...Aşk Şiirleri Ve Aşka Dair En Güzel Sözler...

Konusu 'Aşk - Sevgi' forumundadır ve ChUcKy tarafından 22 Nisan 2006 başlatılmıştır.

  1. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.950
    Aldığı Beğeni:
    388
    Ödül Puanları:
    83
    Nereden bilecektin seni sevdiğimi
    Hiç fısıldamadım ki kulaklarına aşkımı
    Senin için
    Günlerce gecelerce ağladım
    Nereden bilecektin
    Hiç silmedim ki yanında gözyaşlarımı..

    AHMET SELÇUK İLKAN
     
    batuhanefe bunu beğendi.
  2. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.950
    Aldığı Beğeni:
    388
    Ödül Puanları:
    83
    SENİNLE YAŞLANMAK İSTİYORUM


    Seneler Geçsin,Sen Beni bil ben seni bileyim istiyorum.

    Benim olduğun kadar dostlarının,Dostlarının olduğun kadar benim ol istiyorum.

    Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.

    Yaşayalım ki,Öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı.

    Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız.

    Sen çok dertlenip,içip arkadaşlarınla eve gelmelisin.

    Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız.

    Öyle ki,yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.

    Yaşayalım ki,paramız olunca sevinelim.

    Güzel günlerimizi,evimizde,bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız.

    Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek….

    Böylece yaşamalıyız işte.

    Sonra çocuklarımız olmalı,

    Düşünsene senin ve benim olan bir canlı.

    Geceleri ağladıkça sırasıyla susturmalıyız.

    Sen arada mızıkçılık yapmalısın.

    Ve ben söylenerek sıranı almalıyım.

    Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım,

    Söylenerek yumurta kırmalısın.

    Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.

    Zaman su gibi akıp giderken,Herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı.

    Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden.

    Mutluda olsa,Kötüde olsa,Yaşadığımız günler bizim
    günlerimiz olmalıI.

    Saçlara düşünce yada gidince aklar,

    Çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden.

    Kavgasız,Her sabah cinayetle uyanılmayan,Sessiz bir yere gitmeliyiz.

    Geceleri balkonda denizi seyredip,Sandalyelerimizde sallanmalıyız.

    Eve gelip benden kahve istemelisin.

    Çocuklar gelmeli ziyaretimize,

    Geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız.

    Öyle sevmelisin ki beni,Bu yazdıklarım korkutmamalı seni,

    Tebessümler açtırmalı yüzünde.

    Birgün bu hayatı bırakıp giderken,

    Sadece mutluluk olmalı yüzümüzde

    Birbirimiz sevmenin gururu olmalı “HERŞEYDE”…..




    CAN YÜCEL…
     
  3. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.950
    Aldığı Beğeni:
    388
    Ödül Puanları:
    83
    ASKIM YADIGAR KALACAK SANA...

    Yüreğim ne dediyse onu dinledim ben.
    Kimi işaret ettiyse ona yöneldim.
    şimdi sen diyor da başka bir şey demiyor.
    Ansızın bastıran bir yağmura hazırlıksız yakalanır ya insan,
    işte öyle ıslattı beni aşkın.
    Seni bekledim ben.
    Yüreğimdeki heyecanı,gözlerimdeki yeşili,
    dudaklarımdaki ateşi,ellerimdeki titremeyi,
    küçük dokunuşları sana sakladım.
    Ne sen beni bilirdin ne ben seni
    ama bir yerlerdeydin ve mutlaka gelecektin.
    Ve bir gün çıktın karşıma.
    İşte o gün sevdaya dair ne kadar tortu varsa içimde eridi gitti.
    Çocuk oldum yeniden.
    Hani bıraksan yemyeşil bir kırda
    bağıra çağıra şarkı söyleyip koşarım.
    Seni bulmanın coskusunu hiç bitmeyecek bir enerjiyle yaşarım.
    Seninle yep yeni bir hayatın başladığını biliyorum.
    O hayatın içinde vazgeçilmez kıldığım tek şey sensin.
    Bilirim,bu şarkı korkutur bazen insanı.
    Neler oluyor diye sormadan
    bir duygu selinin içinde bulursun kendini.
    Ama zaten aşk öyle bir şey değil midir?
    Sorarsan planlarsan onun adına aşk denir mi?
    Bırak kendini,brak ki aşkın büyüsü sarsın seni.
    Kendini o eşsiz duyguların ferahlığına bırak.
    Tut elimi birlikte çıkalım bu yolculuğa.
    Yarınsız zamanların iki yolcusu olalım.
    Kaygısızca yaşayalım aşkı,eriyelim birbirimizde.
    Yüreklerimiz birbirimiz için atsın,
    soluklarımız birbirine karışsın
    Tutkunun alevleri dalga dalga sararken bedenlerimizi.
    Gidersen...Gözümdeki son parıltıyı da alır götürürsün.
    Bir zemherenin ortasında titrerken bırakırsın beni.
    Ama merak etme ayakta kalırım ben.
    Tıpkı fırtınaların boynunu eğip yıkamadığı kavak ağaçları gibi.
    Senden bana yadigâr kalan her anıyı
    bir kez daha bir kez daha yaşarım.
    Aşkım da benden yadigar kalır sana...
     
  4. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.950
    Aldığı Beğeni:
    388
    Ödül Puanları:
    83
    ÖZLEDiM

    Bitmedi bekleyişim
    Bu kaçıncı gelişim
    Nerdesin be güzelim
    Seni nasıl özledim...

    Beklediğim sabahlar
    Yüreğimde ahlar
    şahidimdir eyvahlar
    Seni nasıl özledim...

    Her günün aydınlığı
    Yokluğunun tanığı
    Bitir şu ayrılığı
    Seni nasıl özledim..
     
  5. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.950
    Aldığı Beğeni:
    388
    Ödül Puanları:
    83
    RAHATI KAÇAN AĞAÇ

    Tanıdığım bir ağaç var
    Etlik bağlarına yakın
    Saadetin adını bile duymamış
    Tanrının işine bakın.
    Geceyi gündüzü biliyor
    Dört mevsimi, rüzgarı, karı
    Ay ışığına bayılıyor
    Ama kötülemiyor karanlığı.
    Ona bir kitap vereceğim
    Rahatını kaçırmak için
    Bir öğrenegörsün aşkı
    Ağacı o vakit seyredin.

    Melih Cevdet ANDAY

    EROTİZMA

    Kulağımın tozunda bir ağustosböceği Aşk
    -Erkekler giyinmek için giyinir
    Kadınlar da soyunmak için-
    Öyleyse kadınların arzuları üzre
    Ben bütün kadınları anadan doğma
    görüyorum...


    Can Yücel

    ŞİİRİSTAN

    Bir yer var orada ikimiz için
    Orada, bildiğin gibi şiiristanda
    Evler Yunus'un evleri
    Yollar Emrah'ın yolları
    ve Hayyam'dan birer rubai gemiler limanda

    Deniz bildiğin gibi Orhan Veli'den kalma
    Mevsimse Yahya Kemâl'in sonbaharı
    Nedim'dir seyreylediğin bir elde mey, bir elde gül
    Çeşmeler Karacaoğlan'ın
    Dağlar Köroğlu'nun dağları

    Tarancı'nın kuşları havada dönen
    Kadınlar Haşim'in kadınları görüyor musun ?
    Yeter bir nabız gibi vurduğun bende
    Bana bir şiir ver güzelliğinden
    Bütün şiirler senin olsun

    Şiiristan sultanı, devletlu gönlüm emreylesin yeter ki
    Güzelliğinden nice ülkeler kurulur
    Yoksan gece ve ölüm
    Varsan el sürdüğün her şey şiir
    Ayak bastığın her yer şiiristan olur ...

    Ümit Yaşar OĞUZCAN

    AŞK İKİ KİŞİLİKTİR

    Değişir yönü rüzgârın
    Solar ansızın yapraklar;
    Şaşırır yolunu denizde gemi
    Boşuna bir liman arar;
    Gülüşü bir yabancının
    Çalmıştır senden sevdiğini;
    İçinde biriken zehir
    Sadece kendini öldürecektir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Bir anı bile kalmamıştır
    Geceler boyu sevişmelerden;
    Binlerce yıl uzaklardadır
    Binlerce kez dokunduğun ten;
    Yazabileceğin şiirler
    Çoktan yazılıp bitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Avutmaz olur artık
    Seni, bildiğin şarkılar;
    Boşanır keder zincirlerinden
    Sular tersin tersin akar;
    Bir hançer gibi çeksen de sevgini
    Onu ancak öldürmeye yarar:
    Uçarı kuşu sevdanın
    Alıp başını gitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk, iki kişiliktir.

    Yitik bir ezgisin sadece,
    Tüketilmiş ve düşmüş gözden;
    Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
    Gece camlara sürtünürken;
    Çünkü hiç bir kelebek
    Tek başına yaşamaz sevdasını,
    Severken hiç bir böcek
    Hiç bir kuş yalnız değildir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Ataol BEHRAMOĞLU

    BÖYLE BİR SEVMEK

    Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
    Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
    Azıcık okşasam sanki çocuktular
    Bıraksam korkudan gözleri sislenir
    Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
    Böyle bir sevmek görülmemiştir

    Hayır sanmayın ki beni unuttular
    Hâlâ ara sıra mektupları gelir
    Gerçek değildiler, birer umuttular
    Eski bir şarkı, belki bir şiir
    Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
    Böyle bir sevmek görülmemiştir

    Yalnızlıklarımda elimden tuttular
    Uzak fısıltıları içimi ürpertir
    Sanki gökyüzünde bir buluttular
    Nereye kayboldular şimdi kim bilir
    Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
    Böyle bir sevmek görülmemiştir ...

    Attila İlhan
     
    1 person likes this.
  6. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.950
    Aldığı Beğeni:
    388
    Ödül Puanları:
    83
    Büyük Sır

    Sana büyük bir sır söyleyeceğim
    Zaman sensin
    Zaman kadındır ister ki hep okşansın
    Diz çökülsün hep
    Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına.
    Bir taranmış
    Bir upuzun saç gibi zaman
    Soluğun buğulandırıp sildiğin ayna gibi.
    Zaman sensin,uyuyan sen
    şafakta ben uykusuz seni beklerken
    Sensin gırtlağıma dalan,bir bıçak gibi...
    Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
    Bu mavi çanaklarda kan gibi
    Durdurulmuş zamanın işkencesi
    Ah bu daha beter işkence hiç mi hiç giderilmemiş istekten
    Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
    Bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
    Daha beter seni kaçak
    Seni yabancı bilmekten
    Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
    Tanrım ne ağırdır sözcükler
    Asıl demek istediğim bu.

    Hazzın ötesinde sevgim
    Hiç bir zararın erişemeyeceği yerde bugün
    Sevgim
    Sen ki benim saat-şakağımda vurursun
    Boğulurum soluk alıp vermesen
    Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın.

    Sana büyük bir sır söyleyeceğim
    Korkuyorum senden
    Korkuyorum yanın sıra gidenden pencerelere doğru akşam üzeri
    El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
    Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan
    Korkuyorum senden.

    Sana büyük bir sır söyleyeceğim
    Kapat kapıları
    Ölmek daha kolaydır sevmekten
    Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
    Sevgilim.
     
  7. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.950
    Aldığı Beğeni:
    388
    Ödül Puanları:
    83
    SEVGİLİM

    Ey sevgilim, nerelerde dolaşıyorsun böyle?
    Geliyor seni candan seven aşığın dur onu dinle.
    Elemi de, neşeyi de beste yapmış diline.
    Uzaklaşma şirin yarim.
    Yolculuklar ,aşıkların buluşmasıyla nihayetlenir.
    Her tanrı kulu bunu bilir.

    Aşk nedir? Ahret demek değildir her halde.
    Çınlamalıdır neşesi bu anın yine bu anın kahkahalarıyla
    Çünkü ne olacağı yarının meçhulümüzdür hala,
    Boş yere vakit geçirmekten artık yoktur bir salah:
    Öyle ise gel öp beni,genç ve tatlı sevgilim,
    Ömrü pek azdır gençliğin.

    William Shakespeare

    Çok Sevdim Bir Zamanlar Yine de Seviyorum



    Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Alip basimi gitmeyi yollar boyunca
    Seyretmek bir bozkir aksamini camindan bir otobüsün
    Masal sehirlerini geçerken hizla

    Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Ürpertili, simsicak tenini kadinlarin
    Salmak serin sulara gövdemi
    Düsüp gitmek ardina siirin ve askin

    Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Varoldugumu düsünmeyi, ürpererek..
    Karanlik bir odada küçük bir çocuk gibi
    Yagmurdan ve yalnizliktan ürperek

    Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Düsüncemi genis ve sonsuz olanla birlestirmeyi
    Hirçin ve ele geçmezce atilgan
    Uysal ve usulcacik benim olan seyi...

    Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Ve hep sevecegim beynim ve tenim varoldukça bu dünyada
    Piril piril olani, her zaman bir güz diriliginde
    Degismez ve degisken olani sonsuzca...



    Ataol Behramoðlu
     
  8. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.950
    Aldığı Beğeni:
    388
    Ödül Puanları:
    83
    Eğer Birgün

    Eğer birgün ağlamaklı olursan,
    Beni ara.
    Seni güldüreceğime söz veremem,
    Fakat seninle birlikte ağlayabilirim.

    Eğer birgün uzaklara kaçmak istersen,
    Beni aramaktan korkma.
    Seni durduracağıma söz veremem,
    Fakat seninle birlikte kaçabilirim.

    Eğer birgün kimseyle konuşmak
    istemezsen;
    Beni ara…
    Sessiz olacaðğıma söz veririm.

    Fakat…
    Eğer birgün ararsan ve cevap
    bulamazsan ...
    Hemen beni görmeye gel ...
    Bil ki sana ihtiyacım vardır.....
     
  9. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.950
    Aldığı Beğeni:
    388
    Ödül Puanları:
    83
    Aklimda Bir Tek Sen

    Gölgelenir mutluluk içimde,
    Yalnizliga uzanir bir yol.
    Susarim, söyleyemem kimseye,
    Için için aglarim bazen.
    Bir hatira, dünü yasatan,
    Bir resim, bir nota veya sen!
    Zaten her zaman aklimdayken...

    Dökülür bir damla gözyasi,
    Bir hiçkirik, kirilan bir kalp!
    Yalnizca aci olur sonu...
    Özlemler bende yasar,
    Yasayan ruhunla beraber!
    Bir hayal, bir düs gibi
    Kaybolur, geçer yillar...

    Sonunda kalan kalbimde;
    Belki hüzün, belki ask
    Veya bir tek sen...

    Abacan Askisev Senkal


    Geliverdin Bana Güllerle

    Senin gözlerin güneş şafağı
    Yüzün deniz dalgası köpük köpük
    Ve yüreğin hüzün çiçeği

    Geliverdin bana güllerle!

    Fırtınalar estirdin içimde!
    Karlı dağ doruklarına kaçıvererek
    Bir düş kuruyoruz seninle
    Birlikte
    Ve farkında bilincinde
    Bilerek bunu yapıyoruz.

    Sonrası
    Rüzgâra bırakarak
    Sevdamızı
    Onurun ve özgürlüğün dallarında
    Yol almaların kararındayız.

    Soldurmadan
    Sendeki tek kırmızı gülü
    Ve bendeki yeşil dallarla süslü
    Kızıl gülleri!

    Adimla Nasil Berabersem

    Hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
    Bir dakika bile çikmiyorsun aklimdan
    Kosar gibi yürüyüsün
    Karanlikta bir isik gibi aydinlik gülüsün

    Hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
    Uzak uzak yildizlarla çevrilmis kainatin
    Karanlik bosluklarinda akip giderken zaman

    Adimla nasil berabersem öylece beraberiz
    Seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
    Gönlümüz mutluluga inanmis olmanin gururuyla rahat
    Koltugumuzun altinda birer dinamit gibi kellemiz
    Ve sonra her zaman her ölümlüye
    Ayni sartlar altinda kismet olmiyan
    Gerçekleri görmenin aydinligi alinlarimizda

    Hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
    Sen bana kalbim kadar elim kadar yakinsin.

    Attila Ilhan
     
  10. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.950
    Aldığı Beğeni:
    388
    Ödül Puanları:
    83
    Aşk Dediğin
    Aşk dediğin titretmeli adamı
    Sıtma geceler yaşatmalı
    Durup dururken
    Bir güldürmeli
    Bir ağlatmalı...


    Seviyorum Demedin...

    Hapis bir kalple ayrıldım senden o kara gecede
    Aşık olmuştum hemde,
    çocuktum daha çocukluğumu yitirdim hasretinde
    Her fırsatta tekrarlarken ben;seviyorum bile demedin bana,
    Kuşkular içindeyken Kalbimdeki kor ateş sesinle alevlendi,
    Ateşi söndürmeye deli çağlayanlara gittim,tas tas su içtim kesmedi,
    Karlı dağlara çıktım çırılçıplak fakat dağlar eridi akşam oldu,
    Hasretinin hançeri kalbime saplandı,öldüm.
    Yanmaya başlayan kefenimi toprağa yetiştirdiler,
    Fakat toprak tutuştu dünya cehennem oldu
    KIYAMETİ GETİRDİ HASRETİN YİNE DE

    SEVİYORUM demedin...........


    Aşk dediğin çıkarmalı yüreğini
    Saklandığı demir kapılar ardından...
    Aşk dediğin;
    Kaçıklıklar yaşatmalı
    Biraz ihtiyarlıktan,
    Biraz çocukluktan..

    Beklerken gelmesini
    Randevu yerine
    Aşk dediğin
    kokusunu getirmeli önce
    burun deliklerine...

    balık olmalı
    sevdiğinin yüreğinde...
    kıyılarına gelmemeli denizin...
    ya geri dönmeli
    ya ölmeli...

    gecelerini kapatmalı hayaller
    uykularını bölmeli
    aşk dediğin
    yatağına getirmeli
    nerde olursa olsun,
    ilk “günaydın”ı
    ona dedirtmeli...

    Yalnızlığın Dudagımdaki Tebessüm

    Hüznün o en gri yerinde yaşadım seni.
    Orda hep başı eğik umutlar vardı,
    Çölün derin suları kadar imkansızdı gözlerin,
    Alabildiğine sığdırdım içime o amansız yalnızlığı,
    Çünkü orda yıllarım vardı...
    Oysa zaman dediğin neydi ki?
    O geçmek bilmeyen gecelerin kuytuluğunu yutan zaman
    Seni bana getirmedi.
    Öyle çok bekledim ki seni...
    Sonunda içimdeki sen tükendi.
    Ve anladım ki sen,
    Denizde yanan ateşler kadar zamansız
    Yalnızlığın dudağındaki tebessüm kadar imkansızsın...
     
  11. ChUcKy

    ChUcKy BEŞİKTAŞ ULANNN !!!

    • Administrator
    Mesajlar:
    7.950
    Aldığı Beğeni:
    388
    Ödül Puanları:
    83
    SEN VURDUNDA BEN ÖLMEDİM Mİ ?

    Yokluğunda ne ateşleri hasretinle yaktım da
    Ben seni yakamadım, beni yaktığın gibi
    Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
    Sense araya korkular koydun
    Yasaklar koydun
    Bitmez, tükenmez yollar koydun
    Şimdi nerdesin diye sakın sorma
    Sen çağırdın da ben gelmedim mi ?

    Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara
    Yağmurlu havalara.. Bu kasvetli akşamlara
    Sen varken,
    Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına,
    Otobüs duraklarına.
    Sen varken ayrılanlara ağlamazdım
    Yıkılmazdım biten sevdaların arkasından
    Gidenlere küsmezdim
    Kalanlara acımazdım.
    Sen varken böyle üşümezdim, titremezdim.
    Masumdum çocuklar gibi
    Böyle delirmezdim, küfretmezdim
    Hele ölmeyi hiç düşünmezdim
    Şimdi soruyorum sana
    Adı sevdaysa bu cehennemin
    Sen yaktın da ben yanmadım mı ?

    Biliyorsun
    Bütün acılarına “yeşil ışık” yaktım olmadı
    Bütün korkularına “arka çıktım” olmadı
    Dağlara merdiven dayadım olmadı
    Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı
    Sevdim olmadı, yandım olmadı, taptım olmadı
    Artık benden pes
    Bu aşkın biletini istediğin gibi kes.

    Nasılsa gidiyorsun
    Biliyorum git.
    Ama ardında ağlayan bir çift göz
    Paramparça bir yürek
    Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan
    Çek silahı daya anlıma
    TİTRERSEM NAMERDİM
    SEN VURDUN DA BEN ÖLMEDİM Mİ ?

    Aşka ve Terke Dair...

    Öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz.
    Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında...
    En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır;
    İç çekişmelerinizin nedeni, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.
    Göz yaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır.
    Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak...
    Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz; "Ölmek var, dönmek yok"tur.
    Gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını...
    Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya...
    Şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz:
    "Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa..."
    Başkalarını örnek göstermeye, "Bak onlar nasıl yaşıyor" demeye başlarsınız.
    Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız.
    Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz.
    "Eskiden böyle miydi ya..." diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı;
    Açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından...
    Böyle süremeyeceğini bilirsiniz.Değişsin istersiniz.
    O, sevgisizliğinize yorar bunu... İhanete sayar.
    Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.
    "Ya sev böyle ya da terket" diye gürler...
    Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ısıtan o rüya bir kabusa dönüşür birden...
    Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size...Hoyrattır, bakmaz yüzünüze...
    Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder.
    Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden...
    "İyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için..." dersiniz, dinletemezsiniz.
    Ayrılırsanız yaşamayacağınız bilirsiniz, ama böyle de sevemezsiniz
    İhanetten kırılmıştır kaleminiz; severek, terk edersiniz...
    "Madem öyle..." nin çağı başlar ondan sonra...
    Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmiştir,
    Madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde "günah sizden gitmiştir".
    Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.
    Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece....
    Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre...
    Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni...
    Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kuşa yem olmuştur.
    Delikanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye
    Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla
    "Bana ne.kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre
    Ama sonra ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden
    Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız.
    Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh şarap içmeyi...
    Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye...
    Dönüp "Seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden...
    Dönemezsiniz...
    Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.
    Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz...
    Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda" kuşkusu...
    Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz.
    Sürünür gidersiniz...

    Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyormusun?
    Elin elime degmeden avuclarımı terleten sıcaklıgını taa icimde hissetmek.
    Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
    ''Seni seviyorum'' sözcügü dilimin ucunu ısırırken her konusmamızda bos
    yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
    Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
    Aynı seyleri seninle aynı anda düsünmek birlikte aglamak gülmek.Ve
    buradayken bile seni cılgınca özlemek.
    Seninle olmanin en acı yanı ne biliyor musun?
    Seni hic tanmadıgım bir sürü insanlarla paylasmak.Senin yanında olan
    seninle konusan herkesi cocukca kıskanmak.
    Seninle olmanın en mutlu yani ne biliyor musun?
    Tanıdık birileriyle karsılasma tedirginligi ile yollarda yürümek yan
    yana...Elimdeki semsiyeye inat yagmurda ıslanmak birlikte.Elimde
    kırcicegiyle seni beklemek...Ayni mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
    Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
    Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya
    anlatmak...Okudugum kitabın sayfalarında dinledigim sarkıların türkülerin
    siirlerin her mısrasında seni bulmak.
    Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
    Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattıgım o tarifsiz duygularımı
    umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek...Sevgili yerine
    yıllarca dost kalmayı basarmak.Yalın ayak yürümek bıcagın en keskin
    yerinde. Kanadıkca tuz yerine gözyaslarımı basmak yüregime.
    Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
    Nereden bileceksin?Sen benimle hic olmadın ki.Olsaydın avuclarım
    terlemezdi...Isırmazdım dilimin ucunu...Özlemezdim seni
    yanımdayken...Kıskanmazdım.Korkmazdım yollarda yürümekten.Islanmazdim
    yagmurlarda...Yıldızlara aya dert yanmaz böyle her sarkıda sarhos
    olmazdım.Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım
    sandaldan denize...
    Ve her kulacta haykırırdım seni
    Ama sen hic benimle olmadin ki...
    Ya aklin baska yerlerdeydi ya yüregin...
    Can YÜCEL .....


    Aşk gibi...
    Bahar geldi.
    Ruhum,
    Yeşilin kıvranışında,
    Biliyorum,
    Huzur bulacak...

    Yüreğim,
    Gönül bahçemde,
    Kırçiçeklerinin arasında kalacak...

    Sen,
    Benim,
    İnansan da,
    İnanmasan da,
    İlk aşkım,
    İlk heyecanımsın..

    Seninle,
    Mevsimden mevsime dolaşıyorum..
    Dün hazandaydım,
    Bugün baharda..

    Şimdi,
    Sana ait düşlerim,
    Ve garip bir heyecan kaldı...

    Bu sabah güneş,
    İçimi ısıtıyor,
    A ş k gibi...


     
  12. İLKNUR_1903

    İLKNUR_1903 Misafir

    GÜnahsiz AŞk

    GünahsIz AŞk

    ZamansIz gözlerini ufka dikiŞin var ya
    Beni benden ediŞin
    Hesap vermeden
    Sormadan
    Söylemeden seviGİNin
    BuĞulu gözlerinde
    BakIŞlarIn beni bIrAKIR gider ya
    Sadece
    Sadece sen yokken kendime geliŞim
    UmulmadIk bir yerinde hayatIn
    CiĞerlerini söküp atarcasIna
    Kalbindekileri haYkIracakmIŞ gibi
    KarŞImda duruŞun
    Ve bir kelime bile etmeden
    Çekip gidiŞin
    Ve susuŞun var ya...

    ŞakaĞIma dayanmIŞ bir namlunun
    TetiĞini çekmeyiŞİN


    Oluk oluk cana hayat veren kanI
    Şahdamarda kesiŞin
    Ve beni benden ediŞin
    En yaŞanacak zamanInda
    yaŞanmamIŞlarIn
    Çekip gidiŞin
    Ve aŞktan ölürken dahi
    Sevmiyorum deyiŞİN


    Ve günahsIz gidiŞin
    Beni günaha sokar ya...

    Uğur Arslan
     
  13. İLKNUR_1903

    İLKNUR_1903 Misafir

    İnanmadın

    Yüreğinin çöllerine,
    Nehir oldum inanmadın.
    Saçlarının tellerine,
    Esir oldum inanmadın.

    İnanmadın ne yapayım,
    Sensizlikmiş senden payım.
    Allah mısın ki tapayım,
    Sevdim seni inanmadın.

    Diz çökerken dağlar bana,
    Şimdi, şimdi taşlar ağlar bana.
    Hayatımda bir tek sana,
    Yenik düştüm inanmadın.

    Sen kavgamın tek galibi,
    Sen gönlümün tek sahibi.
    Sana uysal çocuk gibi,
    Teslim oldum inanmadın.

    İnanmadın ne yapayım,
    Sensizlikmiş senden payım.
    Tanrı mısın ki tapayım,
    Sevdim seni inanmadın.

    Yere serdim onurumu,
    Hiçe saydım gururumu.
    Kucakladım umudumu,
    Koştum sana inanmadın.

    Yasak koydum şu gönlüme,
    Ne geçti ki ah elime.
    Bağlanmak mı ne kelime,
    Öldüm sana inanmadın.

    İnanmadın ne yapayım,
    Sensizlikmiş senden payım.
    Sevdim seni inanmadın.
    Koştum sana inanmadın.
    Öldüm sana inanmadın.

    Ahmet Selçuk İlkan
     
  14. İLKNUR_1903

    İLKNUR_1903 Misafir

    GİTTİN


    Gittin...
    Ben, arkandan sadece baktım.
    Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
    "Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
    Gidersen sönecek içimdeki ateş
    ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
    Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
    O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
    Konuşamadım...
    Gittin...
    Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
    Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu
    bacağımı bu kadar acı duymazdım.
    Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
    Ağlayamadım...

    Gittin...
    Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
    Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,
    tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.
    Anlatamadım...

    Gittin...
    Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
    Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
    Ürperdin yine biliyorum.
    Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
    Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
    Tutamadım.

    Gittin...
    Bir yıkım gibiydi gidişin
    Sen adım adım uzaklaşırken benden
    Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
    Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
    Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
    Kalkamadım...

    Gittin...
    Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
    Hazırdım gidişine,
    Kaçak zamanları yaşıyorduk
    Zaman bitecek ve sen gidecektin
    Bense, gidişinin ertesi günü
    Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
    Başlayamadım...

    Gittin...
    Bir şey söyledin mi giderken?
    "Kal" dememi istedin mi?
    Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?
    "Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?
    Beynim öylesine uğulduyorduki.
    Duyamadım...

    Gittin...
    Nereye gittiğin önemli değildi
    Binlerce kilometre uzakta da olsan,
    iki metre ötemde de farketmiyordu.
    Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
    Kurtulmalıydım senden,
    bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
    Kurtulamadım...

    Gittin...
    Unutulanların arasına katılmalıydım
    Anıları bir sandığa koyup
    hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
    Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
    Yapamadım...

    Gittin...
    Bir okyanusun ortasında
    tek küreği kaybolmuş sandalda
    Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
    Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
    Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
    Bil ki; seni Unutamadım...


    Mehmet Coşkundeniz
     
  15. İLKNUR_1903

    İLKNUR_1903 Misafir

    Sen üzülme bana sevgilim,

    idare ediyorum işte

    İttire ittire götürüyorum hayatı

    bilinmezliği ile...


    Sen üzülme suskunum diye.

    Söküklerini dikiyorum gecenin.
    Ay ile yıldızları birleştiriyorum,
    Gök ile güneşi,

    martılar ile denizi, güzel ile çirkini...

    Yaşam ile ölüm arasındaki bu maratonun
    Son finalini koşuyorum nefes nefese.

    Sen üzülme ara sıra ağlıyorum diye
    Adına yazdığım tüm şiirleri fırlatıp attım da denize
    O canımı yaktı biraz.... Yoksa iyiyim ben.

    Kızma bana gecenin karanlığına takılıp kaldım diye
    Merak etme; güneş bana da doğacak
    Beni de yakacak, içimi yeniden ısıtacak
    Denizin tuzu tenimi ısıracak
    Huzur; giyilmemiş bir elbise gibi
    Ruhumu sımsıkı saracak.

    Gelmek istersen yeniden bana
    Kapım açık tüm sevdalara
    Geleceğin zaman haber ver
    Ya da dokun yüreğime
    Gün ışığı aydınlığında
     
  16. İLKNUR_1903

    İLKNUR_1903 Misafir

    BİR AŞK MASALI

    Bir kuş uçmuş bu daldan
    Çiçekte sesi kalmış

    Üç yıl geçmiş aradan
    Çiçek birden sararmış

    Bir kız almış çiçeği
    Koklayıp yaralanmış

    Kız koşup dala gelmiş
    Dal onu ağırlamış

    Beklerken kuşu dalı
    Yüreği rüzgârlanmış

    Uçup dönmüş o dala
    Çiçekler şarkılanmış

    O günden beri dallar
    Rüzgârla arkadaşmış.


    Nihat Behram
     
  17. İLKNUR_1903

    İLKNUR_1903 Misafir

    SEN YOKTUN...

    Kar kesti yolu
    sen yoktun.
    Oturdum karşına dizüstü
    seyrettim yüzünü

    gözlerim kapalı.

    Gemiler geçmiyor uçaklar uçmuyor
    sen yoktun.
    Karşında duvara dayanmıştım
    konuştum konuştum konuştum
    ağzımı açmadım.

    Sen yoktun,
    ellerimle dokundum sana
    ellerim yüzümdeydi.


    Nazım Hikmet Ran
     
  18. İLKNUR_1903

    İLKNUR_1903 Misafir

    AYRILIĞIN İLANI

    Gidiyor musun diye sorma bana.
    Gönderen sensin.
    Ne terk etmeyi istedim seni,
    Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.
    Senin kadar öfkeliyim ben de.
    Senin kadar endişeli...

    Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana
    Ama inandıramadım seni.
    Sen, sorgularken beni kafanda
    Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.
    Bir tek sözün bağlardı beni sana,
    Oysa sen hep susmanın koynunda.

    Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku,
    Teslim alır bedenleri de.
    Sütten çıkmış ak kaşık değildim
    Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.
    O dünya ki bazen minicik bir odada
    Bazen kentin ortasında şekillendi.
    Nasıl da güzeldi...
    Zaten varsın diye her şey güzeldi ama
    Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...

    Yaşamak varken sevdayı delice,
    Niye boğarız sorularla?
    Nasıl ikna edebilirdim seni?
    Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin.
    Ben, seninleyim dedikçe
    Sen, hayır dedin.
    Zaten az konuşan sen
    Olumsuz ne kadar sözcük varsa
    Bulup çıkardın ortaya.
    Bense hiç bir şey diyemedim.

    Ne kadar zarar vermişim sana meğer.
    Nasıl değiştirmişim seni.
    Oysa hiç böyle düşünmemiştim.
    Kimseye zarar vermek istemem ben.
    Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.
    Ama öyle oldu işte.
    Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.

    Çocukluğumuza sığınır atlatmaya çalışırız bu acıyı.
    Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz.
    Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık.
    Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.
    Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.

    Biliyor musun bir tanem!
    Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.
    Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.
    Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri
    yalancı yüzlerde ararım.
    Seni de götürürüm yüreğimde.
    Her zaman yokluğunu taşırım.

    Bulup, bulup kaybettim seni aşkım.
    Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını.
    Ne yazık ki, kalamadın bana.
    Öpücüğümün kokusu kalacak yüreğinde,bedeninde...
    Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.


    Mehmet Coşkundeniz
     
  19. İLKNUR_1903

    İLKNUR_1903 Misafir

    SOR KENDİNE BENİ

    Sor sevdiğim,
    Sonra kağıttan gemiler yap,
    Yelkenleri olmayan,
    Direkleri mavi bildiğim,
    Sor beni gördüğün her buluta,
    Sevdalıların hatırına,
    Geceleri yıldızlarda parlayan,
    Denizlerin suskunluğuna bırak beni,
    Ve çek gökyüzümü üzerine,
    Dalıp git hayallerin sonsuzluğuna,
    Çocuklar çıkarsa karşına,
    Gülümse, uzat ellerini,
    Ceplerinden çıkarıp verirler sana,
    Tenimde gizlenen dudak izlerini,
    Şaşırma,
    Sabah olacak birazdan,
    Sor beni yağmurlarına,
    Sor sevdiğim
    Ve pencereden bak bakabildiğin kadar,
    Gördüğün son noktada,
    Seni seyretmekteyim...
     
  20. İLKNUR_1903

    İLKNUR_1903 Misafir

    ÖZLEDİM SENİ........................................




    Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...
    Beynimi uyuşturuyor özlemin...
    Çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl
    içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.
    Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp
    sürekli bir boşluğa dönüşüyor.
    Sabahlara seni okşayarak başlamaları, akşamları her işi bir kenara koyup
    seninle baş başa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı,
    yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü...
    Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne yumuşak,
    bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken...
    Ya da kolyeni çözdüğümde kollarıma atlarken...
    Hasta olduğunda, o korkunç kriz gecelerinde günler,
    geceler boyu nöbet tuttuk başında... O şen kahkahalarına
    yeniden kavuşabilmek için sessiz dualar ederek...
    "Atlattı" müjdesini kutlarken yorgun bedenindeki yaraları okşayarak,
    doktorun böldü sevincimizi: "Yaşayamaz artık bu evde...
    Yüksek binalar ve beton duvarların gri kentinde" dedi,
    "O gitmeli... Ve kendine yeni bir hayat çizmeli..."
    Bilsen ne zor, gitmen gerektiğini bile bile "Kal" demek sana...
    Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unutmandan geçtiğini bilmek...
    Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğumuzu görmek
    ve sana bunları söyleyemeden "Git artık" demek...
    "Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın
    mutluluğa" demek sana ne zor...
    Sesimi, kokumu çekip alıvermek beyninden,
    sesin, kokun hala beynimdeyken...
    Seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda
    bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
    Yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...
    Ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın
    arka koltuğuna, birlikte güneşlendiğimiz onca yazı,
    yan yana titreştiğimiz onca kışı, paylaştığımız bunca acıyı,
    onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına,
    arkadan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor...
    Ne zor hiç tanımadan seni emanet ettiğim bir şoföre "Hızla
    uzaklaş buradan ve gidebileceğin kadar uzağa git" demek...
    Yokluğunu beklemek, ne zor...
    Bunları düşündükçe, şu anda uzaklarda bir yerlerde
    üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engelleri aşıp,
    terk edilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları, yalnız bulvarları arşınlayarak
    sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak
    ve yavaşça üzerini örtmek geliyor içimden...
    Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe
    dönüşmesinden hicran duyuyorum.
    Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde,
    terk etmişlere özgü bir terk edilme korkusunu da
    yüreğimin derinliklerinde duyarak sana koşmak,
    yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek
    ve "Dön AŞKIM,Bİ'TANEM ,demek istiyorum:
    "Geri dön... .." KARTANEM...........



    Can Dündar
     

Sayfayı Paylaş