İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı

Konusu 'Sanat ve Edebiyat' forumundadır ve x_m.e.e tarafından 28 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. x_m.e.e

    x_m.e.e ..ıɯıʎǝsɹǝɥ ɯıpʎɐs ʞoʎ..

    • Yönetici
    Mesajlar:
    47.111
    Aldığı Beğeni:
    1.427
    Ödül Puanları:
    425
    [h=2]İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı [/h] Bilinen en eski dönemlerden İslâmiyetin kabul edildiği X. yüzyıla kadar geçen zaman içinde oluşan sözlü ve yazılı eserlerin bulunduğu dönem edebiyatına İslâmiyet Öncesi Türk Edebiyatı diyoruz.


    Türkler bilinen en eski dönemlerden beri, Asya kıtasının kuzeyinde Sibirya adı verilen bölgenin başlangıcı ile güneyinde Himalaya Dağlarının başladığı yere kadar genişleyen topraklarda yaşamışlardır. Bu sınırlar batıda Ural Dağlarına, doğuda ise Çin Seddine kadar dayanır. Türkler zaman zaman boyların birleşmesiyle büyük devletler kurmuşlardır. Göktürkler, Hunlar, Sakalar Vb. gibi.

    Atalarımızın yaşadığı toprakların özelliklerine bir göz atarsak, onların yaşayış tarzları hakkında bir fikir edinmiş oluruz. Edebiyat da bu yaşayış tarzının bir sonucudur.



    Eski Türklerin sosyal hayatı ile ilgili olarak elimizde bulunan bilgilere göre onlar atın, demirin ve törenin hâkim olduğu değişik bir kültür oluşturmuşlardır.
    Bu kültür bazı kimselerin yanlış anladığı gibi göçebe bir yaşayış tarzı değildir. Çünkü bugün arkeolojik kazılar sonucu Türklerin yaşadıkları yüksek medeniyete sahip şehirler bulunmuştur.

    Yazın yaylalara çıkarak hayvanlarını otlatan ve kış hazırlıkları yapan eski Türkler, kışın kışlak adı verilen evlerinde yaşarlardı. Tarım havzasında yapılan araştırmalarda ziraatle uğraştıkları, buğday ve dan ektikleri tespit edilmiştir.
    Yaşadıkları hayat tarzının tabiî sonucu olarak kuvvetli, cesur, aktif olan Türkler bu özellikleri üzerinde toplayan kahraman tipine "alp" ismini vermişlerdir. Aile ve toplum hayatına önem verilmiş, güçlü bir sosyal yardımlaşma duygusu gelişmiştir.


    Toplumda dayanışmayı ve kültürel canlılığı ise kam, baksı, ozan denilen din adamları veya kendilerine yarı dinî görevler yüklenmiş sanatçılar sağlardı.
    Eski Türkler bütün gök yüzünün kutsallığına inanırlar ve bu kutsallığın temsilcisi olarak "Kök Tengri" (Gök Tanrı)'yi kabul ederlerdi. İbadetlerini ise ellerini gök yüzüne kaldırarak yaparlardı. Bir kıyamet gününe inanır ve bu güne "Uluğ gün" adını verirlerdi. Din adamları dinî görevleri yanında doktorluk yapar ve gök yüzündeki değişmeleri inceler, ozanlar, oba ve oymaklarda dolaşarak halkın dilek ve duygulanın acılarını dile getirirlerdi. Ozan, halkı arasında büyük saygı görürdü. Onlar, sadece gördükleri doğruları söylerler, kendilerine ozanlığın Tanrı tarafından verildiğine inanırlardı.


    Bu sosyal çevre içinde edebiyat iki şekilde gelişmiştir:



    1 - Sözlü Edebiyat
    2 - Yazılı Edebiyat



    Sözlü edebiyatın tarihi hakkında elimizde bilgi yoktur. Ancak çok eski dönemlere kadar gittiği bilinmektedir. Sözlü edebî ürünler; destanlar, koşuklar, sagu ve savlardır. Bunların tamamı söylenmeye başladıkları dönemden çok sonra yazıya geçirilerek zamanımıza gelebilmiştir.
    Yazılı edebî ürünler de son yıllarda yapılan arkeolojik kazılarla yeni yeni gün ışığına çıkmaktadır. 1974 yılında Alma Ata'da yapılan arkeolojik kazıda bulunan gümüş bir fincan üzerindeki yazı Kazakistan Bilimleri Akademisi üyesi Prof. Musabey tarafından okunmuştur. Milâttan önce Vll. - V. yüzyıllar arasında yazıldığı tahmin edilen bu yazı, fincanı yapan işçinin hakana öğütleri şeklindedir.
    Çin tarihlerinden gelen bilgiler, Yenisey Innağı vadisinde dikilen 40 civarındaki dikili taş, balbal adı verilen bazı mezar taşlan üzerindeki bilgiler yazılı edebî ürünler arasında sayılmaktadır.
    Bunların içinde yer alan ve dört parçadan ibaret olan taşlara Orhun Abideleri diyoruz. Bu abideler üzerindeki yazılar, Türkçenin sosyal,kültürel ve ekonomik düşünceleri anlatan gelişmiş bir dil olduğunu ortaya koymuştur.
    Bunlardan başka ahşap baskı kalıplarıyla baskı yapan Uygur Türklerinden zamanımıza kadar gelen dinî metinlerle çok az sayıda da olsa Hristiyan olan Türklerden gelen dua metinleri İslâmiyet Öncesi Türk Edebiyatı metinleridir.


    Kaynak: M.E.B Yayınları
     
  2. blackrose79

    blackrose79 Member

    Mesajlar:
    65
    Aldığı Beğeni:
    4
    Ödül Puanları:
    8
    teşekkürler paylaşım için
     

Sayfayı Paylaş