Gizli dünya devleti dünyayı nasıl yönetiyor?

Konusu 'Genel Kültür' forumundadır ve khaos tarafından 11 Aralık 2008 başlatılmıştır.

  1. khaos

    khaos OyunBozan

    Mesajlar:
    4.801
    Aldığı Beğeni:
    139
    Ödül Puanları:
    63
    Buna benzer bir konu açmıştım geçen yeterli bulmayıp daha yrıntılı birşekilde açmayı uygun gördüm ilk konu

    http://www.izafet.com/genel-kultur/...rockefeller-ailesi-ile-rothschild-ailesi.html

    GDD DÜNYAYI NASIL YÖNETİYOR?


    GİZLİ DÜNYA DEVLETİ adlı kitaptan


    Bilhassa son 400 yıl esnasında GDD`nin gelişme süresinde bilhassa Avrupa’yı kontrol eden Rotcilt ailesi, en önemli etkinlik merkez idi. Fakat 2.Cihan harbinden sonra dünya dengeleri değişince bu sefer ABD`deki Rockefeller ailesi ön plâna çıktı. Ve şimdi zamanla meydana gelen gelişmeler sonucunda Şekil l`de bildirilen GDD`nin genel yapısı içinde RT ve SANHEDRİN`in genel gözetimi altındaki dünyayı yöneten "70 Yeminliler Grubu" içinde en etkin merkez Rockefeller ailesi olmuştur.
    Nesillerden beri ABD`nin en zengin ailesi olan, gittikçe servetlerini ve güçlerini geliştiren Rockefeller ailesi Resim - X1`de görülen 5 kardeştir. Bu 5 kardeş ölçülemeyecek kadar büyük, muazzam bir servete miras olarak sahip olmuşlardır. Bu astronomik servetlerine dayanarak, güçlerini ve prestijlerini arttırdılar ve bütün dünyayı yönetmek için kendilerinin "Yeni Dünya Düzeni" dedikleri yeni bir dünyayı kurarak bütün dünyaya hakim olmayı gaye edindiler. Aşağıdaki fotoğrafta bugünkü Rockfeller ailesinin 5 kardeşi görülmektedir:


    WINTHRP : (Bir süre önce evvel vefat etmiştir),
    JOHN D III, NELSON : JOHN D III, Ailenin bugünkü reisi : "POLİTİK" Rockefeller, LAURANCE: Ailenin diğer bir kardeşi yıllarca süren bir plânlama ve ön hazırlıklardan sonra NELSON, bir seçimin her türlü teh ve rizikolarından korunmuş bir şekilde ABD Cumhurbaşkanı olarak Beyaz Saray`a gelmiştir.

    Gizli Dünya Devletinin yöneticileri olan Rockefeller ailesinin, bu en üstteki fertlerinden birisinin Cumhurbaşkanı olması dahi aslında vakit israfıdır. Çünkü zaten Cumhurbaşkanlarını kendileri kontrol etmektedirler.

    DOLAR MİLYARDERLERİNİN EFSANEVİ ZENGİNLİKLERİ

    Bu konuyla ilgili olarak bu kitabın ekinde bulunan aynı başlıklar altındaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi;
    Her türlü gizleyecek ve göz ardı edecek ve takiplerden kaçırılabilecek şekildeki tedbirlerin alınmış olmasına rağmen Rockefeller ailesinin zenginliği her türlü tahmin ve ölçünün üstünde efsanevi, astronomik, kısacası korkunç bir zenginliktir.
    Zenginliklerini tesbit etmek, bilmek mümkün değildir. Çünkü bunlar ABD`deki vergi kanunlarını öyle tanzim ettirmişlerdir ki gerçekte kendileri ciddi bir vergi ödemezler. Çünkü servetlerini vergiden muaf "VAKIFLAR"a ve "EMANETÇİ KURULUŞLAR" = TREUH şirketlerine dağıtmışlardır. SayfaX 232`de belirtildiği gibi sahip oldukları tröstlerin, vakıf ve emanetçi kuruluşların adedi 10 binleri aşmaktadır. Ayrıca bilhassa dünyanın en büyük banka ve şirketlerini kontrol etmektedirler. Yine sayfa 233`de belirtildiği gibi dünyanın her yerinde sayılamayacak kadar çok gayri menkullere sahip bulunmaktadırlar. Rockefeller 100 yıldan beri petrol işletmektedirler ve 75 yıldan beri de Bankacılık yapmaktadırlar.
    Nelson Rockefeller Cumhurbaşkanı olacağı zaman kamuoyu Rockefellerin efsanevi zenginlikleri hakkında büyük şüphelere ve kuşkulara sahip olduğu için Amerikan Temsilciler Meclisi Hukuk Komisyonu Nelson Rockefeller`in şahsi servetini tesbit için araştırma yaptı. Bu araştırmaya Rockefeller ailesinin zahiren hukuk danışmanı olarak görev yapan j.RlCHARDSON DÎLWORTH çıktı.
    J.R.DlLWORTH 1958`de Rockefeller`in yanında çalışmaya başlamadan önce geçmişte mali basan ve siyasi etkinliklerin simgesi olan en büyük uluslararası kuruluşlardan KUHN VE LOEB & CO bankasının ortağı idi. Nitekim KUHN ve LOEB & CO `nün ortağı olan Jacob Schiff de daha önce Rusya`daki Bolşevik Devrim`i finanse etmişti. DÎLWORTH görünürde Newyork`taki muazzam bir bina olan "ROCKEFELLER PLAZA"nın 3 katını işgal eden "Rockefeler ve Partneller" adlı büronun başkanlığını yapmaktaydı. 3 büyük kata yerleşmiş olan bu büro gerçekte Rockefeller ailesinin şahıslarına ait esham ve tahvilat hareketlerini takip etmek için kurulmuş bir teşkilattır. Bu teşkilatta 154 uzman çalışmakta ve 15 üstün mali müşavir görev yapmaktadır. Bu mali müşavirler ayrıca 100 şirketin bağlı olduğu 70 milyar dolar sermayeye sahip iki veya üç şirkette de idare meclis üyesi olarak görev yapmaktadırlar. Temsilciler meclisi önündeki ifadeleri ile işte bu muazzam binanın ve teşkilatın başkanlığını yapan DÎLWORTH bir yan Rockefeller`in muazzam servetini verdiği karışık şemalarla anlaşılmaz bir hale sokmuş, diğer yan da Rockefeller`in bütün dünyayı ve dünya ekonomisini kontrol ettiğini örtbas edebilmek için dünyayı kontrol etmediklerini sadece bir ailenin servetinin daha fazla kâr elde edebilmesi için en iyi şekilde yönetmeye çalıştıklarını ifade etmiş ve aynı komisyonda ifade veren Nelson Rockefeller`de bunu teyiden eğer muazzam ekonomik bir gücün varlığına inanıyorsanız o mevcut değildir. Yatırımlara sahibiz ama kontrole değil, diyerek gerçekleri örtbas etmeye çalışmıştır. Rockefeller ailesinin sahip olduğu servet hakkında 29 Eylül 1916 "NEW YORK TlMES"ın ilk sayfasında ailenin o günkü reisi Peder Şah JOHN D. ROCKEFELLER`in petrol ortaklıklarının 500 milyon dolar ettiği Rockefeller`in Amerika Birleşik Devletleri`nin ilk dolar milyarderi olduğu haberi verilmişti. Sadece bu meblağ yılda 5 gibi Rockefeller için en mütevazi bir ora gelir getirmiş olsa dahi 1975`de 25 milyar dolar yapar. Rockefeller ailesinin ve bugün bu ailenin reisi olan John D.III ROCKEFELLER`in GDD`yi yönetmek üzere ikamet ettiği New York`taki POCOTICO Hilst`teki yanmada takriben 3000 hektar büyüklüğünde olup GDD`nin idare merkezi Rockefeller ailesinin efsanevi zenginliği hakkında bir fikir edinmeye yeter. Bu yarımadaya giriş-çıkış yasaktır. Son derece kontrollüdür. Bu yarımadayı 1930`da Peder John D. Rockefeller inşa etmiştir. O gün bu arazinin değeri 50 milyon dolardı. Basın bu gizli yarımadaya ancak 1959 yılında Nelson`un oğlu Stewen`in düğününde ilk kez girebilmek imkanını elde etmiştir. Buraya girildiği zaman görüldü ki, bu arazinin içerisinde 112 km uzunluğunda özel yol vardır. Arazinin altında ayrıca bir yeraltı şehri bulunmaktadır. Burada Rockefeller ailesinin bütün gizli evrakları muhafaza edilmektedir. Arazinin üzerinde 75 tane saray tipi bina mevcuttur. Bu 75 binada 100 aile yaşamaktadır. Bu saray tipi binaların ve bahçelerin bakımı için 500 tam mesaili personel; hizmetçi, bekçi, bahçıvan ve şoför çalışmaktadır.
    Ayrıca Rockefeller`in dünyanın bütün büyük şehirlerinde buna benzer bahçeler içerisinde sarayları inşa edilmiş bulunmaktadır. Bunlar Rockefeller`in ve ailesinin sahip olduğu ve kontrol ettiği akıllan durduran o korkunç servetin bir noktasını bile teşkil etmemektedir.

    ROCKEFELLER EFSANEVİ SERVET SAHİBİDİR VE BÜTÜN DÜNYA EKONOMİSİNİ KONTROL ETMEKTEDİR.

    Rockefeller Şekil 1`deki Genel GDD içinde ve bu şekilde gösterilmiş olan dünyanın her yanına yayılan teşkilatlar desteği ve vasıtasıyla bütün dünyayı yönetiyor. Bu yönetim Şekil 2`deki TRİLATERAL KOMİSYON vasıtasıyla yürütülmektedir.


    Bu Trilateral=üç ayaklı teşkilatın:
    1.Bir ayağı ABD, Rockefeller`in direk yönetiminde,
    2.Diğer bir ayağı Avrupa`da yine Rockefeller`in kontrolü ve Trilateral`e
    mensup Yeminlilerin kontrolünde,
    3.Diğer bir ayağı ise Japonya`da yine Rockefeller`in ve Trilateral`e
    mensup Yeminlilerin kontrolünde, Pasifik`teki Yeminlilerin kontrolü
    altındadır.
    Yukarıdaki bölümde TRİLATERAL 3 ayaklı komisyon BİLDERBERG ve BUSINESS ROUND TABLE teşkilatları vasıtasıyla nasıl bütün dünyaya yayıldığı belirtilmiştir ve bu arada Avrupa ve Japonya ayaklarına mensup kuruluşlar arasında çeşitli dev müesseselerin yer aldığı zikredilmişti:

    İTALYA`da:
    BİLDERBERG üyesi Yahudi GİOVANNİ AGNELLİ (Fiat Fabrikalarının sahibi),

    FRANSA`da:
    Ünlü Yahudi ailesi BARON EDMOND DE ROTSCHİLD (Pek çok banka ve sanayi tesisinin sahibi).
    Avrupa`nın ve dünyanın en büyük bankaları BANK OF MADRİD, BARCLAY`S BANK ROYAL DUTCH PETROLEUM` un TRİLATERAL`in Avrupa`nın ayaklarından olduğu belirtilmişti. (Bakınız, Trilateal Bölümü, Sh.327)

    JAPONYA`da:
    SONY, TOYOTA ve MİTSUBİSHİ gibi dev şirketlerin Trilateral`in Japonya`daki ayağından sadece birkaçı olduğu belirtilmişti. (Bakınız, Trilateral Bölümü, Sh 327)

    ALMANYA`da:
    Sayfa 333`dan sayfa 343`e kadar belirtilen listeler incelendiğinde, Almanya`nın bütün büyük kuruluşlarının en büyük ağır sanayi ve silah fabrikası şirketlerinin hammadde kaynaklarını elinde tutan şirketlerin kimya sanayinin dev kuruluşların hepsinin vaktiyle Hitler`i destekledikleri ve şimdi de Trilateral`in ayağı olarak Alman ekonomisi ye siyasetini kontrol ettikleri açıkça görülür.
    Almanya için verilen bu tablo; Fransa, İngiltere, İtalya ve diğer Avrupa ülkeleri ve Japonya için de aynen öyledir. Ve şimdi de Sovyetlerin dağılmasıyla bitlikte eski Sovyet bölgelerinde aynı şekilde Trilateral`in büyük bir hızla kontrolü ele geçirmekte olduğu görülür.




    GDD DÜNYAYI EKONOMİK BAKIMDAN NASIL KONTROLÜ ALTINDA TUTUYOR VE NASIL SÖMÜRÜYOR?

    GDD (GİZLİ DÜNYA DEVLETİ)

    I. ÜLKELERİN MERKEZ BANKALARI İLE DÜNYAYI KONTROL EDİYOR VE SÖMÜRÜYOR

    ABD`de Merkez BANKASININ=FEDERAL REZERVE`nin kurulması için GDD`nin yaptığı mücadele bu kitabın "EKLER BÖLÜMÜ"nde detaylı bir şekilde delilleriyle ortaya konmuştur.
    Yine bu kitabın sayfa 219`daki açıklamalarıyla ortaya konan gerçekler şunlardır:

    ABD`nin Devlet Borçlan (Özel Borçlar Hariç)
    1980 yılında 980 milyar $ (980.000.000.000 $) idi.
    1988`de 5 trilyon $ (5.000.000.000.000 $) oldu.

    Bu yıllar arasında geçen 8 yılda, takriben 4 trilyon Dolar`lık borç da eski devlet borcu gibi uluslararası bankalardan yani GDD`den (yani Rockefeller ailesinden) alınmıştır.

    Böylece 1989 yılında Devletin, borçları için ödediği
    Yıllık faiz, 500 milyar $ (500.000.000.000 $) olmuştur.
    Bu faiz GDD`ye gitmektedir.

    Diğer yan bu kitabın 3. BÖLÜM`ünde ifade edildiği gibi sadece ABD`nin değil hemen hemen bütün dünya ülkelerinin Merkez BANKALARI GDD`nin kontrolündedir.

    GDD`NİN ULUSLARARASI BANKERLERİ, ZAMANLA ÖZEL KURUMLAR OLARAK ÇEŞİTLİ AVRUPA MERKEZ BANKALARINI ELE GEÇİRDİLER

    İngiltere Bankası, Fransa Bankası ve Almanya Bankası zannedildiğinin aksine o hükümetlerin özel mülkiyeti değil, devlet reisleri tarafından ödünç verilen kişisel monopollerdir. Bu sistemin hizmetçilerinden İngiltere Midl Bankası`nın genel başkanı Reginald McKenna, şöyle söylemektedir: "Paraları ve kredileri çıkaranlar ve dağıtanlar, hükümetlerin tedbirlerini yönlendirmekte ve halkların kaderlerini ellerinde tutmaktalar". London Financia Times tarafından 26.09.1912 tarihinde son derece dikkat çekici bir örnek sunuldu: "Beş büyük bankanın başında bulunan yarım düzine adam, kısa vadeli hazine bonolarını yenilemedikleri takdirdi bütün hükümetin finansman yapısı çökebilir".
    GDD Uluslararası bankerler vasıtasıyla her Avrupa merice bankalarının her birine kontrol edici birer maş: yerleştirmişlerdir. Bu konuda Prof. Quigley şöyle diyor:

    "Dünyanın Merkez Genel Bankalarının bağında bulunanların, başlarının dünya finansının asıl güç sahipleri olduğuna inanmamak gerekir. Aslında kendilerini bu konuma getirenler hakim Juvesment-Bankaların teknisyenleri ve ajanları olup, onlar tarafından her an görevden alınabilirler. Dünyadaki asıl malî güç, birleşmemi} olan şahsî bankaların kulisi arkasında kalan, (uluslararası veya büyük bankerler diye isimlendirilen)Juvestment bankerlerin elinde bulunuyor. Bu, merkez bankaların ajanlarından çok özel, güç sahibi ve gizli olan uluslararası iş birliği ve ulusal hâkimiyeti içeren bir sistem kurdu.... " (Quingley, Tragedy Hope. sayfa 326-327).

    Prof. Quigley, İngiltere ve Fransa bankalarının sahibi ola uluslararası bankerlerin, bankaların teorik olarak kamulaştırıldıklarında bile güçlerini muhafaza ettiklerinden de bahsediyor.

    GDD`NİN ABD MERKEZ BANKASINI KURMAK İÇİN YAPTIĞI MÜCADELE

    Tabiî ki, Avrupa ülkelerinin merkez bankalarını kontrolleri altına almış kişiler, benzeri bir müessesenin Amerika`da kurulmasını sabırsızlıkla bekliyorlardı. Devletimizin kurucuları, Amerika`yı para manipülasyonu kontrol etme gayretlerinden haberdar olup, uluslararası bankerlerle devamlı bir mücadele yürütüyorlardı. Başkan Jefferson, John Adams`a bir mektubunda şöyle diyordu: " ... Bankaların, ordulardan daha çok tehli olduğuna inanıyorum..."
    Başkan Jackson`un 1836 yılında Amerikan Merkez Bankası` lağvetmesine rağmen, Avrupalı sermayedarlar ve bunların Amerika ajanları yine de Amerika`nın para sistemini büyük ölçüde kontrolleri alta almayı başardılar. Gustavus Myers, History of The Great American isim kitabında şunu itiraf ediyor:
    "Perde arkasında Rothschild`lerin Amerikan malî kanunlarını dikte etmekte uzun zaman tesirleri olmuştu. Kanun tutanaklarında, Amerika`nın eski bankasında (rew Jackson tarafından lağvedilmiştir) güç sahihlerinin kendileri olduğunu ortaya çıkarmakta."
    İşte bütün bu merkez bankaları vasıtasıyla yeryüzündeki ülkelerin Dünya Bankası, IMF aracılığı ile aldığı borçlar, sonunda GDD`nin parasıdır. Ve böylece ülkeler dış borç faizi olarak her yıl GDD`ye milyarlarca dolar ödemektedirler.
    Mesela, bugün Türkiye`nin resmi dış borcu 75 milyar dolardır. Özel bankalar ve sıcak döviz de hesaba katıldığı zaman toplam dış borç en az 100 milyar doların üzerindedir. Bu borcun faizi 13.5 milyar dolardır. Mısır`ın ödediği yıllık faiz ise 7 milyar dolar kadardır....vs. Bütün dünya ülkelerinin dış borçlan dikkate alındığında nasıl ABD, GDD`ye yılda 500 milyar dolar faiz ödüyorsa diğer ülkelerle beraber GDD`ye bir yılda ödenen faizlerin toplam değeri takriben 1 TRİLYON DOLAR`ı bulmaktadır.

    II. YEŞİL KAĞIT=DOLAR

    Diğer yan GDD, ABD`yi federal rezervin yani Merkez Bankasının kontrolü altında tutmaktadır. Federal rezervi ise istediği kadar yeşil kağıt yani dolar basmaktadır ve artık 1988`den itibaren Doların altınla hiçbir ilişkisi kalmamıştır. Yani GDD`nin kontrolündeki dolar bütün dünyanın parası olmuş ve GDD istediği kadar yeşil kağıt basarak bütün insanlığı korkunç bir şekilde sömürmektedir.
    Bugün ABD dışında takriben l Trilyon dolara tekabül edecek kadar yeşil kağıt bulunmaktadır. Bu kağıtlar verilmiş; karşılığında mal alınmıştır, alınteri alınmıştır yani yeryüzündeki 6 milyar insan böylece sömürülmüştür. Kaldı ki bu sömürü sadece dolarla-yeşil kağıtla yapılmamaktadır.
    Yine uluslararası finans kuruluşları ve bankalar vasıtasıyla GDD dünyanın her yerine TAHVİLLER satmaktadır. Bu tahviller vasıtasıyla yeşil dolar toplanıyor, mal alınarak tekrar dünyaya yayılıyor. Takriben l Trilyon dolarlık dünya piyasalarında TAHVİLLER (san kağıt) tedavülde bulunmaktadır ve yine ayrıca bütün dünya ülkeleri dolar dünya parası yapıldığı için merkez bankaları ve özel bankaların da dolar olarak REZERV’ler tutmaktadırlar. Mesela Türkiye Merkez Bankası 13-15 milyar dolar REZERV tuttuğunu ilan etmektedir. Bu rezerv dolarlar aslında fiilen bu Merkez Bankalarının kasalarında muhafaza edilmemektedir. E paralar yine GDD`nin uluslararası bankalarında tutulmakta, ülkeler merkez bankalarında şeklen tutuluyor gibi gösterilmekte ülkelerin merkez bankalarına sadece sizin hesabınızda bizde şu kadar dolar bulunmaktadır. İfadesini taşıyan bir (BEYAZ KAĞIT) verilmekte ve yeşil dolarlar bunlar elinden alınmakta bir kere daha dünya piyasalarına sürülerek (mal ve üretim) satın alınmaktadır

    Böylece GDD bütün dünyayı YEŞİL Kağıt=DOLAR ile TAKRİBEN TRİLYON DOLAR
    SARI Kağıt=TAHVİLLERİ, ile takbiren 1 TRİLYON DOLAR, BEYAZ Kağıt=REZERV`lerle takriben 1 TRİLYON DOLAR,
    sömürmektedir.
    Esasen GDD, ABD federal rezerv vasıtasıyla istediği zaman, istedi kadar dolar basıp, istedikleri yere verebilecek kontrol ve mekanizmayı ellerinde bulundurmaktadırlar.
    İşte bu yüzden KABBALA`ya bağlı SİYONİSTLER GDD vasıtası) yeşil kağıt=dolara bilinen $ işaretini bu gaye ile vermişlerdir. Nitekim kitaptaki sayfa 179`da açıklığı gibi bu işaretin yukarıdan aşağı ( I ) çizgisi Siyonist sembollere göre "dünya hakimiyeti"ni ifa etmektedir.(S) harfi ise yine Siyonist inançlara göre "Kuyruğunu ısır yılan"ı temsil etmektedir. Siyonist inançlara göre yılan kuyruğu ısırdığı zaman zafere ulaşılacaktır. 1988`de dolar ile ali arasındaki bağın tamamen koparılması ile 1988`de yılan kuyruğunu ısırdığı kabul edilmekte ve böylece dün hakimiyeti ve saadete ulaşıldığına inanılmaktadır.

    III. EKONOMİK KRİZLER VE BORSA DALGALANMALARI

    Bu kitabın 3. bölümünde delilleriyle açıklığı gibi GDD plânlı ola ekonomik krizleri çıkartmakta (1907, 1929 Ekonomik krizleri ... \ böylece bütün insanlığı astronomik ölçüde sömürmekte ve yine bölümde belirtildiği gibi GDD, dünya borsalarını kontrol altında tutmakta, periyodik olarak istediği zaman borsaları düşürüp hisse senetlerini toplamakta, sonra borsaları yükseltip bunları satmaktadır. Böylece borsa dalgalanmalarının hepsi GDD`ye milyarlarca dolar pompalayan bir em basma tulumba gibi çalışmaktadır. Dünya borsalarındaki plânlı manipülasyonlarla GDD her yıl takriben l trilyon dolara yakın parayı her ülkede insanlardan almakta ve bütün dünyayı böylece sömürmekte ve kontrol etmektedir.

    IV. ULUSLARARASI BANKALAR

    Nihayetinde gerçekten uluslararası bankerler, özel kurumlar olarak çeşitli Avrupa merkez bankalarını ele geçirdiler. İngiltere Bankası, Fransa Bankası ve Almanya Bankası zannedildiğinin aksine o hükümetlerin özel mülkiyeti değil, devlet reisleri tarafından ödünç verilen kişisel monopollerdir. Bu sistemin hizmetçilerinden İngiltere Midl Bankası`nın Genel Başkanı Reginald Mc Kenna şöyle demektedir. "Paraları ve kredileri çıkaranlar ve dağıtanlar, hükümetlerin tedbirlerini yönlendirmekte ve halkların kaderini ellerinde tutmaktadırlar"
    London Financial Times tarafından 26.9.1912 tarihinde son derece dikkat çekici bir örnek sunuldu: "Beş büyük bankanın başında bulunan yarım düzine adam, kısa vadeli hazine bonolarını yenilemedikleri takdirde, bütün hükümetin finansman yapısı çökebilir".
    Uluslararası bankerler Avrupa merkez bankalarının her birine kontrol edici bir maşa yerleştirdiler.
    Dr. Quigley, İngiltere ve Fransa bankalarının sahibi olan uluslararası bankerlerin, bankaların teorik olarak kamulaştırıldıklarında bile güçlerini muhafaza ettiklerinden de bahsediyor.
    Başkan Jefferson, John Adams`a gönderdiği bir mektubunda: "...Bankaların, ordulardan daha çok tehli olduğuna inanıyorum" diyordu.
    Başkan Jackson`un 1836 yılında Amerika Merkez Bankası`nı lağvetmesine rağmen, Avrupalı sermayedarlar ve bunların Amerikalı ajanları yine de Amerika`nın para sistemini büyük ölçüde kontrolleri altına almayı başardılar.

    V.ULUSLARARASI SANAYİ KURULUŞLARI,
    PETROL ŞİRKETLERİ, TİCARET ŞİRKETLERİ

    GDD kendi kontrolündeki uluslararası dev sanayi kuruluşları; petrol şirketleri ve ticaret şirketleri vasıtasıyla her yıl yeryüzündeki bütün ülkelerin insanlarından milyarlarca dolar kâr etmektedir. Yukarı bölümde (Bakınız, Şekil-2) Dünyanın her yerinde gerek TRİLATERAL yönetimi, gerek Bilderberg ve gerekse Bussines Round Table teşkili vasıtasıyla kontrol ettiği dev müesseseler hakkında bir fikir verilmiştir, bu kuruluşlar Tröstler ve Monopoller vasıtasıyla GDD yine yılda e takriben l trilyon dolardan fazla kâr etmekte ve bütün insanlığı bu monopoller vasıtasıyla sömürmekte ve dünya ekonomisini kontrol etmektedir.

    VI. HARP SANAYİİ

    GDD dünyanın harp sanayimi elinde tutmaktadır.
    Bu kitabın Sayfa 340`da belirtilen, "SİLAH FABRİKALARI VE SAVAŞ MALZEMELERİ ÜRETEN SİYONİST ŞİRKETLER" listesinden de görüldüğü gibi Alman silah fabrikaları genellikle Siyonistlerin elindedir ve GDD’nin kontrolündedir.
    Ve yine Sayfa 333`de KRUPP`un Siyonist banker ABRAHAM OPPENHEİM tarafından nasıl kurulduğu ve GDD kontrolünde yaptığı faaliyetleri,
    Sayfa 335`de ise ABD`nin en büyük silah üreticisi Siyonist BERNARD BARUCH`un GDD kontrolündeki faaliyetleri,
    Sayfa 336’da da Siyonistler tarafından uçak üretmek için kurulan LUFTHANSA` nın GDD`nin kontrolündeki faaliyetleri,
    Sayfa 341`de ise ABD`de ilk "ATOM BOMBASI"nın yapılışında ve kullanılmasında Siyonist RODBFERT OPPENHEİMER`in oynadığı rol ve GDD`nin kontrolü delilleriyle ortaya konmuştur.
    Yukarda XXIX bölümünde Sayfa XXX`da belirtildiği gibi KABBALa’ya bağlı Siyonistler için diğer milletleri yok etmek bir ibadettir. Bu inançla GDD harpleri körüklemektedir ve GDD`nin ve onun kontrolündeki müesseselerin bütün ülkeleri ve insanlığı sömürmek ve kontrol etmek kullıkları en önemli mekanizmalardan birisi de HARP SANAYİİ` dir.
    Bu mekanizma vasıtasıyla GDD yine her yıl takriben 1 trilyon dolar sömürmektedir.

    VII. DİĞER ULUSLARARSI MEKANİZMALAR

    GDD yukarıda sayılanlardan başka ayrıca İATA`dan (Uluslararası spor organizasyonları federasyonu) Dünya Olimpiyat Komitesine varıncaya kadar, sayılamayacak kadar çok sayıda Uluslararası organizasyonlarla ve uluslararası bankalar vasıtasıyla her gönderilen paradan aldıkları komisyonlarla bütün insanlığı sömürmektedirler. Bu sömürüler de her yıl takriben l trilyon dolar düzeyine ulaşmaktadır.

    SONUÇ

    Yukardan beri yapılan açıklamalar GDD`nin bütün ülkeleri, insanları ve dünyayı, ekonomik bakımdan nasıl kontrol ettiğini ve nasıl sömürdüğünü açıkça göstermektedir.


    GDD (GİZLİ DÜNYA DEVLETİ)

    I. MERKEZ BANKALARI VASITASIYLA DEVLET
    HAZİNESİNE ALINAN BORÇLARIN FAİZLERİ

    GDD bütün dünya ülkelerine Dünya Bankası, IMF ve o ülkelerin Merkez Bankaları vasıtasıyla devlet garantisiyle verdiği borçların 4 Trilyon (4.000.000.000.000) $ yalnız ABD`den yılda 500 milyar dolar (500.000.000.000) $ olmak üzere diğer ülkelerle beraber toplam olarak takriben l trilyon dolar almakta ve yeryüzündeki 6 milyar insanı bu mekanizmayla sömürmektedir.

    II. DOLAR=YEŞİL KAĞIT, TAHVİLLER=SARI KAĞIT, REZERVLER=BEYAZ KAĞIT

    ile takriben 3 Trilyon dolarlık sömürüye ilaveten; bu sömürünün sonucunda bütün dünya bu mekanizmayla aldatılarak bu kıymetler karşısında alınmış malların bir yıl süreyle kullanılması dolayısıyla en az her yıl ilave olarak 10 hesabıyla 300 milyar dolar sömürülmektedir.
    Ayrıca bu kağıtlar her yıl, önemli ölçüde artmaktadır. Böylece takriben yılda l trilyon dolar sömürü

    III. EKONOMİK KRİZLER VE BORSA DALGALANMALARI :

    Yeryüzünde yaşayan bütün insanlar, ekonomik krizler ve borsa dalgalanmaları vasıtasıyla yine yılda takriben l trilyon dolar sömürülmektedir

    IV. ULUSLARARASI BANKALAR:

    1836 yılında Amerika Merkez Bankası lağvedilmesine rağmen Avrupalı sermayedarlar ve bunların Amerikalı ajanları yine de Amerika`nı para sistemini büyük ölçüde kontrolleri altına almayı başardılar ve butu insanları sömürmeye devam etmektedirler.

    V. ULUSLARARASI DEV SANAYİ KURULUŞLARI, PETROL VE TİCARET ŞİRKETLERİ :

    Bütün insanlardan, Uluslararası Dev Sanayi Kuruluşları, Petrol ve Ticaret Şirketleri vasıtasıyla yine yılda l trilyon dolar sömürülmektedir

    VI. HARP SANAYİİ:

    Harp Sanayii de insanları sömürme kaynaklarından biridir. GDD Harp Sanayii vasıtasıyla da insanlar, ayrıca yılda takriben l trilyon dolar sömürülmektedir

    VII. DİĞER ULUSLARARASI MEKANİZMALAR:

    Yine bütün insanları yılda takriben l trilyon dolar sömürmektedir.
    Ve böylece GDD sonuç olarak insanları, yılda takriben 7 trilyon dolar sömürmektedir.

    NOT: GDD`nin bütün bu mekanizmalar vasıtasıyla yapmış olduğu yıllık sömürüyü kesin rakamlarla hesaplamanın imkanı yoktur. Buradaki l trilyon rakamları, bu sömürünün 100 milyarlarca doların çok çok üstünde olduğunu belirtmek için kullanılmış ifadelerdir.

    GDD bir yan bütün dünya ekonomisini ve siyasetini bu mekanizmalarla kontrol ederken diğer yan da kurmuş olduğu bu muazzam sömürü düzeni ile ülkeleri ve insanları kanını emercesine sömürmektedir. Bu muazzam meblağ dünyanın en zengin ülkesi olan 250 milyon nüfusun yaşadığı ABD`nin yıllık gayri safi milli hasılasından yani bir yılda ABD`de yapılan bütün üretimden çok daha fazladır.
    Demek ki bütün insanlık (6 milyar insan), GDD tarafından korkunç bir şekilde sömürülmektedir. Yıllık takriben 7 trilyon dolarlık bu sömürünün manası, fert başına takriben yılda yeryüzündeki 6 milyar insanın her birinin 1200 $ ödemesi demektir.
    Bu miktar dünyadaki fert başına milli gelir ortalamasının çok üstünde olup takriben Türkiye`deki fert başına milli gelir mertebesindedir.
    Diğer bir ifadeyle yeryüzündeki herkes yıllık gelirinden fazlasını GDD`ye ödemek mecburiyeti içinde bulunmaktadır. Gelirini GDD`ye ödeyince geçimi için yeniden borçlanmak, bu borç için vereceği faizlerle bir fasit dairenin içinde gittikçe perişan hale gelmek mecburiyeti ile karşı karşıya bulunmaktadır.
    İşte bu gerçekler karşısında Rockefellerin şahsi servetinin 100 milyar dolar veya l trilyon dolar olmasının ne önemi var? Çünkü o, aslında ve gerçekte her yıl GDD vasıtasıyla (Trilateral, Bilderberg, Business Round Table...vs. ile) bütün dünyayı 7 trilyon dolar sömüren bir mekanizmayı işleterek bütün dünya ekonomisini ve siyasetini kontrol ediyor.

     

Sayfayı Paylaş