Galatasarayımızın gelmiş geçmiş tüm oyuncuLarı

Konusu 'Galatasaray' forumundadır ve dumanandyk tarafından 17 Mart 2008 başlatılmıştır.

  1. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Ulrich Van Gobbel

    [​IMG]

    Surinam asıllı Hollandalı sağbek Galatasaray'ımıza geldiği günlerde taraftarımızın sevgilisi olmuştu. 1995/96 sezonunun başında Galatasaray'a gelen Van Gobbel, 1.5 sezonda yaklaşık 30 maç oynadıktan sonra Southampton'a transfer oldu. Premier lig'de 1,5 yıl forma giyen iri cüsseli futbolcu daha sonra eski kulübü Feyenoord'a döndü ve 2003 yılında bu kulüpte futbolu bıraktı.
  2. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Adrian Knup
    [​IMG]

    1968 doğumlu İsveçli forvet oyuncusu Hakan Şükür'ün partneri olarak Fatih Terim'li Galatasaray'ımızın ilk senesinde Karlsruhe'den transfer edilmişti. Galatasaray'ımızdan ayrıldıktan sonra Basel forması giyen Knup futbolu bu kulüpte noktaladı. Şimdilerde ise futbol yorumculuğu yapıyor.
  3. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Dean Saunders
    [​IMG]

    Kadıköy'de oynanan Türkiye kupası final maçının 116. dakikasında attığı o harika gol ile taraftarın gönlünde ayrı bir yere sahip olan Galli oyuncu, Benfica'dan geldi. 1995/96 sezonunda forma giyen forvet oyuncusu 27 maçta 15 gol kaydetti. Profesyonel hayatında 75 kez milli olan oyuncu Galatasaray'dan sonra N. Forest, Sheffield Utd ve Bradford city takımlarının formasını giydi. Bir dönem Newcastle'da Souness'in yardımcılığını yapan Dean Saunders şimdilerde Galleri çalıştıran John Toshack'ın yardımcılığını yapmaktadır.

    Saunders'ın 116. dakikada ki golünü [ame="http://www.youtube.com/watch?v=D1CE_NdoFz0"]İZLE[/ame]
  4. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Brad Friedel
    [​IMG]

    1971 doğumlu Amerikalı kaleci 1996 yılında Brondby takımından Galatasaray'a transfer oldu. Bir sezon oynadıktan sonra ülkesine dönen Friedel Columbus Crew takımına transfer oldu. Daha sonra Liverpool'a geçen tecrubeli kaleci buradan Blackburn'e transfer olarak bir zamanlar Galatasaray'da beraber oynadığı Tugay Kerimoğlu ile takım arkadaşı oldu.
  5. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    [​IMG]





    [​IMG][​IMG]

    TE İUBESC HAGİDunya futbolunun efsanelerinden , Galatasaray'ın Hagi'si Romanya Milli Takımı ve Dünya Karmasının karşılastığı bir maç sonunda futbola veda etti .

    Hagi futbol hayatının sonunda olmasına rağmen genç bir futbolcu kadar hızlı, hırslı. Avrupa futbolunun bu büyük ustası, raket gibi sol ayağı, patriot füzesini andıran frikikleri ve inanılmaz gol pasları ile Galatasaray'ı şampiyonluğa taşıyan oyuncuların başında geldi.

    Hagi şampiyon filminin adeta başrol oyuncusu oldu. Dünyanın en büyük iki takımı Real Madrid ve Barcelona'nın da formasını giyen Hagi, Galatasaray formasıyla futbol yaşamının en huzurlu ve başarılı günleri geçirdi. Oysa ki Hagi geldiği daha ilk günlerde bazı kesimlerden emekli damgasını yemişti.

    Hagi gibi emekliye can kurban. Türk futboluna katkılarından dolayı Teşekkürler George!

    HAYATI

    [​IMG]

    Doğum Tarihi: 5 Şubat 1965
    Boyu :1.74
    Kilosu:74
    Mevki:Orta sahada oynuyor.
    Futbol Kariyeri:FC Constanta'da başladığı futbol yaşamına, Sportul Studentesc, Steaua Bükreş, Real Madrid (1990), Brescia Calcio (1992), FC Barcelona (1994) ve Galatasaray'da devam etti.
    1990, 1994 ve 1998 Dünya Kupaları'nda, EURO 96'da ve 3 maçta 2 kırmızı kart gördüğü EURO 2000'de forma giydi. 1985-86 sezonunda Sportul'da 31 golle gol kralı oldu.

    [​IMG]

    İki kere göç etmek zorunda kalan bir Makedon ailesinin çocuğu olarak yoksul bir çocukluk geçirdi. Köyde doğmuş, çamurların içinde, yalınayak, at kılından bir topun peşinde koşarak futbola başlamıştı.

    Romanya'nın komünist lideri Çavuşesku döneminde yıldız oldu. Ancak o devrildikten sonra yurtdışına çıkabildi. İşte İspanya'da aradığını bulamayan, Galatasaray'la UEFA Kupası'na uzanan Hagi efsanesinin kısa özeti...

    Gheorghe ve Sultana Hagi'nin oğlu Iancu, yine kendileri gibi göçmen olan Chirata'yla Köstence'de tanıştı ve çiftin dördüncü çocukları 5 Şubat 1965'da dünyaya geldi. Ailenin dördüncü çocuğuna büyükbabasının ve 9 aylıkken ölen ağabeyinin ismi verildi: Ama herkes ailenin yeni bireyine Gheorghe yerine, kısaca Gica diyordu.

    [​IMG]

    İLK TOPU DOMUZUN İDRAR TORBASI
    Gica'nın ilk topu, dedesinin kestiği domuzun idrar torbasını yıkayıp temizledikten sonra şişirip kuruttuğu ve torununa hediye ettiği yuvarlak biçimli oyuncaktı.

    Dört yaşında biraz daha ilerleme kaydetti ve büyükannesi Sultana'nın yaptığı kumaş topun peşinden koşmaya başladı. 6 yaşındayken ise Gica, annesinin kentten getirdiği ilk gerçek topuna sahip oldu.

    1975 yılında antrenör Bükössi'nin himayesine giren Gica, yaşı tutmadığı için ilk resmi turnuvası için 1976 yılındaki İzciler Kulüpleri arasında Köstence'de düzenlenen çocuk turnuvasına kadar bekledi.

    24 Mart 1978'de ise F.C. Köstence Kulübü'nün 97.515 No'lu kimliğine sahip oldu ve 13 yaşında resmi olarak da futbolcu olmuş oldu.

    Gica artık yükselişteydi. Hem kendi takımında, hem de çocuk millilerde mucizeler yaratıyordu. Lisenin yanı sıra futbola da devam eden Gica, lise son sınıfa geldiğinde 1. lig takımları peşine düşmüşlerdi bile.

    [​IMG]

    HAGİ İSMİNİN ANLAMI?
    Makedonya tarihinde Hagi ismini sadece Kutsal Dağı ziyaret edenler taşıyordu. Osmanlılar'dan alınan 'Hagi' veya 'Hagiu' sözcüğü, Makedonlar'da övülmesi gereken kişi anlamına gelirdi.

    Hagi'nin de atalarından biri Kutsal Dağı ziyaret ettiği için zamanla ailenin adı kaybolmuş, Hagi diye anılır olmuşlardı.

    ÇAVUŞESKU AİLESİ VE HAGİHagi, Romanya'da Çavuşesku ailesinin hüküm sürdüğü diktatörlük döneminde yetişti. Önce Üniversite takımı 'Universitatea Craiova' ile sözleşme imzaladı, Craiova Üniversitesi'nin İktisadi Bilimler Fakültesi'ne kaydını yaptırdı; Gençlik Bakanı ve Sportul Studentesc takımının fahri başkanı Çavuşesku'nun küçük oğlu Nicu tarafından istenince yatay geçişle Bükreş İktisadi Bilimler Akademisi'ne geçti.

    Sonra devreye Steaua Bükreş takımı girdi ve Hagi'yi almak için atağa geçti. Çavuşesku'nun kardeşi General İlie'nin araya girmesiyle Hagi, sivil personel olarak orduya, bir başka deyişle Steaua Bükreş'e transfer edildi ve efsane Steaua Bükreş'te şekillenmeye başladı.

    [​IMG]

    İLK MİLLİ MAÇ, LUCESCU VE İSTANBUL
    1983'ün başında Milli takım antrenörü Mircea Lucescu, Hagi'yi kampa çağırdı ve Romanya Milli takımıyla 29 Ocak'ta dostluk maçı için ilk kez İstanbul'a geldi. Yıllar sonra Lucescu'yla İstanbul'da buluşacağını bilmeden maçı yedek kulubesinden izledi.

    BARCELONA ONA YARAMADI
    Hagi'nin sivil personel olarak orduya yani Steaua Bükreş takımına geçmesinden sonra profesyonel anlamda ikinci durağı Real Madrid oldu. 1990'da demokrasinin de gelişiyle yurt dışından teklifler almaya başlayacağından emindi. Avrupa'nın pek çok dev takımını peşinden koşturan Hagi, sonuçta Real Madrid formasını giyme kararı aldı.

    94 sonrası Hagi'ye bu kez Johann Cruyff'un Barcelona'sı talip oldu. Anlaşma yapıldı ama Hagi'nin işi hiç de kolay değildi. Katalan takımında yabancı futbolcu konumunda Stoickov, Romario ve Ronald Koeman'la yarışması gerekecekti. Hagi'nin Barcelona günleri kariyeri açısından pek de iyi geçmedi ve 1996 yılının Mayıs ayında Hagi, Barcelona'daki son maçına çıktı.

    [​IMG]

    YA MEKSİKA, YA TÜRKİYE
    Barcelona macerasından sonra bir süre dinlenmek isteyen Hagi, 31 yaşına gelmiş olmasına karşın Avrupa'nın köklü kulüplerinden birinde forma giymekti.

    Menajeri Becali, Hagi'ye "Meksika'da oynamak ister misin?" diye sorduğunda önce büyük bir hayal kırıklığı yaşadı, daha sonra ise Türkiye'den bir takımın, Galatasaray'ın teklifini kabul etmeye karar verdi ve sarı-kırmızılı takımla 3 yıllık sözleşme imzaladı.

    VE GALATASARAY YILLARI
    Galatasaray takımının Hagi'nin futbol kariyerinde yadsınamayacak bir katkısı var.Hagi de Galatasaray'ın kariyerinin ilerlemesi konusunda önemli adımlar atılmasını sağladı. Galatasaray'da 4 Lig şampiyonluğu, pek çok kupa ve UEFA Kupası şampiyonluğu yaşayan Hagi Türk futboluna çok şey kazandırmıştır.Teşekurler Hagi..
  6. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    WORLD SOCCER DERGİSİNE VERDİĞİ ÇOK ÖZEL RÖPORTAJ ( Biraz eski ama idare edin :) )

    [​IMG]

    O "Karpatlar'ın Maradonası", Galatasaray'ın yıldızı, sahaların hırçın futbolcusu... Rumen futbolunun efsanevi yıldızı Hagi, World Soccer Dergisi'nin Nisan sayısında Fatih Terim'den Hakan Şükür'e , İtalya ve İspanya macerasından futbolu bıraktıktan sonra ne yapacağına kadar bir çok soruya açıklık getirdi.
    Kötü veya değil. Fakat yaşım bana başka bir seçenek tanımıyor. Artık futbol oynamadan geçen bir hayata alışmam gerekiyor. Belli ki bu benim için zor olacak, fakat diğer taraftan hala 90 dakika oynayabiliyorken futbolu bırakmanın benim için daha iyi olacağı kanaatindeyim. Doğrusu yedek kulübesinde oturup, taraftarları utandırmak istemiyorum.

    Aşırı yorgunluk hissediyor musun?
    23-24 yaşındaki oyuncular bile maçtaki tempo nedeniyle oyundan Düşüyorsa, ben 36 yaşındayken farklı olarak ne hissedebilirim ki?

    Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde nereye kadar gidebilir?
    Eğer gruptan çıkarsak finalde San Siro'daki yerimizi alırız. Bundan kesinlikle kuşkum yok. Formumuzun zirvesindeyiz, harika bir kondisyonumuz var ve çok iyi top oynuyoruz.

    Gerçekten final oynayacağınıza inanıyor musun?
    Geçen yıl Milan'ı kupalardan eledik. Bu yıl ise onların sahasında final oynayacağız. Bu bizim kaderimiz. Herşey önceden belirlenmiş

    Bu yılki Galatasaray daha uyumlu gibi gözüküyor. Peki bu durum Fatih Terim zamanında nasıldı?
    Konu Fatih Terim faktörü değildi. Asıl faktör, kimse bizim kim olduğumuzu ve nasıl oynadığımızı bilmiyordu, oynadığımız futbolla herkesi şaşırttık. Fakat artık, diğer takımlar bizi inceliyorlar, bizden korkuyorlar ve oyun tarzımıza karşı taktik geliştiriyorlar. Fakat artık değiştik ve oyun içindeki bütün olasılıkları göz önünde bulunduruyoruz, çünkü yüksek seviyede oynadığımız bir çok maç bize çok değerli tecrübeler kazandırdı.

    [​IMG]

    Terim'in Türkiye'deki durumu nedir?
    Burada Türkiye'de, Terim'e harika bir adam gözüyle bakılır. Hepimiz onun hayranıyız. 5 ay içinde Fiorentina'da olağanüstü bir başarı gösterdi. O gerçekten de olağandışı bir insan. Her takımda teknik direktörlük yapabilir.

    Birçok gencin idolüsün. Peki gençliğinde örnek aldığınız kişi kimdi?
    Çocukken, çok fazla uluslararası maç izleme şansı bulamıyorduk. Fakat daha sonra Johan Cruyff'un en iyi oyuncu olduğunun farkına vardım. 1994 yılında Barcelona'ya gittiğimde Cruyff, Barcelona'nın teknik direktörlüğünü yapıyordu. Ben de bu yüzden oraya gittim zaten. Gerçekten de muhteşemdi, her zaman takıma girme şansı bulamasam bile. Cruyff'la çalışmak gücümü yerine gatirdi. O inanılmazdı, onun kadar iyisi yok gerçekten. Küçükken beni etkileyen Rumen oyuncu ise Anghel Iordanescu'ydu. Yaratıcı ve üstelik de solaktı. Daha sonra ise Steaua'da ve milli takımda koçluğumu yaptı. Bunlar benim için anlatılamayacak duygular.

    1990 yılında Romanya'dan ayrıldın ve böylece bütün yıldız oyuncuları görme şansını yakaladın. Özel olarak kim seni etkiledi?
    25 yaşında sadece kendinizi model alır ve sadece kendi oyununuzu geliştirmeye çalışırsınız

    Geçen 20 yıllık süreç içersinde futbolda hoşlanmadığın birşey var mı?
    Günümüzde, sadece hızlı koşuyorsan veya fiziksel olarak güçlü olduğunuzda iyi olarak değerlendiriliyorsun. Peki ya bireysel yetenek? Bence artık yavaş yavaş futbolun temeli olan bireysel yeteneklerin de ön plana çıkmasına izin verilmeye başlandı, bir bakıma geri dönüş yaşanıyor yani... Bence İtalya, futbol organizasyonu ve servis açısından hala en iyi model. Kimse maça İtalyanlar'ın hazırlandığı gibi hazırlanmıyor. Belki sonuç bir kaç yıl öncesinden çok farklı olmayabilir. Futbolda kazanır veya kaybedersin; fakat inanın bütün dünya İtalyan futboluna gıpta ile bakıyor. Bu iyi bir durum çünkü herkes dikkatini yoğunlaştırıyor ve İtalyan futbolundan birşeyler öğrenmek istiyor.

    [​IMG]

    Galatasaray'a dönelim. Sence hangisi daha iyi: Jardel mi, Hakan Şükür mü?
    Çok hassas bir soru. Jardel, Hakan, gol atan oyuncular. Fakat her oyuncunun bir başkasından daha iyi olduğu zamanları vardır. Jardel, Galatasaray'da sürekli gol atıyor, fakat İnter'in eski koçu Lippi, Jardel'i fazla hareketli olmadığı için istemedi. Bununla birlikta Lippi, sürekli hareket halinde olan fakat Jardel kadar gol atamayan Hakan'ı aldı. Hakan, çok önemli anlarda gol atıyor fakat devamlı olarak ilk 11'de başlayamıyor. Süreklilik bir forvet için hayati önem taşıyor. Eğer Hakan sürekliliği sağlarsa, onun Galatasaray'dayken attığı gollerin aynısını İnter'de de görebilirsiniz.

    Neden hiç Avrupa'da yılın futbolcusu seçilmedin?
    Çünkü Romanya'da doğdum.

    Bu gerçekten de önemli bir nokta mı?
    Yeterince önemli. 25 yaşındayken büyük bir kulüp olan Steaua Bükreş'te oynuyordum. Zamanın en büyük Avrupa kulübünde. Fakat gerçek olan şu ki bir Romanya kulübüydü ve bu da benim aleyhime oldu.

    Vatandaşın Adrian Mutu 1.7 milyon sterline İnter'e transfer olurken, Ukraynalı Shevchenko 15 milyon sterline Milan'a, Yugoslav Mateja Kezman ise 10 milyon sterline PSV'ye transfer oldu. Aradaki bu farkı neye bağlıyorsun?
    Çünkü Steaua artık büyük kulüp değil. İnsanlar Romanya'ya geliyor ve oyuncuyu sadece bir kez izliyorlar ve oyuncunun gerçek özelliklerini göremiyorlar. Böylece futbolcuyu geleceği parlak bir oyuncu olarak veya risk alarak transfer ediyorlar ve bu çeşit oyuncular oldukça düşük ücretlerle transfer oluyorlar. Shevchenko ve diğer Dinamo Kiev oyuncuları Şampiyonlar Ligi'nde oynadı, bu da onların nasıl birer oyuncu olduklarını ve gelecekteki değerlerini anlamayı kolaylaştırdı. Eğer Steaua'nın yıldızı Avrupa'da tekrar parlasaydı, Rumen oyuncularının fiyatı da tekrar yükselirdi.

    Bu sence mümkün mü?

    Bu tamamiyle Romanya'daki kulüp başkanlarının planlarına bağlı.

    Milli takımda artık oynamak istemediğini söylemen gerçekten de kötü bir haberdi.
    17 yıl Romanya formasını giydikten sonra "Artık yeter" deme hakkını kazandım. Artık her 3 günde bir 90 dakika forma giyemiyorum ve daha azı da beni tatmin etmiyor. İnsanlar sahada 'harika bir Hagi' görmeye alışmışlardı, kesinlikle böyle bir imajı bozmak istemezdim.

    Halefini bulmaya çalışıyorlar. Sence bu kim olabilir?
    Çok sayıda yetenekli genç var ama herhangi bir isim veremem çünkü bu onların kendilerini büyük görmelerine neden olabilir

    Devam et bize bir isim ver?
    Peki, Alin Stoica.

    Hagi olmak için neler yapmak lazım?
    Sabırlı, inatçı olmalı, size inanan bir takım bulmalısınız; böylece düzenli olarak takımda yer alma şansını yakalarsınız. Bu da gelişmenizi ve takımın önemli oyuncularından biri olmanızı sağlar. Benim için Steaua'da oynamak büyük bir şanstı, çünkü harika kulüp ve harika bir takım.

    Biraz da Türk futbolundan konuşalım. Şu anda transferlerde çılgın rakamlar ödeniyor
    Evet, fakat aynı şeyleri İtalya ve İspanya'da da görebilirsiniz. İnanıyorum ki David Beckham'la astronomik bile ücret ödeyerek bile olsa, bir kontrat imzalamak çok da kötü bir fikir değil. Türkiye'de de bazı oyuncular için 'normal' diyebileceğimiz rakamlar ödeniyor.

    Yıldız oyunculara Türkiye'ye gelmelerini önerir miydin?
    Olmaması için hiçbir sebep göremiyorum. Türkiye birçok konuda ilerleme kaydetti. 5 yıl önce Türkiye'ye geldiğimde herşey çok farklıydı. Bugün ise kulüpler çok daha iyi organise olmuş durumda.

    Türk futboluna en büyük etkiyi kim yaptı?
    Hiç şüphesiz Almanlar. İlk yabancı oyuncu ve teknik adamlar Almanya'dan gelmiş

    20 yıllık futbol yaşantından sonra hiç pişmanlık duyduğun oldu mu?
    Hiç olmadı. Üzüntülerden söz edebiliriz ama pişmanlıktan asla.

    1990 yılında Real Madrid'le anlaştığında bile mi?
    Hayır, çünkü o zaman Real doğru seçimdi, diğer takımlardan bir çok teklif olmasına rağmen.

    Seni en çok üzen şey neydi?
    İtalya'da büyük bir kulüpte oynayamamak. Milan gibi pek çok kulüpten teklif almıştım...

    24 Nisan'da jübile maçın var. Karpatlar'ın Maradona'sı olarak çağrılıyorsun. Fakat gerçek Maradona'yı davet etmediğin söyleniyor
    Henüz hiçbir şeye karar vermedim.

    Futbolu bıraktıktan sonra ne yapmayı planlıyorsun?
    Teknik direktör olmayı...

    Özellikle bir yer var mı?
    Hayır. Bu konuyu düşünmedim. O zaman beni kim ister bilemiyorum.

    Altyapıda antrenörlüğe başlamak ister miydin?
    Hayır. İnanıyorumki bir kere belirli bir seviyeye ulaştığın zaman onun altına inmemelisin.
  7. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    BASINDA HAGİ İLE ÇIKAN İLGİNÇ YAZILAR
    GÖZÜ TEKNİK DİREKTÖRLÜKTE (France Football)


    [​IMG]

    Hagi için de ''Romanya futbolunun rekortmeni Hagi, 117 milli maça rağmen çok mütevazi'' değerlendirmesini yapan France Football, Hagi'nin gönlünde teknik direktörlük yattığını yazdı.

    Hagi'nin milli takımda çalışırsa Popescu ile birlikte görev yapabileceğine değinen dergi, ''Hagi Fransa 98 sonrası futbolu bırakma kararı almıştı, ancak G.Saray'da yaşadığı 3 şampiyonluk sonrası Romanya taraftarının da baskısına dayanamadı.

    Popescu ile uzun vadeli projeleri var. 2 süper profesyonel, yıllardır, hasta, satılmış, dengesiz, şiddetin hüküm sürdüğü Rumen futbolundan çok çektiler. İkisinin de kredisi çok büyük
    '' değerlendirmesini yaptı.
    ''Ben futbolun şeytanıyım. Maç kazanmak için inançlı, hırslı, rakibine, arkadaşına kızan futbolcuyum'' diyor .

    [​IMG]

    İLGİNÇ ENSTANTANELER
    HAGİ'SİZ CİMBOM'UN TADI YOK

    Galatasaray'da dün Hagi'nin yokluğu 90 dakika boyunca hissedildi. Sarı kırmızılılar beklenmedik derecede kötü oynadılar. Bunda takım içindeki ''ağabey'' Hagi'nin yokluğu önemli bir etkendi. İşte Hagi'siz Cimbom'un aksayan yönleri:

    Hagi yoksa biz de yokuz
    Adapazarı'nda maç öncesi ilginç bir gelişme yaşandı. Sakaryaspor- Galatasaray maçı için çevre il ve ilçelerden gelen Galatasaraylı taraftarlar, Hagi'nin kadroya alınmadığını öğrenince stata girmediler.

    Bazı sarı kırmızılı taraftarlar, ''Galatasaray bu turu geçer. Bizim için önemli olan futbol ilahı Hagi'yi çıplak gözle seyredebilmek. O yoksa maça girmenin de anlamı yok'' dediler ve bilet almadılar.

    [​IMG]

    MAÇ İÇİNDE KONUŞMASI
    BİR GOLÜN HİKAYESİ

    Hagi ile Sergen, yan yana oynadıkları ilk maçta mükemmel bir uyum sergiledi. Serbest atıştan kazanılan gol, bu ikilinin ne kadar iyi anlaştığının kanıtıydı.

    Yanıma gel, acele etme
    Oyunun 25. dakikasıydı. G.Saray bir serbest atış kazandı. Topun başında iki usta ayak; Hagi ile Sergen yan yanaydı. İşte, golle sonuçlanacak bu pozisyon öncesi iki futbolcu arasında geçen diyalog.... Hagi: ''Sergen, buraya gel, hiç acele etme. Ben şimdi topu sana yuvarlayacağım. Sen, topa basacak ve geri kaçacaksın. Tamam mı, anlaştık mı?''

    [​IMG]

    HAGİ İÇİN ŞARKI BESTELENDİ63 yıldır yenemedikleri Macaristan maçında son kez Romanya Milli Takımı formasını giyen G.Saray'ın yıldızı için Çavuşesku'nun şairi Paunescu şarkı besteledi.

    EN İYİSİ İÇİN
    Yuva sevgisi, halk sevgisi
    Yerinde durmana izin vermiyor
    Sen kötüleri unut
    Evine dön, halkına hizmet ver
    ***
    Oynamamak kararının sebepleri
    Her ne kadar felaket ve tepki olsa da
    Ülkemizin ve kendi iyiliğin için
    En iyisi olmak senin görevindir
    ***
    Her ne kadar hayaller
    Bu yola çağırdıysa
    Yalnız yaşayamazsın
    Gidecek başka yerin olmayınca
    ***
    Şimdi kırmızı, sarı, mavi bayrağımız
    Asker olarak sana ihtiyacı var
    Annenin ve babanın anıları için
    Geri dön ve savaşa tekrar gir
    ***
    Siz Makedonların
    Ne kadar iyi Rumen olduğunu
    Bir daha göster bize
    Dönüşünün mutluluğunu tadalım seninle

    [​IMG]

    TAKIM ARKADAŞININ DEĞERLENDİRMESİEmre: Hagi hakem gibi. Tepkisi dinmiyor İstanbulspor'un genç futbolcusu Emre Aşık, G.Saraylı Hagi'ye ateş püskürüyor. Hafta sonu oynanan maçta G.Saray'ın Rumen oyuncusunun kendisine yaptığı kasıtlı harekete tepkisini sürdüren Emre, Hagi'nin saha içindeki tavırlarını değerlendirirken, ''Sahada hakem gibi, herşeye müdahale ediyor'' dedi.

    Güvendiği birşey var! Hafta sonunda yapılan karşılaşmada, skor 0-0'ken ceza alanı içinde kendisine dirsek atan Hagi'nin saha içinde çok cesur ve rahat davrandığını kaydeden Emre, ''Hagi bunu daha önceki maçlarda da yaptı. Güvendiği birşeyler var ki, yaptığı hareketten dolayı atılmayacağını biliyor'' dedi.

    MARADONA
    Maradona,G.Saray'ın yıldızı için, ''Eline bir daha böyle fırsat geçmez'' diyen ünlü futbolcu, Hagi için de ''Ününü duydum. O yaşına rağmen hala oynuyorsa gerçek bir profesyoneldir. Ben bunu yapamadım'' dedi. ​
  8. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Gheorghe Popescu (1967- )
    [​IMG]
    1967'de Kalafat'ta doğan Popescu Steaua Bükreş'te ve PSV Eindhoven'da oynadığı yıllarda yıldızlaştı. Daha sonra Barcelona'ya transfer oldu ve takımın kaptanlığını üstlendi. Kupa Galipleri Kupası Şampiyonluğunu yaşadıktan sonra 1997'de Galatasaray'a transfer oldu. Galatasaray tarihinin unutulmaz savunma oyuncularından olan Popescu 2001-02 sezonunda Lecce'ye transfer olana kadar sarı kırmızılı forma ile 3 lig, 2 Türkiye, 1 UEFA Kupası ve 1 de Avrupa Süper Kupasını kazandı.
  9. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Cevad Prekazi (1957- )
    [​IMG]
    1957 yılında doğan Prekazi 1985-86 sezonunda Galatasaray'da forma giymeye başladı. Frikik ustası olan Prekazi, Tanju ve Mirsad ikilisine yaptığı asistlerle sayısız golü hazırladı ve bununla Galatasaray'ın unutulmazlar listesine adını yazdırdı. Galatasaray'ın lig şampiyonluklarında ve Avrupa kupası başarılarında büyük pay sahibi olan Arnavut asıllı oyuncu 1991 yılında Galatasaray'a veda etti. Bir süre Altay ve Bakırköyspor'da top oynadıktan sonra ülkesine geri döndü.


  10. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    [​IMG]
    Abel Luís da Silva Costa Xavier, (d. 30 Kasım 1972 Nampula, Mozambik) eski Portekiz Milli Futbol Takımı defans oyuncusu. Xavier, halen profesyonel olarak ABD'de Los Angeles Galaxy takımında forma giymektedir. Daha önce Galatasaray forması da giyen Xavier, değişik saç tarzı ile dikkat çekmektedir.
    Middlesbrough'da oynarken Eylül 2005'te, Skoda Xanthi FC ile yapılan UEFA Kupası'nda doping kontrolünde, uyuşturucu kullandığı tespit edilen oyuncuya, önce 18 ay ceza verilmiş, ardından ceza 1 seneye indirilmişti. Bunun üzerinde David Beckham'ın de transfer olduğu MLS takımlarından Los Angeles Galaxy ile anlaştı.

    Başarılar
    Şampiyonluk
    • 1993-94 Portekiz Ligi, SL Benfica ile
    • 1998-99 Hollanda Süper Kupa, PSV Eindhoven ile
    İkincilik
    • 2001-02 FA Premier League, Liverpool FC ile
    • 2002-03 Charity Shield, Liverpool FC ile
    • 2002-03 Türkiye Süper Ligi, Galatasaray
  11. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Aslan Kral[​IMG][​IMG]
    Ben kaybetmeyi sevmem. Antrenmanda bile... Haksızlık yapıldığı zaman, isyan ederim. Sert oynamayı, oyunun karşılığında doğru bir insan olmayı seviyorum. Kendime yapılmasını istemediğimi, başkasına yapmam.
    TEK bir gerçek var. O da sahada olandır. Formasını taşıdığım takımlarda verdiğim mücadelenin bir hedefi de milli takım formasını giymek içindir. Beni cezalandıranlara ve yalnız bırakanlara ne olduğumu göstermek istiyorum.... Bu sözler, G.Saray'ın devre arasında İngiltere Premier Ligi takımlarından Liverpool'dan transfer ettiği Portekizli Abel Xavier'in.

    Futbolu kadar, ilginç saç ve sakal stiliyle ilgi odağı olan tecrübeli defans oyuncusu G.Saray Dergisi'ne verdiği röportajda hakkındaki bilinmeyenlere ışık tuttu. İşte karşınızda Abel Xavier...

    2000 yılına kadar birçok kez imaj değişikliği yaptım ama Everton'da, Liverpool'da da beni böyle gördüler. G.Saray'da da böyle görecekler. Bunu, 2004'e kadar koruyacağım. Çünkü, o şampiyonada milli takımımın formasını giymek istiyorum.

    Benfica'da başladı

    30 Kasım 1972 Mozambik doğumluyum. Daha sonra ailemle birlikte göç ettiğim Portekiz'de Estrela Amadora'da adımı duyurduğumda 18 yaşındaydım. 1993 yazında ülkenin dev kulüplerinden Benfica'ya imza attım.

    1995'te iki yıl formasını giydiğim Benfica'dan ayrılıp, İtalya'ya Serie A'ya 'merhaba' dedim. İşim bu kez zordu. Çünkü, Bari ligde kalma mücadelesi veren bir takımdı.

    Genç yaşta, son derece güzel şartlarda, kendimi ispat ettiğim bir takımdan gittim İtalya'ya. Adaptasyon zorluğu elbette var. Ancak, futbol bireysel bir spor değil. Takım içindeki hava, adaptasyonu belirler. Kaldı ki, İtalya Ligi, yabancılar için zor bir lig, hatta adaptasyonu geciktiren bir lig. İtalya'da geçirdiğim bir yıldan çıkardığım sonuç, birçok yetenekli oyuncunun neden İtalya'da başarılı olamadığı ve daha sonra gittikleri ülkede nasıl başarılı oldukları idi.

    Serie A'dan sonraki yolculuk İspanya'ya, yani La Liga'ya oldu. 1996-98 yılları arasında, Real Oviedo'ya transfer oldum. Şampiyonluğa oynayan bir takımdan, tek amacı kümede kalmak olan bir takıma gitmek zor elbette. Ben, her zaman kazanan tarafta olmak isterim. Bari, Real Oviedo ve Everton'da bu zorluğu yaşadım. İlk günden itibaren bir şok yaşıyorsun, içinden gelen istek ve motivasyonla oynadığın takımın gerçeği çakışıyor.

    İspanya’da La Liga kariyerimde 58 karşılaşmada forma giydim. Burada oynadığım dönemde başarılı maçlar da çıkardım. 1998 yılında Hollanda ekibi PSV Eindhoven'dan teklif aldım. PSV'nin hocası, ünlü İngiliz teknik adam Boby Robson transferimde ısrarcı davrandı. Hollanda'da bir sezonda 19 maçta forma giydim ve 2 gole imza attım.

    Kaybetmeyi sevmem

    Ben, kaybetmeyi sevmem. Antrenmanda bile. Haksızlık yapıldığı zaman isyan ederim. Ama bu isyanımı hiçbir zaman hakemi ya da takım arkadaşlarımı küçük düşürücü biçimde sergilemem. Elbette ki, limitleri zorluyorum ama bu disiplin limitleri içinde oluyor. Evet, sert oynamayı da seviyorum ama oynadığım oyunun karşılığında doğru bir insan olmayı seviyorum. Kendime yapılmasını istemediğimi başkasına yapmam.

    Futbol sahasında da, özel hayatımda da haksızlığa tahammülüm yoktur. Euro 2000'in faturası ağır oldu benim için. UEFA, 9 ay uluslararası karşılaşmalardan men cezası verdi.

    Ülkem sahip çıkmadı

    Maçtan sonra öyle bir resim çıktı ki ortaya, bunu üzerimden sıyırmak için yalnız kaldım. Ülkem de sahip çıkmadı, tek başıma masraflarını da karşılayarak avukatları tuttum, dava açtım ve kazandım. Cezayı kaldırdılar. UEFA, hiçbir zaman bir oyuncuya böyle bir hakkı iade etmemişti. O takımda oynayanların 8'i büyük takımlara transfer oldular, ben gidemedim bu ceza yüzünden. İşimi yapmama müsaade etmediler. İşin peşini hala bırakmıyorum. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden de aynı sonucu bekliyorum. Bütün bu savaşımda yapayalnız kaldım, futbolu bırakmayı bile düşündüm. Ben bir mahalle takımı forması ile oraya çıkmamıştım. Ben bir milli takım oyuncusu idim; kendi ülkemi temsil ediyordum ama ülkem Euro 2004 organizasyonunu kaybetme korkusuyla beni yalnız bıraktı.

    Beyaz saç ve sakal, gurur mücadelemin simgesi oldu adeta... Türkiye'de Network reklamlarıyla tanınan Hintli model Satya Oblet ile olan benzerliğimi soruyorlar ‘‘Kim kimi taklit etti?’’ diye. O, beni örnek almış. Ancak, bugüne kadar yan yana gelmedik.

    Ben özgürlüğüme düşkün bir insanım. Kendimi yenilemek de bana moral veriyor, bu sıcaklığı, değişikliği yarattığınız zaman moral buluyorsunuz. Bütün bunlar aslında futbolcunun imajıyla ilgilenmek yerine, sahada ne yaptığı, neleri başardığını göstermenin değişik bir yolu.

    Lakap konusuna gelince... G.Saray, taraftarının beni, ‘‘Aslan Kral’’ diye çağırmalarını istiyorum.

    G.Saray'a gelirken sadece Dimas'la konuştum. Zaten adı G.Saray olunca, pek sorgu suale gerek yok.

    Neden dava açtı

    2000 Avrupa Şampiyonası'nda Fransa-Portekiz maçının uzatma dakikalarında Wiltord'un ortasında top, Xavier'e çarpınca Avusturyalı hakem Günter Benko, penaltı noktasını gösterdi. Portekiz, penaltıyı kullanan Zidane'ın attığı altın golle kupaya veda ederken, Xavier de hakeme itiraz ettiği için kırmızı kart gördü. UEFA'nın 9 ay ceza verdiği Xavier, daha sonra UEFA aleyhine dava açtı ve kazandı. Bununla da yetinmeyip Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde dava açtı.

    TARAFTARA CEVAPLAR


    G.Saray'ı tarif eder misin?

    ‘‘Büyük karizma’’

    Avrupa'da seni en fazla zorlayan forvet kim?

    ‘‘Arsenal'den Henry’’

    İngiltere'de G.Saray hakkında ne düşünülüyor?

    ‘‘Karizma... G.Saray çok saygı duyulan bir takım.’’

    Saçını kırmızıya, sakalını sarıya boyatabilir mi?

    ‘‘İnşaallah’’


    SEVDİKLERİ


    * İncir Tatlısı!

    * Ferrari marka araba

    *
    R&B ve Hip Hop dinliyor

    * Favorisi, Phantom of the Opera

    *
    Sharone Stone, Julia Roberts, Robert De Niro

    * Al Pacino ve A.Hopkins'in filmleri

    Hürriyet = 25.02.2003
  12. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Abdullah Ercan
    [​IMG]

    Abdullah Ercan, (d. 8 Aralık 1971, İstanbul) Türk futbolcu. 1.82 boyunda ve 76 kilo.
    İstanbul'un amatör takımlarından Beyoğlu Kapalıçarşı (1994'ten sonra Güngören Belediyespor)'da oynarken keşfedildi. 1990 yılında Trabzonspor'a transfer oldu. Kariyerinin en uzun ve önemli dönemini Trabzonspor'da geçirdi. Kurduğu kadroyla bir dönem millî takıma en çok futbolcu gönderen Trabzonspor, buna karşın lig şampiyonluğunu elde edemeyince bir dağılma sürecine girdi ve Abdullah 1999–2000 sezonunda Trabzonspor takımından Fenerbahçe'ye transfer edildi. Orta saha mevkiinde oynamaktaydı. Fenerbahçe'deki ilk resmî maçı, 8 Ağustos 1999'da Fenerbahçe - Vanspor Türkiye 1.Lig maçıdır. Fenerbahçe formasıyla 1, toplamda 2 defa A millî takım kaptanlığı yapmıştır. 71 defa A, 23 defa Ümit, 4 Olimpik, 10 A Genç milli olmuştur.
    19 Ekim 2002 tarihinde süresiz olarak kadro dışı bırakılmış, 15 Kasım 2002 tarihinde teknik yönetimin isteği ve de yönetim kurulunun onayıyla affedilmiş, tekrardan A takıma alınmıştır.
    17 Mart 2003 tarihinde yönetim kurulu tarafından ikinci kez süresiz olarak kadro dışı bırakılmıştır. 18 Mart 2003 tarihinde kadro dışı bırakılmasının ardından takımın 2. kaptanlık görevini Ceyhun Eriş'e bıraktı. Fenerbahçe'deki son resmî maçı, 15 Mart 2003 tarihinde Elazığspor - Fenerbahçe süper lig maçıdır. 2003-2004 sezonu sonunda Galatasaray'a transfer olmuştur. 2004/05 sezonunda ise İstanbulspor'a transfer olmuştur.2006'da İstanbulspor forması altında faal futbol hayatına son verdi. Faal futbol hayatını sona erdirdikten sonra uzun yıllar hizmet ettiği Trabzonspor'a teknik kadrolarda da hizmet etmek istediğine dair gazete demeçleri verdi. Trabzonspor taraftarının Fenerbahçe'ye transfer olduğu dönemde verdiği "doğuştan Fenerbahçe'liyim" demeçlerine gönderme yaparak tepki göstermesi üzerine gerçekleşmedi. 2007'den beri Türkiye 18 Yaş Altı Millî Futbol Takımı antrenörlüğü görevini sürdürmektedir.
  13. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Alioum Saidou
    [​IMG]
    Alioum Saidou (d. 19 Şubat 1978, Kamerun) Kamerunlu futbolcu orta sahada oynar. Galatasaray'dan Fransa'nın Nantes takımına transfer oldu. 2007 yılının transfer döneminde ise Kayserispor'a transfer olmuştur.
    Daha önce Garouna, İstanbulspor, Malatyaspor ve Galatasaray takımlarında oynamıştır. 2007-2008 sezonunda Kayserispor takımında forma giymektedir.
  14. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Altan Aksoy
    [​IMG]
    Daha önce Gaziosmanpaşaspor, İstanbulspor, Adanaspor, Göztepe A.Ş., Kocaelispor, Konyaspor,Galatasaray takımlarında oynamıştır. 2005-2006 sezonunu Çaykur Rizespor'da kiralık olarak geçirdikten sonra, takımı Galatasaray'ın da izniyle 2 senelik profesyonel anlaşma imzalayarak Çaykur Rizespor'a transfer olmuştur.
  15. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Arif Erdem
    [​IMG]
    Arif Erdem (2 Ocak, 1972) eski Galatasaray'lı futbolcu. 2001-2002 sezonunda 21 Golle Türkiye 1. Futbol Ligi Gol krallığını İlhan Mansız'la paylaşmıştır.
    Arif Erdem 1991 yılında Zeytinburnuspor'dan transfer olmuş ve Galatasaray'da uzun süre top koşturdu.Galatasaray ile ilk olarak UEFA Kupasını daha sonra ise SUPER CUP'ı kazandı.Arif Erdem özellikle maçlarda en kritik anlarda takımını ateşleyen hareketler yapması ile ünlü bir futbolcuydu.Galatasaray'ın 1993/94 sezonunda o zamanlar yeni bir uygulama olan Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynamasını sağlayan başrol oyuncularından biriydi.Arif erdem 96-97 sezonunda İstanbulspor maçında yaptırdığı bir penaltı ile Galatasaray'ın hem dört yıllık şampiyonluk serisini başlatmış hemde hakem Vahap Beyazın hakemlik kariyerine son noktayı koymuştur. İspanya macerasından sonra tekrar Galatasaray`a dönmüş ve futbolu bırakmıştır. Ağustos 2006 itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediyespor'da Abdullah Avcı'nın yardımcılığını yapmaktadır. Bu görevinde de başarılı olup takımının LigA'dan Süper Lig'e çıkmasında katkısı olmuştur.
  16. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Bülent Korkmaz
    [​IMG]
    Bülent Korkmaz, 24 Kasım 1968 tarihinde İstanbul'da doğdu. Aslen Malatyalıdır.
    1987 yılından 2005 yılına kadar sadece Galatasaray forması giydi. Son derece hırslı ve mücadeleci bir stoperdi. Maç içinde sık sık hakemlere itiraz etmesi, zaman zaman hırsını kontrol edemeyip rakip oyuncularla yaşadığı sürtüşmeler nedeniyle kendisine "çirkef" suçlamaları da yapıldıysa da yıllarca takımı için sahada kanının son damlasına kadar savaştı. 2000 UEFA Kupası final maçında kolu çıkmasına rağmen kolunu sardırarak oynaması bir çok futbolsever tarafından takdirle karşılanmıştır. Bu olay kendisinin Galatasaray sevgisini en iyi şekilde anlatmaktadır. Galatasaray için 37 yaşına kadar top oynadı. 102 defa milli takım formasını giydi ve 2002 yılında Dünya Üçüncüsü olan milli futbol takımında görev aldı.. 2005-2006 sezonunda Gençlerbirliği futbol kulübünde yardımcı antrenörlük görevinde bulunmuştur.2006-2007 sezonu ikinci yarısında Kayseri Erciyesspor takımına teknik direktörlük görevine getirilmiştir. 2006-2007 sezonu sonu Kayseri Erciyesspor takımından ayrılmış ve 2007-2008 sezonu için Bursaspor takımı ile anlaşmıştır ancak Bursaspor'un 6 hafta üst üste kazanamaması ve ligdeki yerinin endişe verici olması sebebiyle kulüple ilişkileri kesilmiştir. Daha sonra Gençlerbirliği'nin teknik direktörlüğü görevini üstlenmiştir.Gençlerbirliğini küme düşme potasından birtürlü çıkaramaması nedeniyle sözleşmesi tek taraflı feshedilmistir.Şu an için boştadır.

    Başarıları
    • Galatasaray tarihinin en çok lig maçı oynayan futbolcusu oldu. 630 lig maçında 15 gol attı, 13 asist yaptı.
    • Bugüne kadar 1 UEFA Kupası, 1 Süper Kupa, 8 Türkiye Ligi Şampiyonluğu, 6 Türkiye Kupası, 5 Cumhurbaşkanlığı, 2 Başbakanlık, 6 TSYD Kupası kazandı.
    • Tam 18 sezon Galatasaray A Takımı'nda kadroya girerek, sarı-kırmızılı kulübün tarihinde sembol bir futbolcu haline geldi.
    • A Millî Takım'da 102 maç oynayan Bülent, 3 de gol attı. 4 kez Ümit Millî oldu.
    • Bülent, Avrupa Kupaları'nda en çok maç (101) yapan Türk futbolcusu unvanına da sahip. Lakabı "Büyük Kaptan" dır.
    • Türkiye liglerinde en çok şampiyonluk yaşayan iki futbolcudan biridir.(Diğeri Suat Kaya)
  17. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Cafercan Aksu
    [​IMG]


    Galatasaray'ın altyapısından yetişmiş bir atak futbolcudur. U-17 ve U-20 milli takımlarında defalarca oynamıştır. Şu anda Orduspor'da oynamaktadır.
  18. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Cássio de Souza Soares
    [​IMG]

    Lincoln gerçek adı Cássio de Souza Soares olan (d. 22 Ocak 1979, Sao Bras do Suacui), Brezilya doğumlu Galatasaraylı futbolcu. Müthiş tekniği, frikikleri ve uzaktan attığı gollerle tanınır.

    Henüz dokuz yaşındayken Atletico Mineiro tarafından keşfedilen Lincoln, profesyonelliğe adım attığı 1997 yılından 2001 yılına kadar bu kulübün formasını giydi. 2001 yılında Bundesliga ekiplerinden Kaiserslautern’e transfer oldu.

    İlk sezonunda üstün bir performans sergileyen Lincoln, 2001-2002 sezonunda Bundesliga’da oynadığı yirmi bir maçta, sekiz gol kaydetti. 2001-2004 yılları arasında Kaiserslautern’de forma giyen Lincoln, bu forma altında çıktığı 53 maçta, 12 gol attı.

    2004 yılında Schalke 04’e transferi gerçekleşti. 2004-2005 sezonunda Schalke’nin Almanya Lig Kupası’na ulaşmasında büyük rol üstlendi. Aynı sezon Bundesliga’da çıktığı yirmi sekiz maçta, on iki gol atan Lincoln, Schalke’yi Bundesliga ikinciliğine ve Almanya Kupası finaline taşıdı.

    2004-2007 yılları arasında Schalke 04 forması altında çıktığı seksen üç maçta, yirmi gol kaydeden Lincoln, Bundesliga’daki son sezonunda yirmi üç karşılaşmada, üç gol ve sekiz asist kaydetti. Almanya liginin en iyi oyun kurucuları arasında gösterilen Lincoln, 2007 Haziran'da Galatasaray'a transfer oldu. Oynadığı ilk iki resmi maçında da gol atmıştır..

    Başarıları
    * 2005 Almanya Federasyon Kupası Şampiyonluğu: Schalke 04
    * 2005 Almanya Lig Kupası Şampiyonluğu: Schalke 04
    * 2004 Intertoto Kupası Şampiyonluğu: Schalke 04
    * Schalke 04 yılın Angutu: 2004/2005
    * Bundesliga Ayın Aygırı: Kasım 2004
    * 2006 yılında Almanya'da Kicker dergisi tarafından Almanya'da top oynayan en yetenekli 5 futbolcu arasında gösterildi.
  19. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Cihan Haspolatlı
    [​IMG]
    Cihan Haspolatlı (d. 4 Ocak 1980, Diyarbakır), Orta saha oyuncusudur. Şu anda Bursaspor'da futbol oynamaktadır.

    Daha önce Kocaelispor takımında oynamıştır. 2002-2003 sezonu UEFA Şampiyonlar Ligi grup maçında Olimpiyat Stadındaki Galatasaray-Olympiakos karşılaşmasında takımının tek golünü atarak 3 puan kazandırmıştır. 24 Temmuz 2007 tarihinde Galatasaray'ın yeni teknik direktörü Feldkamp tarafından kadrodışı bırakılmıştır.

    03 Ağustos tarihi itibariyle Bursaspor ile anlaşmıştır.
  20. dumanandyk
    Offline

    dumanandyk Active Member

    Mesajlar:
    281
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Cihan Can
    [​IMG]
    Cihan Can (doğum 1 Ağustos 1986 ,Türkiye) Türk savunma oyuncusudur. 2001 yılında Altınovaspor'dan Galatasaray altyapısına alındı. Şu anda Galatasaray'da futbol oynamaktadır. Galatasaray altyapısından yetişmiştir. 30 kez milli olmustur.Galatasarayda UEFA olmak üzere bir cok lig macındadA kadroda yer almıştır Sakaryaspor, Mersin İdman Yurdu, Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'da oynadi şu anda Orduspor'da oynamakta çok yetenekli geleceği çok parlak bir genç olarak gösterilmektedir.ordusporun vazgeçilmez ilk onbiri arsında bulunmaktadır.

Sayfayı Paylaş