İş Yaşamında Ve Özel Yaşamda Kişisel İmaj

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Router tarafından 11 Haziran 2008 başlatılmıştır.

  1. Router

    Router of aman nalaaan

    • Administrator
    Mesajlar:
    22.468
    Medya:
    36
    Aldığı Beğeni:
    392
    Ödül Puanları:
    83
    Bu kitapta; Türkiye'nin 1980 sonrasında hızlı bir değişim ve yoğun bir rekabet ortamına girmiş bulunduğu vurgulanarak, artık kurumsal yardım yerini kendi kendine yardıma, kitlesel mücadele yerini bireysel mücadeleye bıraktığı ifade edilmektedir. Bu yeni döneme "kendi başının çaresine kendin bak çağı" denilmektedir. Dolayısıyla artık herkes kendi ayakları üzerinde durmayı, kendi kendine yetebilmeyi öğrenmek durumundadır. Bunun yolu da kendini geliştirmek, yapabileceğinin en iyisini yapmak, olabileceğinin en iyisi olmak, daha iyi bir yol aramak, nasıl başarılı olabileceğini öğrenmek ve iyi ilişkiler kurabilmekten geçtiği vurgulanmaktadır .
    2. Özet
    a. İmaj kavramı
    İmaj, bir kişi ve kurumun diğer kişi ve kurumların zihinlerinde isteyerek ya da istemeyerek bırakmış olduğu hizmetle ilgili personel, kullanılan araç-gereçler ve çevresi hakkındaki fikirler, anlayış ve değerlerdir.
    b. İş hayatında imaj faktörü
    (1) İş hayatında imaj faktörü
    Günümüzün yoğun rekabet ortamında kuruluşlar, mal ve hizmetlerin üretimi, pazarlanması, tanınırlığının sağlanması gibi birçok yönden kendilerine benzer faaliyet gösteren diğer kuruluşlar arasından sıyrılıp, daha fazla dikkat çekme çabası içindedir.
    (2) Kişisel (Profesyonel) imaj
    Kişisel imaj; kim olduğunu ne yapıldığını, yapılan işte ne kadar başarılı olduğunu anlatmaya yarar ve üç öğenin birleşimi sonucunda ortaya çıkar. Bunlar kişinin kendisini içeriden nasıl gördüğü (öz imaj), başkalarının kişiyi dışarıdan nasıl gördüğü (algılanan imaj) ve kişinin kendisini nasıl görmek ve başkalarına nasıl görünmek (istenilen imaj) isteğidir.
    c. Bir görüşte başarı ( İlk izlenim)
    (3) Görünüş ( Dış konuşma )
    İnsanlar hakkındaki gerçeklerin ve önyargıların daha yüksek oranda varsayımların temel alınarak değerlendirmeleri sonucunda izlenimler oluşmaktadır. Bu yüzden de ilk izlenim yaratmada göze çarpan giyim tarzı ile pozitif imaj oluşturma arasında doğrudan ilişki bulunmaktadır. İlk izlenim açısından büyük rol oynayan fiziksel çekicilik giyim tarzı ile desteklendiğinde, yarattığı etkiyi olumlu yönde artırmaktadır.
    (4) Kariyere ve iş ortamına uygun giyinmek
    Giyinme ve kendine özen gösterme işi, kıyafetlere ilişkin bilinçaltı beklentilerine ve önyargılara dayanmaktadır.
    (5) Kullanılabilecek renkler ve aksesuarlar
    İşe başlarken ve tüm iş hayatı süresince gardırop yönetimine gösterilecek olan özen, başarı imaj çalışmalarının çıkış noktasıdır.
    (6) Mimikler
    Sözsüz iletişim konusunda yapılan çalışmalar , mimiklerin birbirinden hoşlanılıp, hoşlanılmadığını belirtmede güçlü bir dışavurum biçimi olduğunu ortaya çıkarmıştır.
    (5) Konuşma tarzı
    İnsanlar özgüven, istek, içtenlik ve optimizim gibi duygularını konuşmaları içinde karşılarındaki aktarabilmektedir. Sesin tonu, konuşmanın hızı ve sesin yüksekliği sözlü mesajlara ek anlamlar yüklemektedir.
    (6) El sıkışmak/ Tokalaşmak
    El sıkma ile sıcaklık, karşıdakine duyulan ilgi, kişinin gücü ve bunlara ek olarak tam tersi duygular yani uzaklık, sıradanlık, zayıflık da aktarılabilmektedir.
    (7) Davranışlar
    İnsanlarla ilişki kurmadaki en iyi yollardan birisi, karşıdaki kişiyi savunma konumuna getirebilecek davranışlardan uzak durmaktır.

    3. Sonuç
    Günümüzde her alanda gözlenen hızlı bir değişim söz konusudur. İş ortamlarında bu değişim artık sadece ürünlerin kalitesinin artırılması, rakiplerin saf dışı bırakılması ya da daha çok karın elde edimi ile sınırlı kalmamaktadır. Çalışanlar da hangi kademede olursa olsun eğer daha iyi konumlara gelmek istiyor ya da daha iyi bir işe girmek istiyorlarsa rakipleri konumundaki diğer çalışanlardan farklı nitelikler taşımak zorunda kalmaktadır. Peki herkesin zaten çok çalıştığı bir ortamda, kişi kendisini nasıl fark edecektir? Bu konudaki en büyük yardımcı kişinin sahip olduğu kişisel imajı/profesyonel imajıdır.
    Kişisel imaj kelimesi tıpkı imaj kavramının kendisi gibi, farklı insanlar için farklı anlamlar ifade etmektedir. Kimileri konuya olumlu yaklaşmakta, kimileri de kişisel imajın yapay özelliklerin benimsenip, sahte birtakım davranış kalıpları içine girerek oluşturulduğu düşünülmektedir. Oysa kişisel imaj, kişinin temel özelliklerini değiştirme amaçlı değil, zaten varolan imajın daha etkili ve başarıya yönelik kullanımı için kapıları açmaya yarayan bir yedek anahtardır. Asıl anahtar kişinin sahip olduğu kişisel özelliklerdir.
    Kişisel imaj, birçok faktörün birleşmesiyle oluşur ve bunlar bir arada uyum içinde bulundukları sürece de kişiler tam bir özgüven içinde, kurum imajına uyan bir şekilde çalışmalarını sürdürürler. Kariyer geliştirmede sergilenen kişisel imaj ve göze çarparlık artık işteki beceriden daha fazla etkili olmaktadır. Bunun yanı sıra hayatın diğer alanlarındaki başarı da olumlu kişisel imajdan etkilenmektedir. Hangi ortamda olunursa olunsun, kişisel imaj kişinin kendisi dış dünyaya ifade ediş biçimidir. Sözü edilen bu ifade şeklinin en başarılı kullanımı için bazı noktalara dikkatle eğilmek ve üzerinde çalışmak gerekir. Belirtilen bu konular; ilk izlenim, iletişim becerileri, sözsüz iletişim ve sahip olunan iletişim tarzıdır.
    İlk izlenim, ilk karşılaşılan anda kişilerin sizin hakkınızda edindiği izlenimdir. Çok kısa süren bir değerlendirmeye dayanarak oluşturulsa da, genel iletişimin yani sizinle iletişim kurulmak istenip istenmeyeceğine, %90 etkisi olan bir faktördür. Bu nedenle kıyafete kullanılan renklere, kişinin fiziksel özelliklerine, beden diline, ses tonuna, zaman yönetimine vb. diğer iletişim biçimlerine bakarak yapılan değerlendirmeden geçer bir not alınmalıdır.
    İlk izlenim aşaması atlatıldıktan sonra, karşıdaki kişilerle kurulacak olan iletişimin gidişatını ve süresini etkileyen, iletişim becerileri üzerinde durulmalıdır. İletişim becerileri; sözel yazılı ve sözsüz olarak kendi içinde üç önemli konu başlığı altında incelenebilir. Bu üç konudan birindeki zayıflık ya da diğeriyle arasında ortaya çıkabilecek uyumsuzluk, kendisini kişisel imaj üzerinde de olumsuz olarak gösterecektir.
    İletişim becerileri arasında en yoğun biçimde kullanılanı, ancak özellikleri en az bilineni sözsüz iletişim becerileridir. Oysa sözsüz iletişim konusu ilk izlenim oluşmasından, etkili bir kişisel imajın bulunulan her ortamda sergilenmesine kadar her aşamada büyük rol oynar. Beden dili (kinetik), kişiler arası tutulan mesafe (proksemik), estetik, fiziksel görünüş ve genel görünüşten oluşan bir bütün olarak, sözsüz iletişim, etkili kişisel imaj yaratmada söz sahibidir.
    Tüm iletişim becerilerinin ışığında, bir de herkesin kendisine özgü iletişim tarzı söz konusudur. Başarılı iletişim becerilerinin özünü, kişinin öncelikle kendi daha sonra da diğer kişilerin iletişim tarzlarının farkına varması oluşturur. Böylece farklı iletişim tarzlarının varlığı kabul edilebilirken, farklı tarzlara sahip kişilerin bir arada uyum içinde yaşamaları da mümkün olur.
    Sonuç olarak; kişisel imajınız size istediğiniz ya da hedeflediğiniz kapıları açmada yardımcı ve sadece sizin kontrolünüzde olan büyük bir güçtür. Size tanınan bu doğal hakkı neden etkili ve doğru bir şekilde kullanmayasınız ki!
     

Sayfayı Paylaş