Efendimize yazılmış güzel bir yazı..

Konusu 'İslam ve İnsan' forumundadır ve x_m.e.e tarafından 31 Mart 2007 başlatılmıştır.

  1. x_m.e.e

    x_m.e.e ..ıɯıʎǝsɹǝɥ ɯıpʎɐs ʞoʎ..

    • Yönetici
    Mesajlar:
    48.264
    Aldığı Beğeni:
    808
    Ödül Puanları:
    253
    İş, güç, yalnızlık,güneşzilik ve günsüzlük...
    Yeni yazının başlığı böylemi olsa acaba.
    Yada yazı yazamasam.
    Köşe yazarlarının, entelektüellerin, düşünürlerin, gazetecilerin dönüp
    dolaştıkları yerleri bugün aklımdan geçirmesem diyorum.
    Bugün akımların etkisi altında kalmayıp, irademin ve bedenimin secde ettiği
    Allah’ın Habibi için toplasam kalemlerimi ve birleştirsem.
    Bütün akılların birleşip onun kullandığı bir bağların derinliğine
    erişemeyeceklerini bilerek bütün kalemlerimi toplasam ve çok bilmişliğimi,
    artristik kelimelerimi, felsefik tartışmaların ateşlediği nefsimi, dağ kılmak
    yerine dağlasam bugün...

    Peygambere bir mektup yazsam...
    Ellerim hiç bu kadar titrememişti efendim.
    Kütüphanedeki hiçbir kitabı tanımıyorum seni düşününce, kitaplarıma kaldığım
    yerden devam edemiyorum.
    Fikri tartışmalarda savunacağım düşünceleri bile savunamıyorum.
    Sonu izmle biten düşüncelerin yozluğunu umursamıyorum.
    Kesip biçenlere, atıp tutanlara, entelektüel dergahın içinde, tanrı kabul
    ettikleri bilimin savrukluğuna aldırmıyorum.
    Sen olsaydın diyorum, tartşılmazdı kavramlar, uzlaşırdık her konuda...
    Demogoji yaparak kutsanan beyinlerce, iteklenen herşey biterdi.
    İlmini alır haddimizi bilirdik.
    Azıcık susardık, sen olsaydın burnumuzun dikine gitmezdik.
    Aklımıza esen havayla, ağzımıza geleni söylemezdik. Sen olsaydın, kendimizin bir
    karşılığı olurdu.
    Sen olsaydın bildiğimizi bilirdik.
    En çok satan kitapları okuyarak, kendimizi bir bilen ilan etmezdik.
    Kelimeleri israf etmezdik, matematiği kutsamazdık.
    Dar düşünüp çıkar yol bulamamaktan yakınmazdık.
    Her el sıkıştığımız düşünce karşısında, benliğimizin sömürülmesine izin
    vermezdik.
    Dilimizi başkalarının diline çevirmezdik.
    Sen olsaydın şiir yazılmazdı ve köşe yazılarının kapanırdı köşeleri.
    Fizik yasalarını mutlak aklın yarasaları haline dönüştürenlerin,kesilirdi
    dönüşümleri.
    Sırf konuşmak olsun diye, harf sırasına göre boşluğa düşmezdik.
    Sen değdiğinde bize biz sana değen olurduk ve sana erişirdik, sen bizleri
    ertelemezdin,
    sana danışan ümmetini geri çevirmezdin.
    Açıklardın, anlatırdın, aklımıza su serper bizleri endişe tuzağına düşüren
    düşünce sahiplerine kendini siper ederdin.
    Sen olsaydın Uhudu, Bediri, Hudeybiyeyi yaşardık.
    Ve bütün bunlar karşısında, kimse bize hikaye anlatmazdı.
    Akılcıların, çoğulcuların, liberallerin, demokratların, milliyetçilerin,
    sosyalistlerin kelimeleri silinirdi kendi akıllarından.
    Yabancı düşünürlerin, epikilüstlerin, stoisyenlerin, hedonistlerin
    söyledikleriyle fikir hamallığı yapmazdık, sen olsaydın sana yaslanırdı
    akıllarımız ve seni bilirdik sadece.
    Sen olsaydın bozguna uğramakla yenilmek arasındaki çizgiyi hatırlar ve
    yenilgiyle sonlanan fikri mücadelemizi bile hayra yorar bize Uhudu
    hatırlatırdın.
    Şimdi ellerim titriyor efendim o çok bildiğim sandığım bütün bilimler kırışıyor
    senin bir zerre ilmin karşısında.
    Şimdi aklın sarsılıyor efendim, düşüncelerim susmakta, sana ve senin kullandığın
    küçük bir virgülü bile fikrinin bağrına basıyor ve bastıkça parçalanıyor, dahada
    küçük parçalara ayrılıyor dünyanın atomları.
    Şimdi sadece sen olsaydın, ve bizde sadece sussaydık. Konu sıkıntısı çeken dar
    beyinlerin sana koştuğunu görseydik, bilimlerini ilminle kıyaslayanların susup
    seni dinlediklerini görebilseydik.
    Ve seni bize gönderen Allah a seninle şükretseydik,.
    Şimdi sen olsaydın, dili tutulurdu dünyanın, eli ayağı birbirine dolaşırdı
    denklemlerin, parabollerin...
    Şimdi sen olsaydın sadece sen olurdu kainat...

    Fani dünyamıza şeref verdin, onu anlamlandırdın, doğrusu sana doyamadık efendim.
    Seni sevdik ve her zaman özlemini büyüttük yüreğimizde, seni sevmeyi ve
    özlemeyide ibadet bildik, seni hiçbir zaman unutmayacağız.
    Efendim taptaze bir haberdir gelişin, iyiki geldin, hoş geldin.
    Kutlu doğumunun yıldönümünde seni rahmetle , minnetle anıyoruz.

    (S.A.V)
  2. güvercin

    güvercin Active Member

    Mesajlar:
    235
    Aldığı Beğeni:
    26
    Ödül Puanları:
    28
    Allah razı olsun arkadaşım..

    Çok güzel bir mektup...Rabbim bizleri Habinin, iki cihan serveri peygemberimiz Hz.Muhammed Mustafa (s.a)nın yolundan ayırmasın..(Amin)....:ex195:
  3. kalyon34

    kalyon34 Editör

    Mesajlar:
    6.670
    Aldığı Beğeni:
    437
    Ödül Puanları:
    83
    amin.........
  4. Terry

    Terry Member

    Mesajlar:
    186
    Aldığı Beğeni:
    9
    Ödül Puanları:
    18
    amin......
  5. BERHETİYYE

    BERHETİYYE Member

    Mesajlar:
    47
    Aldığı Beğeni:
    1
    Ödül Puanları:
    8
    Valla Ne Deyim Çok GÜzel AnlatmİŞsin.allah Razi Olsun.

Sayfayı Paylaş