Cinsel İlişkiye Girememe Hastalığı (CİG)

Konusu 'Erkek Sağlığı' forumundadır ve only_handsome tarafından 21 Kasım 2010 başlatılmıştır.

  1. only_handsome

    only_handsome FeNoMen

    Mesajlar:
    2.716
    Aldığı Beğeni:
    221
    Ödül Puanları:
    63
    Cinsel İlişkiye Girememe Hastalığı (CİG)
    İlk gece başlayan ve çiftlerin hayatını bir kabusa çeviren CİG hastalığı oldukça yaygın görülen bir hastalık.

    Cinsel ilişkiye girememe hastalığı (CİG) nedir?
    Cinsel ilişkiye girmede zorlanan çiftlerin her geçen gün arttığına dikkat çeken CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. Cem Keçe; 'Cinsel ilişkiye girememe hastalığı yani CİG yeni evli çiftlerde sık rastlanan sorunlardan biridir. Evliliğin ilk günlerinde cinsel birleşmeyi başaramama olarak tanımlanan CİG hastalığının temelinde genellikle abartılı ve yanlış beklentiler, başaramama korkusu (performans anksiyetesi), cinsel bilgisizlik, cinsel mitler, tecrübesizlik, yanlış örf ve adetler yatmaktadır. CİG erkeklerde görülürse adına bağlanma (penisin sertliğini sağlayamama ve ilişkiye girmeyi imkansız kılan ileri derecede erken boşalma), kadınlarda görülürse adına vajinismus (cinsel ilişkiye girmekten korkma), çiftin bilgisizliğine ve tecrübesizliğine bağlı ise ilk gece sendromu denir. Kapıda kanlı çarşaf bekleyen aile büyüklerinin yarattığı baskı çifti sınavdaki gibi başaramama kaygısına sokmaktadır." dedi.

    Evlilikleri bitiren kasılma: Vajinismus
    Vajinismusun genellikle kadınların bilinçdışına yerleştirdikleri ilk gece korkusunun bir mahsulü olduğuna dikkat çeken CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. Cem Keçe; 'Yeni evli çiftlerde en sık rastlanan sorunlardan biri, evliliğin ilk günlerinde cinsel birleşmeyi başaramamadır. Kadınlarda cinsel ilişkiye müsaade etmeyecek kadar yineleyici ve sürekli olarak vajina kaslarında ve tüm vücutta istem dışı kasılma ve cinsel ilişkiyi ret etmeyle giden vajinismus hastalığı; sadece kadın cinselliğini etkilemekle kalmayıp, evliliği de temelden sarsmaktadır. Yani ülkemizde her 10 kadından birinde görülen vajinismus; zamanla hayatın günlük koşuşturmaları arasında git gide daha az konuşulur, daha az paylaşılır bir hale geldiği için, hem kadını ve evlilik ilişkisini yıpratarak evlilikleri bitirir, hem de çiftin toplumdaki görevlerini aksatmalarına yol açarak toplum sağlığını da olumsuz etkiler.' dedi.

    Sağdıçlık kurumunun içini boşalttık
    Ülkemizde sağdıçlık kurumunun yavaş yavaş ortadan katlığını söyleyen CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Gülüm Bacanak; 'Sağdıçlık kurumunun içini boşalttığımızdan beri; CİG hastalığından şikayetçi olan çiftlerin sayısında hızlı bir artış söz konusudur. Bu çiftler ön sevişmeyi çok iyi başarsalar bile, tam bir cinsel birleşme gerçekleştiremezler.' dedi.

    İlk gece halka yanlış anlatılıyor
    Kızlık zarının ve ilk gecenin, halka yanlış anlatılan ve insanları yanlış beklentilere itilen bir konu haline getirildiğini vurgulayan CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. Cem Keçe; "CİSED olarak yaptığımız çalışmalarda kızlık zarının, yırtılmayacağına, delinmeyeceğine, patlamayacağına, kanamayacağına, açılırken ağrı yapmayacağına veya acımayacağına dair bir beklenti oluşturduğumuzda bunun gerçekleştiğine tanık olduk. Toplum olarak bizler kızlık zarının kanayacağına inandığımız ve kendimizi kan görmeye şartlandırıldığımız için bu gerçekleşiyor. Gerçekte ilk gece normal bir kızlık zarı, normal şartlar altında delinmez, patlamaz, yırtılmaz, ilişkide ağrı ve acı yapmaz. Sadece hafif bir açılma olur, buda çift tarafından hissedilmez." diye konuştu. Dr. Keçe, özellikle genç kızların kabusu haline gelen ilk gecede çiftlerin ve ailelerinin kızlık zarının kanamasını beklemesinin gelin ve damat üzerinde korkunç bir baskı meydana getirdiğinin altını çizdi. Bu gerginliğe birde düğün öncesi ve sonrası gerilimlerinde eklenmesiyle çiftin gerdek odasına oldukça gergin bir halde girdiğini anlatan Dr. Keçe, bu psikolojik baskı ortamı içerisinde ideal cinsel ilişki şartlarının oluşmadığını ve bunun sonucunda da geline büyük acılar yaşatan kanamaların ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. Cem Keçe; şöyle devam etti: "Evlenmeden önce gelin ve damadın gerginlikleri yavaş yavaş artmaya başlar. Senin annem şunu istedi, benim babam şöyle dedi, takılar, hangi evde oturulacağı gibi tartışmalar gelin ve damadı gerginleştirir. Bu gerginlik düğün gününe sirayet eder. Düğün günü herkes normal giyinmişken gelin ve damat farklı kıyafetler içindedir. Herkesin gözü gelin ve damadın üzerindedir. Normal hayatta bile her zaman yaptığımız işi yaparken bütün insanlar bize baksa tedirgin oluruz. Düğünlerde, kavga gibi olay çıkarmak bizim millet olarak en kötü alışkanlıklarımızdandır. Bu gerginlikler arasında gelin ve damat gerdeğe girer. Bu kez yatak odasına girdikleri andan itibaren farklı bir gerilim başlar. Kapıda kan görme beklentisiyle nöbet tutanlar vardır. Kız tarafı kızının sağlam olup olmadığını kontrol etmek için bekler, çünkü bu namus meselesi olarak algılanır. Erkek tarafı da oğlunun bu işi yapıp yapmadığını görmek için kapıda bekler, yanlış bir şekilde kan damadın erkekliğin ispatıdır. Dışarıdaki bu gerginlik içeriye yansır. İçeride ise cinsel bilgi almamış, sağdıçlık kurumun ortadan kaldırıldığı bir ülkede ne yapacağını bilemeyen çift iyice gerilmiştir. Erkek hep şunu düşünür, 'ya sertleşmezse', 'ya ben vajina içine girmeden inerse' diye. Bu erkeklerin en büyük ve dayanılmaz korkularından biridir. Erkeğin bütün düşünceleri penisindedir. O an karısının duygularını veya endişelerini anlayacak durumda değildir. Çünkü dışarıda bekleyenlere karşı kendini ispat etmek zorunda hisseder. Bu nedenle erkek, karısı tam olarak hazırlanmadan, onun duygularını okşamadan, uzun bir ön sevişme yapmadan direkt ilişkiye girer. Bu arada erkeğin kafasında, 'biraz sonra sevdiğim kadının canı yanacak, kan gelecek' düşüncesi de vardır. Hiç bir erkek sevdiği kadına bunu yaparken rahat olamaz. Kadın ise biraz sonra bir şeyler yaşayacak ve bunun sonucunda bir tarafı yırtılacak, delinecek, kanayacak, canı yanacak diye korkar. Çok ilginçtir gelin bir taraftan da 'ya kanamazsa' diye endişelenir. Çünkü kan olmadığı zaman da en iyi ihtimalle doktora götürülecek, aşağılanacak, dövülecek, belki töre gereği öldürülecektir. Kadının durumuna bakar mısınız? Kanasa bir dert, kanamasa ayrı bir dert. Bu şartlarda kadının, kendini rahat bırakmasını, haz almasını, yeterince ıslanmasını bekleyebilir miyiz? Tabi ki hayır. Kadın kendini ne kadar kasarsa, ne kadar çok kuruluğu olursa, erkek ne kadar çok acele ederse, kanama, ağrı ve acı o kadar artar. Ve sanki bu kadermiş gibi algılandığında da toplumsal bir beklenti haline gelir. Bu yanlış beklentilerden çifti koruyacak bilgiler sağdıçlar tarafından eskiden verilirdi, şimdi bilgisizce ilk gece yaşanmaktadır, bu da cinsel sorunlara yol açmaktadır.' dedi.

    Sağdıçlık kurumunun yerine yeni ve modern kurumlar tahsis etmek zorundayız
    İlk gece rahat ve huzurlu olan, yeterli ön sevişme yapan, kasılma ve gerginlik yaşamadan birlikte olan çiftlerin de nadir olarak var olduğunun altını çizen CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; "Bazı çiftler ilk gece rahat oluyorlar, kanama ve ağrı gibi sorunlar yaşamıyorlar. Ancak bu kez de, erkeğin kafasında 'acaba bu kız daha önce başka biriyle ilişkiye mi girdi?' diye bir korku meydana geliyor ve eşini doktora götürüyor. Çünkü normalde olması gereken bu duruma alışık olmayan veya beklemeyen çiftin kafası karışabiliyor. İşte bütün bu meseleler sağdıçlık kurumunun önemini bizlere göstermektedir. Sağdıçlık kurumunun yerine yeni ve modern kurumları tahsis etmek zorundayız. Bu amaçla Ergenlik Öncesi Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik Eğitimi, Evlilik Öncesi Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik Eğitimi ve Anne Baba ve Eş Eğitimi verecek kurumlara acilen ülke olarak ihtiyaç duymaktayız." ifadesini kullandı.

    GİSED; 17.07.2009
     
  2. Kader Katibi

    Kader Katibi GöNüL DoSTu

    Mesajlar:
    8.377
    Aldığı Beğeni:
    643
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Cinsel İlişkiye Girememe Hastalığı (CİG)

    Erkek sabırlı ve zamana yaymalı olayı.
     
  3. galileo

    galileo Banlandı

    Mesajlar:
    3.226
    Aldığı Beğeni:
    10
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Cinsel İlişkiye Girememe Hastalığı (CİG)

    nihahaha bu ne ya :D cocuk nerden oluyo ozaman leylekler mi getiriyo :D cocuksuz ciftlerin sayisi da artardi oyle olsa :D
    dernek bile kurmus adamlar :/ dernekte ne yapiyolar acaba :D basimiza tas yagicak tas :D
     
  4. ToReBeL

    ToReBeL Banlandı

    Mesajlar:
    1.479
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Cinsel İlişkiye Girememe Hastalığı (CİG)

    yazılan yazıda birçok yanlışlık var ilk gece ilişkisi konusunda. araştırma yapmışlar güya kan akıyor akmasıda gerekiyor patlama yırtılma olayıda oluyor zarda.. ancak bazı kadınlarda rahim biraz daha içerde oluyor ve daha esnek oluyor bu kadınlarda kanama olmadığı gibi yırtılma olayı olmuyor aynı şekilde esneklikten dolayı acıda çekmiyor. Buda gelipte birilerinin düşüncesiyle olmuyor buda bir hastalık .

    bilinç altından dolayı kan geliyomuş böyle saçma bir yazımı olur. Bunlar nasıl araştırma yapıyor. Kadın rahiminde dört tane ana damar var. Bir ilişkiye girildiği zaman ilk seferinde rahim kendisi kasılmaya başlıyor bu kasılma sonucunda damarlar açılıp kapanırken zorlama meydana geldiği için belirli bir kısımda az miktarda kan geliyor. Rahim daha önce girilmediği için koruyucu zarda yırtılma ve patlama olayı oluyor. Zar patladığında ilk kez bu işin yapan kadında zar patladığında leş gibide bir koku çıkıyor.

    Dr. Cem Keçe galiba hiç ilişkiye girmemiş birisiyle girseydi bunu kendiside farkederdi. Sonuçta rahime girdiğinde ilk başta zorlanılmasının sebebi bile o zar. daha sonralarında zar durumu ortadan kalkınca aynı zorluk çekilmiyorda.


    Bazı kadınlarda bu kanama olmayabilir ama bunun bilinç altıyla alakası bile yok esnek ve rahimi daha alt tarafta olmasından dolayı bu koca doktor bunu bilmiyormuda

    hem o kadarda abartılcak bir acıda değil ilk seferde kulak delinmesi kadar acıtır. Sonrasındada bir kaç gün ağrı yapar o ağrıda o gecenin ne kadar uzun geçtiğine bağlı.

    Milleti sakinleştirmeye çalışmak içinmi böyle açıklama yapmış acaba bu doktor. Sadece bu durumda yok kadın aşırı derecede korkuyosa bu korkuyu yenmedende beraber olmak sorun yaratır. Bu sefer vücudunu aşırı bir şekilde kasar birincisi kitlenme olayı olur kas kasılması genelde köpeklerde görülen bu olay işte insanlardada oluyor o korku olduğunda. İkinciside fazla kasınca damarın kanaması durmaya bilir kan kaybından ölüme bile yol açabilir helede anemi hastasıysa kadın...
     

Sayfayı Paylaş