Nefret ve kıskançlık duygusunun ürettiği uhrevi silah: BÜYÜ

Konusu 'Hayatın İçinden' forumundadır ve Alchemyst tarafından 11 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

  1. Alchemyst

    Alchemyst New Member

    Mesajlar:
    4
    Aldığı Beğeni:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Yıl 1987, henüz ana okuluna gitmekteyim ama hiçbirşeye odaklanamıyorum. Karşımdakini dinlemiyor, sürekli olur olmaz şeyler düşünüyorumki düşündüğüm şey, tek, belli bir konuda değil. Annemi okuldayken özlüyorum ama yanına vardığımda ondan nefret ediyorum. Babannem sürekli anneme karşı beni kötü öğretiyordu ama beni anneme düşman eden asıl faktör bu değildi. Ben annemden neden nefret ettiğimide bilmiyordum. Çok ilginç ve gariptim. Yaşım 5 iken bile kadınların bacakları çok ilgimi çekiyordu. Cinsellikle ilgileniyordum. Sanki ergen gibiydim. Ama akranlarım benden nefret ediyorlardı bunun sebebinide bilmiyordum. Benimle yeni yeni 2 laf eden biri bile kaçıyordu benden. Sanki korkuyordu ama işin aslı böylede değildi. Ayrıca aynı evde yaşadığımız ve benden 3 yaş küçük olan halamın oğlunuda sürekli dövüyordum ama haksız yere değildi. Babannem bu yüzden bir gün ağzıma yumruk atıp dişimi kırmıştı.

    Aradan yıllar geçti. Sonra babamdanda nefret etmeye başladım. Hiç kimse bana iyi gözle bakmıyordu. Oysa ben gerçekten kimseye zarar vermiyordum. Orta okulda derslerim kötüleşti. Lisede ise 1. sınıf 1. dönem 9 adet zayıf getirmiştim ve bunu sınıfta yapan tek kişi bendim. Elimden geleni yapıyordum ama olmuyordu. Annemle babam sürekli kavga ediyordu. Babam annemi öldürmek istercesine dövüyordu. Ben ve kardeşim ise çaresizce olanlara bakıyor ve ağlıyorduk. Kardeşimde 4-5 yaşındayken anormal bir mide rahatsızlığı peyda oldu. Doktorlar hiçbir şekilde olaya çözüm bulamıyorlardı. Enteresan bir şeyler vardı. Annem evde hiçbir şeyin yolunda gitmediğini ve bunun kesinlikle normal olmadığını ortaya attı bir gün. Annem en sonunda ailede çok sayıda etkisi bulunan büyü veya büyülerin söz konusu olduğuna inandığını belirtti. Çok sayıda hocaya gittiler. Ama hocaların bazıları yalancı para simsarları bazılarıysa zayıf ve cinlerle ilişiği bulunmayan etkisini yitirmiş insanlardı. Doğru olanı yapmaktan acizdiler. Ama bir gün 83 yaşındaki Osman hocaya gittik yaşım 13'tü. Halamın ve babannemin çok sayıda büyü yaptığını belirtti. Aslında biz büyüyü onları yaptığını biliyorduk. Osman hoca güçlü cinlerinin kendisini terk ettiğini dolayısıyla büyüleri cinlerine bozduramadığını söyleyerek ücret talebimizi kesin bir dille reddetmişti. Ama bazı büyülerin yerini bize söyledi. Evimizin bodrumunda, gardrobun altında olağanüstü bir şekil vardı. Bu şekil 3 fare ve bunların bağlı olduğu bir yılan deseniydi. Çok belliydi ve bu desen domuz yağı ve kara kedi kanıyla yapılmıştı. Bunu benzin ve bez yoluyla ortadan kaldırdık. Epey zor olmuştu... Bu büyü bozulmuştu ama bu pek bir şey ifade etmiyordu çünkü bugünün parasıyla bir otomobil alınacak parayla büyü yaptırmışlardı sevgili halam ve babannem.

    Yıllar geçmişti... Gerçekten halen hiç dostum yoktu. Issız yerleri seviyordum. Para kazanamıyordum. Kimse bana iyi gözle bakmıyordu. Oysa ben gerçekten iyi biriydim. Olanlar inanılmaz geliyordu. 2001 yılında tekrar annemi gereksiz yere dövdüğünü gördüğüm babama tekme tokat girerek haddini bildirmiştim ve o gün bu gündür annem babamdan 1 fiske bile almadı (bkz kaba kuvvetin faydaları).

    İşlerim hep ters gidiyordu. Bulunduğum ortamda olay çıkıyor veya fevkalade bir terslik söz konusu oluyordu. Herşey oldukça belirgindi. Pek çok hocaya gittik. Hep aynı hikayeydi. Gün geçtikçe ümidimizi yitiriyorduk. Bazı şeyleri kendimiz bulmuştuk. Örneğin kardeşimin yatağının yan tarafı yırtılmıştı ve içinden yılan kemiği çıkmıştı. Bodrum katında merdiven altında ayakkabı boyası kutusunun içinde domuz yağıyla karıştırılmış kedi kanı vardı. İçlerinde zerre kadar Allah korkusu ve imanın olmadığı halam ve babannem bizleri kısaca lanetlemişti.

    Askerde bile başıma gelmedik kalmamıştı -ki anlatmakla bitmez-.

    2007 Nisan ayında sevdiğimle nişanlandım. Ama çok mutsuzdum. Çünkü ben ben değildim. Sanki şeytan yuvası gibi hissediyordum kendimi. Sinirlendiğimde kırmızı renk görüyordum. Sinirlendiren kişiyide içimden bir ses yok etmemi söylüyordu. O anda titremeye başlıyor ve kasılıyordum. Kabul etmediğim bir şeyin 2. defa tekrar edilmesi, münasebetsiz konuşmalar ve karşımdakinin beni idare etmeye çalışması içimdeki şeytanın beni tamamen devre dışı bırakarak benim bedenimle istediği gibi hareket etmesine sebep oluyordu. İstemediğim bir şeyin olmasına zerre kadar tahammül edemiyordum.

    Neyse ki tarih 25 Temmuz 2007... Mehmet hoca ile tanıştım. Mehmet hoca benim büyüden öte lanetlendiğimi ve 7 dalda bana zarar vermesi için 7 yerinden düğümlü ipliğin mezarlığa gömülü olduğunu belirtti. Bu 7 dal; rızk, görünümüm, işlerimin ras gitmemesi, insanların bana güvenmemesi ve sevmemesi, hiçbir işi yapamamam, her şeyi tersten anlamam adınaydı. Mehmet hoca her şeyin bununla bitmediğini babamdan ve annemden nefret etmem ve babannemi sevmem içinde büyü yapıldığını belirtti. Mehmet hocaya bunlarla başa çıkıp çıkamayacağını sordum. Mehmet hoca yardımımla herşeyi yapabileceğini belirtti. Mehmet hoca; bir atletimi, evimizin önündeki bahçeye ait bir kısım toprağı ve annemle babamın ortak kullandığı bir kıyafeti ve bir tabağı kendisine göndermemi istedi. Gönderdim ve gönderdiklerim yaklaşık 2 hafta sonra tekrar geri geldi. Mehmet hoca gönderdiğim herşeye Kur'an-ı Kerim'den ayetler ve türlü tılsımlar yapmıştı. Bize yapılan büyüleri cinlerine aldırtmıştı. Ama büyünün bozulması için hareketin tam tersini yapmak gerekiyordu.

    Nişanlandığım kızdaki garipliklerde gözüme çarpmaya başladı ama benle kesinlikle alakası yoktu. Çok tuhaf bir şekilde mutsuzdu. Sürekli nefret ettiği üvey annesinin dediklerini yapıyordu ve evde iş görüyordu. Ondada bir şeylerin normal olmadığını gördüm. Mehmet hocaya ondan bahsettim. Bana annesinin adını sordu. Bende "Zuhal" dedim. Mehmet hoca bu kişiyi bilmeksizin bana dedi ki: "Ben sana üvey annesinin adını sormadım, öz annesinin adını sordum. Neyse bilmiyorsun. Havva olarak bakayım. Hoşçakal" dedi. Bense telefonda buna cevap verememiştim. Çünkü nişanlımın öz annesinin adını bilmiyordum. Mehmet hocanın "Havva" demesi garibime gitmişti. Nişanlımı arayıp öz annesinin adını sordum. O da "Havva" deyince içimden "Mehmet hocaya güvenmekle hata etmediğimi biliyordum" demiştim. Mehmet Hoca 15 dk sonra beni arayıp; "nişanlının hayatı tehlikede, üvey annesi gelin olamaması, sürekli iş görmesi ve çirkinleşmesi için büyü yapmış onunla mücadele etmeliyiz" dedi. Bende Mehmet hocaya bunun için biraz beklememizin uygun olacağını, nişanlımın bu duruma inanmaması durumda işlerin uzayacağını bildirdim.

    Bunların tamamını halen yapmadım. Çünkü uygun zaman gerekiyor. Artık ümitliyim bana inanılmaz geliyor ama gerçekten ümitliyim. Artık normal insan gibi yaşayabileceğime inanıyorum.
     
  2. slamdunker

    slamdunker Active Member

    Mesajlar:
    548
    Aldığı Beğeni:
    47
    Ödül Puanları:
    28
    abi niye kimse bu konuya bişeler yazmamış anlamadım ya sen ciddimisin yani büyüler felan peki gerçekten işe yarıyorlarmıymış
     
  3. RobZombie

    RobZombie New Member

    Mesajlar:
    98
    Aldığı Beğeni:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    Allah sana güç versin
     
  4. srpps

    srpps New Member

    Mesajlar:
    25
    Aldığı Beğeni:
    4
    Ödül Puanları:
    3
    abi bu nedir ya her yerde Alchemyst yazıyo Romzombie tasdikliyo ortakmısınız.
    büyü varmıdır diye soran arkadaş yazılanları okumadın yazıyı ekliyen Alchemyst den özür diliyorum ama sanırım bu saatte okunacak bi yazı değil.
    pardon büyü varmıdır diyen arkadaş tabiki vardır. çevrende takip edersen bunların çok net örneklerinide görürsün . hatta kısa süre önce büyü yapılmış ve uçmuş yani bu dünya ile bağlantısı artık kesilmiş biri ile tanıştım .
     
  5. slamdunker

    slamdunker Active Member

    Mesajlar:
    548
    Aldığı Beğeni:
    47
    Ödül Puanları:
    28
    büyü varmıdır demedim senin yaşadıkların gerçekmi dedim :) ve işe yarıyormu dedim. yaşadıkları ilgimi çekti
     
  6. CabulcuKral

    CabulcuKral Member

    Mesajlar:
    59
    Aldığı Beğeni:
    5
    Ödül Puanları:
    8
    Tesekkürler Paylasım için






    [​IMG]
     
  7. hasan paşa

    hasan paşa New Member

    Mesajlar:
    1
    Aldığı Beğeni:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    --- Mesajlar birleştirildi , 27 Şubat 2014 ---
    yazdığın şeyler tıpa tıp benim çocukluğumla aynı bu memet hoca kim onunla irtibat kurmam lazım
     

Sayfayı Paylaş