ışığın savaşçısı

Konusu 'İnsan İlişkileri' forumundadır ve McClane tarafından 4 Şubat 2009 başlatılmıştır.

  1. McClane

    McClane Well-Known Member

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    21.921
    Aldığı Beğeni:
    292
    Ödül Puanları:
    83
    Yazan: Paulo Coelho

    Işığın savaşçısı özgürdür. Hayaline tam anlamıyla bağlıdır. Kararlar verir. Işığın savaşçısı sonunda söylediklerini gerçekleştiren kişi olur...

    Işığın savaşçısı dünyasını sevdiği insanlarla paylaşır ve onları istediklerini yapmaları konusunda teşvik etmeye çalışır.

    İşte böyle zamanlarda düşman yanında taşıdığı iki levha ile belirir. Levhaların birinde, ''Önce kendini düşün. Tanrı''nın nimetlerini kendine sakla yoksa sonunda her şeyi kaybedersin'' yazmaktadır.

    Diğer levhadaysa, ''Sen kimsin ki başkalarına yardım edeceksin? Kendindeki kusurları görmüyor musun?'' sözleri vardır.

    Bir savaşçı kendi kusurlarını bilir. Ama aynı zamanda yalnız başına gelişemeyeceğini ve kendini çevresindeki insanlardan uzak tutamayacağını da bilir. Bu yüzden düşman bir bakıma haklı olsa bile, üzerinde yazı olan o iki levhayı unutup şevkini çevresindeki herkese yaymaya devam eder.

    Dostlarıyla birlikte bir ateşin başına oturur ve orada herkes zaferlerinden bahseder -aralarına sonradan katılan yabancılar da her zaman hoş karşılanır, çünkü hepsi kendi hayatlarından gururlu ve ''İyi Savaş''ın ne olduğunu bilen kişilerdir.

    Savaşçı deneyimlerini diğerleriyle paylaşmanın önemini bilir, ilerlediği yoldan coşkuyla bahseder, karşısına çıkan meydan okumalara nasıl göğüs gerdiğini, zor durumlar karşısında nasıl çözümler bulduğunu anlatır. Maceralarını anlatırken sözlerini tutku ve romantizm ile besler.

    Bazen birazcık abartma lüksünü de kullanabilir çünkü atalarının da zaman zaman abartmış olduklarını bilir; ama bu şekilde davrandığı zamanlarda onuru asla kibirle karıştırmaz ve kendi abartılarına asla kendini inandırmaz.

    AMACA ODAKLANMAK

    Savaşçı, birinin ''Evet'' dediğini duyar; ''Bir karar vermeden önce her şeyi iyice anlamaya ihtiyacım var. Fikrimi değiştirmek konusunda özgür olmak istiyorum.''

    Savaşçı bu sözleri duyduğunda güvensizlik hisseder. O sözü geçen özgürlüğe sahiptir ama bu onu yürüdüğü yola bağlanmaktan alıkoymaz, bunu neden yaptığını tam olarak anlamamış olsa bile.

    Işığın savaşçısı kararlar verir. Ruhu gökyüzündeki bulutlar kadar bağımsızdır, ama o hayaline tam anlamıyla bağlanmıştır. Özgürce seçtiği bu yolda hoşuna gitmeyen saatlerde uyanması ona hiçbir şey katmayan insanlarla konuşması, fedakarlıklar yapması gerekir.

    Kimi arkadaşları şu yorumu yapar: ''Bir hiç için kendini feda ediyorsun sen. Özgür değilsin.''

    Savaşçı özgürdür. Ama açık fırında ekmek pişiremeyeceğinin bilincindedir, o yüzden amacına odaklanmak ve tamamen konsantre olmak zorundadır.

    FİKİRLERİNİ YAŞAMAK

    Işığın savaşçısı güvenilirdir. Hikayelerini abartıp kendini olduğundan daha önemli görmeye başladığı zamanlarda bazı hatalar yapabilir. Ama o ışığın savaşçısıdır ve yalan söylemesi kesinlikle yasaktır.

    Dostlarıyla sohbet etmek için ateşin başına toplandıklarında, sözlerinin Evren''in hafızasına ne düşündüğünün bir kanıtı olarak yerleşeceğini bilir.

    Savaşçı kendi kendine şöyle düşünür: ''Neden çoğunlukla tüm söylediklerimi yapabilme gücüm olmadığı halde bu kadar çok konuşuyorum?''

    Bu önemli bir düşüncedir.

    Ve cevabı kalp verir: ''Eğer düşüncelerini toplum içinde savunursan o düşünceler doğrultusunda yaşamak için çok daha fazla çaba göstermen gerekir.''

    Ve savaşçı söyledikleri doğrultusunda yaşardığına inanırsa, sonunda söylediklerini gerçekleştiren kişi olur.
     

Sayfayı Paylaş