göründün
    Kendini sakladın sardın sarındın
    Bu dünyayı sen yarattın girindin
    Her nesnede gösterirsin nakşını

    Görenlere açık körlere gizli
    Kimine göründün oruç namazlı
    Veysel'e göründün cilveli nazlı
    Tutan bırakır mı senin peşini
     
  3. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.986
    Aldığı Beğeni:
    385
    Ödül Puanları:
    83
    BENDEN SELAM SÖYLEN VEFASIZ YARE

    Benden selam söylen vefasız yare
    Gurbet benim olsun sıla kendine
    Çekilmedik derdimizi bölüşek
    Başlı ben alayım sıla kendine

    Dökek derdimizi ölçek bölüşek
    Ne el bize ne biz ele karışak
    Felek bize gül demez ki gülüşek
    Cefa benim olsun çile kendine

    Çektiğim cefalar yar senden geldi
    Bana bu sitemler kar senden geldi
    Başımdaki duman kar senden geldi
    Ben kara bağlayım ala kendine

    Evvelden hastadır yaralı gönlüm
    Sevdayı mahbuba ereli gönlüm
    Aşkın gömleğine gireli gönlüm
    Hicranı Veysel'den n'ola kendine


    BENİ HOR GÖRME KARDEŞİM

    Beni hor görme kardeşim
    Sen altındın ben tunç muyum
    Aynı vardan var olmuşuz
    Sen gümüşsün ben saç mıyım

    Ne varise sende bende
    Aynı varlık her bedende
    Yarın mezara girende
    Sen toksun da be aç mıyım

    Kimi molla kimi derviş
    Allah bize neler vermiş
    Kimi arı çiçek dermiş
    Sen balsın da ben cec miyim

    Topraktandır cümle beden
    Nefsini öldür ölmeden
    Böyle emretmiş yaradan
    Sen kalemsin ben uç muyum

    Tabiata Veysel aşık
    Topraktan olduk kardaşık
    Aynı yolcuyuz yoldaşık
    Sen yolcusun ben bac mıyım


    BESEREK DAĞI

    Arzusun çektiğim Beserek Dağı
    Elvan elvan çiçeklerin açtı mı?
    Çevre yanın güzellerin otağı,
    Bizim eller yaylasına göçtü mü?

    Güney tarafında Kurban Pınarı,
    Kalktı mı Mezarlı Boyu'nun karı?
    Garip öter meşeliğin kuşları,
    Yavru şahin yuvasından uçtu mu?

    Yeşil atlas giymiş dağlar süslemiş,
    Mescit köyü eteğine yaslanmış,
    Şeme Dağı, duman olmuş puslanmış,
    Sivralan'a nuru rahmet saçtı mı?

    Zaman gelip göçler geri dönerken,
    Güzellerin yaylasından inerken,
    Dilberler doldurup bade sunarken,
    Veysel Şatır, hatırlara düştü mü?


    BİLMEM HAYAL MİYDİ YOKSA DÜŞ MÜYDÜ

    Bilmem hayal miydi yoksa düş müydü
    Gönül arzusunu buldu bu gece
    Yalın kılıç mıydı bir ateş miydi
    İçerim köz ile doldu bu gece

    Bilemedim gece ile gündüzü
    Seçemedim güneş ile yıldızı
    Mestane gözleri mestetti bizi
    Aklımı başımdan aldı bu gece

    Mah yüzüne bakma ile doyulmaz
    Sıra sıra benleri var sayılmaz
    Aşk meyinden içen aşık ayılmaz
    Bilemedim bana noldu bu gece?

    Durmaz yanar gerçeklerin çerağı?
    Yakın olur ehl-i aşkın ırağı
    Gölköy oldu VEYSEL'lerin durağı
    Hayali karşıma geldi bu gece


    BİR HAYAL PEŞİNDE DOLANDIM DURDUM

    Bir hayal peşinde dolandım durdum
    Asla terk etmezem sanma unuttum
    Sönmez ümidlerden beklerim yardım
    Bu gün yarın dedim gönlüm avuttum

    Gahi zengin oldum hülya yaşattım
    Nerde güzel gördü isem laf attım
    Sevda denizinde gönlüm aldattım
    Arzularım suya düştü ne ettüm

    Gahi fakir oldum hayli süründüm
    Gahi mecnun oldum aba büründüm
    Nerde güzel gördü isem yerindim
    Ucu çıkmaz bir küçücük yol tuttum

    Veysel bu sevdadan vazgeç dediler
    Olup bitenleri yaz geç dediler
    Sevdiğin kapıdan az geç dediler
    Acı sözü sevdiğimden işittim
     
  4. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.986
    Aldığı Beğeni:
    385
    Ödül Puanları:
    83
    BİR KÜÇÜK DÜNYAM VAR İÇİMDE BENİM

    Bir küçük dünyam var içimde benim
    Mihnetim ziynetim bana kafidir
    Görenler dar görür geniştir bana
    Sohbetim ülfetim bana kafidir

    İstemem dünyanın saltanatını
    Süslü giyimini Arap atını
    Bilirsem Türklüğüm var kıymetini
    Vatanım milletim bana kafidir

    İsterdim hayatta düşmanla savaş
    Milletime kurban olaydı bu baş
    Nasip değil imiş şehitlik kardaş
    İmanım niyetim bana kafidir

    Dünya geniş olsun ister dar olsun
    Yeter ki kalbimde iman var olsun
    Her zaman milletim bahtiyar olsun
    Rütbemle mesnedim bana kafidir

    İçimde beslerim bir büyük ordu
    Çiğnesin düşmanı yükseltsin yurdu
    Azmi zihniyeti Veysel'in derdi
    İşte bu niyetim bana kafidir


    BİR PİPOM VAR YAMALIKLI

    Bir pipom var yamalıklı
    Palto giyerim alıklı
    Oğlum kızım çarıklı
    Mes giymemiş soyum benim

    İki gözüm görmez benim
    Kimse halim sormaz benim
    Beş gün evde durmaz benim
    Gurbet oldu köyüm benim

    Bir eşim var kızıl sarı
    Gubardır gezer saçları
    Benim der dünya dilberi
    Böyle düşmüş payım benim

    Sır saklamam sitir örtmem
    Tangolardan otur örtmem
    Hecap bilmem hatır örtmem
    Olmaz olsun huyum benim

    VEYSEL sözün beş par'etmez
    El bir taraf yare yetmez
    Günah yanından hiç gitmez
    Bilmiyorum ki neyim benim


    BİR DERD EHLİ BULSAM DERDİM SÖYLESEM

    Bir derd ehli bulsam derdim söylesem
    İyi olmaz derdlerim halim n'olacak
    Hekimler derdime derman bulamaz
    Bir değil beş değil derd kucak kucak

    El vurma yarama yaklaşma kardaş
    Derdimi söylesem tükenmez baş baş
    İçimde yanıyor tütünsüz ateş
    Ceset soba gibi kalbim bir ocak

    Aşıklar alemde gülmez dediler
    Akar göz yaşlarım silmez dediler
    El elin derdini bilmez dediler
    Kimler gelip hatırımı soracak.

    Katlan bu cefaya sabreyle gönül
    Bu dünyanın işi hep böyle gönül
    Başından geçeni sen söyle gönül
    Neler geldi geç oldu olacak

    Veysel'in derdine bulunmaz çare
    Etseler vücudun hem pare pare
    Bir arzuhal sundum hakiki yare
    O yar gelip yaralarım saracak


    BU ALEMİ GÖREN SENSİN

    Bu alemi gören sensin
    Yok gözünde perde senin
    Haksıza yol veren sensin
    Yok mu suçun burda senin

    Kainatı sen yarattın
    Herşeyi yoktan var ettin
    Beni çıplak dışar'attın
    Cömertliğin nerde senin

    Evli misin ergen misin
    Eşin yoktur bir sen misin
    Çarkı sema nur sen misin
    Bu balkıyan nur da senin

    Kilisede despot keşiş
    İsa Allah'ın oğlu demiş
    Meryem Ana neyin imiş
    Bu işin var bir de senin.

    Kimden korktun da gizlendin
    Çok aradın, çok izlendin.
    Göster yüzünü çok nazlandın
    Yüzün mahrem ferde senin

    Binbir ismin bir cismin var
    Oğlun, kızın ne hısmın var
    Her bir irenkte resmin var
    Nerde baksam orda senin

    Türlü türlü dillerin var
    Ne acaip hallerin var
    Ne karanlık yolların var
    Sırat köprün nerde senin

    Ademi sürdün bakmadın
    Cennette de bırakmadın
    Şeytanı niçin yakmadın
    Cehennemin var da senin

    Veysel neden aklın ermez
    Uzun kısa dilin durmaz
    Eller tutmaz gözler görmez
    Bu acaip sır da senin


    ÇAMLIBEL

    Bir yar için diyar diyar dolandım
    Yoruldum da Çamlıbel'e yaslandım
    Irmak oldum çalkalandım bulandım
    Duruldum da Çamlıbel'e yaslandım

    Gahi gönül oldum yüksekten uçtum
    Ferhat oldum aşk uğrunda çalıştım
    İrenk irenk çiçeklere karıştım
    Dirildim de Çamlıbel'e yaslandım

    Yıldızdağı Pir Sultan'ın yaylası
    Kılıç kalkan kırat beylerin süsü
    Kulağıma değdi Köroğlu sesi
    Dirildim de Çamlıbel'e yaslandım

    Feleğinen çok oynadım ütüldüm
    Bir zalimin tuzağına tutuldum
    Haraç mezat dost uğrunda satıldım
    Verildim de Çamlıbel'e yaslandım

    Veysel der bir yarin derdine düştüm
    Aşkın dolusunu elinden içtim
    Kendi kaçtı hayaline ulaştım
    Sarıldım da Çamlıbel'e yaslandım
     
  5. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.986
    Aldığı Beğeni:
    385
    Ödül Puanları:
    83
    ÇARIK MESS KONUŞMASI

    Çarık söylüyor:

    Aman kardeş cok üşüdüm
    Sen köşede ben dışarda
    Senin ile kardeş idim
    Sen köşede ben dışarda

    Mes söylüyor:

    Elin, yüzün çamur bu ne
    Git ahırda kızınsene
    Laf istemem uzun çene
    Ben köşede sen dışarda

    Çarık söylüyor:

    Sen de deri, ben de deri
    Görüyon mu kör kaderi
    Sen tutmuşsun mevkileri
    Sen köşede ben dışarda

    Mes söylüyor:

    Neler gördüm tezgahlarda
    Hiç gezmedim uzaklarda
    Hakkım vardır bu haklara
    Ben köşede, sen dışarda

    Çarık söylüyor:

    Güzel güzel halı kilim
    Senin kılın benim kılım
    Tepeleyip etme zulüm
    Sen köşede ben dışarda

    Mes söylüyor:

    Ben kimseye etmem zulüm
    Ne çare ki böyle yolum
    Halı gene benim halım
    Ben köşede sen dışarda

    Çarık söylüyor:

    Sen gezersin halılarda
    Güzel güzel balolarda
    Ben gezerim çalılarda
    Sen köşede ben dışarda

    Mes söylüyor:

    Mes çarıktır, çarık mestir
    Yürürlerse aynı sestir
    Veysel söyler bir nefestir
    Gah içerde, gah dışarda


    ÇIRPINIP İÇİNDE

    Çırpınıp içinde döndüğüm deniz
    Dalgalanır coşar rüzgarından
    Mevce gelir coşar inleyen aşkım
    Ah çektikçe kaynar gelir derinden

    Derya coşar inci saçar kenara
    Aşk ehli dayanır ateşe kara
    Bülbüller gül için giyinler kara
    Seherler uyanır gülizarından

    Dert ile mihnete dalmayan aşık
    Ne yemiş ne doymuş eli bulaşık
    Kınama Veysel'i fikri dolaşık
    Ayrılmış yarinden yar diyarından


    ÇOK YALVARDIM ÇOK YAKARDIM

    Çok yalvardım çok yakardım
    Uyanmadı kara bahtım
    Şansım küsmüş etmez yardım
    Uyanmadı kara bahtım

    Uyur uyanmaz ikbalim
    Nic olacak benim halim
    Boynuna olsun vebalim
    Uyanmadı kara bahtım

    Kader kadere eş oldu
    Ağladım gözüm yaş oldu
    Uzun boylu savaş oldu
    Uyanmadı kara bahtım

    Tecellim bozuk temelden
    Gitti gençlik çıktı elden
    Aşka mahkumuz ezelden
    Uyanmadı kara bahtım

    Kısmet beni diyar diyar
    Dolandırır bilmem ne var
    Veysel oldu candan bizar
    Uyanmadı kara bahtım


    DALGIN DALGIN SEYREYLEDİM ALEMİ

    Dalgın dalgın seyreyledim alemi
    Renkler ne çiçekler ne koku ne
    Bir arama yaptım kendi kafamı
    Görünen ne gösteren ne görgü ne

    Çeşitli irenkler türlü görüşler
    Hayal midir rüya mıdır bu işler
    Tatlı muhabbetler güzel sevişler
    Güzellik ne sevda nedir sevgi ne

    Göz ile görülmez duyulan sesler
    Nerden uyanıyor bizdeki hisler
    Şekilsiz gölgesiz canlar nefesler
    Duyulan ne duyuran ne duygu ne

    Kimse bilmez dünya nasıl kurulmuş
    Her cisime birer zerre verilmiş
    Cümle varlık bir kuvvetten var olmuş
    Gelen ne giden ne yol ne yolcu ne

    Herkese gizlidir bu sırr-ı hikmet
    Her nesnede vardır bir türlü ibret
    Veysel'i söyletir bir büyük kuvvet
    Söyleyen ne söyleten ne Tanrı ne?


    DELİ GÖNÜL DEĞME ÇAYDAN BULANMAZ

    Deli gönül değme çaydan bulanmaz
    Coşarsa dalgası kendinden olur
    Derdsiz aşık diyar diyar dolanmaz
    Gezdirir kavgası kendinden olur

    Gönüle delidir demiştik baştan
    Üşenmez borandan ıslanmaz yaştan
    Boğulmaz denizden yenmez ateşten
    Ateşi kor közü kendinden olur

    Gönül bir deryadır dalgası dinmez
    Her güzele meyil verip dost denmez
    Taşıma su ile değirmen dönmez
    Dökülür çarka su kendinden olur

    Yüce dağlar ova gibi düzlenmez
    Veysel muhannetten kerem gözlenmez
    Tilki gölgesine arslan gizlenmez
    Yiğidin gölgesi kendinden olur


    DOSTLAR BENİ HATIRLASIN

    Ben giderim adım kalır,
    Dostlar beni hatırlasın.
    Düğün olur, bayram gelir,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Can bedenden ayrılacak,
    Tütmez baca, yanmaz ocak,
    Selam olsun kucak kucak,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Açar solar türlü çiçek
    Kimler gülmüş, kim gülecek
    Murat yalan, ölüm gerçek,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Gün ikindi akşam olur,
    Gör ki başa neler gelir,
    Veysel gider, adı kalır
    Dostlar beni hatırlasın

     
  6. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.986
    Aldığı Beğeni:
    385
    Ödül Puanları:
    83
    DURUM..

    Dünya debdil oldu durum değişti.
    Kimi aya gider kimi cennete.
    Dünya güzellendi itibar düştü,
    Anne baba yoksun kaldı hürmete.

    Bin dokuzyüz altmışyedi yılında
    Çirkin sözler gezer halkın dilinde
    Ud edep kalmadı kızda gelinde
    Büyükler küçüğe gelir minnete

    Bakmaz mısın insanların işine
    Kötülükler doğar peşi peşine
    Mezhep kavgasından din döğüşüne
    Sanki varıp sığmamışlar cennete.

    Kimisi söz verir sözünde durmaz
    Hakikati doğru sözü duyurmaz
    İşlediği suçun farkına varmaz
    Ne yüzle varacağız ahirete

    Kötülükler memlekete kök saldı
    Fitnelik fesatlık arttı çoğaldı
    Bu işin ıslahı Allah'a kaldı
    Ulu Tanrım yardım etsin millete.

    Tezvirlerin işi gider ileri
    Yalancıya itibar çok ekseri
    Hilekarın sahtekarın işleri
    Yol açıyor rezalete nefrete.

    Gitmiyor gönlümün kederi, yası
    Doğru söyleyene diyorlar asi
    Bitmez bu dünyanın kuru davası
    Çekil Veysel bir köşe-yi vahdete.


    DÜNYA GENİŞ İDİ ŞİMDİ DARALDI

    Dünya geniş idi şimdi daraldı
    Çıkıp gideceğin yer belli değil
    Yetmiş altı yıldır alır satarım
    Bakmadım deftere kar belli değil

    Seyrettim alemi dünya dar dedim
    Ay dünya, arası sanki bir adım
    Denizi karayı ölçtüm aradım
    Adalar içinde var belli değil

    Avrupa Asya ayrı bir kıta
    Bir yıllık yol idi deveye ata
    Uçaklar sığdırdı beş on saata
    Daha neler çıkar dur belli değil

    Hırsızlar çalardı at ile para
    Şimdi çalıyorlar uçak-tayyare
    Bekar kalsam dünür olsam dullara
    İstenecek başlık ver belli değil

    Evlattan uşaktan fayda bekleme
    Binde bir bulunur o da tekleme
    Cahil insan gül ise de koklama
    Ayvası turuncu nar belli değil

    Ne oğluna güven ne de kızına
    Doğru söylen kulak vermez sözüne
    Yalvar yakar getiremen izine
    İçimde bir ateş kor belli değil

    Bu kahpe dünyanın sonu vefasız
    Beş günlük ömrünü geçir kavgasız
    Diyorlar Veysel'e sersem kafasız
    Başımda duman var kar belli değil

    DÜNYADA TÜKENMEZ MURAD VAR İMİŞ

    Dünyada tükenmez murad var imiş
    Ne alanı gördüm ne murad gördüm
    Meşakkatin adın Murad koymuşlar
    Dünyada ne lezzet ne tad gördüm

    Ölüm var dünyada yok imiş murad
    Günbegün artıyor türlü meşakkat
    Kalmamış dünyada ehli kanaat
    İnsanlar içinde çok fesat gördüm

    Nusverani Adil nerede tahtı
    Süleyman mührünü kimse bıraktı
    Resulü Ekrem'in kanunu haktı
    Her ömrün sonunda bir feryat gördüm

    Var mıdır dünyaya gelip de kalan
    Gülüp baştan başa muradın alan
    Muradı maksudu hepsi yalan
    Ölümü dünyada hakikat gördüm

    Dönüyor bir dolap çarkı belirsiz
    Çağlayan bir su var arkı belirsiz
    Veysel neler satar narkı belirsiz
    Ne müşteri gördüm ne hesap gördüm


    EĞER GÖRSE İDİM GÖZ İLE SENİ

    Sen bir ceylan olsan ben de bir avcı
    Avlasam çöllerde saz ile seni
    Bulunmaz dermanı yoktur ilacı
    Vursam yaralasam söz ile seni

    Kurulma sevdiğim güzelim deyin
    Bağlanma karayı alları geyin
    Ben bir çoban olsam sen de bir koyun
    Seslesem elime tuz ile seni

    Koyun olsan otlatırdım yaylada
    Tellerini yoldurmazdım hoyrada
    Balık olsan takla dönsen deryada
    Düşürsem toruma bez ile seni

    Veysel der ismini koymam dilimden
    Ayrı düştüm vatanımdan ilimden
    Kuş olsan da kurtulmazdın elimden
    Eğer görse idim göz ile seni


    EŞİN YOKTUR BULAMADIM

    Senin aşkın beni mecnun
    Edem dedi olamadım
    Ben bu aşka hiç bir derman
    Çok aradım bulamadım

    Aşkın beni etti deli
    Kah boşaldım gahi dolu
    Candan sevdiğim güzeli
    Alam dedim alamadım

    Ben o yare olsam köle
    Sevdası var başa bela
    İsyan ettim bile bile
    Kusurumu bilemedim

    Ben bir ceset sen bir cansın
    Hem dinimsin hem imansın
    Bana benden yakın sensin
    Dost yolunda ölemedim

    Varım yoğum bir Veysel'in
    Peşinden tutuşmuş elim
    Ey benim nazlı güzelim
    Eşin yoktur bulamadım
     
  7. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.986
    Aldığı Beğeni:
    385
    Ödül Puanları:
    83
    EY HOCAM KARIŞMA HİKMETULLAHA

    Ey hocam karışma Hikmetullaha
    O derya derindir giren boğulur
    Allah birdir inanmışız Allaha
    İki diyen o dergahtan kovulur

    Aslım Türktür Elhamdüllah Müslüman
    Şükür Amentüye etmişiz iman
    Kalbime yaraşmaz şirk ile gumen
    Kalbimiz nur ile dolu sayılır

    Karışma hikmete halini konuş
    Müşkülat var ise üstad bul danış
    Bu sırrın aslına eren olmamış
    Bir ermiş varsa veli sayılır

    Sen mi attın dünyanın temel taşını
    Ne bilirsin yaradanın işini
    Görsene dünyanın yürüyüşünü
    Burdan söyle Vaşingtonda duyulur

    Yürü ileriye bakma geriye
    Nasıl işler bakmaz mısın arıya
    Nar-d-Allahın Nur-d-Allahın nurriye
    Cehennem yobazın yolu sayılır

    Cahil ile sohbet etmek zor olur
    Kulağı sağırdır gözü kör olur
    Her sözünde kavga niza var olur
    Cahiller dikenli çalı sayılır

    Yetişmeyecek yere elin uzatma
    Ben bilirim diye halkı aldatma
    Manasız mantıksız kem laf sarfetme
    Boş sözler kavganın dili sayılır

    Baykuş gibi durup durma yuvada
    İnsanlar kuş olmuş gezer havada
    Giriş Veysel kollarını sıva da
    Çalışan Allah'ın kulu sayılır


    GALİBA DÜNYANIN SONUNA GELDİK

    Galiba dünyanın sonuna kaldık
    Gelin belli değil kız belli değil
    Ne nasihat duyduk ne öğüt aldık
    Sohbet belli değil söz belli değil

    Dünya güzellendi tadı kalmadı
    İnsanın edebi udu kalmadı
    Günahın sevabın adı kalmadı
    Hakikata giden iz belli değil

    Aylarca yol çeken develer atlar
    Onları kurtardı bu ferasetler
    İnsanlar yol için taktı kanatlar
    Yokuş belli değil düz belli değil

    Hasta gönlün tedavisi zoraldı
    Gizli sır kalmadı aşikar oldu
    İrenkler çoğaldı boya bozuldu
    Kumaş belli değil bez belli değil

    Veysel nene gerek dünyanın hali
    Kimi hasır dokur kimisi halı
    Tam çalgıya karıştırdık kavalı
    Davul belli değil saz belli değil


    GÖKLERDEN SÜZÜLDÜM TERTEMİZ İNDİ

    Göklerden süzüldüm tertemiz indim
    Yere indim yedi renge boyandım
    Boz bulanık bir sel oldum yürüdüm
    Çeşit çeşit türlü renge boyandım

    Azgın azgın çağlayarak akarak
    İnsafsızca tahrip edip yıkarak
    Ne utandım ne kimseden korkarak
    Kusur günah kirli renge boyandım

    Bir kuru sevdanın peşine düştüm
    Nice kayalardan taşlardan uçtum
    Irmağa kavuştum kendimden geçtim
    Utandım da kirli renge boyandım

    Yüzlerimi yere vurdum süründüm
    Çok dolandım ırmak oldum göründüm
    Eleklerden geçtim yundum arındım
    Kamilane karlı renge boyandım

    Irmak olup kavuşunca denize
    Dalgalandık coştuk taştık biz bize
    Çok zaman seyrettim aya yıldıza
    Aydın parlak nurlu renge boyandım

    Veysel yoktan geldim yok olup geçtim
    Ben deyenler yalan gerçeği seçtim
    Bir buhar halinde göklere uçtum
    Kayboldum o sırlı renge boyandım.


    GÖNÜL SANA NASİHATİM

    Gönül sana nasihatim
    Çağrılmazsan varma gönül
    Seni sevmezse bir güzel
    Bağlanıp da durma gönül

    Ne gezersin Şam'ı Şark'ı
    Yok mu sende hiç bir korku
    Terkedersin evi barkı
    Beni boşa yorma gönül.

    Yorulursun gitme yaya,
    Hükmedersin güne aya,
    Aşk denilen bir deryaya
    Çıkamazsın girme gönül.

    Ben kocadım sen genceldin,
    Başa bela nerden geldin
    Kahi indin kah yükseldin
    Şimdi oldun turna gönül.

    Bazı zengin bazı züğürt,
    Bazı usta bazı sakird
    Bazı koyun bazı aç kurt
    Her irenkten derme gönül

    Veysel gönülden ayrılmaz,
    Kahi bilir kahi bilmez,
    Yalan dünya yarsız olmaz,
    İster saçı sırma gönül.


    GÜZELLİĞİN

    Güzelliğin on para etmez
    Bu bendeki aşk olmasa
    Eğlenecek yer bulaman
    Gönlümdeki köşk olmasa.

    Kim okurdu kim yazardı
    Bu düğümü kim çözerdi
    Koyun kurt ile gezerdi
    Fikir başka başk'olmasa.

    Güzel yüzün görülmezdi
    Bu aşk bende dirilmezdi
    Güle kıymet verilmezdi
    Aşık ve maşuk olmasa.

    Senden aldım bu feryadı
    Bu imiş dünyanın tadı
    Anılmazdı Veysel adı
    O sana aşık olmasa.

     
  8. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.986
    Aldığı Beğeni:
    385
    Ödül Puanları:
    83
    HAYAL BANA YAKIN

    Hayal bana yakın yar bana uzak
    Sevdası başıma dolanır gitmez
    Aşkına düşeli yar bana uzak
    Yüz bin öğüt versen biri kar etmez

    Senin aşkın beni kıldı urusvay
    Düşmüşüm peşinde koşarım hay hay
    Kabul et kapında beni de kul say
    Dost yoluna ölür aşık ar etmez

    Ey beni bu derde giriftar eden
    Eski muhabbeti kaldırdın neden
    Gönül ister kavuşmayı ölmeden
    Gül olmasa bülbül ah u zar etmez

    Beni yakan yansın aşkın narına
    Gönül düştü bir zalimin toruna
    Bakmaz mısın bu VEYSEL'in zarına
    Ah çeker ağlarım yar elim yetmez.


    İSTANBUL....

    Sevgisi içimde yaşayıp duran
    Nazlı güzellerin şirin İstanbul
    Hayali kafamda hükümdar süren
    Görmez gözlerime görün İstanbul

    Ortasında deniz kenarlar kara
    Bu dünyada cennet olmuş kullara
    Mehtapta sandallar ne hoş manzara
    Sahildir yayladır yerin İstanbul

    Gemilerin gelir peşi peşine
    Şöhretin yayılmış hudut dışına
    Ayrı bir güzellik başlı başına
    Sevgi muhabbetin derin İstanbul

    Fatih Mehmet Sultan temeli kurdu
    Ondan sonra oldu Türklerin yurdu
    Edirne'den gelen o büyük ordu
    Ayyıldız bayrak nurun İstanbul

    Denizler kilidi boğazların var
    Dünyaya haykıran avazların var
    Yılmaz Türk Ordusu şahbazların var
    Ferah tut gönlünün serin İstanbul

    Dünya güzelliği sendedir mevcut
    Hususi özenmiş yaratmış Mabut
    Herkesin gönlünde vardır bir maksut
    Halis Türk maksadın varın İstanbul

    Edipler şairler yetişmiş sende
    Ehl-i aşklar yanmış tutuşmuş sende
    Bir aciz kimseyim Veysel'im ben de
    Seversen olayım yarin İstanbul


    İŞDE HİYLE SÖZDE YALAN OLMASA

    İnsanoğlu doğru yoldan şaşmazdı
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa
    Türlü türlü felakete düşmezdi
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa

    İstemezdi alış verişte senet
    Kafalara yerleşmezdi ihanet
    Ne zina olurdu ne çapkın evlat
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa

    Ne bir yetim hakkı ne de bir rüşvet
    Yanmazdı gönüller olurdu hep şad
    Derdim anlatırken denmezdi kapat
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa

    Bu güzel sohbette olmazdı fıs fıs
    Çirkin ise meyyal olmazdı nefis
    Ne cinayet ne hırsız ne hapis
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa

    Ortadan kalkardı günah musibet
    Aşıklar olurdu hak ve hakikat
    Herkes için açık olurdu cennet
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa

    Tamuda olmazdı kullara ceza
    Olsa temiz ahlak ve husni-i rıza
    Hiç şüphe girmezdi gönüle göze
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa

    Yalancılar belki kızar bu işe
    Yalan ayaktadır çıkamaz basa
    Kemlik düşünür mü kardeş kardeşe
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa

    VEYSEL bu yollarda sarfeder nefes
    Herkesin elinde gezer bir kafes
    Binbir türlü derdi çeker mi herkez
    İşde hile, sözde yalan olmasa


    KARA TOPRAK

    Dost dost diye nicesine sarıldım
    Benim sadık yarim kara topraktır.
    beyhude dolandım, boşa yoruldum
    Benim sadık yarim kara topraktır.
    Nice güzellere bağlandım kaldım
    Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
    Her türlü istediğim topraktan aldım
    Benim sadık yarim kara topraktır

    Koyun verdi, kuzu verdi, süt verdi
    Yemek verdi, ekmek verdi, et verdi
    Kazma ile dövmeyince kıt verdi
    Benim sadık yarim kara topraktır

    Adem'den bu deme neslim getirdi
    Bana türlü türlü meyve bitirdi
    Her gün beni tepesinde götürdü
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Karnın yardım kazmayınan, belinen
    Yüzün yırttım tırnağınan, elinen
    Yine beni karşıladı gülünen
    Benim sadık yarim kara topraktır

    İşkence yaptıkça bana gülerdi
    bunda yalan yoktur herkes de gördü
    Bir çekirdek verdim, dört bostan verdi
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Havaya bakarsam hava alırım
    Toprağa bakarsam dua alırım
    Topraktan ayrılsam nerde kalırım
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Bir dileğin varsa iste Allah'tan
    Almak için uzak gitme topraktan
    Cömertlik toprağa verilmiş Hak'tan
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Hakikat istersen açık bir nokta
    Allah kula yakın, kul da Allah'a
    Hakkın gizli hazinesi toprakta
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Bütün kusurumu toprak gizliyor
    Melhem çalıp yaralarım düzlüyor
    Kolun açmış yollarımı gözlüyor
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Her kim ki olursa bu sırra mazhar
    Dünyaya bırakır ölmez bir eser
    Gün gelir Veysel'i bağrına basar
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    KIRK YAŞIMDAN SONRA KALBİME İLHAM

    Kırk yaşımdan sonra kalbime ilham
    Erişti Mevladan bir ihsan oldu
    Hakk'ı bilenlere hazırdır her an
    İnkar edenlere sır nihan oldu

    Varlık noktasını açık gösterdi
    İrade-i cuz'un eline verdi
    Hakk'ı bilen her eşyayı Hak gördü
    Vücudun şehrine o sultan oldu

    Sağda solda arşta kürste her yerde
    Hazırdır münkirin gözünde perde
    Diyen bilmez bilen demez bir ferde
    Akıl ermez sırrı bir süphan oldu

    Zahir batın her irenkten görünür
    Gani doğar amma gahi dulunur
    Nerde baksan orda hazır bulunur
    Kim demiş hakkında lamekan oldu

    Nuru ile bu alemi kapladı
    Azimdir kerimdir gafurdur adı
    Sefil Veysel Hak'tan ister muradı
    Muradlar verecek cömertkan oldu.
     
  9. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.986
    Aldığı Beğeni:
    385
    Ödül Puanları:
    83
    KIZILIRMAK

    Daima bulanın, asla durulman,
    Nedir bu sendeki hal, Kızılırmak?
    Çağlayıp akarsın, hiç mi yorulman?
    Seni zapteyleyemez göl, Kızılırmak.

    Bahar gelir, bulanırsın, coşarsın,
    Dalga vurur, kenarlara taşarsın.
    Dünya kurulalı böyle yaşarsın,
    Tükenmez ömrün var bol, Kızılırmak.

    Toplanır suların yayladan, köyden,
    Kuvvetler alırsın çeşmeden, çaydan.
    Fariğ olup vazgeçmen mi bu huydan?
    Kimseye vermezsin yol, Kızılırmak.

    Yel estikçe dağlar karın eritir,
    Güneş olur, çayır çimen yürütür;
    Dünyada bâkisin, hükmün câridir,
    Sana kuvvet verir sel, Kızılırmak.

    Zara dağlarından toplaşın gelin,
    Sivas'ın kenarın dolaşın gelin,
    Yıldız ırmağına ulaşın gelin,
    Göksu'yu beraber al, kızılırmak.

    Kızıldağ'dan doğru çıkıp gelişin,
    Kayseri'de Karasu'ya karışın,
    Cahdın nedir, yola devam çalışın,
    Delice ırmağın bul, Kızılırmak.

    Ulu sular ile akıp gidersin,
    Tavşanlı dağına bakıp gidersin,
    Uğradığın yeri yıkıp gidersin,
    Git Karadeniz'e dol, Kızılırmak.

    Veysel'in gözünden çağlayan sular;
    Derdim gizli durur, yüzlerim güler,
    Seni tutsun beni tutan uykular,
    Derin uykulara dal, Kızılırmak.


    MECNUN GİBİ DOLANIYORUM ÇÖLLERDE

    Mecnun gibi dolanıyorum çöllerde
    Hayal beni yeldiriyor yel gibi
    Ah çeker ağlarım gurbet ellerde
    Durmaz akar gözüm yaşı sel gibi

    Bir güzelin mecnunuyum ezelden
    Veremem telkini gelmiyor elden
    Yandım ateşine can u gönülden
    Görmesem günlerim uzar yıl gibi

    Hesapsız haftalar yıllar geçiyor
    Evvel benim idi şimdi kaçıyor
    Varıp düşmanlara derdin açıyor
    Beni görüp saklanıyor el gibi

    Zincirsiz kösteksiz bağladı beni
    Tatlı diliyle eğledi beni
    Yurdumdan yuvamdan eyledi beni
    Yarsız dunya malı bana pul gibi

    Aşkın beni deryalara daldırdı
    Bazı ağlatır da bazı güldürür
    İster azat eyler ister öldürür
    Sefil Veysel kapısında kul gibi

    GİNE Mİ AĞLADIN KİRPİKLER NEMLİ

    Gine mi ağladın kirpikler nemli
    Dostum niçin giyinmişsin karalar
    Çiğ düşmüş gül gibi yüzünden belli
    Senin derdin bu sinemi yaralar

    Aziz dostum seni kimler ağlattı
    Tecelli derdini derdime kattı
    Yalan dünya nicelerini ağlattı
    Kim bilir ki son mekanın nereler

    Bu can bu cesede girelden beri
    Aldık başımıza türlü kaderi
    Çaresiz çaresiz ileri geri
    Vakit gelir tamam olur sıralar

    Cefanın sefanın farkı yok bence
    Eğer düşünürsek inceden ince
    Her ikisi de son haddine varınca
    Dümdüz olur iniş yokuş dereler

    Mihnet-i dünyaya tahammül gerek
    Kahi ağlayarak kahi gülerek
    Geçti günüm gözyaşlarım silerek
    VEYSEL arar dertlerine çareler

    HEPİMİZ BU YURDUN EVLATLARIYIZ

    Bu nasıl kavgalar çirkin döğüşler
    Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
    Yolumuza engel olur bu işler
    Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

    Birleşiriz bir bayrağın altında
    Biz Türklerin ikilik yok aslında
    Yanar tutuşuruz vatan aşkında
    Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

    Hedef alıp dövüştüğün kardeşin
    Seni yaralıyor attığın taşın
    Topluma zararlı yersiz savaşın
    Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

    Herkes ilim deryasında yüzüyor
    Çıkmış ayın çevresinde geziyor
    Yazık bize yollarımız uzuyor
    Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

    Kitaplar yazılmış nasihat dolu
    Birlikte güçlenir gençliğin kolu
    Gençliğe emanet Atatürk yolu
    Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

    Söyler Veysel sözlerinden vazgeçmez
    Bulanık çeşmeden kimse su içmez
    Ganadı olmasa kuşlar da uçmaz
    Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız


    NELER YAPTI BANA KADER

    Neler yaptı bana kader
    Uyansana kara bahtım
    Yel değdikçe erir gider
    Karşı dağda kara bahtım

    Tecellinin ters kalemi
    Bana dar etti alemi
    Dedim güzel sar yaremi
    Çıkageldi hora bahtım

    İçimden gitmez kederim
    Mihnet ile doldu derim
    Dünya kalsın ben giderim
    Bilet veren kara bahtım

    Yükün aldı gam kervanı
    Terk edip gider bu hanı
    Bilinmez nerde mekanı
    Göğe bahtım, yere bahtım

    Bu bir sır ki açıklanmaz
    Diyen bilmez, bilen demez
    Öyle bir yol giden gelmez
    Uzar gider ara bahtım

    Veysel söyler derdi çoktur
    Ecel gelir ölüm Haktır
    Saklanmıya imkan yoktur
    Ora bahtım bura bahtım


    SABAHTAN BİR GÜZEL GÖRDÜM

    Sabahtan bir güzel gördüm
    Suya gelmişti pınara
    Aradım aslını sordum
    Aşıkım hüsn-ü dilbere

    Bahçedeki taze fidan
    Seherde kalkmış uykudan
    Salınarak suya giden
    Ala gözlü kaşı kara

    Gider yolda üğrünerek
    Sandım aslı huri melek
    Cilveli nazlı gülerek
    Benleri var sıra sıra

    Boyu selvi çınar gibi
    Gökte turna döner gibi
    Dala bülbül konar gibi
    Avaz veriyor kuşlara

    Bülbül bağlıdır kafeste
    Kavuşursak son nefeste
    Gül bahçede bülbül seste
    Veysel yapış zülf-ü yare

     
  10. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.986
    Aldığı Beğeni:
    385
    Ödül Puanları:
    83
    SAKLARIM GÖZÜMDE GÜZELLİĞİNİ

    Saklarım gözümde güzelliğini
    Her neye bakarsam sen varsın orda
    Kalbimde gizlerim muhabbetini
    Koymam yabancıyı sen varsın orda

    Aşkımın temeli sen bir alemsin
    Sevgi muhabbetsin dilde kelamsın
    Merhabasın dosttan gelen selamsın
    Duyarak alırım sen varsın orda

    Çeşitli çiçekler yeşil yapraklar
    Renklerin içinde nakşını saklar
    Karanlık geceler aydın şafaklar
    Uyanır cüml'alem sen varsın orda

    Mevcudatta olan kudreti kuvvet
    Senden hasıl oldu sen verdin hayat
    Yoktur senden başka ilanihayet
    İnanıp kanmışım sen varsın orda

    Hu çeker iniler çalınan sazlar
    Kükremiş dalgalar coşar denizler
    Güneş doğar perdelenir yıldızlar
    Saçar kıvılcımlar sen varsın orda

    Veysel'i söyleten sen oldun mutlak
    Gezer daldan dala yorulur ahmak
    Sen ağaç misali biz dalda yaprak
    Meyva çekirdeksin sen varsın orda


    SALINIP GİDERKEN BOYUNU GÖRDÜM

    Salınıp giderken boyunu gördüm
    Selvi miydi fidan mıydı boy muydu
    Eğmiş kaşlarını yayını gördüm
    Kılıç mıydı gamze miydi yay mıydı

    Güzel keklik gibi geziyor taşta
    Gören aşıkları yakar ateşte
    Avazı bülbülde sedası kuşta
    Keklik miydi turna mıydı toy muydu

    Taramış zülfünü dökmüş gerdana
    Yel estikçe dalgalanır her yana
    Dedim dilber çevir yüzün bak bana
    Gözleri yıldız al yanaklar ay mıydı

    Arasan dünyayı bulunmaz eşi
    Siyah bulut perdelemiş güneşi
    Ah çekti gözünden sel etti yaşı
    Deniz miydi derya mıydı çay mıydı

    VEYSEL şatır beyan eder derdini
    Terkedemem ezberini virdini
    Dilim tutup soramadım yurdunu
    Yayla mıydı kasaba mı köy müydü

    SAZIMA

    Ben giderim sazım sen kal dünyada
    Gizli sırlarımı aşikar etme
    Lal olsun dillerin söyleme yada
    Garip bülbül gibi ah u zar etme

    Gizli dertlerimi sana anlattım
    Çalıştım sesimi sesine kattım
    Bebe gibi kollarımda yaylattım
    Hayali hatır et beni unutma

    Bahçede dut iken bilmezdin sazı
    Bülbül konar mıydı dalına bazı
    Hangi kuştan aldın sen bu avazı
    Söyle doğrusunu gel inkar etme

    Benim her derdime ortak sen oldun
    Ağlarsam ağladın gülersem güldün
    Sazım bu sesleri turnadan m'aldın
    Pençe vurup sarı teli sızlatma

    Ay geçer yıl geçer uzarsa ara
    Giyin kara libas yaslan duvara
    Yanından göğsünden açılır yara
    Yar gelmezse yaraların elletme

    Sen petek misali Veysel de arı
    İnleşir beraber yapardık balı
    Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı
    Ben babamı sen ustanı unutma


    SEN BİR CEYLAN OLSAN

    Sen bir ceylan olsan ben de avcı
    Avlasam çöllerde saz ile seni
    Bulunmaz dermanı yoktur ilacı
    Vursam yaralasam söz ile seni.

    Kurulma sevdiğim gözelim deyin
    Bağlanma karayı alları geyin
    Ben bir çoban olsam sen de bir koyun
    Beslesem elimde tuz ile seni.

    Koyun olsan atlatırdım yaylada
    Tellerini yoldurmazdım hoyrada
    Balık olsan takla dönsen deryada
    Düşersem toruma hız ile seni.

    Veysel der ismini koymam dilimden
    Ayrı düştüm vatanımdan ilimden
    Kuş olsan da kurtulmazdın elimden
    Eğer görsem idi göz ile seni.

    SENİN YOLUNDA YOLUNDA

    Heder oldu gençlik çağım
    Senin yolunda yolunda
    Soldu çiçeğim yaprağım
    Senin yolunda yolunda

    Ben ne idim nasıl oldum
    Kahi doldum kah boşaldım
    Yandım yakıldım kül oldum
    Senin yolunda yolunda

    İşte geldi sonbaharım
    Beni ister sadık yarim
    Heder oldu namus arım
    Senin yolunda yolunda

    Elinden bir dolu içtim
    Türlü türlü derde düştüm
    Cümle varlığımdan geçtim
    Senin yolunda yolunda

    Dilsiz oldum pepelendim
    Yağmur oldum sepelendim
    Toprak oldum tepelendim
    Senin yolunda yolunda

    Sana uzanan el oldum
    Kahi uslu kah del'oldum
    Naçizane Veysel oldum
    Senin yolunda yolunda


    SİZ SAĞ OLUN BİZ SELAMET GİDELİM

    Kalktı deli gönül kısmet ayrıldı
    Siz sağ olun biz selamet gidelim
    Sılayı görmenin zamanı geldi
    Siz sağ olun biz selamet gidelim

    Enstitü mektebi Hasanoğlun'dan
    Sanki ayırdılar cesedi candan
    Irkımız neslimiz aslı bir kandan
    Siz sağ olun biz selamet gidelim

    Geçtik baharı getirdik yazı
    Zamanı gelince hatırlan bizi
    Arzuluyom Sarkışla'yı Sivas'ı
    Siz sağ olun biz selamet gidelim

    Helal olsun hakkım var ise size
    Hakkınızı helal edin siz bize
    Sağ olursak yine gelir yüz yüze
    Siz sağ olun biz selamet gidelim

    Veysel'in dönüyor içinde sıla
    Uzadı günlerim benzer bir yıla
    Sılada yavrular bakıyor yola
    Siz sağ olun biz selamet gidelim


    SON ŞİİRİ

    Selam saygı hepinize
    Gelmez yola gidiyorum
    Ne şehire ne de köye
    Gelmez yola gidiyorum

    Gemi bekliyor limanda
    Gideceğim bir ummanda
    Gözüm kalmadu cihanda
    Gelmez yola gidiyorum

    Eşim dostum yavrularım
    İşte benim sonbaharım
    Veysel karanlık yollarım
    Gelmez yola gidiyorum

    TÜRKÜZ TÜRKÜ ÇAĞIRIRIZ

    Dünya dolsa şarkıyılan
    Türküz türkü çağırırız
    Yola gitmek korkuyulan
    Türküz türkü çağırırız

    Türküz Türkler yoldaşımız
    Hesaba gelmez yaşımız
    Nerde olsa savaşırız
    Türküz türkü çağırırız

    Türklerdir bizim atamız
    Halis Türküz kanı temiz
    Şarkı gazeldir hatamız
    Türküz türkü çağırırız

    Bayramlarda düğünlerde
    Toplantıda yığınlarda
    Sıkılınca dar günlerde
    Türküz türkü çağırırız

    Yaylalarda yataklarda
    Odalarda otaklarda
    Koyun gibi koytaklarda
    Türküz türkü çağırırız

    Su başında sulaklarda
    Türkün sesi kulaklarda
    Beşiklerde beleklerde
    Türküz türkü çağırırız

    Hep beraber gelin kızlar
    Bile coşar o yıldızlar
    Koşulunca çifte sazlar
    Türküz türkü çağırırız

    İnler Veysel arı gibi
    Bülbüllerin zarı gibi
    Turnalar katarı gibi
    Türküz türkü çağırırız


    TÜRLÜ TÜRLÜ SEDA VERİR AĞAÇLAR

    Yel estikçe dalgalanır dalları
    Türlü türlü seda verir ağaçlar
    Tertip olmuş kuğu gibi dilleri
    Türlü türlü seda verir ağaçlar

    Bahar gelir yaprak açar yaz olur
    Aşka düşen ateş olur köz olur
    Kaval olur keman olur saz olur
    Türlü türlü seda verir ağaçlar

    Yel değdikçe ince dallar ses verir
    Yeşil yaprak etrafına sus verir
    Aşılarsan meyvesini has verir
    Türlü türlü seda verir ağaçlar

    Balta gelir yalağından yadeder
    Usta gelir keman yapar ud eder
    Yanık sesli kaval ne feryadeder
    Türlü türlü seda verir ağaçlar

    Davul olur gümbür gümbür gümüler
    Zurna olur ince sesle ininler
    Gıranata derdlerimi yeniler
    Türlü türlü seda verir ağaçlar

    Kalem olup her lisanda okuyor
    Ana sesi ciğerimi yakıyor
    Dallarda çeşitli kuş şakıyor
    Türlü türlü seda verir ağaçlar
     
  11. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.986
    Aldığı Beğeni:
    385
    Ödül Puanları:
    83
    UYAN BU GAFLETTEN

    Devri Cumhuriyet asrı yirmi
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş
    Dünya ayaklanmış aya gidiyor
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Bırak sar'öküzü varsın yayılsın
    Set çekme gözlere herkes ayılsın
    Her köşeye bir fabrika koyulsun
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Yürüyen yolcuyu çekme geriye
    Dikkat eyle karıncaya arıya
    Gidiş böyle kavuşaman huriye
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Zarara gelmez sana kaçınma sazdan
    Günahın korkusu çıkmıyor bizden
    Vazgeç demiyorum sana namazdan
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Destekle fakiri okut yetimi
    Bu hayırlar dinimizce kötü mü
    İdrak eyle hidrojeni atomu
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Dökülen yağmurun kilogramı
    Ölçmüs biçmiş metre midir kare mi
    Çok yatarsın azdırırsın yaramı
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Bu işler bir ibret değil mi bize
    Göklere fırlıyor bu kadar füze
    İstiyor aydaki sırlari çöze
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Diyor ki dünya evvel su imiş
    Oku anla dünya nedir ne imiş
    Yükselenler bilgi ile büyümüş
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Allahın varlığı mevcut insanda
    İlim akıl fikir sermaye sende
    Çalıştır gemiyi otur dümende
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Hiç bir şey bilmezsen dik biraz kavak
    Boş gezene derler serseri salak
    Yumma gözlerini dünyaya bir bak
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Veysel ne durursun herkes gidiyor
    Zaman uymaz sen zamana uy diyor
    Fen çok büyük kerameti yuduyor
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş


    UYANDIM KUŞLARIN İNCE SESİNE

    Uyandım kuşların ince sesine
    Seherle birlikte iniler durur
    Ses verdim sesine bilircesine
    Aşıkın derdini yeniler durur.

    Baharda çağlayan bulanık sular
    Durmadan kendini taşlara çalar
    Eşinden ayrılmış bir geyik meler
    Dağlar sadâ verir iniler durur

    VEYSEL de yaralı geyik gibidir
    Kapalı dertlere höyük gibidir
    Ne sarhoştur ne de ayık gibidir
    Sinesi kös gümüler durur.


    UYANMADI KARA BAHTIM

    Çok yalvardım çok yakardım
    Uyanmadı kara bahtım
    Şansım küsmüş etmez yardım
    Uyanmadı kara bahtım

    Uyur uyanmaz ikbalim
    Nic olacak benim halim
    Boynuna olsun vebalim
    Uyanmadı kara bahtım

    Kader kadere eş oldu
    Ağladım gözüm yaş oldu
    Uzun boylu savaş oldu
    Uyanmadı kara bahtım

    Tecellim bozuk temelden
    Gitti gençlik çıktı elden
    Aşka mahkumuz ezelden
    Uyanmadı kara bahtım

    Kısmet beni diyar diyar
    Dolandırır bilmem ne var
    Veysel oldu candan bizar
    Uyanmadı kara bahtım


    UZUN İNCE BİR YOLDAYIM

    Uzun ince bir yoldayım
    Gidiyorum gündüz gece
    Bilmiyorum ne haldeyim
    Gidiyorum gündüz gece

    Dünyaya geldiğim anda
    Yürüdüm aynı zamanda
    İki kapılı bir handa
    Gidiyorum gündüz gece

    Uykuda dahi yürüyom
    Kalmaya sebeb arıyom
    Gidenleri hep görüyom
    Gidiyorum gündüz gece

    Kırkdokuz yıl bu yollarda
    Ovada dağda çöllerde
    Düşmüşüm gurbet ellerde
    Gidiyorum gündüz gece

    Şaşar Veysel işbu hale
    Gah ağlayan gahi güle
    Yetişmek için menzile
    Gidiyorum gündüz gece

    VATAN SEVGİSİNİ İÇTEN DUYANLAR

    Vatan sevgisini içten duyanlar
    Sıtkı ile çalışır benimseyerek
    Milletine, Ulusuna uyanlar
    Demez neme lazım, neyime gerek

    Her ferdin hakkı var, bizimdir Vatan
    Babamız, dedemiz döktüler al kan
    Hudut boylarında can verip yatan
    Saygıyle anarız, şehit diyerek

    Vatan aşkı ile çalışan kafa
    Muhakkak erişir öndeki safa
    Tesir nüfuz olur her bir tarafa
    Herkes onu büyük tanır severek

    Olmak istiyorsan dünyada mesut
    Hakka halka yarayacak bir iş tut
    Çalıştır oğlunu, kızını okut
    İnsan olmak için okumak gerek

    Vatan bizim, ülke bizim, el bizim
    Emin ol ki her çalışan kol bizim
    Ayyıldızlı bayrak bizim, mal bizim
    Söyle Veysel öğünerek, överek.


    YARİN BEYAZ GERDANINDA

    Yarin beyaz gerdanında
    Türlü türlü haller gördüm
    Sıralanmış her yanında
    Yıldız gibi benler gördüm

    Yar ile tenha buluştuk
    Gizli dertlerimiz açtık
    Hayli bir zaman konuştuk
    Dudağında ballar gördüm.

    Dudu diller inci dişler
    Ahu gözler o bakışlar
    Kesme kakül sırma saçlar
    Zülüfünde teller gördüm.

    Elmas küpe kulağında
    Güller açmış yanağında
    Seher vakti dost bağında
    Taze açmış güller gördüm.

    Söylenir sevdan Veysel'i
    Aşıktır aşığın temeli
    Ben o yari görmeyeli
    Aylar geçti yıllar gördüm


    YETER GAYRİ YUMMA GÖZÜN KÖR GİBİ

    Kambur felek sanki beni kayırdı
    Eşten dosttan nazlı yardan ayırdı
    Gizli sırrım memlekete duyurdu
    Sanki benim bir ettiğim var gibi

    Kimine at vermiş estirir gezer
    Kimine aşk vermiş coşturur gezer
    Kimine mal vermez koşturur gezer
    Sanki bunu zengin etmek zor gibi.

    Bir kısmına yayla vermiş köy vermiş
    Bir kısmına büyük büyük pay vermiş
    Sevdiğine güzellikle boy vermiş
    Al yanaklar şule verir nur gibi

    Birinin aklı yok deli divane
    Bir kısmı muhtaçtır acı soğana
    Bir kısmını zengin etmiş yan yana
    Şimdi kendi saklanıyor sır gibi

    Kimine saz vermiş çalar eğlenir
    Kimi zevk içinde güler eğlenir
    Veysel gözyaşlarını siler eğlenir
    Yeter gayrı yumma gözün kör gibi


    MEKTUP...

    Yeni mektup aldım gül yüzlü yardan
    Gözetme yolları, gel deyi yazmış.
    Sivrialan köyünden, bizim diyardan
    Dağlar mor menevşe gül deyi yazmış.

    Beserek'te lale sümbül yürüdü
    Güldede'yi çayır çimen bürüdü
    Karataş'ta kar kalmadı eridi
    Akar gözüm yaşı sel deyi yazmış.

    Eğlenme gurbette yayla zamanı
    Mevla'yı seversen ağlatma beni
    Benek benek mektuptadır nişanı
    Gözyaşım mektupta pul deyi yazmış.

    Kokuyor burnuma Sivr(i)alan köyü
    Serindir dağları, soğuktur suyu
    Yar mendil göndermiş yadigar deyi
    Gözünün yaşını sil deyi yazmış.

    Veysel bu gurbetlik kar etti cana
    Karıştır göçünü ulu kervana
    Gün geçirip firsat verme zamana
    Sakın uzamasın yol deyi yazmış.
     
    2 kişi bunu beğendi.
  12. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.986
    Aldığı Beğeni:
    385
    Ödül Puanları:
    83
    MEMLEKETE DESTAN OLDUM

    Memlekete destan oldum
    Karım beni beğenmedi
    Eşten oldum dosttan oldum
    Yarim beni beğenmedi

    Ne söylesem "deli" dedi
    "Meyva vermez çalı" dedi
    "Açma bana kolu" dedi
    Sarım beni beğenmedi

    Ben gönlümün valisiyim
    Altı çocuk velisiyim
    Bir güzel delisiyim
    Durum beni beğenmedi

    Yine düştüm dilden dile
    Gözyaşlarım sile sile
    Attı beni gurbet ele
    Yarim beni beğenmedi

    Geçti güzelliğin çağı
    Gölköy'e kurdum otağı
    Güz geldi döktü yaprağı
    Dalım beni beğenmedi

    Veysel yönüm yare döndüm
    Lodos değmiş kara döndüm
    Yeşillenmiş yare döndüm
    Pirim beni beğenmedi


    MİMAR..

    Bu dünyayı kuran mimar
    Ne boş sağlam temel atmış
    İnsanlığa ibret için
    Kısım kısım kul yaratmış

    Kimi yaya kimi atlı
    Kimi uçar çift kanatlı
    Dünya şirin baldan tatlı
    Eyvah balı tuza katmış

    Kazması yok küreği yok
    Ustası var çırağı yok
    Gök kubbenin direği yok
    Muallakta bina çatmış

    Bu çark böyle döner durmaz
    Ehli aşklar yanar durmaz
    Aşk meyinden kanar durmaz
    Sevgi muhabbet yaratmış

    Hep biliriz dünya fani
    Oyalıyor seni beni
    Adem atadan bu yana
    Nice insan gelmiş gitmiş

    Bu dünyaya gelen gülmez
    Bir yok var ki giden gelmez
    Bu hikmeti kimse bilmez
    Ona sır demiş kapatmış

    Bu nizamı böyle kurmuş
    Kendi çekilmiş oturmuş
    VEYSEL'e türlü dert vermiş
    Durmadan derman aratmış


    NASİHAT..

    Kulak ver sözüme dinle arkadaş!
    Uyma lak lak edip gülüşenlere!
    Meşgul eder seni işinden eyler,
    Karışırsın tembel, perişanlara

    Adım at ileri, geriye bakma!
    Bir sağlam iş tut, elden bırakma!
    Saçma sapan sözler, hep delme takma,
    Allah'ın yardımı çalışanlara!

    İleriyi gören, geriye bakmaz!
    Tuttuğu işi elden bırakmaz!
    Allah cömert ama ekmek bırakmaz,
    Oturup geçmişi konuşanlara!

    Maziye karışmış yıllarda, ayda!
    Geçmişi konuşmak, sağlamaz fayda!
    Gören göze ibret vardır her işte!
    Seyret gökyüzünde yarışanları!!


    YURT ÜRÜNLERİ

    Bu dünyanın meyvesini
    Yesem amma yesem amma
    Arasam bulsam hasını
    Yesem amma yesem amma

    Amasya'nın elmasını
    Zile pekmez çalmasını
    Sivas'ın da kıymasını
    Yesem amma yesem amma

    Gezsem Tokat'ın bağını
    Emleğ'in taze yağını
    Erzurum'un kaymağını
    Yesem amma yesem amma

    Konya'nın güzel buğdası
    Sivas'ta Çorum'da hası
    Ayıntab'ın çiğ köftesi
    Yesem amma yesem amma

    Güzel olur Türkmen kızı
    Yanakları kıpkırmızı
    Diyarbakır'ın karpuzu
    Yesem amma yesem amma

    Mersin Dörtyol portakalı
    Maraş'tan da pirinç gelir
    Malatya'da dut zerdali
    Yesem amma yesem amma

    Ah İzmir'in kuş üzümü
    Pek severim boğazımı
    Kazova'nın yaş üzümü
    Yesem amma yesem amma

    Kastamonu'nun kendiri
    Bursa'nın ipek mendili
    Edirne'nin boş pendiri
    Yesem amma yesem amma

    İstanbul Ankara ayar
    Her ne dersen bunlarda var
    Şarap pirzolayı sever
    Yesem amma yesem amma

    Samsun ve Bafra tütünü
    Alsam Urfa'nın atını
    Avlarda keklik etini
    Yesem amma yesem amma

    Adana'da biter pamuk
    Geze geze hep usandık
    Trabzon'da çoktur fındık
    Yesem amma yesem amma

    Uğradım Muş'a Van'a
    Gümüş takım lüzum buna
    Sade yağdan bir kaygana
    Yesem amma yesem amma

    Gahi uslu gahi deli
    Çirkinleri neylemeli
    Bulsam bir Gürcü güzeli
    Sarsam amma sarsam amma

    Veysel niden sözü savı
    Yedin içten aldı tavı
    Gönlünden hayal pilavı
    Yedim amma yedim amma.
     
  13. rasimeakin

    rasimeakin New Member

    Mesajlar:
    118
    Aldığı Beğeni:
    7
    Ödül Puanları:
    0
    ellerine sağlık çok güzel olmuş
    ama benim favorim 'hayal bana yakın' tam beni anlatıyo
     
  14. h3LL_s3xY

    h3LL_s3xY Well-Known Member

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    5.237
    Aldığı Beğeni:
    250
    Ödül Puanları:
    83
    saolasın abı cok guzel olmus...:D
     
    1 person likes this.
  15. vincent

    vincent New Member

    Mesajlar:
    19
    Aldığı Beğeni:
    3
    Ödül Puanları:
    3
    great job,thanks for the post
     
    1 person likes this.
  16. omarhayyam

    omarhayyam New Member

    Mesajlar:
    3
    Aldığı Beğeni:
    1
    Ödül Puanları:
    3
    Bir yılı aşkın süredir faaliyet gösteren ve hiçbir maddi çıkarımız olmadan emek verdiğimiz ve'Saire.net | Şairin Günlüğü adresinde ünlü şairlerin şiirlerini okuyabilir, bizbize bölümünde ise kendi şiirlerinizi yayınlayabilirsiniz..

    Çok yakında şarkı sözleri bölümümüz de faaliyete geçecektir...

    İyi günler
    ve'Saire.net | Şairin Günlüğü
     
  17. Eza

    Eza New Member

    Mesajlar:
    20
    Aldığı Beğeni:
    10
    Ödül Puanları:
    3
    bu reklam olmuyomu ?!
     
  18. **MORSALKIM**

    **MORSALKIM** New Member

    Mesajlar:
    14
    Aldığı Beğeni:
    1
    Ödül Puanları:
    3
    paylaşımlar miçin teşekkür eder ve devamını bekleriz...
     
  19. metalbow123

    metalbow123 New Member

    Mesajlar:
    459
    Aldığı Beğeni:
    31
    Ödül Puanları:
    0
    paylaşım için teşekkürler
     
  20. arzeba

    arzeba New Member

    Mesajlar:
    22
    Aldığı Beğeni:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    teşekkürler...
     

Sayfayı Paylaş