istanbulda semtlerin adı nereden geliyor

Konusu 'Muhabbet' forumundadır ve adammynott tarafından 26 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. adammynott

    adammynott New Member

    Mesajlar:
    1
    Aldığı Beğeni:
    1
    Ödül Puanları:
    3
    Arkadaşlar İstanbl için bir video hazırlanmış, semtlerin isimlerini çok komik anlatıyor :))
    müzik, espriler, mekanlar çok güzel çünkü istanbul çooookk güzellll :))
     
    Last edited by a moderator: 28 Nisan 2011
    1 person likes this.
  2. Mıknatıs

    Mıknatıs Womanizer

    Mesajlar:
    11.292
    Aldığı Beğeni:
    361
    Ödül Puanları:
    83
    Cevap: istanbulda semtlerin adı nereden geliyor

    anlıyorum seni :)
     
  3. aslımeleq

    aslımeleq Misafir

    Cevap: istanbulda semtlerin adı nereden geliyor

    nereden gelıyolarr? merak ettım
     
  4. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.476
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.190
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: istanbulda semtlerin adı nereden geliyor

    Devamı gelir :)
     
  5. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.476
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.190
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: istanbulda semtlerin adı nereden geliyor

    ALTUNİZADE (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Kısıklı-Bağlarbaşı arasındadır.Önceleri yazlık yerleşim yeri olan semte XIX. yy da burada yaşamış olan askeri şura üyesi
    İsmail Zühtü paşa bir cami ve hamam yaptırmıştır.Cami çevresinde yoğunlaşan yerleşim Altunizade olarak anılmaya başlanmıştır.

    ANADOLU HİSARI (İstanbul)
    Boğazın Anadolu kıyısında,Göksu deresinin boğaza döküldüğü
    yerdedir.Bizans dönemindeki adı Potamion (Tatlı su) yerleşime Yıldırım
    Bayezıt tarafından 1395 tarihinde bir Hisar (kale) yaptırılmıştır.Semte ismini veren
    bu kale çevresindeki yerleşim özellikle Fatih Sultan Mehmet döneminde
    genişlemiştir.

    ATAKÖY (İstanbul)
    İstanbul un en genç semtlerinden biridir.Kentin Avrupa yakasında
    Bakırköy-Topkapı arasındadır. Osmanlı döneminde Baruthane denilen yöredir
    1955 yılında Emlak Bankası tarafından tasarlanan 12 000 konutluk yerleşim mer-
    kezi için 1958 de inşaatı başlamıştır. Yapılan anketle ismi Ataköy olarak kabul
    edilmiştir.

    AYASPAŞA (İstanbul)
    (1520-1566) Kanuni Sultan Süleyman dönemi sadrazamlarından Ayas
    paşa burada havuzlu,bahçeli bir konak yaptırmıştır.Semtin isminin buradan geldiği
    söylenmektedir.(1530 yılında İstanbula gelen Arap gezgini Gazi de Ayas paşa yı
    bu konakta ziyaret ettiğini yazmaktadır.)

    AYAZAĞA (İstanbul)
    Kentin Avrupa yakasında Şişli-Maslak-Hasdal arasındadır. Yeniçeri
    Kethüdası Ayas Ağa nın yöredeki çiftliği ve çevresindeki oluşan yerleşime
    Ayasağa denilmiş zamanla isim Ayazağa ya dönüşmüştür.

    AYNALIKAVAK (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Kasımpaşa-Okmeydanı-Hasköy arasındadır.İstanbul un üç büyük sarayından biri olan Tersane sarayından günümüze ulaşan Aynalısaray
    kasrıdır,Bu köşk bulunduğu semte ismini vermiştir.
    Aynalıkavak ismine gelince; Osmanlılarda düz pencere camı üretilme-
    diğinden,Venedik dükasının Osmanlı sultanına hediye ettiği kristal aynalara yakışır
    bir köşk yapılmasına karar verilir.Sultanın köşkün yapılması talimatını verirken,
    -Kavak boylu aynalara yakışır bir kasr isterim . demesiyle bu kasr Aynalıkavak
    ismiyle anılmaya başlanmıştır.

    AYRILIK ÇEŞMESİ (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Kadıköyden Acıbadem e giderken Haydarpaşadan gelen yolla kesiştiği yerdeki semttir.Eskiden Trakya ve İstanbuldan hacca gidecek
    olanlar burada toplanırlar ve hepbirlikte yola çıkarlarmış.Hacı adayları yakınları ile
    burada vedalaşıp yola çıktıklarından semte Ayrılık çeşmesi adı verilmiştir.

    AYVANSARAY (İstanbul)
    Haliç kıyısında Balat-Eyüp arasında yeralmaktadır. İstanbul un Os
    manlılar tarafından alınmasından sonra ,Bu bölgedeki surlara bir kapı yaptırıldı.
    Bu kapı yakınlarındaki Blakhernai (Büyükler sarayı) denilen görkemli Bizans
    yapısından dolayı semte Ayvan sarayı denilmeye başlandı.İsim zamanla Ayvansaray
    olarak değişti.

    AZAPKAPI (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Haliç kıyısında,Kasımpaşa-Şişihane-Karaköy semtleri arasındadır.Tarihi yarımadanın dışında kalan sur kapılarından biridir.Bölge Ceneviz
    egemenliğindeyken bu kapıya Porta di Sn Antonio adı verilmişti.Osmanlı döneminde
    Haliç tersanesinin yanında kurulan Azep ler kışlası semte adını vermiştir.
    (Azep ,Osmanlı döneminde tersanede görevlendirilen deniz kuvvetleri
    Mensuplarına verilen isimdi.)

    ARNAVUTKÖY (İstanbul )
    Boğazın Avrupa yakasında, Ortaköy-Bebek arasında yeralmaktadır.
    İlk çağlardaki adı Anaplus tur . Bizans döneminde Constantinus (Büyük) tarafın-
    dan yaptırılan Michael kilisesinden dolayı Vicus Michaelicus veya Scaleae (İskele) adıyla biliniyordu .Buraya yerleştirilen Arnavut göçmenlerden dolayı halk bu semti
    Arnavut köyü olarak anıyordu isim zamanla Arnavutköy olmuştur.

    BAHARİYE (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Kadıköy-Fenerbahçe-Moda arasındadır.Kentte yerleşimin yaygın olmadığı dönemlerde,İstanbulluların yazlık olarak kullandıkları
    Bir semtti.Bir söylentiye göre,bahar aylarında semtteki hareketliliğin artması
    Sebebiyle baharlık anlamında Bahariye adı verildiğidir.

    BAKIRKÖY (İstanbul)
    Kentin Avrupa yakasında Ataköy-Florya arasında,Marmara kıyısındadır.
    İlk çağlarda Hebdamon Septimus adıyla anılmaktaydı. Bizans döneminde yazlık olarak kullanılmıştır . Constantinus (Büyük) zamanında buraya saraylar , köşkler,
    kiliseler yaptırılmıştır. Bizans ın son döneminde Makrihori , Osmanlı döneminde
    Marki köy olarak bilinen semtin adı Cumhuriyet in ilanından sonra Bakırköy olarak
    değişmiştir.

    BALAT (İstanbul)
    Avrupa yakasında Fener-Ayvansaray arasında,Haliç kıyısındadır.Bizans
    döneminde imparatorluk saraylarından biri olan Blahernai sarayına buradaki sur kapısından gidiliyordu.bu kapı Aios İoannes kapısı veya Palation (Saray) kapısı ola-
    rak anılıyordu.Daha çok kullanılan Palation semte isim olarak verilmiş isim zamanla
    Balat a dönüşmüştür.

    BALMUMCU (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Yıldız-Dikilitaş-Zincirlikuyu-Ortaköy arasındadır.
    19.yy. başlarında (II.Mahmut dönemi) bugünkü Balmumcu semtinde aynı adla anılan bir çiflik vardı.Çifliğe bu ismin verilme sebebi ise çifliğin bahçelerinin geceleri mumla aydınlatılması ve burada mum imalatı yapılmasıdır.Çiflikteki meyvaların 1915 yılına kadar halka dağıtıldığı bilinmektedir.Yöre II.Meşrutiyet sonrası mesire yeri olarak halka açılmıştır.

    BALTALİMANI (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Boğaz kıyısında,Rumelihisar-Emirgan arasındadır.
    Fatih Sultan Mehmet emriyle Dolmabahçe,Taksim,Kasımpaşa üzerinden Haliç e in- idirilen gemiler ve donanmadaki bazı gemilerin yapımı için buraya Baltaoğlu
    Süleyman Paşa tarafından bir liman ve tersane yaptırılmıştır.Baltaoğlu Süleyman
    paşa limanı olarak benimsenen semtin ismi zamanla Baltalimanı na dönüşmüştür.

    BEBEK (İstanbul)
    Avrupa yakasında ,Boğaz kıyısında,Arnavutköy-Rumelihisarı arasında-dır. Antik çağda Artemis in adak yeri bulunan Khelai adında küçük bir köydü.
    Semt adını Fatih Sultan Mehmet tarafından burada ikametle görevlendirilen Bölükbaşı nın lakabı olan Bebek ten almıştır.

    BEŞİKTAŞ (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Boğaz kıyısında,Ortaköy-Dolmabahçe arasındadır.
    tarihte bilinen ilk adı İasonion dur . sonraları Sergion,Daphne,Diplokinion gibi
    isimlerle anıldı.Bugünkü adı için iki ayrı söylenti vardır.
    I -Barbaros Hayrettin Paşa gemilerin bağlanması için sahile beş büyük
    taş diktirmiş ve bu taşlardan dolayı yöreye Beştaş denilmeye başlanmış,isim zamanla
    Beşiktaş a dönüşmüştür.
    II –Bizans döneminde bu günkü iskele meydanına dikilen Diplokinion
    sütununun beşik şeklinde olması sebebiyle yöreye Beşiktaşı denmiş ,zamanla isim
    Beşiktaş olarak değişmiştir.

    BEYKOZ (İstanbul)
    Boğazın Anadolu kıyısında,Paşabahçenin kuzeyindedir.Antik çağdaki
    adı Amykos dur.Beykos ismi ilk defa Bizanslılar tarafından kullanılmıştır. Bithnia
    kralı ve Kocaeli valileri bu semtte ikamet etmişlerdir.Kos farsçada köy anlamında-
    dır.Semtte oturan ünlü kişilerden dolayı yöreye Beykos denildiği ismin zamanla
    Beykoz a dönüştüğü sanılmaktadır.

    BEYLERBEYİ (İstanbul)
    Boğazın Anadolu kıyısında,Kuzguncuk-Çengelköy arasındadır.Eski bir yerleşim yeridir .Bugünkü Beylerbeyi sarayının bulunduğu yerde III Murat dönemi
    Beylerbeylerinden Mehmet Paşa nın yalısı bulunduğundan semtin ismi Beylerbeyi
    olarak benimsenmiştir.

    BEYOĞLU (İstanbul)
    Kentin Avrupa yakasında,Başiktaş-Şişli-Kasımpaşa-Haliç arasındadır.
    Bizans döneminde yerleşim alanı değildi.Yöreye karşı yaka,öte yaka anlamında Pera
    yada Peran bağları deniliyordu.
    Beyoğlu denilmesine ait çeşitli söylentiler vardır.İlki Fatih Sultan Mehmet in Trabzon Rum İmparatorluğuna son vermesinden sonra (1460) Kral ailesinden Prens Aleksisos Kommenos buraya yerleştirilmesinden dolayı bu ismin verildiğidir.
    İkincisi Kanuni Sultan Süleyman döneminde burada oturan Venedik elçisinden dolayı bu ismin verildiğidir.( Yapılan yazışmalarda elçi ye Beyoğlu denil-
    diği için.)

    BOMONTİ (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Şişli-Feriköy arasındadır.İsviçre li Bomonti kardeş-
    ler 1890 yılında bu semtte bir bira fabrikası kurarak 1902 yılına kadar işlettiler.
    1902 yılında Nektar şirketiyle birleşerek 1938 yılına kadar imalata devam ettiler.
    Bira fabrikasının bulunduğu alan çok büyüktür. (yaklaşık 40 dönüm)
    İçinde 1930 yıllarında çok ünlü olan Bomonti bira bahçesi yeralıyordu.
    (Bu bahçe 1950 li yıllara kadar açıktı) Bu fabrika semte ismini vermiştir.


    BOSTANCI (İstanbul)
    Anadolu yakasında , Marmara kıyısında ,Suadiye ile Küçükyalı arasın-
    dadır. Osmanlı döneminde burada bulunan Bostancıbaşı bahçesi ve yakın zamana
    kadar yöredeki bostanlardan dolayı Bostancı denildiği sanılmaktadır.

    BOYACIKÖY (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Boğaz kıyısında,Emirgan-Baltalimanı arasındadır.
    Kırklareli kentinden aba,şayak ve çul boyamada uzmanlaşmış kırk kadar ailenin
    19.yy. da başlarında getirilerek buraya yerleştirilmesi ile oluşan yeni yerleşim
    Boyacıköy ismiyle anılmaya başlanmıştır.

    BULGURLU (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Çamlıca-Libadiye-Ümraniye arasındadır.XIX.yy. başlarına
    kadar kireç ocakları ile ünlü Üsküdar a bağlı küçük bir köydü.Yakın zamana kadar yörededeki halk geçimini bulgur yaparak sağladığından ,semt Bulgurlu olarak anılı-
    yordu.İslam alimlerinden Aziz Mahmut Hüdai hazretlerinin köye yardım amacıyla bir dibek (Buğday dövmeye yarayan büyük taş havan) hediye ettiği bilinmektedir.
    ( Hamarat ev kızlarına söylenen Bulgurlu ya gelin mi ? gidiyorsun sözünün bu semtle
    ilgisi yoktur.Orada adı geçen Bulgurlu Malatya ilinin merkeze bağlı bir köyüdür.

    CAĞALOĞLU (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Sultanahmet-Beyazıt-Eminönü arasındadır. 16.yy. da yaşamış Osmanlı sadrazamı Cağaloğlu Sinan Paşa nın bu semtteki sarayından ve yaptırdığı cami den dolayı bu ismi almıştır.

    CİBALİ (İstanbul)
    Haliç kıyısında Unkapanı ile Fener semtleri arasındadır.Burada bulunan
    sur kapısı,İstanbul un fethine katılan komutanlardan Cebe Ali Bey adıyla anılmaya
    başlanmıştır. Cebe Ali Bey kapısı zamanla Cibali kapısına dönüşmüştür ve smtte
    Cibali ismini almıştır.

    CİHANGİR (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Taksim,Tophane Fındıklı arasındadır.Kanuni Sultan Süleyman ın sekizinci ve en küçük oğlu Şehzade Cihangir in ,Mimar Sinan tarafından yapılan caminin avlusundaki kabri dolayısıyla semte bu isim verilmiştir.

    ÇATLADIKAPI (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Sirkeci-Ahırkapı arasındadır.Bizans döneminde yapı-
    lan surların Sindera adlı kapısı buradadır.1532 yılındaki depremd bu kapıda çatlak-
    lar oluşturduğundan ,hem kapı hemde semt Çatladıkapı adıyla anılmaya başlanmıştır.

    ÇEKMECELER (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Büyük ve küçük olmak üzere iki adet Çekmece semti
    vardır.Aynı adı taşıyan göllerin kenarında kurulmuş yerleşimlerdir.Tarihi çok eskilere dayanmaktadır.Helen ler İ.Ö.VII. yy. da bu yörede koloniler kurdular.Daha sonraBizans,Hun,Peçenek,Osmanlı yönetimlerinde kalmıştır.Her iki Çekmece gölü dar birer boğazla Marmara denizine bağlıdır.Anadolu yu batıya bağlayan yol üzerinde bulunan bu boğazları geçmek için boğazın iki yakasında sahile çakılı kazıklara bağlı halatlar gerilerek ve sal üzerinde bu halatlar çekilerek karşıdan karşıya geçiliyordu.Çekerek çalışan bu sisteme çekmece adı verilmiştir.Zamanla buradaki yerleşimlere bu isim yakıştırılmıştır,birbirinden ayrılması için birine Büyükçekmece diğerine Küçükçekmece adı verilmiştir.

    ÇEMBERLİTAŞ (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Sultanahmet-Beyazıt arasındadır.Bizans İmparatoru Constantinus (Büyük) zamanında şehrin hareketli semtlerinden biriydi.İ.S 330 yılında Roma Apollon tapınağından getirilen kırmızı mermerden dokuz parçalı bir
    sütun buraya dikilmiştir. Önceleri üstünde kral heykelleri vardı daha sonraları bir
    haç konulmuştur .Şehrin Osmanlılar tarafından alınmasından sonra bu haç kaldırılmıştır. Çıkan yangınlar ve ortam şartlarından yıpranan sütun koruma amacıyla demir çemberlerle takviye edilmiştir.(Bir görüşe göre 1672 deki büyük yangından sonra çemberlenmiştir. Kazvini berkitin den XII yy. çemberlerin var olduğu
    anlaşılmaktadır. ) Bu Çemberli sütun dan dolayı semte Çemberlitaş ismi verilmiştir.

    ÇENGELKÖY (İstanbul)
    Anadolu yakasında Beylerbeyi-Vaniköy arasındadır.Bizans İmparatoru
    Justinianos buraya karısı Sophia için bir saray yaptırmıştır ve semte Sophianea adı
    verilmiştir.Osmanlı döneminde bu semtte gemi çapalatrı imal edildiğinden adı Çengel
    Köyü olarak benimsenmiştir. Zamanla Çengelköy şeklini almıştır.
    Bir başka söylentiye görede; Osmanlı döneminde leventlikten yetişen
    Çengeloğlu Tahir paşa (Sonradan Kaptan-ı Deryalığa kadar yükselmiştir) bu semtte
    oturmuş ve yörede mescit,çeşme gibi yaptırmış ve birçok hayır işlerine önayak
    olmuş semtin sevilen kişilerinden biri olmuştur,semte bu sebepten onun ismi veril-
    miştir.

    ÇUBUKLU (İstanbul)
    Boğaz ın Anadolu kıyısında,Kanlıca-Paşabahçe arasındadır. Bizans dönemindeki adı Eiranaion dur. Yöre esnafının yapmış olduğu Çubuk lüleleri
    nin ünü sebebiyle bu ismin verildiği sanılmaktadır.

    DİKİLİTAŞ (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Beşiktaş-Şişli-Balmumcu-Ihlamur arasındadır.Semt adını buradaki dikili taş tan almıştır.Bu dikili taşın bulunduğu yerden yeniçeriler
    karşı sırtta bulunan nışan taşına ok attıkları söylenmektedir.

    DOĞANCILAR (İstanbul)
    Anadolu yakasında Üsküdar-Kuyubaşı-Şemsipaşa semtleri arasındadır.
    Osmanlı döneminde padişah a doğan cinsi avcı kuşlar yetiştirmek,bakmak,av tören-
    lerinde hizmet etmekle görevlendirilenler anadolunun çeşitli yörelerinden bulup ge-
    tirdikleri kuşları İstanbulda Doğancıbaşıya teslim etmek üzere buluştukları semte
    Doğancılar semti adı verilmiştir.

    DOLMABAHÇE (İstanbul)
    Boğazın Avrupa yakasında Beşiktaş-Kabataş semtleri arasındadır.Yunan
    mitolojisine göre Arganut ların kralı İason Karadeniz seferi dönüşünde burada kara-
    ya çıkmıştır,bundan dolayı antik çağdaki adı İason dur.Burada Bizans döneminde ge-
    zinti yeri olan küçük bir koy vardı.Osmanlıların İstanbulu almasından sonra,I.Ahmet
    döneminde Kaptanı Derya Halil Paşa bu koyu doldurmakla görevlendirildi ve dol-durma işleri II.Osman döneminde tamamlandı.(1614) Park haline getirilen koy Hünkar bahçesi adıyla anılmaya başlandı ismi zamanla Dolmabahçe ye dönüştü.

    DUDULLU (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Şile yolu üzerinde,Üsküdar merkezine 18 km. uzak-
    lıktadır.Fatih Sultan Mehmet İstanbul un fethi sırasında Duduoğlu aşiretine yaptık-ları hizmetlerden dolayı küçük bir köy olan yerleşim ve çevresini hediye etmiştir.Zamanla Duduoğlu aşireti buradan göçmüş olmasına rağmen yörenin adı
    Dudulu olarak benimsenmiştir.

    DEMİRKAPI (İstanbul)
    İstanbul da bu isimde birkaç semt vardır,bunlardan biri de Saray-
    burnundadır. Topkapı sarayının yüksek duvarlarındaki dört büyük kapıdan biri
    nin bulunduğu semt büyük demir kapıdan dolayı Demirkapı ismini almıştır.
    Bu kapıdan sarayın has ahırlarına geçilirdi.

    EDİRNEKAPI (İstanbul)
    Haliç-Yedikule arasındaki surların üzerindeki kapı Bizans döneminde
    Kharisios ve Polyhandria isimleriyle anılmıştır.Osmanlı döneminde Edirne karayolunun başlangıç noktası olduğundan Edirne kapısı adını almış ve bulunduğu semt Edirnekapı olarak anılmaktadır.

    EMİNÖNÜ (İstanbul)
    Haliç kıyısında Sirkeci-Sultanahmet-Unkapanı arasındadır.Fatih Sultan
    Mehmet döneminde burada kurulan gümrük emirliğinden dolayı zamanla Eminönü
    şekline dönüşen isimle anılmaktadır.

    ERENKÖY (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Caddebostan-Şaşkınbakkal-Sahrayıcedit arasındadır
    Eren Baba isimli bilge bir kişi burada oturmuş ve semthalkı tarafından çok sevilmiş-tir vefatını takip eden yıllarda (1872) yöreye Eren köyü adı verilmiştir.Zamanla
    Erenköy e dönüşmüştür.

    EYÜP (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Haliç in sonlarına doğru,Haliç kıyısında,Silahtar-Balat
    Edirnekapı arasındadır.Fatih Sultan Mehmet in İstanbulu fethinden sonra ,kentin
    Araplarca kuşatılması sırasında ölen (672) İslam ulularından Ebu Eyyub El Ensari
    nin kabri bulunduğu yerin yanına bir cami ve türbe yaptırılmıştır. Ebu Eyyub El
    Ensari camisi semte ismini vermiştir.Semt in ismi önceleri Eyupsultan sonraları Eyüp olarak değişmiştir.

    EMİRGAN (İstanbul)
    Boğaz ın Avrupa kıyısında Baltalimanı-İstinye arasındadır IV Murat
    yöreyi,Revan kalesini çarpışmadan kendisine teslim eden (1635) Safevi valisi
    Emirgüneoğlu na bağışlamıştır. Bir konak yaptıran Emirgüneoğlu burada yaşamış
    ve semt Emirgün yada Mirgün olarak anılmış zamanla Emircan daha sonraları
    Emirgan şekline dönüşmüştür.
    F FATİH (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Unkapanı-Aksaray-Saraçhane-Edirnekapı arasındadır.
    İsmini Fevzipaşa caddesi üzerinde bulunan Fatih külliyesinden almıştır.( Cami ,
    Fatih Sultan Mehmet in türbesi,Daruşşifa,Medreseler,Tabhane,İmaret,Kervan-
    saray,Sübyan mektebi,Kütüphane,Hamam,Saraçlar çarşısının bulunduğu külliye
    çok geniş bir alanı kaplamaktadır. )
     
  6. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.476
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.190
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: istanbulda semtlerin adı nereden geliyor

    FENER (İstanbul)
    Kentin Avrupa yakasında,Balat-Ayvansaray arasında,Haliç kıyısındadır.
    İstanbul un en eski yerleşimlerinden biri olan semtte,Hristiyan inanışlarına göre de-nizcilerin koruyucusu Aziz Nikola ya ait kilise vardır.Denizcilere yol gösteren,ışık
    tutan anlamında Panarion adı semte verilmiştir.Zamanla Fener e dönüştüğü sanıl-
    maktadır.

    FERİKÖY (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Kurtuluş-Şişli-Harbiye-Kasımpaşa arasındadır.Semtin
    ismi hakkında değişik söylentiler vardır.
    İstanbul un ünlü Levantenlerinden Mösyö Ferry Galata da oturur ve za- man zaman bu cıvadra ava çıkarmış.Daha rahat avlanabilmek için buraya bir köşk
    yaptırmış ve semtteki yerleşim bu köşk etrafında yoğunlaşır.Yöre Ferry nin köyü
    olarak anılmaya başlanır ve isim zamanla Feriköy e dönüşür.
    Bir başka söylentiye göre de Osmanlı padişahı A.Mecit tarafından bugün
    semtin bulunduğu geniş arazi Madam Feri ye bağışlanmıştır.Feri nin köyü ismi zamanla Feriköy e dönüşmüştür.

    FINDIKLI (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Tophane-Kabataş-Cıhangir semtleri arasında ,boğaz
    kıyısındadır.Bizans dönemindeki adı Ayanyhios dur. Semtin isminin kaynağı net değildir.Tarihçi Hammer e göre semt ismini İtalyanca Fanduco dan almıştır.Fanduco
    han,konukevi anlamındadır.Bizans döneminde burada bulunan han semte ismini ver-
    miştir.Osmanlı döneminde burada ilk yerleşimler Kanuni Sultan Süleyman dönemin-
    de başlamıştır.Kıyı ve yamaçlar boyunca bulunan fındık bahçelerinden dolayı bu is-
    min verildiği de öne sürülmektedir.Osmanlı kaynaklarında da burada fındıklı deresi-
    nin bahsedilmektedir.

    FLORYA (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Sefaköy-Yeşilköy-Küçükçekmece arasında ,Marmara
    kıyısındadır.Reşat Ekrem Koçu ya göre İskender efendi namlı bir kişi burada yaptır- dığı bahçeye doğduğu kasabanın ismini vermiş (Forina Arnavutluk ta küçük bir kasabadır) isim zamanla Florya ya dönüşmüş ve semtin ismi olarak benimsenmiştir.

    GALATA (İstanbul)
    Avrupa yakasında Karaköy-Azapkapı-Şişhane-Tophane arasındadır.An-
    tik dönemdeki adı Syki yada Sycae dir. Bizans imparatoru I Tiberios zamanında Haliç in denetimi için bugünkü Yolcu salonu yakınlarında surların üstüne büyük bir burç inşa ettirmiştir (Kastellion ton Galaton ) MS 578-582 ve yöre zamanla Galaton sonraları Galata adıyla anılmaya başlanmıştır.Ayrıca semtin ortasındaki kuleden
    ötürü bu ismin verildiği bir başka düşünüştür.
    Bir diğer söylentiye göre de Bizans dönemindeburada bulunan süt sağım
    Yerlerinden dolayı Galaktos adıyla anılırken zamanla Galata ya dönüştüğüdür.

    GEDİKPAŞA (İstanbul)
    Beyazıt ın güneyinde bir semttir.1482 yılında ölen ,Fatih Sultan Mehmet in sadrazamlarından Gedik Ahmet Paşa nın Türbesinin de bulunduğu cami ve külliye semte ismini vermiştir.Zamanla isim Gedikpaşa şekline dönüşmüştür.

    HALKALI (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Küçükçekmece gölü-Kanarya-Yenibosna-İkitelli arasındadır.
    Bizans döneminde burada bulunan eski bir rum köyü vardı.XVI.yy.da bu köy
    Cıvarında kurulan Halka hasbahçeleri dolayısıyla yöreye Halkalı adı verilmiştir.

    HARBİYE (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Elmadağ-Nışantaşı-Pangaltı-Maçka semtleri arasında-
    dır.XIX.yy. da buraya yaptırılan Mekteb-i Harbiye (Harp Okulu) semt e adını ver-
    miştir.

    HAREM (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Haydarpaşa-Salacak arasındadır.III.Murat döne-
    minde bugünkü Selimiye kışlasının bulunduğu yerde saray hanımlarına tahsis edilmiş
    olan Harem i Hümayun kasrı bulunmaktaydı.Saraya mensup hanımlar karşı yakadan
    geldiklerinde sandalların yanaşması için sahilde bir iskele vardı.buradaki görkemli
    Harem i Hümayun kasrı çevresinde gelişen yerleşim Harem,İskele de Harem iskelesi olarak anılmaya başlanmıştır.

    HASKÖY (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Kasımpaşa-Okmeydanı-Halıcıoğlu arasında,Haliç
    kıyısındadır.Fatih Sultan Mehmet İstanbul u kuşattığı zaman otağını buraya kur-
    duğundan burası özel (Has) olarak adlandırılmıştır.Zamanla yerleşim çoğaldığında
    semte Hasköy adı verilmiştir.
    Bir başka söylenceye göre II.Selim döneminde buraya yaptırılan Hasbah-
    çelerden geldiğidir.
    Diğer bir varsayım Bizans döneminde buradaki Paraskevi kilisesi dola-
    yısıyla semte Parasköy denilmiş,zamanla Hasköy e dönüşmüştür.

    HAYDARPAŞA (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Boğaz kıyısında,Üsküdar-Kadıköy arasındadır.
    III.Selim sadrazamlarından Haydar Paşa ya ait geniş araziden dolayı yöreye Hay-
    darpaşa adı verilmiştir.

    HORHOR (İstanbul)
    Fatih ilçesinin bir mahallesidir,ismini yöredeki Horhor çeşmesinden alır.
    rivayete göre; Fatih sultan Mehmet burada yürürken yer altından sesler duyar ve
    çevresindekilere buraya bir çeşme yapın yerin altından hor-hor su sesleri geliyor
    der, çeşme yapılır ve Horhor çeşmesi adı verilir.Zamanla semtte aynı isimle anılmaya
    başlanır.

    İSTİNYE (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Boğaz kıyısında,Emirgan-Maslak-Yeniköy arasında-
    dır.Bizans dönemindeki adı Stenia zamanla İstinye şekline dönüşmüştür.

    KABATAŞ (İstanbul)
    Boğazın Avrupa yakasında,Dolmabahçe ile Fındıklı arasındadır.Bizans
    dönemindeki adı Butharion dur.Halikarnasos lu Dianysios (Tarihçi) burada bulunan
    Petra Themastis adı verilen bir taştan söz eder. Ayrıca burada yapılan Karabali iskelesi ve tekneleri bağlamak için bu iskele yanındaki iri bir kaya nedeniyle semte
    Kabataş denildiği sanılmaktadır.

    KADIKÖY (İstanbul)
    Semtin tarihi Bakır çağına kadar uzanmaktadır.Semti Megara lı göçmenler Khalkedon adıyla kurmuştur (İÖ 8yy) . Orhan Gazi Khalkedon un bir
    kısmını Osmanlı topraklarına kattı.Fatih Sultan Mehmet in kenti fethinde sonra bu yörenin bakımsız bir köy görünümünün düzelmesi için İstanbul Kadısı Hızır bey in buraya yerleşmesini istemiştir.Semt önceleri Kadıköyü sonraları Kadıköy olarak
    anılmıştır.

    KAĞITHANE (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Silahtar-Çağlayan-Levent-Hasdal-Alibeyköyü arasındadır. Osmanlı döneminin önemli mesire yerlerinden olan semtte dönemin ileri
    gelenlerine ait 200 e yakın köşk ve kasr bulunmaktaydı,ancak bunlardan hiçbiri günü
    müze ulaşmamıştır.(bakımsızlıktan viran halde bulunan son kalıntılar 1940 lı yıllarda
    yıkılmıştır) Haliç körfezine dökülen Kağıthane deresi üzerinde bulunan kağıt imalat-
    haneleri dereye ve semte adını vermiştir.

    KALAMIŞ (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Fenerbahçe ye bitişik,Marmara denizi kıyısındadır.
    Eski ismi yunanca sazlık ve kamışlık anlamında Kalamis iken zamanla Kalamış şek-
    lini almıştır.

    KALENDER (İstanbul)
    Boğazın Rumeli kıyısında Yeniköyün batısındadır.18 yy da Kalender
    Çavuş un buraya yaptırdığı sahilsaray dolayısıyla bu ismi aldığı sanılmaktadır.

    KANDİLLİ (İstanbul)
    Boğazın Anadolu kıyısında , Vaniköy ile Anadoluhisarı arasındadır. Antik çağdaki adı Ekhaia dır. Zaman zaman Göksu dan deniz yolu ile saraya dönen
    padişahlar için yakılan kandillerden yada IV Murat ın Revan seferinden dönüşünde
    bu semtteki köşkte doğan şehzadesi Mehmet için yedi gece yakılan kandillerden
    dolayı semte Kandilli köy adı verilmiş,zamanla Kandilli şeklini almıştır.

    KANLICA (İstanbul)
    Boğazın Anadolu kıyısında Çubuklu ile Anadoluhisarı arasındadır. Antik
    çağdaki adı Phriksulimen dir. Osmanlıların İstanbulu almalarından önce burada
    Kangılı diye bilinen bir Türk boyunun yerleştiği sanılmaktadır.Bazı eski vakfiyelerde
    Kanglıcak diye sözedilmektedir.İsmin zamanla Kanlıcaya dönüştüğü söylenmektedir

    KARTAL (İstanbul)
    Kentin Anadolu yakasında Maltepe ile Pendik arasındadır.Bizans dönemindeki adı Kartalimen dir. semt zamanla Kartal ismiyle anılmaya başlanmıştır.
    Bir başka söylentiye göre de ,küçük bir balıkçı köyü olan semtte yaşayan ve çok sevilen Kartelli isimli balıkçıdan dolayı önceleri Kartelli nin köyü olarak anılan semtin adının zamanla Kartal a dönüştüğüdür.

    KASIMPAŞA (İstanbul)
    Avrupa yakasında Haliç kıyısında,Beyoğlu-Hasköy-Şişli arasındadır.
    Kanuni Sultan Süleyman ın vezirlerinden Güzelce Kasım paşa nın Padişah tarafından burada oturmayla görevlendirilmesi dolayısıyla semt Kasımpaşa ismini almıştır. Güzelce Kasım paşa semte yaptırdığı cami (Cami-i Kebir),medrese ve diğer eserlerle yöreyi kalındırmıştır.

    KAZLIÇEŞME (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Marmara kıyısında ,Zeytinburnu ilçesinin bir mahalle- sidir. Burada bulunan bir çeşme semte ismini vermiştir.bu çeşmenin üzerinde alçak kabartma olarak kaz figürleri vardır.
    Bir söylentiye göre,İstanbul un fethi sırasında baş gösteren su sıkıntısın-
    da uçuşan kazlar takip edilmiş ve buradaki su kaynağı bulunmuştur.sonraları bu su
    kaynağı üzerine bir çeşme inşa edilmiştir.günümüze kadar bir çok yenilemeler gören
    çeşme halen semtte bulunmaktadır.

    KISIKLI (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Çamlıca tepeleri-Altunizade arasındadır.Kayalar arasından kaynayan sulara halk arasında kısık yada kısıklı denilmektedir.Bu semtte çok miktarda bu tip kaynak bulunduğundan Kısıklı adı benimsenmiştir.

    KİLYOS (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Demirciköy-Uskumruköy-Gümüşdere arasında,Kara-
    deniz kıyısındadır.İsminin Rumca kum anlamındaki Kilya sözcüğünden geldiği söy-
    lendiği gibi,güzel geçit/boğaz anlamındaki Killa sözcüğünden türediğide söylenmek-
    tedir.isim zamanla Kilyos şeklini almıştır.


    KİREÇBURNU (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Kefeliköy-Tarabya arasındadır.Bizans dönemindeki
    adı Kleridra tou pontu (Boğazın anahtarı) dur.Bu günkü ismini,Osmanlı döneminde
    yörede bulunan kireç ocaklarından aldığı söylenmektedir.

    KUMBURGAZ (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Marmara kıyısında,Mimarsinan-Celaliye arasındadır.
    XIX.yy. da halkının çoğunluğu rum olan yerleşim kumunun bol olması nedeniyle
    Konumyo adıyla anılıyordu,mübadele sonrasında Kumburgaz adını almıştır.

    KUMKAPI (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Marmara kıyısında,Ahırkapı-Yenikapı arasındadır.
    Bizans döneminde burada Kontoskalion limanı ve yarım daira şeklindeki surlarda
    bir kapı bulunmaktaydı.Bu limanın hemen yanında Kaisariu denilen ikinci küçük bir
    liman daha vardı.bu küçük limana şehre getirilen kumlar boşaltılıyordu. Bu sebeple
    surlardaki kapı Kum kapısı semtte Kumkapı olarak benimsenmiştir.

    KURTULUŞ (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Pangaltı-Dolapdere-Feriköy-Elmadağ arasındadır.
    Semtin bilinen en eski adı Ayios Dimitrios tur.Daha sonraları semtte bulunan at ahır-
    larından dolayı Tatavla ismiyle anılmaya başlandı.Kanuni sultan Süleyman dönemindeki deniz fetihlerinde Akdeniz adalarından esir alınan,Müslüman olmayan
    sanatkarlar bu semtte iskan edildi.XVIII .yy.sonlarına doğru halkının çoğu rum ve
    italyanlardan oluşuyordu.Dönemin Osmanlı yönetimi buraya kısıtlı bir özerklik
    vermişti. Semt 12 kişilik bir ihtiyar heyeti ile1030 haneden seçilen 53 temsilci tarafından idare ediliyordu.Bu düzen Cumhuriyetin ilanından sonra kaldırıldı ve
    yöre halkı olayı bu yönetimden kurtuluş olarak benimsediğinden semte Kurtuluş adı verildi.

    KUZGUNCUK (İstanbul)
    Boğazın Anadolu kıyısında Üsküdar-Beylerbeyi arasındadır.Bizans dö-
    nemindeki ismi Khrysokeramos dur.(Bizans İmparatoru İustinios tarafından yaptırılan yaldızlı kiremitleri ile ünlü kilisenin adıdır.) Fatih Sultan Mehmet döne-
    minde buraya yerleşen Kuzgun Baba adlı bir erenden dolayı bu isimle anıldığı
    sanılmaktadır.

    LALELİ (İstanbul)
    Avrupa yakasında ,Aksaray-Beyazıt arasındadır.Uzun yıllar hasır bir kulübede yaşayan (XVI yy )ve öldüğünde vasiyeti üzerine kulübesinin yanına gömülen Türk dervişi Laleli Baba nın mezarının bulunduğu yere Osmanlı Padişa-
    hı III Mustafa 1757 yılında bir cami yaptırmıştır.(Laleli Baba cami ve külliyesi)
    Önceleri Lalelibaba olarak bilinen semtin ismi zamanla Laleli olarak değişmiştir.

    LEVENT (İstanbul)
    Kentin Avrupa yakasındadı, Beşiktaş-Ortaköy-Maslak arasındadır.
    Osmanlı Padişahı III Selim döneminde ,Nizam-ı Cedid askerleri için kurulan
    Levend kışlası semte adını vermiştir.

    MAÇKA (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Beşiktaş-Harbiye-Dolmabahçe-Nışantaşı-Harbiye
    semtleri arasındadır.Adının Farsça Masgah(Nişangah) tan geldiği söylenmektedir.
    zamanla Maçka ya dönüşmüştür.
    Bir diğer söylentiye göre de Fatih Sultan Mehmet in 1461 yılında Trab-
    zon u fethinden sonra Trabzondan buraya gönderilen Maçkalılardan dolayı semte
    Maçka adının verildiğidir.

    MAHMUTPAŞA (İstanbul)
    Kentin Avrupa yakasında, Eminönü-Beyazıt arasındadır.Fatih Sultan
    Mehmet in vezirlerinden Mahmut Paşa nın yaptırdığı cami ve külliye semte
    ismini vermiştir.

    MALTEPE (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Pendik-Küçükyalı arasında,Marmara kıyısındadır.
    Yörede bulunan bir tümülüsün semtin ismine kaynak olduğu sanılmaktadır.(Türkler
    eskiden içinde hazine,define bulunduğu sanılan,höyük biçimindeki toprak tepe-
    ciklerini Maltepe olarak adlandırlardı.) Tarihçi Hammer bu kıyı şeridindeki bütün tepelere Maltepe denildiğini yazmaktadır.

    MASLAK (İstanbul)
    Kentin Avrupa yakasında ,Levent-Hacı Osman bayırı arasındadır.
    Kente Büyükdere deki bentler den künklerle getirilen suyun dağıtım ve denetimi-
    nin yapıldığı yer olduğundan bu isimle anılmaktadır

    MERCAN (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Eminönü-Beyazıt arasındadır. 18 yy da yaşamış Habeş kökenli Kızlarağası Mercan ağa nın bu semtte yaptırmış olduğu Mercan Ağa camisi
    semte adını vermiştir. ORTAKÖY (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Boğaz kıyısında,Beşiktaş-Kuruçeşme arasındadır.An-
    tik dönemdeki adı Arkheion dur sonraları Aziz Phokas ismiyle anılmıştır. Ortaköy adı ilk defa Kanuni Sultan Süleyman döneminde kullanılmaya başlanmıştır.

    MERDİVENKÖY (İstanbul)
    Anadolu yakasında,bugün E 5 karayolunun üzerinde bulunan Göztepe
    köprüsü çevresidir.İstanbulun fethinden sonraki yıllarda yörede oturan halkın çoğu nun alevi ve bektaşi olduğu bilinmektedir.Bu köyde yaşayanlar çevreleri tarafından
    mert,iman sahibi olarak tanınıyorlardı,köye de Merd-i İman köyü adını vermişlerdi
    isim zamanla Merdivenköy e dönüşmüştür.

    MERTER (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Topkapı surlarının dışındadır.Burada bulunan ve
    Ahmet Merter e ait çiftlik imara açıldığnda semte çok sayıda bina yapılmıştır .
    Oluşan yerleşim Merter adıyla anılmaktadır.

    OKMEYDANI (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Şişli-Kasımpaşa-Mecidiyeköy-Halıcıoğlu arasındadır.
    İstanbul un fethi sırasındaFatih Sultan Mehmet in otağ kurduğu yerdir. 1490 yılında
    Fatih in burada ondokuz sınır taşıyla sınırları belirlenen çok geniş bir alana Tekke-i Tirendezan (Okçular tekkesi ) yaptırmasıyla semt Okmeydanı olarak anılmaya baş- lanmıştır.

    OSMANBEY (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Şişli-Harbiye-Feriköy-Nişantaşı arasındadır.XIX.yy.
    Ortalarına kadar kırlık,boş arazi iken II.Abdülhamid in mabeyincilerinden Osman bey burada geniş bir arazi satın alarak 1870 yılındqa bir konak yaptırmıştır.Kısa
    Sürede yörede başka evler ve konaklar yaptırılmıştır.Yörenin ilk yerleşeni olan
    Osman bey in adı semte yakıştırılmıştır.
     
  7. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.476
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.190
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: istanbulda semtlerin adı nereden geliyor

    PANGALTI (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Harbiye-Dolapdere-Feriköy-Osmanbey semtleri ara-
    sındadır.İsmi hakkında değişik söylentiler vardır.
    1-Osmanbeyde açılan Osmanlı bankası o zamanki adı Hamam olan Pan-
    galtıya yakındı ve semt bu bankadan dolayı Banka altı olarak anılmaya başlandı,isim
    zamanla Pangaltıya dönüştü.
    2-Kalabalık olan yerleşimde yaşayan bir Levanten olan Mösyö Pangaldi
    burada bir gazino açmış ve gazinoya kendi ismini vermiştir.Bu isim zamanla semtle
    özdeşleşerek Pangaltı ya dönüşmüştür.
    3-Semtte oturan bir Levanten bahçe içinde Pane Galeti isimli bir çayhane
    açmış ve yaptığı pasta,keklerle meşhur olmuştur.İstanbulun çeşitli semtlerinde otu-
    ran aileler Haydi Pera ya gidelim,Pane Galati de pasta yiyip çay içelim derlermiş.
    İsim semtle özdeşleşmiş ve zamanla Pangaltı ya dönüşmüştür.
    4-Semtte çoğunlukla Rum,ERmeni ve İtalyan Katolikler oturmaktaydı.
    özellikle İtalyan Levantenler semtte bolca bulunan fırınları çaliştirıyordu.İtalyanca
    Pani (ekmek) , Caldi (sıcak) kelimelerinin birleşimi Panicaldi zamanla Pangaltı ya
    dönüşmüştür.

    PENDİK (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Marmara denizi kıyısında ,Kartal-Tuzla arasındadır.
    Antik dönemdeki adı Pantikhion dur.(Latince Pantichium = Tersane) isim zamanla
    Pendik şeklini almıştır.

    PİYALE (İstanbul)
    Kasımpaşa-Okmeydanı arasındadır.XVI.yy. dayaşamış ve uzun süre
    Kaptan-ı Derya lık yapmış ,Padişah II.Selim in damadı olan Piyale Paşa nın burada
    Mimar Sinan a bir külliye yaptırdı.(Cami,medrese,tekke,sibyan mektebi,çarşı,ha-mam,türbe)Külliyeyi yaptıran Piyale Paşa dan ötürü semt önceleri Piyalepaşa daha
    sonra Piyale adıyla anılmaya başlandı.

    RUMELİ HİSARI (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Bebek-Baltalimanı arasında,Boğaz kıyısındadır.Antik
    çağda burada Hermes sunağı bulunmaktaydı.Kıyıdaki buruna vuran sert dalgalardan
    dolayı Pyrhias Kyon (Kızıl köpek)ve Lemokopion gibi isimlerle anılıyordu.1452 yı-
    lında Fatih Sultan Mehmet tarafından buraya yaptırılan kale semte bugünkü ismini
    vermiştir.
    RUMELİ KAVAĞI (İstanbul)
    Avrupa yakasında,boaz girişinde,Sarıyer ilçesinin Karadeniz e bakan
    en uç noktasındadır.Antik çağdaki ismi Panium yada Panyum burnudur.Bizans
    dönemindeki adı Fanarian yada Fanaraki Avrupa feneri yada küçük fener anlamın-
    dadır.(Buradaki deniz fenerinden dolayı) Köy Rumeli yakasında kurulmuş olduğun-
    dan adı zamanla Rumeli Feneri ne dönüşmüştür.

    SAMATYA (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Marmara kıyısında,Yedikule-Kumkapı arasındadır.
    Kentin Bizans dönemindeki sur kapılarından biri bu semttedir. Sonradan Kocamustafapaşa adını almıştır. Bizans dönemindeki adı Psmathia zamanla
    Samatya ya dönüşmüştür.

    SARAYBURNU (İstanbul)
    Haliç in Marmara denizine döndüğü yerde,tarihi yarımadanın doğu ucun-
    da,Ahırkapı-Sirkeci arasındadır.İstanbul kenti nin çekirdeği olan Bizans Megara lılar
    tarafından İ.Ö.VII.yy. da burada kurulmuştur.Bizans döneminde Aziz Demetrios burnu olarak anılıyordu.Bu burun ile Ahırkapı arasında Mangonai sarayı vardı.Bu sa-
    ray ve Osmanlı döneminde buraya yapılan saray (Bugünkü Topkapı sarayı) dolayı-
    sıyla semte Sarayburnu adı verilmiştir.

    SARIYER (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Yenimahalle-Anadolukavağı-Kilyos arasında,boğaz
    Kıyısındadır.İsmi hakkında çeşitli söylentiler vardır.Vaktiyle buradayaşayan Sarı-
    Baba isimli bir dervişten geldiği anlatıldığı gibi,yörenin topraklarının sarı olduğu
    İçin bu ismin yakıştırıldığı da söylenmektedir.

    SİLİVRİ (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Tekirdağ sınırında,Marmara denizi kıyısındadır.Tarihi
    İstanbulla paraleldir.Bilinen ilk ismi Bria dır.Daha sonraları Trak dilinde kent anla- mına gelenAntik Salymbria adı verilmiştir.İ.Ö. VII.yy.da Megara lılar tarafından
    yüksekçe bir tepeye yapılan kale etrafında yerleşim genişledi.İmparator Arcadius
    kente karısı Evadoksia nın adını (Evadoksiapolis) verdiysede bu isim benimsenmedi
    Adı önce Silimbri ve zamanla Silivri ye dönüşmüştür.

    SUADİYE (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Erenköy-Bostancı arasındadır. Osmanlının son döneminde maliye nazırı (1900-1906) Reşad paşa nın genç yaşta ölen kızı Suad
    ve damadı için Suadiye camisini yaptırmıştır.Semt adını bu camidan almıştır.

    SULTANAHMET (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Sirkeci-Cankurtaran-Çemberlitaş arasındadır.Osmanlı
    Padişahı I Ahmet in yaptırmış olduğu cami ve külliye semte ismini vermiştir.

    SULTANHAMAMI (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Eminönü-Mercan arasındadır.Bir adı da Hacıküçük olan Sultan Hamamı semte ismini vermiştir.

    SULTANTEPE (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Üsküdar iskelesinin üst tarafında,Kuzguncuk-Altuni-
    zade-Üsküdar arasındadır.Eski adı Hacı Hesna hatun mahallesidir.Mihrimah sultan ın dadısı olan Hesna hatun yaşlılığı sebebiyle saraydan ayrıldığında kendisine nerede
    yaşamak istediği sorulmuş oda yüksekçe bir yer olsun baktığımda her yeri göreyim demştir.Bunun üzerine bugünkü sultantepede kendisine bir konak yaptırılmıştır.Hes-
    na hatun burada yaşadığı sürece saraya mensup kişilerden ilgi , saygı görmüş sık sık ziyaret edilmiştir.Saraya mensup birisi olduğundan ve sultanlarca saygı görmesi
    nedeniyle köşkü ve çevresi Sultantepe olarak anılmaya başlanmıştır.

    SÜTLÜCE (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Halıcıoğlu-Kasımpaşa-Silahtar arasında,Haliç kıyı-
    sındadır.Bizans döneminde küçük bir köy olan semtte (Sut membat köyü) bronz dan
    yapılmış ve göğüslerinden su akan bir kadın heykeli varmış.Sütlerinin bol olması
    için yeni doğum yapan kadınlar tarafından ziyaret edilirmiş bu yüzden semte Sütlüce adı verildiği söylenmektedir.

    ŞAŞKINBAKKAL (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Kadıköy-Bostancı arasında bir semttir.Bir söylentiye
    göre henüz yerleşimin çok az olduğu bir dönemde burada bir bakkal dükkanı açılmış,
    civardan denize girmek için gelenler bu tenha yerdeki bakkal dükkanının iş yapma-
    yacağını düşünerek,dükkan sahibi esnaf a Şaşkın bakkal yakıştırmasını yaparlar.
    Zamanla yörede yerleşim yoğunlaşınca semt Şaşkınbakkal ismiyle anılmaya başlanır.

    ŞEMSİPAŞA (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Üsküdar-Salacak arasında,Boğaz kıyısındadır.Yavuz Sultan Selim e hizmet etmiş,Kanuni Sultanselimin Beylerbeylerinden,II Selim in ve-
    zirlerinden Şemsi paşa bu semtte Mimar Sinan a bir cami yaptırmıştır.Şemsi paşa camisi çevresinde oluşan yerleşim aynı adla anılmaktadır.

    ŞİŞLİ (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Beşiktaş-Nışantaşı-Osmanbey-Mecidiyeköy-Dikilitaş
    Arasındadır.İsmi hakkındaki en yaygın yakıştırmaya göre,şiş yapımıyla uğraşan köklü bir ailenin burada oturduğu ve konaklarınında da şişçilerin konağı olarak
    anıldığından semtin isminin önceleri Şişçiler daha sonra Şişli ye dönüştüğüdür.

    ŞİLE (İstanbul)
    Anadolu yakasında,kentin en kuzeyinde,Karadeniz kıyısındadır.Üsküdar a yaklaşık 55 Km uzaklıktadır.Kentte yerleşim yaklaşık İ.Ö 5000 yıllarında başla-
    mıştır.Şile ismi Mercanköşk olarak bilinen bir dağ çiçeğenin yunanca adından gel-
    mektedir.İlçe tarihte Aschil,Phile,Astere,Kilia isimleriyle anılmıştır.Eski bir Milet
    kolonisi olan kent Lidya,Pers,Galat,Roma,Selçuklu,Bizans ve Osmanlı egemenlik-
    lerinde kalmıştır.

    TAKSİM (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Galatasaray-Elmadağ-Gümüşsuyu-Karaköy arasındadır.
    Adını 19. yy. da kurulan su dağıtım şebekesinden almıştır. Maslak-Mecidiyeköy-Şişli yönünden gelen içme suyu burada toplanır ve dört yöne dağıtım yapılırdı.

    TARABYA (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Boğaz kıyısında,Rumelihisarı-Yeniköy arasındadır.
    Havasının temizliği,güzelliği sebebiyle Antik çağda Pharmacias sonraları Therapia
    (Tedavi,İyileştirme) İsimleri ile anılıyordu.Semtin adı zamanla Tarabya şekline
    dönüşmüştür.

    TEŞVİKİYE (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Maçka-Beşiktaş-Nişantaşı semtleri arasındadır.
    Abdülmecit döneminde (1839-1861) şehrin yoğun apartman görüntüsünden biraz olsun kurtulmak ve Tanzimat fermanında özel mülk edinilmesini teşvik etmek için yapılan çalışmalar kapsamında kurulan ve bahçeli kargir köşklerden oluşturulan mahalle Devlet teşviki ile yapıldığı için Teşvikiye adıyla anılmaya başlanmıştır.

    TOPHANE (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Boğazın Haliç le buluştuğu yerde,Karaköy-Fındıklı arasındadır.Fatih Sultan Mehmet zamanında kurulan daha sonraları Kanuni Sultan Süleyman ve III Selim dönemlerinde geliştirilen ünlü top dökümhanesi dolayısıyla
    semte Tophane ismi verilmiştir.

    UNKAPANI (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Cibali,Eminönü,Saraçhane arasındadır. Kapan Osmanlı döneminde pazaryeri,satışyeri,kontrol yeri anlamına gelmekteydi.İstan-
    bulun alınmasından sonra kente gelen gıda maddeleri belirli yerlerde teslim alınır
    ve İstanbul kadısı temsilcisi,esnaf temsilcisi tarafından denetlenirdi.Çeşitli gıda maddelerinin bu tür trafiğinin yoğun olduğu yerlere Kapan denirdi.(Yağ kapanı,
    Bal kapanı gibi)Şehre gelen unların bu semte indirilip,depolandığı için yöreye
    Unkapanı isminin verildiği sanılmaktadır.

    ÜSKÜDAR (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Boğaz kıyısında,Salacak-Kuzguncuk-Bağlarbaşı arasındadır.Antik çağda Khrysopolis daha sonraları Skytarion,Damalis,Scutari adları ile anılmıştır son ismi Scutari zamanla Üsküdar şeklini almıştır.

    VANİKÖY (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Çengelköy-Kandilli arasındadır.Bizans dönemindeki adı Nikapolis (Güzel kent) dir.IV.Mehmet in vezirlerinden Köprülü Fazıl Ahmet paşa tarafından,din alimi ve vaiz Mehmet efendi Vandan getirilerek bu semte yerleştirilmiştir.Burada bir cami yaptıran Mehmet efendi Vandan gelen,Vanlı anlamında Vani Mehmet efendi olarak tanınmıştır ve semt onun anısına Vaniköy
    olarak anılmaya başlanmıştır.

    VİŞNEZADE (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Beşiktaş ın bir mahallesidir.Şeyhül İslam Yahya efen-
    dinin küçük kardeşi Vişnezade Lütfullah efendinin oğlu olan İzzeti Mehmet efendi
    (1629-1681) burada oturmuş,semtte bir çok hayır işleri yapmış,sevilen bir kişidir.
    Zamanının Anadolu ve Rumeli kazaskarlarından olan Vişnezade İzzeti Mehmet
    efendinin adı semtin ismi olarak benimsenmiştir.Semtin adı zamanla kısalarak
    Vişnezade şeklini almıştır.

    VEFA (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Saraçhane-Süleymaniye-Şehzadabaşı arasındadır. II.Beyazıt döneminin mutasavvıf ve ulemalarından Şeyh Vefa efendi (Müslihiddin
    Mustafa) nın burada yaptırdığı külliye dolayısıyla semt Vefa adıyla anlmaya başlanmıştır.

    ZEYNEPKAMİL (İstanbul)
    Anadolu yakasında,Selimiye-Karacaahmet-Bağlarbaşı-Toptaşı semt-
    leri arasındadır.Sadrazam Yusuf Kamil paşa (1808-1883) memuriyetinin ilk yıl-
    larında Mısır da görevli iken Mısır valisi Mehmet Ali paşa nın kızı Zeynep hanımla
    evlendi.Eşi ile birlikte İstanbul a döndüklerinde oturmakta oldukları konaklarının
    yakınlarına hayrat olarak bir hastane yaptırdılar.Hastane etrafında yerleşim yoğun-
    laşmasıyla,semt ve hastane Zeynepkamil ismiyle anılmaya başlanmıştır.


    ZEYREK (İstanbul)
    Avrupa yakasında,Unkapanı-Saraçhane-Fatih semtleri arasındadır.
    Ünlü Bizans kilisesi Pantakrator İstanbul un fethinden sonra camiye çevrilen ilk
    kiliselerdendir. Bu caminin ilk Müderrisi Zeyrek Mehmet Efendi den dolayı camiye
    semt Zeyrek Mehmet Efendi diye anılmaya başlandı ,isim zamanla Zeyrek şekline
    dönüşmüştür.
     
  8. enigma001

    enigma001 _YoLcU_

    Mesajlar:
    2.380
    Aldığı Beğeni:
    76
    Ödül Puanları:
    48
    Cevap: istanbulda semtlerin adı nereden geliyor

    Şehremini,: Osmanlı Devletinde İstanbul’daki saray ve devlete âit binâların bakımı ve tâmiriyle uğraşan ve saraylara gerekli olan şeyleri satın alan kimse.

    Haseki (semt) İstanbul'un Fatih ilçesindeki eski semtlerinden biridir. Fındıkzade ve Aksaray semtleri arasında yer alır. 16. yüzyılın ortalarına kadar bu semt kadınlar için kurulan bir pazar dolayısıyla Avrat Pazarı adıyla biliniyordu. 1550 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi Hürrem Sultan tarafından bu semtte yapılan Haseki Darüşşifası (Haseki Hastanesi), Haseki Hürrem Camii ve Haseki Külliyesi nedeniyle semtin ismi Haseki haline geldi. 1957 yılında genişletilen Millet Caddesi Haseki semtine ulaşımı kolaylaştırdı.


    bunlar da benden olsun.tarih çalısırken öğrenmiştim ve gayet şaşırmıstım !! :)
     
  9. insomniac

    insomniac Misafir

    Cevap: istanbulda semtlerin adı nereden geliyor

    oho atlanılmış çoğu yer hani esenler:)

    taksim de eskiden devlet mallarının dağılması için toplanılan yermiş taksim paylaştırmak anlamında zaten bu da benden
     
  10. Misafir

    Misafir Misafir

    Cevap: istanbulda semtlerin adı nereden geliyor

    Sayın Yönetici İstanbul ile alakalı bilgileri aktarırken, alıntı yaptığınız kaynakları da belirtmek gerekir diye düsünüyorum. Örnek olarak İstanbul semt isimleri 30.Mayıs.2007 yılında WoW Turkeyde yayınlanan bilgiler aynen kopyala yapıştır yapılmış . Nereden mi anladım? Osmanbey ile ilgili bilgilerdeki imla hataları bile aynen duruyor(.1870 yılındqa ) O kadar emek verdikten sonra bir teşekkürü hak ettiğimi sanıyorum.
    Saygılarımla.
     

Sayfayı Paylaş