Düşündürücü fıkralar

Konusu 'Komikler' forumundadır ve Şah-Mat tarafından 13 Haziran 2008 başlatılmıştır.

  1. Şah-Mat

    Şah-Mat ...єѕѕєѕ ...

    Mesajlar:
    2.119
    Aldığı Beğeni:
    135
    Ödül Puanları:
    63
    Küçük bir kız öğretmeni ile
    balinalar hakkında konuşuyordu.

    Öğretmen bir balinanın insanı
    yutmasının fiziksel olarak imkansız
    olduğunu söyledi,
    çünkü balinaların boğazı çok küçüktü.

    Küçük kız Jonah'ı (Yunus peygamber)
    bir balinanın yuttuğunu söyledi,
    sinirlenen öğretmen balinanın insanı
    yutamayacağını tekrarladı, bu imkansızdı.

    Küçük kız şöyle dedi,
    "Cennete gittiğim zaman Jonah'a soracağım"

    Öğretmen "Ya Jonah cehenneme gittiyse?"
    diye yanıtladı.

    Küçük kız " O zaman sen sorarsın"


    ----------------------------------------------------------------------

    Bir anaokulu öğretmeni
    sınıftaki çocuklar resim yaparken, onları seyrediyordu.
    Her çocuğun çalışmasına bakmak için sınıfta dolaşıyordu.

    Gayretli bir şekilde çalışan küçük bir kızın yanında
    gittiğinde, ona ne çizdiğini sordu.
    Kız yanıtladı, "Tanrıyı çiziyorum"
    Öğretmen duraksadı ve sordu,
    "Ama hiç kimse Tanrının neye benzediğini bilmiyor"
    Kız kafasını kaldırmadan yanıtladı,
    "Birazdan öğrenecekler"


    --------------------------------------------------------------------
    Bir gün küçük bir kız oturup
    annesinin mutfakta bulaşıkları yıkamasını seyrediyordu.
    Aniden annesinin saçlarında beyazlar olduğunu fark etti.
    Annesine baktı ve merakla sordu,
    "Neden saçında beyazlar var anne?"

    Annesi yanıtladı,
    "Her yanlış yaptığında, beni kızdırdığında,
    mutsuz ettiğinde, saçlarımdan biri beyazlar"

    Küçük kız bu cevap üzerinde bir süre düşündü ve
    sonra sordu,
    "Anne, oyleyse anneannemin tüm saçları
    nasıl bembeyaz oldu?"
    ---------------------------------------------

    Çocuklar hep birlikte fotoğraf çektirmişlerdi,
    öğretmen her birini bir fotoğraf almaya
    ikna etmeye çalışıyordu.
    " Düşünün, büyüdüğünüz zaman bu fotoğrafa bakıp
    'Bu Jennifer, o avukat,' veya 'bu Michael, o doktor' demek
    ne kadar güzel olur"

    Sınıfın arkasından zayıf bir ses çınlar
    "Ve bu öğretmen, o öldü."

    ------------------------------------------------------------------------


    Çocuklar öğle yemeği için
    Katolik ilkokulunun kafeteryasında sıraya girmişlerdi.
    Masanın başında büyük bir elma yığını vardı,
    Rahibe bir not yazıp elma tepsisinin üzerine asmıştı:

    "Sadece BİR tane alın. Tanrı izliyor"

    Sırada biraz daha ilerleyince, masanın diğer ucunda
    büyük bir çukulatalı çörek yığını vardı.

    Bir çocuk not yazmıştı,
    "İstediğiniz kadar alın. Tanrı elmaları gözlüyor"


    NOT:Çalıntıdır verildiyse özür:D
Benzer Konular
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş