Kaynak Suları Harcı

Konusu 'Hukuk' forumundadır ve McClane tarafından 8 Aralık 2008 başlatılmıştır.

  1. McClane

    McClane Well-Known Member

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    21.966
    Aldığı Beğeni:
    292
    Ödül Puanları:
    83
    Kaynak Suları Harcı
    I-GİRİŞ :

    Satın aldığım bir ürününün paketinin, kutusunun üzerinde yazılı olan tüm yazıları okuma gibi bir alışkanlığım, saplantım, huyum (nasıl yorumlarsanız yorumlayın) var. Örneğin aldığım bir pet su şişesi.Bu pet su şişenin üzerindeki bilimum yazılardan biri olan: 'kaynak suları harcı ödenmiştir.' ibaresi benim için aslında pek dikkate değer bir mertebede bulunmuyordu; ta ki hukuk öğrenimimin bir dersi olan vergi hukukunda 'harç' konusundan bahsedilene kadar. Böylece; bu alışkanlığımın hafızamda sadece gereksiz çöplükler yaratmadığının kanıtını oluşturması kendi adıma dikkat çekici ve sevindiricidir. Yukarıdaki anlattıklarım bu çalışmanın nasıl, neden oluştuğunun öyküsüdür. Genel bir plan çizmek gerekirse öncelikle vergi, harç, resim, benzeri mali yükümlülük kavramlarına değinilecektir. Daha sonra 3. bölümde Belediye örgütüne ve onun mali kaynakları konuları üzerinde durulacaktır. Kaynak suyu kavramı ele alındıktan sonra nihayet Kaynak Suları Harcının mevzuattaki maddeleri, ilgili açıklamalarla ve yargı kararlarıyla desteklenerek aktarılacaktır.

    II- VERGİ, HARÇ, RESİM, BENZERİ MALİ YÜKÜMLÜLÜK KAVRAMLARI :

    Kavramların neleri ifade ettiği kısaca ele alınacaktır:

    VERGİ: Vergi; kamusal giderlerini karşılamak üzere herkesin mali gücüne göre vermekle yükümlü olduğu ekonomik değerlerdir. Burada iki tarafa da bazı yetki, görev ve sorumluluklar yüklenmekle birlikte aradaki ilişki esas itibariyle bir alacak-borç ilişkisidir. Bir tarafta vergi alacaklısı diğer tarafta da vergi borçlusu bulunmaktadır. Vergi alacaklısı vergilendirme yetkisine sahip olandır. Vergilendirme yetkisi, devletin ülkesi üzerindeki egemenliğe dayanarak vergi alma konusunda sahip olduğu hukuki ve fiili gücüdür. Devlet bu vergilendirme yetkisini, kural olarak, yasama organı vasıtasıyla, diğer bir deyimle, kanun çıkararak kullanır. (Anayasa md.73) Devlet vergilendirme yetkisini yerel yönetimlere de devredebilmektedir.

    Yerel yönetimler Anayasa tarafından yasama organına ve Bakanlar Kuruluna tanınan yetkiler dışında vergilerin tarh, tahakkuk ve tahsil gibi yönetsel işlemleri kanunun çizdiği yetki sınırları içinde yapabilecektir. Anayasada ilgili maddede düzenlenen yerel yönetimler, il özel idareleri, belediyeler ve köylerden oluşmaktadır. Bu yönetimlere, görevleri ile orantılı gelir kaynaklarının sağlanacağı Anayasada ayrıca hükme bağlanmıştır. İl özel idarelerinin vergilendirme yetkisi 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunundan sonra oldukça daraltılmıştır. Halen düzensiz ve hasılat olarak önemsiz birkaç vergi, resim, harç üzerinde bu yetki sürmektedir.

    Belediyelerin vergilendirme yetkisi de 1930 tarihli ve 1580 sayılı Belediye Kanununda ve 1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda düzenlenmiştir. Köylerin vergilendirme yetkisi ise daha da sınırlıdır. 1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununda köylere salma, pazar ve çarşı işgal resmi, hayvan kesim ve hayvan alım-satım resimleri gibi hasılatları ihmal edilebilecek ve Anayasaya uygunlukları tartışmalı bir takım vergilendirme yetkileri tanınmıştır.

    Vergilendirme devletle kişiler arasında bir alacak-borç ilişkisi doğurmuştur, denmişti. Bu ilişkide devlet alacaklı taraftır; borçlu ise vergiyi ödemekle yükümlü olan mükelleftir. Bunun yanında vergi sorumlusu da vergi borçlusu olarak sayılabilir. Mükellef (yükümlü) Vergi Usul Kanunun tanımına göre 'Vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüb eden gerçek veya tüzel kişidir.(VUK.md. 8/1)' Vergi sorumlusu, kendisi gerçek mükellef olmamakla beraber, gerçek mükelleflerle olan ilişkileri dolayısıyla vergi kanunlarının gösterdiği hallerde, verginin hesaplanarak kesilmesi ve vergi dairesine ödenmesi veya diğer bazı işlerin yapılması (defter tutma,beyanname verme vb.) mecburiyeti olan üçüncü kişiye denir.

    RESİM: Resim, kamusal güce dayalı olarak kamusal harcamaların finansmanı için, belirli bir hizmetin veya işin görülmesi için yetkili makamlarca; bu belirli hizmet veya mal karşılığı olarak verilen iznin karşılığında yalnız o işle ilgili olan gerçek ve tüzel kişilerden sağlanan gelirdir.

    HARÇ: Harç, kamusal güce dayalı olarak kamusal harcamaların finansmanı için; fertlerin özel menfaatlerine ilişkin olarak, kamu kurumları ve hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında yaptıkları ödemelerdir.

    BENZERİ MALİ YÜKÜMLÜLÜKLER (PARAFİSKAL YÜKÜMLÜLÜKLER) :

    Parafiskal yükümlülükler, kamu kurumları ve genel yararla ilgili kuruluşların finansmanlarını sağlamak amacıyla ya bizzat sözü geçen bu kuruluşlar ya da idare tarafından bu kuruluşlar lehine ya bunların mensupları ya da hizmetlerinden yararlananlardan tahsil edilen ancak, devlet bütçesine dahil edilmeyen gelirlerdir. Bu kuruluşlara örnek olarak Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Ordu Yardımlaşma Kurumu, Bağ-Kur, Ticaret ve Sanayi Odaları ve Barolar gösterilebilir. Bu kurumlar özel kanunlara göre mensuplarından prim, aidat, ödenek adları altında bir takım kesintiler yapma yetkisine sahiptirler.

    III-BELEDİYE ÖRGÜTÜ VE MALİ KAYNAKLARI :

    Yerel yönetimin arasında bulunan belediye -uygulanabilirliği tartışılan- 1580 sayılı Belediyeler Kanununun 1. maddesine göre: beldenin ve belde sakinlerinin mahalli özellik ve nitelikte ortak ve medeni gereksinimlerini organize etme, düzenleme ve düzeltmekle yükümlü kamu tüzel kişiliğidir. Bu madde de geniş anlamda belediyelerin tanımı yapılmaktadır. Yapılan tanımlamanın içerisinde aslında belediyelerin asli görevleri de verilmektedir. Anayasamızın 123. Maddesi 'Türkiye'de idarenin kuruluş ve görevleri merkezden yönetim ve yerel yönetim esaslarına dayanır.' demektedir. Bu nedenle merkezden yönetim ilkelerine göre örgütlenen kuruluşlara 'Merkezi Yönetim', yerinden yönetim ilkelerine göre örgütlenen kuruluşlara ise 'Yerel yönetimler' veya' Mahalli İdareler' denmektedir. Yine anayasamızın 126. maddesi Türkiye merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafi durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; illerde diğer kademeli bölümlere ayrılır, dedikten sonra, anayasamızın 127. Maddesinde devamla, Mahalli İdareler; il, belediye ve köy halkının mahalli ortak gereksinimlerini karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen, karar organları yine kanunla gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir, denmektedir. Yerel yönetimlerin özeliklerini şöyle sıralamak olanaklıdır:a) Beldenin ve belde halkının gereksinimlerini karşılamak için kurulurlar ve kuruluş esasları, görevleri, yetkileri yasalarla belirlenirler.b) Karar organları belde halkı tarafından ve belirli bir süre için seçilir.c) Yerel yönetimlerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin ihtilafların çözümü,kaybetmeleri konusundaki denetim yargı yolu ile olur.d)Merkezi idare, Mahalli İdare üzerinde vesayet yetkisine sahiptir.e) Yerel yönetimlerin kendilerine özgü gelir ve giderleri, ayrı mal varlıkları ve tüzel kişilikleri vardır.f) Yerel yönetimlerin yönetimi, kanunla verilen görevleri ve mahalli hizmetlerin yerine getirilmesi, kanunla belirlenmiş yasal organların kararıyla olur. Belediyenin mali yapısı konusuna gelirsek; belediye bütçesi, belediye başkanı tarafından hazırlanır. encümenin de görüşü alındıktan sonra belediye meclisince kabul edilir. Belediye meclisinde kabul edilen bütçe, belediyenin bulunduğu yere göre,kaymakam, ya da vali tarafından onaylandıktan sonra uygulanır. Belediye gelirleri 4 ana grupta toplanır.1- Öz gelirler2- Devlet gelirlerinden ayrılan paylar3- Devlet yardımları4- Borçlanmalar, cezalar ve diğer gelirler2464 sayılı Yasa belediye gelirleri kalemlerini 38'den 21'e indirmiştir. 1-Öz Gelirler:Öz gelirler 2464 sayılı Belediye Gelirleri Yasası ve Emlak Vergisi Yasasına dayanır.Bu gelir kalemleri şunlardır : Meslek Vergisi (kaldırıldı), İlan ve Reklam Vergisi, Eğlence Vergisi, Akaryakıt Tüketim Vergisi, Haberleşme Vergisi, Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi, Yangın Sigorta Vergisi, Temizlik ve Aydınlatma Harcı (kaldırıldı), İşgal Harcı, Tatil Günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcı, Kaynak Suları Harcı, Tellallık Harcı, Hayvan Kesim, Muayene, Denetleme Harcı, Sağlık Belgesi Harcı, Ölçü ve Tartı Aletleri Muayene Harcı, Bina İnşaat Harcı, Kayıt Suret Harcı, Muayene Ruhsat Rapor Harcı, İmar Harçları, İşyeri Açma İzni Harcı, Su Harcamalarına Katılma Payı, Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı, Yol Harcamalarına Katılma Payı. Not: 1993 yılında, Belediye Gelirleri Kanununda değişiklik yapılarak, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin katı atık ve sulu atık toplama hizmetlerinden yararlanan binalardan 'çevre temizlik vergisi' alınması öngörülmüştür. Hemen vurgulamak gerekir ki bir çok belediye artan gelirlerini ussal bir biçimde kullanma yolunu bulamamışlardır. 2.Devlet Gelirlerinden Ayrılan Paylar:1981 yılında çıkarılan 2380 sayılı Yasa ile genel bütçe gelirleri tahsilatının % 5'inin belediyelere verilmesi hükme bağlanmıştı.1984 yılında 3004 sayılı Yasa ile bu oran % 10.30'a çıkarılmıştır.1986 yılında 3239 sayılı sayılı Yasa ile 1986 yılı için 8.55, diğer yıllar için 9.25 olarak belirlenmiştir.4629 sayılı Kanunun 3. ncü maddesi ile bu pay % 6 olarak değiştirilmiştir. 3. Devlet Yardımları:Bu kaynak çeşitli fonlarla bazı bakanlık bütçelerine konulan ödeneklerden yapılan yardımları kapsar.

    IV- KAYNAK SUYU:

    18 Ekim 1952 tarih ve 8236 sayılı Resmî Gazete?de yayınlanan, Gıda Maddelerinin ve Umumi Sağlığı İlgilendiren Eşya ve Levazımın Hususi Vasıflarını Gösteren Tüzüğün 'Sular ve Buzlar' ismini taşıyan on yedinci bölümünün Sular başlıklı kısmında bulunan 416. maddeye göre; İçilen sularla, gıda maddelerinin hazırlanmasında ve yapılmasında, kişisel veya genel temizlik işlerinde kullanılan sular; kaynak (memba) suları, içme ve kullanma suları isimleri altında ikiye ayrılır: A- Kaynak suları; jeolojik şartlara uygun toprak derinliklerinde toplanan, bir çıkış noktasından sürekli olarak kendiliğinden akan ve 417 nci maddedeki nitelikleri taşıyan sulardır.B- İçme ve kullanma suları; toplumun içme ve kullanma (yemek yapma, temizlik ve benzeri) ihtiyaçları için kullandığı hijyenik sulardır. 418. madde; a) Kaynak suları işletmek isteyenler, yönetmelikte belirtilen esaslara uygun olarak önce Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığından tesis izni, sonra da sularını satabilmek için işletme ruhsatı almak zorundadırlar.b) Kaynak sularının gerek beslenme bölgeleri, gerekse kaptaj yapıldıkları yerler, suyu her türlü kirlenmelerden koruyacak ve içine insan ve hayvan girmesini ve diğer suların karışmasını önleyecek şekilde ve Umumî Hıfzıssıhha Kanununun 237 nci maddesinde tarif edildiği üzere, himaye bölgesi ile sınırlandırılmış olacaktır.c) Kaynak sularının, dışardan içerisine hiç bir şey sızmayacak tarzda sağlam ve suyun niteliklerini bozmayacak maddelerden yapılmış bir kaptaj tesisi içine alınması zorunludur. Kaptaj, isale ve depoların nitelikleri yönetmelikte gösterilen esaslara uygun olacaktır. demiştir. 419, 420, 421. maddeler ise:Kaynak suları, ancak kaynaklardaki veya kaynaklarından doğrudan doğruya özel borularla sevkedildiği ve nitelikleri bu Tüzük'ün 420 nci maddesinde belirtilen doldurma yerlerinde doldurularak satılabilir. Doldurma yerlerinde doldurulmuş kaplar içindeki suların başka yerlere taşınarak oralarda tekrar başka kaplara doldurulmak suretiyle satışa çıkarılması ve satışı yasaktır.Kaynak sularının doldurma yerlerinde, dışardan her türlü kirlenmeleri önleyecek şekilde doldurma, kapatma tesisleriyle su kaplarının yıkanması ve fennî temizliklerinin sağlanması için gerekli tertipler ve vasıtalar bulunacaktır.Kaynak sularının doldurma yerine kadar akacağı veya doldurma yerinde konulacağı her türlü kap ve vasıtaların ve kapaklarının sağlığa zararlı olabilen veya bu suların niteliklerini bozan maddelerden yapılmış olmaması ve suların her türlü kirlenmelere karşı tamamiyle korunması şarttır. hükümlerine yer vermiştir.

    V-KAYNAK SULARI HARCININ MEVZUATTAKİ YERİ VE İÇTİHATLAR :

    Bu konuya değinmeden evvel anayasanın 73. maddesini öneminden ve göz önünde olması gerekliliğinden cihetle koymakta fayda görüyorum. 'Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergii resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.' Bu maddeyle (73) vergilendirmenin mali ve sosyal amaçları ile genellik ve eşitlik ilkeleri vurgulanmaktadır. Bunun yanında vergilerin kanuniliği hükme bağlanmıştır. Belediyelerin gelir kaynaklarını sayan ve açıklayan kanun olan 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 'Belediye Harçları' başlığını taşıyan ikinci kısmının dördüncü bölümü 'Kaynak Suları Harcını' düzenlemiştir. Maddelere tek tek yer verdikten sonra ilgili açıklamayı müteakiben (varsa) ilgili kararlara ve yargı kararlarına değinilecektir.

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: KAYNAK SULARI HARCI

    Konu: Madde 63- Özel kaplara doldurulup satılacak olan kaynak sularının belediyelerce denetlenerek hangi kaynaklara ait olduklarını gösterecek şekilde bu kaplara özel işaret konulması, Kaynak Suları Harcına Tabidir.

    AÇIKLAMA:Maddede, kaynak sularından hangi şartlar altında 'harç' alınacağı açıklanmaktadır.Mülga 5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 32'nci maddesindeki 'Kaynak Sularından Alınacak Resim' yeni düzenlemede karşımıza 'Kaynak Suları Harcı' şeklinde çıkmaktadır.Bu durum madde gerekçesinde, '5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nda Kaynak Sularından Alınacak Resim olarak düzenlenmiş bulunan bu mükellefiyet, Kaynak Suları Harcı olarak yeniden tedvin edilmiştir. Harcın konusunu belli eden bu maddeye göre, özel kaplara doldurulacak satılacak olan kaynak sularının belediyelerce denetlenmesi ve kaplara özel işaret konulması harca tabi tutulmuştur.' şeklinde açıklanmaktadır.Maddeye göre, özel kaplara doldurulup satılacak kaynak sularının denetlenerek, üzerlerine hangi kaynağa ait odluğunu gösteren özel işaretler konulması 'Kaynak Suları Harcı'na tabidir.Belediyeler, özel kaplar içinde satılacak olan kaynak sularını kontrol ederek hangi kaynaklara ait olduğunu gösteren özel işaretler koyacaklardır.Belediyeler bu işaretleme ve kontrol hizmetleri karşılığında harç alacaklardır.Belediyeler denetleme görevi yapmadan ve kaplara özel işaretler koymadan herhangi bir harç alamazlar.

     
  2. izafet uye

    izafet uye Misafir

    Cevap: Kaynak Suları Harcı

    kaynak suları harcını alan belediyeleri biliyor musunuz?
     

Sayfayı Paylaş