Dil, Dilin Yapısı ve Görevleri

Konusu 'Sağlık' forumundadır ve balamnaz tarafından 4 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. balamnaz

    balamnaz şşşşşşştttt:)

    • Bölüm Sorumlusu
    Mesajlar:
    49.958
    Medya:
    3
    Aldığı Beğeni:
    622
    Ödül Puanları:
    113
    Dil

    [​IMG]
    Dil (lingua, tongue), Ağız içinde bulunan ve 5 duyudan "tad alma" yı gerçekleştiren kaslardan yapılmış organdır. Ayrıca yiyecekleri çiğneme ve yutma işlemine yardım eder, insanlarda konuşmayı da sağlar.En çabuk kendini yenileyebilen organ olarak da tanınır.

    Anatomisi

    Corpus lingua: Dilin ucuyla kökü arasında kalan dil gövdesi.
    Radix lingua: Dil kökü. Gırtlak kapağının önünde yer alan ve tonsilla linualis'i (folliculi linguales) taşıyan dil tabanı.
    Dorsum lingua: Dil papillerini (papillae linguales) taşıyan dil sırtı.
    Margo lingua: Dilin dişlere değen yan kenarları.
    Apex lingua: Dil ucu.
    Tunica mucosa lingualis: Dil mukozası

    Dil papillaları

    Dile pürüzlü bir görünüm veren,dilin üst yüzeyinde ve yanlarinda yer alan minik çıkıntılara verilen isimdir. İçlerinde tat tomurcukları bulundurular. Bu tomurcuklar içerisinde ise tat hücreleri vardır.
    1. - Papillae filiformes: İpliksi papiller. Daha uzunca ve kalın olanına papillae conicae denir.
    2. - Papillae fungiformes: Mantar şeklindeki papil türü.
    3. - Papillae vallatae: Kısa ve dahe geniş fungiform (mantar şekilli) papilla
    4. - Papillae lentiformes
    5. - Papillae foliatae: Dilin arka yan kenarında bulunan, tat tomurcuklarını içeren paralel yerleşimli çok sayıda yapraksı mukoza kıvrımı.

    • Tat tomurcuklar içerenler:
      • 1- Dilin ön bölümlerinde bulunan mantarsı papillalar(Özellikle süt içtikten sonra daha da görünür hale gelirler)
      • 2-Digerlerine göre daha büyük ve daha az sayida olanlar çanaksı papillala: Dilin arkasinda ters bir V harfi biçiminde dizilmişlerdir.
      • 3-Yapraksı papillalar: Dilin arka yanlarindadir. Mantarsi, çanaksi ve yapraksi papillalar

    • Tat tomurcugu içermeyenler:
      • 1-Sayica en çok olan ipliksi papillalar(Papillae filiformes): Neredeyse dilin tüm yüzeyini kaplarlar ve dokunma duyusuyla ilgili olarak görev yaparlar.
    Tonsilla lingualis

    Düzensiz olarak dil tabanı üzerine yayılmış olan lenf dokusu.
    Folliculi linguales: Dil kümeleri. Dil mukozasının altındaki tonsillaların meydana getirdiği tepemsi çıkıntılar. Ortalarında birer oyuk/kanal bulunur.

    Dil Kasları (Musculi linguale)

    XII. Kafa çifti olan N.hypoglossus tarafından innerve edilen sekiz adet dil kası. İntrinsik kaslar dilin içinde yeralır. ekstrinsik kaslar ise, dil kemiği (os hyoideum) dan başlayıp dilde sona ererler ve yine dilin hareketlerinden sorumludurlar.

    Ekstrinsik (Dil dışında bulunan) Dil Kasları

    1 M. genioglossus 2 M. hyoglossus 3 M.chondroglossus 4 M. styloglossus
    İntrinsik (Dilin gövdesi içinde bulunan) Dil Kasları

    1 M.longitidinalis superior 2 M.longitidinalis inferior 3 M. transversus linguale 4 M.transversus enfilyoslam
    Fonksiyonları

    1. - Fonasyon. Konuşma seslerinin diğer fonasyon organlarıyla birlikte oluştutmaya yardımcı olur.
    2. - Tad alma: İnsan dilinin yer yeri farklı tadları hisseder. Dil ucu "tatlı" , ucun hemen arkası "tuzlu", dilin yanları "ekşi" ve arkası "acı" tadlarını hisseden algılayıcılar barındırır.
    3. -Besinleri ağızda çevirerek çiğnemeye yardımcu olur.
    4. -Besinleri yutulmak üzere boğaza gönderir.


     
  2. balamnaz

    balamnaz şşşşşşştttt:)

    • Bölüm Sorumlusu
    Mesajlar:
    49.958
    Medya:
    3
    Aldığı Beğeni:
    622
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Dil, Dilin Yapısı ve Görevleri

    Dil hakkında ansiklopedik bilgi

    Dil, insanlar arasında iletişimi sağlayan sesli ya da yazılı simgeler sistemi. Dil simgelerine "gösterge" adı verilir. Bu göstergeler, saymaca bir nitelik taşır; anlamlan doğal bir bağlantıdan kaynaklanmayıp toplumsal bir anlaşmadan, bireyler arasında üstü kapalı bir uzlaşmadan doğar. Bu tanıma göre dil, yalnızca insan toplumlarında bulunan bir yetenektir. Hayvan türleri de sesler ve beden hareketlerinin yardımıyla birbirleriyle iletişim kurar, hatta birçokları bir noktaya kadar insan dilini anlamayı da öğrenebilir. Ama insanın dışında hiçbir tür, çıkardığı sesleri, insan dilinde olduğu gibi açık ve iç tutarlılığı olan, saymaca bir sistem durumuna getirememiştir.
    Tanımı

    Dilin birçok tanımı yapılmıştır. Dil, bir yaklaşıma göre, düşüncelerin, sözcük haline getirilmiş sesler aracılığıyla anlatılmasıdır. Ama bu tanım düşünce öğesine fazla ağırlık vermektedir. Dil, düşünce dışında kalan, bilinçsiz varlık alanlarını, duyguları, düşleri de kapsar.

    Kesin bir tanımdan önce, dilin bazı özelliklerinin belirtilmesi gerekir.

    Dil'in özellikleri

    1. Fizyolojik ve zihinsel özürleri olmayan bütün insanlar, çocukluklarında, gırtlak ve ağızlarında bazı organların hareketlerinden doğan sesleri bir sesli iletişim sistemi haline getirmeyi ve öbür insanlarla iletişimlerinde bu sistemden hem işitici, hem de konuşucu olarak yararlanmayı öğrenirler.

    2. Farklı sesli iletişim sistemleri yeryüzündeki farklı dilleri oluşturur. Farklı bir dilin ortaya çıkması için gerekli farklılık derecesini çok kesinlikle saptamak olanaklı değildir. Ama bu, örneğin iki Almanın farklı diller konuşması anlamına da gelmez. Eğer bir insan bir başka insanın dilini özel bir öğrenim görmeksizin anlayamıyorsa, bu iki insan farklı diller konuşuyorlardır. Buna karşılık, belirli bir dil içinde anlaşmayı güçleştiren, ama kesin olarak engellemeyen farklılıklara lehçe farklılığı denir.

    3. Çoğunlukla insanlar önce bir tek dil öğrenirler. Çocuğun ailesinin ya da doğup büyüdüğü ortamdaki insanların konuştuğu bu dile anadili adı verilir. Bir çocuğun iki dili birden öğrenerek büyüdüğü durumlar enderdir.

    4. Bu özellikleriyle dil, insana özgü bir yetenektir. Öteki türlerin de seslerle ya da başka araçlarla birbirleriyle iletişim kurabildikleri ilinmektedir, ama insan dilinin en önemli özellikleri olan çift eklemliliğe, tutumluluğa, sınırsız üretkenliğe ve yaratıcılığa hiçbir hayvan türünün iletişiminde rastlanmaz. İnsanların konuşma konuları sınırsızdır. Dilin kapsayamayacağı hiçbir alan yoktur.



    Oysa Fizyoloji Alm. Physiology (f), Fr. Physiologie (f), İng. Physiology. Canlının hayati fonksiyonlarını ve sistemlerinin işleyişini inceleyen bilim. Fizyoloji; canlılığın, yaşamanın mekanizmalarını, en ince ayrıntılarıyla insan vücudunda veya canlılarda vuku bulan hadiselerin esasına inerek araştırır. Bu sebeple bakteri fizyolojisi, hücre fizyolojisi, insan fizyolojisi ve daha birçok fizyoloji dalları vardır.


    İnsan fizyolojisi, insan vücudunda yer alan
    hayvanların iletişim konuları, üreme ve sağ kalma gibi en temel gereksinimlerle sınırlıdır. Papağan gibi insanların yanında uzun süre bulunan kuşların çıkardığı, sözcüklere benzeyen seslerin de iletişim amacı taşımadığı bilinmektedir. Bu tür sesler, canlılardaki öykünme dürtüsününürünüdür.


    Dilin önemi ve gücü ilk çağlardan beri vurgulanmıştır. Adlandırma, nesnelere ad yerme, dilin yalnızca bir yönü olsa da, ilk insanlar için büyüleyici bir değer taşımıştır. Birçok kültürde adlandırma yeteneği, nesneler üzerinde denetim kurmanın, onlara sahip olmanın en kesin yolu olarak görülmüştür. İlkel kültürlerde insanların adlarını yabancılara açıklamaktan kaçınmaları da buna bağlanabilir.

    Geçmişte, dilin tanrısal bir kökeni olduğuna inanılırdı. Eski Sami inançlarını yansıtan
    Hayvanlar genellikle yer değiştirerek hareket eden, organik maddelerle beslenen, içgüdüleriyle hareket eden akıldan yoksun canlılar. Bugün bir milyona yakın hayvan türü bilinmektedir. Amip gibi gözle görülemeyecek kadar küçüklerinin yanısıra fil ve balina gibi dev yapılı olanları da mevcuttur. Çevremizde hergün kaşılaştığımız kedi, köpek, at ve kuşlar, hep omurgalı canlılardır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

    Eski Ahit'te,
    Tanrı'nın yardımıyla adlandırdığı anlatılır. Hindu dinine göre de dili, tanrı İndra yaratmıştır. İskandinav mikolojisinde rünik alfabeyi yaratan tanrı Odin'dir. Gene Eski Ahit'in Tekvin bölümünde, başlangıçta bütün dünyanın "dilinin bir, sözünün bir" olduğu belirtilir. Ama insanlar gökyüzüne ulaşacak bir kule (Metafiziksel düşüncede vahiy otorite ya da inanç temeli üzerinde varolduğu kabul edilen, varlık ve değerin kaynağı olan mutlak, zorunlu, yüce varlık. Doğanın bir parçası olmayan, ama doğanın yaratıcısı ya da nedeni olan, zaman ve mekan kavramlarının kendisine uygulanamayacağı, varlığa gelmiş olduğu düşünülemeyen, doğadan çok daha kudretli ve mutlak iyi olan doğaüstü, ezeli-ebedi ve sonsuz varlık.

    Babil Kulesi) yapmaya kalkışınca, Tanrı onların dillerini böler ve böylece birbirlerini anlamalarını önleyen birçok dil ortaya çıkar. Arap inançlarında da yazıyı ve dili Adem'e veren Tanrı'dır.

    18. yüzyılda, özellikle Alman romantizm felsefesinde "kökenler" kavramının önem kazanmasıyla dilin doğuş ve gelişme koşullan konusu bir kez daha gündeme gelmiştir. Ancak dilin hangi koşullar altında ortaya çıktığı ve ilk dillerin neye benzediği soruları bugün henüz tam anlamıyla açıklığa kavuşturulamamıştır; çünkü şu ya da bu biçimde dilin doğuşu, Homo sapiens'in ortaya çıkışıyla eşzamanlıdır. Oysa bugün var olan ilk yazılı belgeler en çok 5 bin yıl öncesine gitmektedir.

    İnsanlar dil üzerine düşünmeye başlayınca, dilin düşünceyle ilişkisi de kaçınılmaz olarak gündeme gelir.
    18. yüzyıl olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler

    Aristoteles'e göre "Konuşma, zihnin yaşantılarının temsil edilmesidir". Aristoteles'in bu tanımı, yakın zamanlara değin bütün bir Batı düşünce geleneği üzerinde etkili olmuştur. 17. yüzyılın usçu felsefesi de dil konusunda benzer bir görüş öne sürer. Konuşma, düşüncenin bu amaç için yaratılmış göstergelerle ifade edilmesidir ve düşüncenin farklı yönlerini ifade etmek için de farklı sözcük türleri ortaya çıkmıştır.

    Düşünce öğesine ağırlık tanıyan bu usçu yaklaşımın sakıncası şudur: Düşünce kavramının kapsamını ya fazla geniş tutmakta ve böylece içeriğini de bulanıklaştırmakta ya da fazla daraltarak dilin birçok işlevini dışanda bırakmaktadır. Oysa günlük yaşamda dilin dar anlamıyla düşünceleri açıklamaktan başka işlevleri de vardır.

    Bu yaklaşım, bir başka açıdan, Condillac ve Herder gibi 18. yüzyıl düşünürlerince de eleştirilmiştir. Usçu felsefe, dilin daha önce var olan düşünceleri anlatan bir araç olduğunu savunur. Oysa Herder'e göre dilden önce, dilden bağımsız bir düşünce olamaz. Düşünce de dille birlikte ortaya çıkmıştır. Bu açıdan, farklı dillerin farklı düşünce yapılarına denk düştüğünü söylemek yanlış olmaz. İnsanlar ve kültürler arasındaki farklılık, bir bakıma diller arasındaki farklılıktır.



     
  3. balamnaz

    balamnaz şşşşşşştttt:)

    • Bölüm Sorumlusu
    Mesajlar:
    49.958
    Medya:
    3
    Aldığı Beğeni:
    622
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Dil, Dilin Yapısı ve Görevleri

    Dil

    Boğazın tabanına bağlı olarak hareket edebilen, adaleden oluşmuş organ.

    En önemli görevleri, çiğnemeye yardımcı olmak, besini yutmak, tat almak ve konuşma işlevini sağlamaktır. Tat alma kabarcıkları, dilin her iki yanında bulunur. Bunlara papilla da denir. Dilin üzerinde, ağzın bitiştiği yerde ve gırtlakta da bulunurlar. İnce bir zar, dilin alt yüzeyini, ağzın tabanına bağlar. Frenilum da denen bu bağ bazen çok kısa olur ve peltek konuşmaya yol açar.

    Normal olarak dilin rengi pembemsi beyaz, nemli ve temizdir. Dilin kuru olması, koyu renk alması, üzerinde tüy bulunması, hastalık belirtisi sayılır. Diğer bir şikâyet konusu da dildeki yanma ve acı duygusudur. Kızıl hastalığında, dil şişer, üzerinde küçük kabarcıklar belirir ve parlak, kırmızı bir renk alır. Dil yanması çoğunlukla sindirim sistemindeki bozuklukla ilgilidir.


     
  4. balamnaz

    balamnaz şşşşşşştttt:)

    • Bölüm Sorumlusu
    Mesajlar:
    49.958
    Medya:
    3
    Aldığı Beğeni:
    622
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Dil, Dilin Yapısı ve Görevleri

    [​IMG]

    Dil (lingua, tongue), Ağız içinde bulunan ve 5 duyudan "tad alma" yı gerçekleştiren kaslardan yapılmış organdır. Ayrıca yiyecekleri çiğneme ve yutma işlemine yardım eder, insanlarda konuşmayı da sağlar.En çabuk kendini yenileyebilen organ olarak da tanınır.

    Anatomisi

    Corpus lingua: Dilin ucuyla kökü arasında kalan dil gövdesi.
    Radix lingua: Dil kökü. Gırtlak kapağının önünde yer alan ve tonsilla linualis'i (folliculi linguales) taşıyan dil tabanı.
    Dorsum lingua: Dil papillerini (papillae linguales) taşıyan dil sırtı.
    Margo lingua: Dilin dişlere değen yan kenarları.ve sonra zıbardı
    Apex lingua: Dil ucu.
    Tunica mucosa lingualis:

    Fonksiyonları


    - Fonasyon. Konuşma seslerinin diğer fonasyon organlarıyla birlikte oluştutmaya yardımcı olur.
    - Tad alma: İnsan dilinin yer yeri farklı tadları hisseder. Dil ucu "tatlı" , ucun hemen arkası "tuzlu", dilin yanları "ekşi" ve arkası "acı" tadlarını hisseden algılayıcılar barındırır.
    -Besinleri ağızda çevirerek çiğnemeye yardımcı olur.
    -Besinleri yutulmak üzere boğaza gönderir.


     
  5. mahzun

    mahzun Banlandı

    Mesajlar:
    2.381
    Aldığı Beğeni:
    21
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Dil, Dilin Yapısı ve Görevleri

    Konuya tam muttali olamadık. Yok muydu biraz daha? :D:D:D
     
  6. balamnaz

    balamnaz şşşşşşştttt:)

    • Bölüm Sorumlusu
    Mesajlar:
    49.958
    Medya:
    3
    Aldığı Beğeni:
    622
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Dil, Dilin Yapısı ve Görevleri

    bakayım varsa,kalanlarını da paylaşayım:p:D:D
     
  7. Ezi0

    Ezi0 Well-Known Member

    Mesajlar:
    2.737
    Aldığı Beğeni:
    43
    Ödül Puanları:
    48
    Cevap: Dil, Dilin Yapısı ve Görevleri

    [MENTION=377633]balamnaz[/MENTION] bir özet geçsene :diss:
     
  8. balamnaz

    balamnaz şşşşşşştttt:)

    • Bölüm Sorumlusu
    Mesajlar:
    49.958
    Medya:
    3
    Aldığı Beğeni:
    622
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Dil, Dilin Yapısı ve Görevleri

    :p dil :p dil :p dil :p dil :p dil :diss:
     
  9. Ezi0

    Ezi0 Well-Known Member

    Mesajlar:
    2.737
    Aldığı Beğeni:
    43
    Ödül Puanları:
    48
    Cevap: Dil, Dilin Yapısı ve Görevleri

    İşte bu ya :diss:
     

Sayfayı Paylaş