Her an her saniye ŞÜKRETMELİYİZ!!

Konusu 'İslam ve İnsan' forumundadır ve jasdo tarafından 15 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. jasdo

    jasdo HİS VE VEHİM!

    Mesajlar:
    384
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Hayat boyunca tüm evrende, kendi bedeninizde ve çevrenizde her an, her saniye gerçekleşen mucizelere şahit olmaktasınız.
    İnsanın sadece bu olaylar üzerinde düşünmesi bile, Allah'ın insanlar üzerindeki sonsuz ihsanını, şefkatini ve merhametini anlaması için yeterlidir.
    Göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan tüm kompleks sistemler insanlara hizmet için durmaksızın kusursuzca işlemektedir.
    Ve her an her saniye evrenin her köşesinde ve insan bedeninde mucizevi bir uyum ve düzen yaşanmaktadır.
    Allah, insanlara rahmet kapılarını sonuna kadar açmış ve onu olabilecek en güzel şekilde nimetlerle kuşatmıştır.
    Her an yaşanan bu mucizeleri fark eden insanın yapması gereken ise, her bir nimet ve güzellik karşısında Allah'a sürekli ŞÜKRETMEKTİR!!
  2. Aforizma

    Aforizma Member

    Mesajlar:
    154
    Aldığı Beğeni:
    5
    Ödül Puanları:
    18
    Cevap: Her an her saniye ŞÜKRETMELİYİZ!!

    Çevremizde ve bedenimizde her an mucizeler mi gerçekleşiyor? Sanırım çok hayalcisiniz, mucize falan olduğu yok. En azından ben göremiyorum.

    Allah'ın insanlar üzerinde sonuz ihsanı, şefkati ve merhameti olsaydı şu an Afrika'da açlıktan ölen çocuklar ya da acı bir hayat ile boğuşan insanlar olmamalıydı. Ya Allah'ın aynı zamanda sonsuz gazabı, nefreti ve acımasızlığı var ya da durum sandığımızdan daha karışık.

    Göklerde ve yerde olan kompleks sistemlerin (ki çok kompleks olduğunu da sanmayın) insanlara hizmet için olduğunu düşünmek bence büyük bir kibirdir. Eğer tüm evren bizim için varsa inanılmaz bir israf ile karşı karşıyayız demektir ve bu İslamiyet'e göre iyi bir şey değildir.

    Evrende ve insanda mucizevi bir düzen olduğunu düşünmek hiç hoş değil zira evren kaos içindedir ve mükemmel bir insan vucudu uyumu olsaydı hastalıklar olmamalıydı.

    Ve son olarak varolan her iyi şey için şükretmemiz gerekiyorsa varolan her kötü şey için de isyan etmeliyiz. Ancak bu şekilde adaleti sağlayabiliriz.
  3. Belgrat

    Belgrat New Member

    Mesajlar:
    4.260
    Aldığı Beğeni:
    61
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Her an her saniye ŞÜKRETMELİYİZ!!

    Mucize temiz kalpli insana doğar..Yalan mı ?
    Ben hep şükrediyorum da ne oluyor hiçbir dileğim kabul olmuyor :(
  4. Aforizma

    Aforizma Member

    Mesajlar:
    154
    Aldığı Beğeni:
    5
    Ödül Puanları:
    18
    Cevap: Her an her saniye ŞÜKRETMELİYİZ!!

    Yalan değil yanlış.Mucizeler inanmayanları yani diğer bir deyişle aslında kötü kalpli olan insanları inandırmak için yapılmış şeylerdir.Bu yüzden mucize asıl inanmayanlar yani size göre temiz kalpli olmayan insanlar için vardır.
  5. jasdo

    jasdo HİS VE VEHİM!

    Mesajlar:
    384
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Cevap: Her an her saniye ŞÜKRETMELİYİZ!!

    İMTİHANIN SIRRI!!!!
    İman edenleri, iman etmeyen insanlardan ayıran en büyük sırlardan biri, dünya hayatında karşılaştıkları zorluklar, sıkıntılar, hastalıklardır. Bir kısım insanlar için inkara sebep olan şeyler, Müslümanlar için birer nimettir, kendilerini Allah'a yaklaştıran birer vesiledir. İşte bu, imtihanın sırrıdır. Bu sır ile müminler, dünyada inkarcılardan tamamen farklı bir hayat yaşarlar.

    Hastalık, özellikle de ağır hastalık, bir insanın yalnızca kendisinin yaşayıp bildiği, zorluğunu yalnızca kendisinin çektiği özel bir imtihandır. Fakat her şey gibi hastalık da Allah'tan gelir. Ve elbette ki bunun şifası da yine Allah'tandır.

    Hastalığa dayanıp sabretmek, hastalığın Allah'tan geldiğini bilerek güzel bir tevekkülle tevekkül etmek, samimi, gerçek, halis Müslümana has bir özelliktir. Yüce Rabbimiz Allah, Hz. Eyüb'ü bu konuda örnek verir:

    "Eyüp de; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: "Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın." Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik; ona Katımız'dan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik." (Enbiya Suresi, 83-84)

    Müslüman, nimetin Allah'tan geldiğini bildiği gibi zorluk ve sıkıntıların da Allah'tan geldiğini ve bunun özel bir imtihan olduğunu bilir. Rabbimiz'e olan sevgisi ve imanı nedeni ile bu zorluklara güzel bir sabır ile sabredilmesi gerektiğinin bilincindedir. Bu sabrın, Allah'a sevginin ve Allah'a olan dostluğun göstergesi olduğunun farkındadır. Bunların tümünün Allah'ın yalnızca "Ol" emri ile son bulacağını, bunların varlığının imtihanın bir sırrı olduğunu ve Allah dilediğine göre bunların nimet olarak görülmesi gerektiğini bilmektedir. Bu şuur açıklığına sahip olan insanın yaşadığı zorluklara karşı sabrı ve tevekkülü, samimi olmayan bir insanın başarabileceği bir şey değildir.

    İnsanların büyük bir bölümü için ise hastalık ve zorluklar, (Allah'ı tenzih ederiz) Allah'a karşı küskünlüğe, hatta Allah'a karşı inkara birer bahanedirler. Kendisini Müslüman tanıtan bazı insanlar bile, zorlukları Allah'tan gelmiş büyük belalar olarak addederek, Allah inancından uzaklaşır, birer Müslüman olarak üzerlerine düşen görevleri yapmaktan uzaklaşırlar. Samimi Müslümanların birer imtihan ve nimet olarak gördükleri ve sabretmelerinin karşılığında cennetle müjdelendikleri bu ortamlar, genellikle aksini düşünen insanlar için red ve inkarın vesilesi olarak karşılanırlar. Kuşkusuz ki bu, dünyada da ahirette de en büyük kayıpları beraberinde getiren bozuk ve çarpık bir anlayıştır.

    Hz. Yusuf, Vezir'in karısının isteklerini reddetmesine ve hiçbir suçu olmamasına rağmen hapsi tercih etmiştir. Ve yıllarca haksız yere orada kalmıştır. Zahiren bakıldığında, nefsani menfaati bir kenara bırakarak yıllarca zindanı tercih etmek, Allah'tan gereği gibi korkmayan, imtihanın sırrını kavrayamayan insanlar için mümkün gözükmemektedir. Fakat Hz. Yusuf, Allah'a olan sevgisinden, Allah'tan güçlü korkusundan dolayı, böyle bir ortamın kendisine özel olarak yaratıldığının, imtihan edildiğinin farkındadır. Kendisine nimetlerin en güzelini yaratacak olan Rabbimizin o sırada böyle bir ortamı yaratmasının özel bir anlamı ve hikmeti olduğunun bilincindedir. Bunun karşılığının inşaAllah ahirette sonsuz nimet olabileceğine iman etmiş, Allah'a olan güçlü sevgisi onu en doğru harekete yöneltmiştir.

    İnsanın imtihanın sırrını görebilmesi, zorluk ve hastalıklara güzellikle ve şükürle karşılık verebilmesi, güzel bir tevekkülle tevekkül edebilmesi için gereği gibi Allah'tan korkması gerekmektedir. Elbette ki her şeyin Allah'tan geldiğini bilmek ve her çözümü Allah'ın yaratacağına iman etmek, insanı en büyük kurtuluşa götüren yollardan biridir. Yüce Rabbimiz ayetlerinde şöyle bildirir:

    "Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele. Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: "Biz Allah'a ait (kullar)ız ve şüphesiz O'na dönücüleriz." (Bakara Suresi, 155-156)
  6. Aforizma

    Aforizma Member

    Mesajlar:
    154
    Aldığı Beğeni:
    5
    Ödül Puanları:
    18
    Cevap: Her an her saniye ŞÜKRETMELİYİZ!!

    Ahh ahh sizin gibileri görünce içimden bir sızıntı geçmiyor değil. Acıya katlanmak için belki de bilinçaltınız yüzünden bu akdar teslimiyetçi olmuşsunuz.

    Öncelikle sormak gerekir, Allah neyin imtihanını yapıyor?İyiyi ve kötüyü de O yarattı ve bizlere aklı ve nefsi de O verdi.Pekala bu durumda bizi bir sınava sokup da iyiler cennete kötüler cehenneme demenin ne güzelliği var.

    İmtihan da eşit sorular sorulmalıdır ayrıca.Ancak sanırım siz Afrika'da açlıktan ölenler ile kendi sınavınızı bir zannediyorsunuz.Ya da babası tarafından tecavüze uğrayıp babasından çocukları olanları hiç görmüyorsunuz.İsanoğlu bu kadar acı çekmeyi hak edecek ne yaptı?Böyle imtihan mı olur?

    Bence düşünmekte fayda var; Allah iyilik içinde iyiliği anlayabilecğeimiz bir yer var edemez miydi? Nedir bu kadar şamata, nedir bu kadar imtihan ve imtihanın sırrı...

    Ortada sır falan olduğu yok aslında.Bence herhangi bir insan herhangi bir sebeple bile mutsuz olup, gözyaşı döküyorsa benim de isyan etme hakkım vardır.Ve benim yüce iyilik ile dolu olduğu sanılan bir yaratıcıdan şüphe duyma hakkım vardır.

    Belki güvenmek için ya da ilahi bir adalet için inanabilirsiniz ama dünyada adalet yok ve dünyadan sonra adaletin olacağını gösteren bir somut ipucu da yok.Bu yüzden yineliyorum iyi şeyler için şükredilmeliyse, kötü şeyler için de isyan edilmelidir.
  7. jasdo

    jasdo HİS VE VEHİM!

    Mesajlar:
    384
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Cevap: Her an her saniye ŞÜKRETMELİYİZ!!

    PEKİİİ Bu zamana kadar isyan ettin de eline geçti sorarım sana ..anca stresss oldun oysa sıkıntıları gönderenin de güzellikleri gönderen olduğunu düşünüp kahrında HOŞ lütfunda hoş demek ve hiç birşeyin sebepsiz olmadığını düşünmek ve her ne oluyosa mutlaka hayır ve hikmet oldunu düşünmek insanı çok rahatlatan bi duygudur tavsiye ederim bu konforu yaşa..bu da benden sana bi tüyoo..istemezsen de isyan et dur ne diyim bu senin seçimin ama sağlıksız bi seçim haberin olsn;);)
  8. jasdo

    jasdo HİS VE VEHİM!

    Mesajlar:
    384
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Cevap: Her an her saniye ŞÜKRETMELİYİZ!!

    ... Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz. (Bakara Suresi, 216)

    sanırım bu bilgilere ihtiyacın var!!
    Allah'ın her şeyi bir kader ile yaratması en büyük nimetlerden birisidir. Kader insanlar için çok büyük bir konfor, büyük bir rahatlıktır. Kadere iman eden, hayatındaki her şeyi, hayatı boyunca karşılaştığı ve karşılaşacağı her olayı Allah'ın kaderinde yarattığını bilen bir insan hayatı boyunca bunun rahatlığını, güvenini ve iç huzurunu yaşar.


    Kadere inanan insan rahattır çünkü yarının endişesine kapılmaz. Yarın ne olacağını düşünüp endişe ve sıkıntılar içine girmez. Yarını Allah'ın, kendisi için mutlaka en hayırlı şekilde yaratacağını bilir.


    Kadere inanan insan geçmişinde yaptığı hatalardan dolayı da mutsuz olmaz. Çünkü geçmişinde o hataları Allah'ın kendisi için yarattığı kader içinde yaptığını bilir, bunun hayır ve hikmetlerini düşünür. Pişmanlık duyup tevbe eder, aynı hataları tekrarlamamaya gayret eder. Kaderde Allah'ın hatayı da insanın vazgeçmesi, tevbe etmesi için birçok hikmet ve güzellikle yarattığının farkında olur.


    Kadere inanan insan ölüm anının da kaderinde olduğunu, Allah'ın dilediği vakitte, yerde ve dilediği şekilde canını alacağını bilir. Allah'ın canını almak için takdir ettiği zaman geldiğinde, hiçkimsenin ve hiçbirşeyin kendisini koruyamayacağını bilir. Bunun için tevekküllüdür. Allah'a inanıp güvendiği için ahirette sonsuz güzel bir yaşam ümidindedir. Allah'ın rızasına uyarak ve kadere iman ederek yaşamış olmanın vicdan rahatlığı içindedir.
    Kadere inanan insanın içi huzurludur çünkü asla haksızlığa uğrayacağından korkmaz. Allah'a güvenir, Allah'ın her şeyi bildiğini, Allah'ın sonsuz adalet sahibi olduğunu bilir. Karşılaştığı her olayın, Allah'ın karşısına çıkardığı her tepkinin, Allah'ın duyurduğu her sözün kaderinde olduğunu bilir. Kendi verdiği her cevabı, söylediği her sözü Allah dilediği için söylediğini bilir.

    Bütün bunların farkında olan, her şeyi kaderinde Allah'ın yarattığı mükemmelik içinde yaşadığını bilen insan, huzurlu, tevekkülü ve mutlu olur.


    İnsan dikkat vererek son derece teknik bir iş yapmak zorunda kalabilir. Teknik konuların yine teknik ayrıntılarıyla uğraşması, hatta zahiren gereksiz gibi görünen olaylara dikkat vermesi gerekebilir. Önemli olan böyle bir işle uğraştığında da müminin o işi Allah rızası için yaptığını, ilgilendiği tüm detayları Allah'ın kaderinde yarattığını, o işi de Allah'ın kaderde en ince noktasına kadar tertip edip düzenlediğini bilmesi ve bu gerçeği unutmamasıdır. İnsan bir makinenin bir iç parçasını söküp onu onarmaya çalışıyor, bir rapor için gereken verileri topluyor, bir şirket için bir çizelge hazırlıyor olabilir. Bu işleri yaparken de hata yapmamak için dikkatini bu işlere vermesi, dikkatli düşünüp yine dikkatli davranması gerekiyor olabilir. Burada her ne kadar içinde bulunduğu ortamın teknik çok fazla detayı olsa da, bütün olarak bakıldığında her şeyi yaratan Allah, buradaki olayın da bütününe ve tüm ayrıntılarına da kuşkusuz ki hakimdir.

    Onunla uğraşacak olan mühendis henüz daha doğmadan, o makinenin yaratılacağı, o araştırma için kullanılacağı kaderde bellidir. Makinenin her parçası Allah'ın katında belirlenmiştir. İnsanın raporunu hazırladığı şirket Allah'ın kaderde belirlediği zamanda kurulmuştur ve yine Allah'ın belirlediği süreye kadar faaliyetini yapacaktır. O şirketin tek bir tuğlasından, bir kapı koluna, içinde çalışan bir kişinin kol düğmesine kadar her şey kaderde belirlenmiştir. Yüce Rabbimiz, her olayı böyle mükemmel bir şekilde yaratıp, bizlere yaşattığı kader içinde izlettirmektedir.

    Allah'ın yarattığı bu mükemmellik içinde, bir işe ne kadar dikkatini verirse versin, insanın, her şeyi Allah'ın yarattığını, kaderde her ayrıntısını belirlediğini unutmaması, yaptığı her şeye Allah'ın şahit olduğunun farkında olması gerekmektedir.





    Last edited: 19 Eylül 2009
  9. kalyon34

    kalyon34 Editör

    Mesajlar:
    6.670
    Aldığı Beğeni:
    437
    Ödül Puanları:
    83
    Cevap: Her an her saniye ŞÜKRETMELİYİZ!!

    arkadaşlar lütfen bölüm kurallarını okuyalım dini konularda ve dinler arası tartışmak yasaktır herkesin inancı kendinedir islamla ilgili sorularınızı .:: DİB ::. burdan sorup ögrene bilirsiniz
  10. Aforizma

    Aforizma Member

    Mesajlar:
    154
    Aldığı Beğeni:
    5
    Ödül Puanları:
    18
    Cevap: Her an her saniye ŞÜKRETMELİYİZ!!

    Hayır dini tartışma değil. Arkadaş her an şükretmeliyiz diyor bense şükür varsa isyan da var diyorum. Ayrıca benim her zaman isyan ettiğim falan yok. Din felsefesi uzmanlık alanım olduğu için serzeneyim dedim basmakalıplığa, ama açıkcası çok da fark etmez benim için başkasının düşüncesi. Belki bir şey katabilirim düşüncesindeydim.
  11. jasdo

    jasdo HİS VE VEHİM!

    Mesajlar:
    384
    Aldığı Beğeni:
    25
    Ödül Puanları:
    28
    Cevap: Her an her saniye ŞÜKRETMELİYİZ!!

    İnsanın gözlerini dünyaya açtığı andan itibaren karşılaştığı iyi ya da kötü gibi görünen her olayı Allah yaratmaktadır. Yaşam bir bütün olarak yeryüzünün tek hakimi olan Allah tarafından kontrol edilmektedir. Allah kusursuz, mükemmel, hikmetli ve en güzel şekilde yaratandır. Bu, Allah'ın yaratmış olduğu kaderdir; Allah'ın yarattığı kaderdeki olaylar arasından bir kısmını ayırıp bir kenara almak ve bunlara iyi diğerlerine ise kötü gibi bir yakıştırma yapmak mümkün değildir. Öyleyse insana düşen bu mükemmelliği görüp takdir etmek ve Allah'ın aklının olabilecek en kusursuz sonuçları yaratacağını bilerek her olayı hayra yormaktır. Zira Allah'a iman eden ve imanı ile her olayı hayır gözüyle değerlendirip, hayra yorumlayan bir insan dünyada da ahirette de hep hayır ve güzellikle karşılaşacaktır.

    Kuran'da, yukarıda söz ettiğimiz bu büyük hakikate, pek çok ayetle, neredeyse her sayfada defalarca dikkat çekilmiştir. Bu yüzden mümin için kader gerçeğini unutmak büyük bir hata olur. Allah'ın yarattığı kader tektir ve aynısı ile yaşanır. Halk arasında kader dendiğinde adeta "felakete teselli" gibi bir kavram anlaşılır. Mümin ise kaderi en doğru şekilde kavrar ve kaderin kendisi için yapılmış en mükemmel hayat programı olduğunu bilir.

    Kader müslüman için baştan sona kusursuz hazırlanmış, hikmet ve hayırlarla dolu bir cennet hazırlığıdır. Müminin bu dünyada karşılaştığı her zorluk cennette sonsuza kadar alacağı zevklerin, neşenin, huzurun kaynağıdır. "Zorlukla birlikte bir kolaylık vardır" (İnşirah Suresi, 5) ayeti de aslında bir yönü ile bu gerçeğe işaret etmektedir. Müminin gösterdiği bir parça sabır ve cesaret, çok güzel nimetlerle sonsuza kadar mükafatlandırılmış halde kaderde yazılıdır.

    Dolayısıyla müslüman biri isyan etmez çok zor koşulların bile mutlaka onun hayrına olduna inanır kuşku bile etmez .."Mümin kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır ! Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum sadece mümine hastır, başkasına değil : Ona memnun olacağı birsey gelse şükreder, bu ise hayırdır: bir zarar gelse sabreder bu da hayırdır." HZ.MUHAMMED(SAV)"
    [/COLOR]
    Last edited: 24 Eylül 2009
  12. Misafir

    Misafir Misafir

    Cevap: Her an her saniye ŞÜKRETMELİYİZ!!

    Ben yukarıdaki Rabbime yemin ediyorumki kulluk vazifelerimi yerine getiricem.Çevremdekilere kötü söz söylemiyicem,iftira atmıyıcam,namazımı kılıcam ......:)

Sayfayı Paylaş