deyımler Sozlugu

Konusu 'Sanat ve Edebiyat' forumundadır ve x_m.e.e tarafından 17 Ocak 2007 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. x_m.e.e

    x_m.e.e ..ıɯıʎǝsɹǝɥ ɯıpʎɐs ʞoʎ..

    • Yönetici
    Mesajlar:
    46.402
    Aldığı Beğeni:
    718
    Ödül Puanları:
    253
    -A-
    Abacı kebeci : Olur olmaz kimseler,ne olduğu belirsiz kişiler
    Abanmak : Birine yük olmak,onun sırtından geçinmek
    Acemilik etmek : Düşüncesizce hareket etmek
    Açık bono vermek : Bir kimseye,istediği gibi davranma yetkisi vermek
    Adama benzemek : Düzelmek,göze hoş görünmek
    Af buyurunuz : Özür dilemeyi ifade eden bir deyim
    Agop'un kazı gibi yutmak : Önüne konulan her yemeği çabuk yemek
    Ağız gevşekliği : Sır tutmak hali
    Ah edip eh işitmek : Daima feryat etmek
    Ak sakaldan yok sakala gelmek : Çok yaşlanmak
    Alavere dalavere,Kürt Mehmet nöbete : Bir işte bütün yükü, sorumluluğu yetersiz kişiye bırakma durumunda söylenir.
    Allah hakkı için : Doğruyu söylemesi istenen kimseye verilen söz
    Amma da yaptın : Olmayacak bir şey söyledin anlamında.
    Arabayı düze çıkartmak : Sonunda işini kolaylaştırmak
    Astarı yüzünden pahalı : Gerçek değerinden fazlaya mal olmak
    Aşüftelik etmek : Hafif ve işveli davranmak
    Atma Recep din kardeşiyiz : Biz birbirimizin ne olduğunu biliriz' anlamında kullanılır.
    Ayvaz kasap hepsi bir hesap : Hepsi aynı hesaba geliyor anlamında.
    Azrail olmak : Çok korkulu ve zorba olmak
    -B-
    Baba,baba değil iskele babası : Saygı duyulmayan,hayırsız baba
    Başına feleğin tokmağı inmek : Bir felakete uğramak
    Bela aramak : Kavga sebebi yaratmak.
    Ben sarhoş,yolcu sarhoş : Herkesin garip bir tutum içinde bulunduğunu anlatmak için kullanılır.
    Beyni sulanmak : Bunamak.
    Bıyıkları balta kesmez olmak : Güçlü olmak,kimseden korkmamak
    Bızdık : Ufak çocuk
    Binin yarısı beş yüz o da ben de yok : Düşünceli kimseleri avutmak için teselli mahiyetinde söylenir.
    Bir avuç toprak olmak : Ölmek
    Bir çırpıda : O anda
    Boşlamak : İlgisiz davranmak,ilgiyi kesmek
    Boyunun ölçüsünü almak : Biri tarafından ağzının payı verilmek
    Bulanık suda balık avlamak : Karışıklıktan yararlanıp menfaatini kollamak
    Burnu kokuyu iyi almak : Her şeyi önceden sezmek
    Büyüklük göstermek : Bağışlamak
    Büyük söylemek : Övünmek
    -C-
    Cafer ağanın abdest suyu : Tatsız,tuzsuz
    Caka yapmak : Gösteriş yapmak
    Cana işlemek : Çok tesir etmek
    Can atmak : Çok istemek
    Can ciğer : Samimi
    Candan yanmış : Adamakıllı tutulmuş
    Canı burnuna gelmek : Bir işte çok eziyet ve sıkıntı çekmek
    Canını şeytana satmak : Kötü işlerle uğraşmak
    Canın sağ olsun : Bir ziyan için söylenen teselli sözü
    Ceddine okumak : Soyuna sövmek
    Ceffel kalem etmek : Hemen hüküm vermek
    Cephe almak : Düşmanca hal takınmak
    Cıcığı çıkmak : Çok hırpalanmak
    Ciğeri beş para etmez : Değersiz kişi
    Cihan alem bilmek : Herkes tarafından bilinmek
    Cin fikirli : Çok zeki,açıkgöz
    Cumbadak dalmak : Ani olarak girmek,dalmak
    Curcuna koparmak : Gürültüyle çevreyi karıştırmak
    Curcunaya kalkmak : Kavga ve gürültü çıkarmaya kalkmak
    -Ç-
    Çabalama kaptan ben gidemem : Boşuna çabalama anlamında.
    Çaçaron : Kavgacı,şirret
    Çağı geçmek : Yaşlanmak
    Çala kalem : Durmaksızın yazarak
    Çehresi atmak : Rengi sararmak
    Çehre uzatmak : Küsmek,somurtmak
    Çek arabanı : Defol anlamında
    Çeşnisine bakmak : Lezzetine bakmak
    Çevir kazı yanmasın : Sözünü çeviren kimseler için söylenir.
    Çıkmaz ayın son çarşambası : Belirsiz ve uzak zaman
    Çiğ süt emmiş olmak : Soysuz ve namussuz olmak
    Çileden çıkmak : Hiddetlenerek sabrın taşması
    Çizmeden yukarı çıkmak : Haddini bilmemek
    Çoban kulübesinde padişah rüyası görmek : Durumuna uygun düşmeyen büyük ve olmayacak hayallere kapılmak
    Çorbada tuzu bulunmak : Emeği geçmiş olmak
    Çömlek hesabı : Baştan savma hesap
    Çöpçatan çatmak : Kısmet olmak
    Çürük tahtaya basmak : Umduğunu bulamamak,aldanmak
    -D-
    Dağarcıkta bir şey kalmamak : Her şeyi yitirmek
    Dalavere : Oyun,hileli iş
    Davulu yarık : Sır saklamayan,önüne gelene içini döken
    Dekbaz : Hileci
    Demir gibi olmak : Sağlam ve sıhhatte olmak
    Devede kulak : Kıyaslanan şeyler arasındaki orantısızlığı belli etmek için kullanılır.
    Dırdır etmek : Yerli yersiz söylenip durmak
    Dikili ağacı olmamak : Malı mülkü olmamak
    Dili çetrefilli olmak : Rahat ve düzgün konuşamamak
    Dilini zaptetmek : Konuşmamak
    Dişini sökmek : Zararsız hale getirmek
    Dokuz doğurmak : Korkudan ve heyecandan bitmek
    Dolmaları yutmak : Kanmak,aldanmak
    Dostlar alışverişte görsün : Laf olsun diye iş yapanlar için söylenir.
    Döner taşım yok,öter kuşum yok : Hiçbir şeye sahip olmamak
    Dört dirhem bir çekirdek : Şık giyimli kimse
    Dudukuşu : Geveze
    Dümen suyundan gitmek : Karşısındakinin huyuna göre davranmak
    Dünyaya kazık kakmak : Ölmemek
    -E-
    Ebussuut Efendi'nin gelini : Eski moda giyinen kadın
    Eceline susamak : Tehlikeli işlere girişmek
    Edepsizliği gündeliğe takılmak : Edepsizliği alışkanlık haline getirmek
    Efendilik yapmak : Saygılı hareket etmek
    Efendizadem : Beyim anlamında bir hitap
    Eğrisi doğrusuna gelmek : Uygunsuz yapılan işin tesadüfen uyumlu bitmesi
    Ekmeği dizinde : Nankör
    Elemtere fiş kem gözlere şiş : Nazar değmesin anlamında
    Eli çabuk : Tez iş gören
    Emeği geçmek : Bir işin yapılmasında yardımcı olmak
    Ensesinde boza pişirmek : Çok eziyet çektirmek
    Ermeni gelini gibi : Daima kırıtan,süzülen kadınlar için yapılan benzetme
    Ervahlarına yuf olsun : Sövgü
    Eski çamlar bardak oldu : Şartlar değişti anlamında kullanılır
    Eşek hoşaftan ne anlar : Anlayışsız,zevksiz insanlar için söylenir.
    Etek belde : Kıvrak ve becerikli
    Ev açmak : Ayrı ev tutmak
    Eyere de gelir semere de : Bütün işlere yarar anlamında
    Ez ez de suyunu iç : Hiç yararı olmayan bir işi tenkit etmek için kullanılır.
    Ezilip büzülmek : Aşırı sıkılgan davranmak
    -F-
    Fahiş faize batakçı müşteri : Benzer kişilikteki insanlar birbirini kolay bulur manasında
    Faka basmak : Güç duruma düşmek
    Falcı değilim ya : Ben olacağı bilemem anlamında
    Fare düşse başı yarılır : Bir yerin yoksulluğunu anlatmak için kullanılır.
    Farfara : Ağzında sır tutamayan kimse
    Fasulye gibi kendini nimetten saymak : Kendine olduğundan fazla değer vermek
    Feleğin çemberinden geçmiş : Tecrübeli,bilmiş
    Felekten bir gün çalmak : Eğlenceli bir gün geçirmek
    Ferteği çekmek : Kaçmak
    Fesat kumkuması : Hep kötülük düşünen
    Fıkırdamak : Kesik kesik gülmek
    Fıldır fıldır aramak : Israrla ve telaşla aramak
    Fırın süpürgesi : Zayıf,uzun boylu kimse
    Fincancı katırlarını ürkütmek : Kötü niyetli kişileri ürkütecek hareketlerde bulunmak
    Fitil almak : Öfkeyle parlamak
    Fol yok yumurta yok : Herhangi bir sebep veya ilişki bulunmaması
    Forsu kırılmak : İtibar ve onuru sarsılmak
    Fukara babası : Fakirleri kollayan kimse
    Fütur getirmek : Umutsuzluğa ve ç****izliğe düşmek
    -G-
    Gafil baş,düşmana eş : İşlerinde hazırlıksız olan insan her zaman zor duruma düşebilir
    Gagasından yakalamak : Zayıf noktasından yakalamak
    Gavur ölüsü : Oldukça ağır
    Gavurun tembeli keşiş,Müslüman'ın tembeli derviş : Kendini büsbütün ibadete verip,dünyadan elini eteğini çeken kişiler için kinaye yollu söylenir.
    Gazali rana : Güzel,hoş ceylan gibi sevgili anlamında
    Geçmişi kandilli : Sövgü
    Gemi aslanı : Gösterişli,işe yaramayan adam
    Geyik etine girmek : Erginleşmek
    Gırtlağından kesmek : Yiyecek parasını kısıtlamak
    Giderayak : Gitmek üzereyken
    Girye bana hande sana : Önce karşısındakini düşünen kimsenin kullandığı bir deyim
    Giydirmek : Azarlamak
    Gök demir,yer bakır : İmkansızlıklar ve umutsuzluklar içinde bulunuşu anlatır.
    Gömlek değiştirmek : Tutum ve görüşlerini değiştirmek
    Göründü Sivas'ın bağları : Gerçekleşmesi beklenen bir şeyin ortaya çıktığına dair olanaklar belirdiğinde kullanılır.
    Göz nuru dökmek : Yapılan işte göz emeği bulunmak
    Güvendiği dağlara kar yağmak : Güveni sarsılmak
    -H-
    Habbeyi kubbe yapmak : Önemsiz bir şeyi büyütmek
    Haber vermek : Bildirmek
    Hak getire : Yoktur anlamında
    Halep ordaysa arşın burada : Yapacağını yap anlamında sitem
    Ham ervah : Kara ruhlu kimse
    Hangi peygambere ümmet olacağını şaşırmak : Kimin sözünü ve yolunu tutacağını,ne yapacağını şaşırmak
    Hat çekmek : Önemsememek
    Hatun : Eski zaman beylerinin,hanımlarına olan hitabı
    Haymana öküzü : Hımbıl ve tembel kimse
    Hazır mezarın ölüsü : Hep hazıra konmak isteyen tembel kimseler için kullanılır.
    Her gün papaz pilav yemez : Hep aynı şeyler yapılamaz
    Her işin hakkından gelmek : Her işi başarır olmak
    Her tarakta bezi olmak : Her işle ilgili olmak
    Hesaptan düşmek : Yok saymak
    Hır gür : Kavga
    Hiçe saymak : Hiç değer vermemek
    Hindi gibi kabarmak : Övünmek,böbürlenmek
    Hokka gibi oturmak : Dikilen elbisenin tam üzerine uyması
    Hoşbeş etmek : Sohbet etmek
    Hödük : Görgüsüz,anlayışsız kimse
    Hükümet sürmek : Ülkeyi yönetmek
    Hüt dağı gibi şişmek : Karnı şişmek
    -I-
    Icığını cıcığını sormak : Bütün ayrıntıları öğrenmek
    Ikına sıkına : Güçlükle
    Ikınıp sıkınmak : İş yapmak için kendini zorlamak
    Ilıca ördeği : Sıcağa ve rahata düşkün
    Irağı yakın etmek : Güçlükleri ortadan kaldırmak
    Irgat gibi çalışmak : Çok çalışmak
    Irgat pazarına döndürmek : Bir yeri dağınık ve karışık hale sokmak
    Isınmak : 1-Alışmak,2-Sevmek
    Isıtıp ısıtıp önüne koymak : Bir konuda ikide bir söz açmak
    Iska geçmek : Atlamak
    Iskartaya çıkmak : Eskimek
    Islak tavuk : Miskin kadın
    Islatmak : Dövmek
    Işık göstermek : Yol göstermek
    Ivır zıvır : Önemsiz şeyler
    -İ-
    İbibullah sivri külah : Yapayalnız,varlıksız olan kimse
    İbiş gibi : Alığa benzer
    İcabına bakmak : 1-Gerekeni yapmak,2-Ortadan kaldırmak
    İç fırtınasına tutulmak : Morali bozulmak
    İç güveysinden hallice : Durumu şöyle böyle
    İfrit yardağı : Kötülüğe yardımcı olan
    İğne yutmuş : Çok bitkin ve sıkıntılı kişi
    İkisini bir kazana koysan kaynamazlar : Birbirine zıt insanları anlatmak için kullanılır.
    İki yakası bir yere gelmez : Bir türlü düzene kavuşamaz
    İlk göz ağrısı : İlk sevilen
    İmana gelmek : Merhamete gelmek
    İngiliz tabancası gibi kurulmak : Çalım satmak,kasılmak
    İpe un sermek : Gevşemek,bahane uydurup işten kaçınmak
    İp korkusunu boynuna almak : Ölümü göze almak
    İpliği pazara çıkmak : Herkese rezil olmak
    İstemem yan cebime koy : Rüşvet konusunda alay yollu söylenir
    İşi sıkışık olmak : İşi çok ve külfetli olmak
    İtsiz köye dönmek : Sakinleşmek,tenhalaşmak
    İyiden iyiye : Adamakıllı
    İyi gün dostu : İyi günlerde ortaya çıkan
    İzi belirsiz olmak : İz bırakmadan kaybolmak
    -K-
    Kabak tadıvermek : Devamlı,ısrarlı bıktırmak
    Kabasını almak : Bir yerin temizliğini üstünkörü yapmak
    Kaçın kurrası : Birinin hiçbir oyuna gelmeyecek kadar açık göz, akıllı olduğunu anlatmak için kullanılır.
    Kağıt üzerinde kalması : Bir anlaşmanın resmiyette kalması,tatbik edilmemesi
    Kaleyi içinden fethetmek : Meseleyi karşı taraftan birinin yardımıyla halletmek
    Kalp ağrısı : Aşk acısı
    Kamburu çıkmak : Çok çalışmış olmak
    Kan akıtmak : Kurban kesmek
    Kan çanağı gibi : Çok kızarmış
    Kan ter içinde kalmak : Çok yorulmak
    Kapağı atmak : Gitmek,yerleşmek
    Kapısını aşındırmak : Çok gidip gelmek
    Kara gün dostu : İnsana sıkıntılı günlerinde yardım eden gerçek dost
    Kaşının altında gözün var dememek : Yaptığını beğenmemek,takdir etmemek
    Kedi ile harara girmek : Geçimsiz biriyle ortaklık etmek
    Kendine yontmak : Karşısındakileri düşünmeden kendi çıkarına göre davranmak
    Kıç atmak : Pek istemek
    Kınalar yakmak : Çok sevinmek
    Kimi kimsesi : Yakınları
    Kimseye eyvallah etmemek : Kimseye minnettar kalmamak
    Kimya gibi : Az bulunur
    Kont gibi : Yakışıklı ve şık giyinmiş
    Korkuluk : Gereksiz ve yararsız kimse
    Körün istediği bir göz,Allah verdi iki göz : Hayal ettiğinden daha fazlasına kavuşan kişiler için kullanılır.
    Kör şeytanın işi yok : Hep aksilikle karşılaşan kişiler tarafından sitem yollu olarak kullanılır.
    Kurdu koyunla barıştırmak : Kötü biriyle saf birini uzlaştırmak
    Külçe gibi oturmak : Yorgunlukla çökmek
    Kül yutmak : Kandırılmak,oyuna gelmek
    -L-
    Laçka olmak : Eskimek,işe yaramaz halde olmak
    Laf altında kalmamak : Karşısındakinin sözünün altında kalmamak
    Laf ebesi : Çok konuşan kimseler için kullanılır.
    Lakke yapmak : Başkasının hakkını çalmak
    Lala paşa eğlendirmek : Nazik kişileri eğlendirmeye çalışmak
    Lamı cimi yok : Bir konu üzerinde itiraz kabul etmediğini bildirmek için kullanılır.
    Leb demeden leblebiyi anlamak : Anlayışlı,zeki olmak
    Leke sıçratmak : Bulandırmak
    Leşini çıkarmak : Kıyasıya dövmek
    Leyleği havada görmek : Çok dolaşanlara söylenir
    Limoni tabiatlı : Mızmız
    Lodosa tutulmuş gibi bocalamak : Ne yapacağını kestirememek
    Lokman hekimin ye dediği : Güzel,tatlı şey
    Lop yumurta : Kaynamış yumurta
    Lügat paralamak : Anlamını bilmediği halde,bilgiç konuşmak
    Lülüye gelmek : Aldanmak
    Lüpe konmak : Değerli bir şeyi emek harcamadan ele geçirmek
    -M-
    Maça beyi gibi kurulmak : Saygısızca,kasılarak oturmak
    Madrabaz : Çıkarını hileli yollardan sağlayan kimse
    Mahalle çocuğu : Eğitimsiz çocuk
    Makaraya takmak : Alaya almak
    Marsık : Çok esmer kimse
    Merak getirmek : Kara sevdaya tutulmak
    Meryem Ana kandili gibi : Soluk (belirsiz) anlamında
    Meşe odunu : Kaba,anlayışsız adam
    Meydan vermek : Fırsat vermek
    Mısır'daki sağır sultan bile duydu : Duymayan kalmadı anlamında
    Mızrağı çuvala sığdıramamak : Gerçeğin asla saklanamayacağı anlamında kullanılır.
    Mis gibi burnunda tütmek : Çok özlemek
    Miskinler teknesi : Tembellerin toplandığı yer
    Mürai : Art düşünceli kimse
    Mürekkebi kurumamak : Daha pek yeni olmak
    Mürekkep yalamış : Okuyup,yazmış kimse
    Mürüvvetini görmek : İyi ve mutlu günlerini görmek
    Müslüman adam : 1-Dindar kişi,2-Doğruluktan ayrılmayan kimse
    -N-
    Nabzını yoklamak : Karşısındakinin ne düşündüğünü anlamaya çalışmak
    Nalına mıhına vurmak : Ne yapacağını kestirememek
    Namı nişanı kalmamak : Yok olmak,unutulmak
    Nanpareye muhtaç olmak : Pek yoksul olmak
    Nargile suyu : Tatsız içecek
    Nazı geçmek : İsteği geri çevrilmeyen kimse
    Ne ala memleket : Uygunsuz yapılan işleri kınamak için söylenir
    Neci oluyor : Ne karışıyor anlamında
    Nefsine yedirememek : Bir şeyi hazmedememek,kabul etmemek
    Nevri dönmek : Çok sinirlenip,bunun yüzünden belli olması
    Ne yüzle : Ne cesaretle anlamında
    Nispet vermek : Onu üzecek şekilde gösteriş yapmak
    Nobran : Kaba,sert,kırıcı(kimse)
    Noktası noktasına : Tastamam
    Nuh gemisi : Her çeşit insanın toplandığı yer
    Nuh nebiden kalma : Çok eskiden kalma
    Nur topu gibi : Güzel,şişman,beyaz (çocuk)
    Nur yüzlü : Temiz yüzlü kimse
    Nutku tutulmak : Üzüntüden,korkudan konuşamamak
    -O-
    O bir düşeş : O talih sonucu ele geçirilmiştir anlamında
    O gün bugün : O gündenberi
    Oh demek : Rahat etmek
    Ok gibi ciğerine işledi : Yapılan bir hareketin çok üzmesi
    Ok yaydan çıktı : Vazgeçemeyeceği bir işi yapmak
    Olmuş armut gibi eline geçmek : Kolaylıkla,yorulmadan elde etmek
    Onun ipiyle kuyuya inilmez : Güven olmaz anlamında
    Oralı olmamak : Önemsememek
    O saat : O anda
    O tarakta bezi olmamak : İlişkisi olmamak
    Oynak : Hafif meş kadın
    Oyun etmek : Hile yapmak,aldatmak
    Oyunun sakalı bitmek : Bitmiş olayları anlatan bu deyim,genellikle Karagöz oyunlarının sonunda kullanılır.
    -Ö-
    Öbür dünyayı boylamak : Ölmek
    Öfke topuğa çıkmak : Çok öfkelenmek
    Öksüz babası : Öksüz ve yoksulları koruyan adam
    Öküz boyunduruğa bakar gibi bakmak : İstemeden,mecburen bakmak
    Ölçüsünü bildirmek : Haddini bildirmek,cezasını vermek
    Ömür adam : Hoşsohbet adam
    Önünü almak : Durdurmak
    Öp babanın elini : Sürpriz bir durum karşısında yaşanan şaşkınlığı anlatmak için kullanılır
    Örümcek kafalı : Eski kafalı,yeniliklere uyum gösteremeyen
    Ötmek : Durmadan anlamlı,anlamsız konuşmak
    Öve öve göklere çıkarmak : Çok övmek
    Öyle başa böyle traş : Alakasız durumları belirtir.
    Özü sözü bir : Verdiği sözleri tutan dürüst kimse
    -P-
    Pabucuna kum dolmak : Engelle karşılaşmak
    Paçaları sıvamak : Hazırlanmak
    Paha biçmek : Değerini ölçmek
    Pancar kesilmek : Mahcup olup kızarmak
    Paparayı yemek : Paylanmak,azar işitmek
    Paraya para dememek : Kazancı bol olmak
    Para peşin kırmızı meşin : Alışverişin peşin olduğunu anlatır
    Patentasının altına almak : Egemenliği altına almak
    Pestil gibi olmak : Çok yorgun ve halsiz olmak
    Peşkeş çekmek : Bir iş yaptırmak için,kendine ait veya başkasına ait bir şeyi hediye etmek
    Pılı pırtı : Eski püskü,değersiz eşya
    **** etmek : Bozmak,işe yaramaz hale getirmek
    Pişmiş aşa soğuk su katmak : Yapılmakta olan bir işi bozmak
    Piyasaya düşmek : 1-Çok bulunur olmak,2-Orta malı olmak
    Postal : Düşkün kadın
    Put kesilmek : Sessiz ve hareketsiz kalakalmak
    Püsküllü bela : Kişinin başını derde sokan kişi veya durum
    -R-
    Rabbime emanet : Herhangi bir şeyin,kimsenin korumasını tanrıya bırakmak
    Rafta kurabiye var ama size göre değil : İşinize yaramaz anlamında
    Rahat yüzüne hasret kaldı : Huzursuz olmak,rahat edememek
    Ramazan keyfi : Oruç tutanlardaki sinirlilik hali
    Rengi atmak : Çok heyecanlanıp solmak,sararmak
    Rengi olmamak : Silik olmak
    Renk senfonisi : Birbiriyle uyuşan renkler bütünü
    Rest çekmek : Kesinlikle kabul etmemek
    Rızkını taştan çıkarmak : En zor şartlarda bile geçimini sağlamak
    Rufailer karışır : İşin karmaşıklığını anlatır
    Ruhu bile duymaz : Yapılan bir işten hiç haberi olmaz anlamında
    Ruhuna hitap etmek : Herhangi bir şeyden çok etkilenmek
    Rüya gibi : Gelip geçici şeyleri anlatmak için kullanılır
    Rüyasında görse hayra yormaz : Olacağına ihtimal vermemek
    Rüzgar ekip fırtına biçmek : Yapılan kötülüğe karşı daha büyük kötülüğe uğramak
    Rüzgar gelecek delikleri tıkamak : Her türlü tedbiri almak
    -S-
    Saat gibi : Düzgün çalışan
    Saat on bir buçuğu çalmak : Yaşı çok ilerlemek
    Sacayak olmak : Üç kişi bir araya gelip çok samimi olmak
    Saçı uzun,aklı kısa : Düşüncesiz,aptal
    Sağlam ayakkabı değil : Güven duyulacak kimse değil, doğruluğu konusunda şüphe duyulur
    Sakala soğan doğramak : 1-Aldatmak,2-hakaret etmek
    Saman gibi : Tatsız,tutsuz
    Sapı silik : Serseri
    Sarı Yahudi : Paraya düşkün kişi
    Sazına bülbül koymak : Çok güzel çalmak
    Sefalar getirdiniz : Eskiden çok kullanılan,hoş geldiniz sözü
    Sel önünden kütük kapmak : Zor bir iş başarmak
    Sen sağ ben selamet : Yapacak bir şey kalmamak
    Sıtma görmemiş ses : Gür ve kalın sesli
    Sidik yarışı : Gerekli gereksiz rekabete girmek
    Söyleye söyleye dilimde tüy bitti : Çok öğüt verdiği halde sözü dinlenilmeyen insanların içinde bulunduğu durumu anlatır.
    Sütüne havale etmek : Karakterine,insanlık duygusuna bırakmak
    -Ş-
    Şafak atmak : Korkmak,şaşırmak
    Şahbaz : Becerikli ve çevik
    Şapa oturmak : Ç****iz kalmak
    Şaşkın bakkal : Hesabını şaşıran kimse
    Şerbetli : Kötü işler yapmayı huy edinmiş kimse
    Şeşi beş görmek : İyi görmemek,yanılmak
    Şeytan çekici : Sevimli ve akıllı çocuk
    Şeytan diyor ki : İçinden zararlı bir şeyler yap diyen ses
    Şifayı kapmak : Hastalanmak
    Şimşek gibi : Büyük bir hızla
    Şirret karı : Geçimsiz,huysuz,yaygaracı kadın
    Şom ağızlı : Kötümser,olayları devamlı kötüye yoran kimse
    Şöhreti afakı tutmak : Herkes tarafından bilinir hale gelmek
    Şöyle bir bakmak : 1-Üstünkörü,2-İnceler gibi manalı bakmak
    Şunu bunu bilmem : Mazeret kabul etmem,özür dinlemem
    -T-
    Taban çekmek : Gitmek
    Tabanvayla gitmek : Yürümek
    Tadını kaçırmak : Zevkini bozmak
    Takıp takıştırmak : Çok süslenmek
    Talihi yar olmak : Şansı yardım etmek
    Tantuna gitmek : 1-Öldürülmek,2-Belaya uğramak
    Tasamın on beşi : Umrumda değil anlamında
    Taş yağar,kıyamet kopar : Felaketli,korkunç zaman
    Taş yürekli : Acıması olmayan kimse
    Tavşan boku : Ne faydası,ne de zararı olan kimse
    Tebeşire peynir bakışlı : İyi göremeyen,şaşı
    Tencere yuvarlanmış,kapağını bulmuş : Birbirine uygun,eşit şeyleri anlatmak için kullanılır.
    Tiği teber şahı levent : Her şeyini tüketmiş kimseleri anlatmak için söylenir.
    Tosunum : Gürbüz kimseler için kullanılır
    Tut kelin perçeminden : Boşuna uğraşma,onda yok anlamında�
    Tüy dikmek : Kötü bir durumu daha çok kötüleştirecek harekette bulunmak
    -U-
    Ucu dokunmak : Herhangi bir işten zarar görmek
    Uç vermek : Görünmek,yetişmek,belirmek
    Ufağını tefeğini toplamak : Kendine ait ne varsa toplamak
    Ufuk açılmak : Yeni imkanlar belirmek
    Ulan : Nefret,öfke ifade eden bir hitap şekli
    Ulu orta konuşmak : Düşünmeden söylemek,rastgele söylemek
    Ununu elemiş eleğini duvara asmış : Yapacağını yapmış
    Utandınsa yüzüne kalbur tut : Utanmanın gereksizliğini anlatır
    Uyku ölümün kardeşidir : Uyuyan kimsenin dünya ile ilgisi kesilir. Olup bitenden haberi olmaz.
    Uzağı görmek : Bir işin sonucunu,nasıl gelişeceğini önceden tahmin edebilmek.Tedbirli hareket etmek.
    Uzun boylu : Ayrıntıları hesap ederek,etraflıca düşünmek.
    Uzun uzadıya : Çok ayrıntılı olarak
    Uzun yaşın ahiri ölüm : Ne kadar uzun yaşanırsa yaşansın,bütün canlılar bir gün mutlak öleceklerdir
    -Ü-
    Ücüğünden cücüğüne : Bütün yönleriyle
    Üç aşağı,beş yukarı : Belirlenmiş bir sayıdan biraz fazla veya biraz az olarak
    Üçe beşe bakmamak : Çok fazla pazarlık etmeden alışveriş yapmak
    Ümidi boşa çıkmamak : Beklediğini,umduğunu bulmak
    Üsküdar dolmuşu gibi birbirinin üzerine : Çok kalabalık yer
    Üst perdeden başlamak : Ağzını bozmak
    Üstünde durmak : Israr etmek
    Üstüne almak : Ödev olarak kabul etmek,bilmek
    Üstüne basmak : Konuya değinmek
    Üstüne varmak : Öfkelendirecek söz veya harekette ısrar etmek
    Üstüne vurmak : Eklemek
    Üstünüze iyilik sağlık : Hastalıkla ilgili konuşurken söylenir
    Üvey evlat muamelesi görmek : Ayrı ve hor görülmek
    Üzerine tuz biber ekmek : Bir kimsenin acısını fazlalaştıracak, derdini derinleştirecek davranışlarda bulunmak
    Üzerinize afiyet : Ben hastayım.Sizi etkilememesini dilerim.
    Üzüm üzüm üzülmek : Çok üzülmek
    Üzüm yemek değil,bekçi dövmek : Önemli işler dururken vakit öldüren kişiler için kullanılır.
    -V-
    Vadesi gelmek : Ömrünün sonuna gelmek
    Vakit geçirmek : Gereksiz işlerle uğraşmak
    Vakit nakittir : Zaman en değerli varlığımızdır
    Vara yoğa karışmak : Her şeye karışmak
    Vardığın yer körse,sen de gözünü kapa : İnsanlar,çevresindekiler ile iyi ilişkiler kurmak isterlerse onlara uymak zorundadırlar
    Var kuvveti pazuya vermek : Kolunun kuvvetine güvenmek.
    Vebali boynuna : Günahı ona ait anlamında
    Veledizina : Babası belli olmayan
    Verilmiş sadakası olmak : Bir belayı,kazayı zarar görmeden atlatmak
    Vık dedirtmemek : Ses bile çıkarttırmamak
    Vız gelip tırıs gitmek : Hiç aldırmamak
    Vız gelmek : Önemsiz görünmek,aldırış etmemek
    Vidin kalesi gibi metin olmak : Dayanıklı ve sabırlı olmak
    Voli vurmak : Vurgun vurmak
    Voyvoda kesilmek : Zalim olmak.
    Vur abalıya : Sessiz ve sakin kimselere yapılan zulüm ve haksızlığı belirtmek için kullanılır.
    Vur patlasın çal oynasın : Büyük eğlenceler için söylenir.
    Vurucu güç : Çok etkili silahlarla donatıldığı için savaş gücü yüksek askeri birlik
    Vuslat kıyamete kalmak : Kavuşma ümidi olmamak
    Vücuda getirmek : Var etmek
    Vücudunu ortadan kaldırmak : Öldürmek
    -Y-
    Yabana atmak : Dikkate almamak
    Yabana söylemek : Saçma ve yersiz konuşmak
    Ya bu deveyi gütmeli,ya bu diyardan gitmeli : Mecburi durumlarda bir işin mutlaka yapılması gerektiğini belirtmek için söylenir.
    Ya devlet başa,ya kuzgun leşe : Büyük bir zafer için her tehlikenin, hatta ölümün bile göze alındığını belirtir.
    Yağmur olsa kimsenin tarlasına yağmaz : Kimseye faydası ve yardımı yoktur anlamında.
    Ya herro,ya merro : Seçim yapılması gereken durumlarda söylenir.
    Yahudi pazarlığı : Kıyasıya yapılan pazarlık
    Yakadan geçirmek : Evlat edinmek
    Yaka paça : Hırpalayarak
    Yalancı pehlivan : Sözde kahraman
    Yalova kaymakamı : Değersiz olduğu halde çalım satan kişilere söylenir.
    Yangın var diye bağırmak : Bir şeyden çok bıkmak,bezmek
    Yaptığını bilmemek : Aklı başında olmamak
    Yediği naneyi kokutmak : Uygunsuzluğunu ortaya koymak
    Yel kayadan ne alır : İmkansız bir durumu belirtmek için kullanılır.
    Yıldırım gibi : Büyük bir hızla.
    Yıldızı parlamak : Şans yüzüne gülmek
    Yiyip bitirmek : 1-Onmaz hale getirmek, 2-Devamlı eziyet etmek
    Yobaz : Kaba,sofu.
    Yolu düşmek : Bir rastlantı sonucu gelmek.
    Yosma : Güzel ve süslü kadın
    Yuf ervahına : Lanet olsun anlamındaki bir karşı çıkma sözü.
    Yüreği geniş olmak : Gamsız olmak,her şeyi kaldırabilmek
    Yürekte var,elde yok : Yetenekli olup,imkansızlıklar yüzünden bunu geliştiremeyen insanlar için söylenir.
    Yüz yüze gelmek : Karşılaşmak
    -Z-
    Zahmet çekmek : Eziyet ve yorgunluğa düşmek
    Zahmet etmek : Yorulmak.
    Zartalos : Yellenmek
    Zebunu olmak : Birine çok düşkün olmak
    Zehir etmek : Tadını kaçırmak
    Zehir zemberek : Çok acı
    Zembereği boşanmak : Uzun uzun gülmek
    Zerre kadar : Yok denecek kadar
    Zevahiri kurtarmak : Bir işi yarım yamalak yapıp eleştiri almamak
    Zeval bulmak : Yok olmak.
    Zıvanadan çıkmak : Çok öfkelenmek
    Zihne dank etmek : Uzun zamandır anlaşılamayan bir şeyi,herhangi bir olayın araya girmesiyle birdenbire anlamak
    Zil gibi : Parasız ve aç
    Zilleri takıp oynamak : Çok sevinmek
    Zilsiz oynamak : Çok sevinmek
    Zokayı yutmak : Aldatılmak
    Zurnacının karşısında limon yemek : Uygunsuz bir davranışta bulunarak,çalışamaz hale getirmek
    Zurnayı biz çaldık,parsayı o topladı : Haksızlık edip hazıra konanlar için söylenir.
    Züğürt tesellisi : Boş,yersiz avutma
    Zümrüt gibi : Yemyeşil.
     
  2. ChUcKy's LoVe

    ChUcKy's LoVe Misafir

Benzer Konular
Yüklüyor...
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş