seccadeyi nasıl katlamalı?

Konusu 'Dini Hikayeler' forumundadır ve x_m.e.e tarafından 18 Kasım 2006 başlatılmıştır.

  1. x_m.e.e
    Offline

    x_m.e.e ..ıɯıʎǝsɹǝɥ ɯıpʎɐs ʞoʎ..

    • Yönetici
    Mesajlar:
    48.259
    Aldığı Beğeni:
    809
    Ödül Puanları:
    253
    10 yıla yaklaşan evliliklerinde birbirlerinin huylarını artık iyice ezberlediklerini sanıyorlardı. Bey, eşi ile fazla konuşmayan, iş yerindeki sıkıntılarını eve getiren biri değildi. Akşamları oturur sohbet ederlerdi. Birbirlerini anlamaya ve iletişimde bir sıkıntı varsa gidermeye çalışırlardı.

    Akşamları sıklıkla aile dostu bir komşunun evinde oluyorlardı. Yatsı namazını evde cemaatle kılmaları gerekiyordu, çünkü cami gidilemeyecek kadar uzaktı. Hep böyle yaparlardı. Namazdan sonra kendi seccadesini kendi katlamak istiyordu ama ev sahibi dostu nedense hep elinden alıyordu. Birlikte birçok namazlar kılmışlardı. Bunların yalnızca bir ya da ikisinde ev sahibi kendi seccadesini kendisinin katlamasına imkan vermişti. Diğerlerinde hep elinden adeta zorla alarak kendisi katlamıştı. Bir akşam yine birlikte namaz kılmışlardı. Namazdan sonra ev sahibi dostuna seccadeyi katlamayı sana bırakıyorum, dilediğin gibi katla dedi. Ev sahibi de bu işi bana bıraktığın için teşekkür ederim dedi. Dikkat etti, önce dikey sonra parelel katlıyordu. Secde yeri ile ayaklar birbirinin üstüne gelmemiş oluyordu. Düşündü kendisi hep önce parelel sonra dikey katlardı. Secde yerleri ile ayakların konulduğu yerin birbirinin üstüne gelmemesine hiç dikkat etmezdi. Ev sahibi dostunun, bundan dolayı katlama işini ona bırakmak istemediğini anladı.

    Eve döndüklerinde hemen eşine konuyu açtı, seccade nasıl katlanmalı diye sordu. Önce dik, sonra parelel katlanmalı cevabını aldı. Bunun üzerine hanımına çıkıştı: Sen bana bu konuyu niçin daha önce detaylı anlatmadın? İnan anlattım, dedi eşi, ardından ilave etti: Sen anlamak istemedin. Bunun ehemmiyeti yok diye düşündün. Ben de üstüne gitmedim. Bunu ben sana en az sekiz on sene önce söylemişimdir. Hatırlıyorum dedi Bey, sen söylemiştin ama ben pek üzerinde durmamıştım, camilerde nasıl olsa ayak yerleri ile secde yerleri birbirine karışıyor zaten. Çoraplarımızı sık değiştirirsek, problem olmaz diye düşünmüştüm. Ama şunu anladım ki bir konuda sadece kendimin ne düşündüğünü değil, başkalarının da ne düşündüğünü dikkate almalıyım. Başkalarında rahatsızlık uyandırıcı bir davranışı hiç yapmamalıyım. Teşekkür ederim, seccadenin nasıl katlanması gerektiğini şu an kesinlikle öğrenmiş bulunuyorum. Hayatta bazı şeyleri uzun yıllar geçtikten sonra öğreniyoruz. Önemli olan geç de olsa öğrenmemiz.

    Bir başka akşam, komşusu olan dostu ziyarete geldi, yine birlikte namaz kıldılar. Bu sefer kendi seccadesini kimseye bırakmadı. Önce dikey, sonra parelel katladı ve “artık seccade katlamayı öğrendim çok mutluyum” dedi. Komşusu, şaşkın bakışlarla bir yandan ne olduğunu anlamaya çalıştı, bir yandan da incittim mi yoksa diye üzüntüsünü dile getirdi, özür diledi. Hayır, dedi Bey, sen incitecek bir şey yapmadın, bunu eşim bana seneler önce öğretmişti, senin bu şekilde katlıyor olman benim bu konuyu öğrenme sürecinde son noktayı koymamı sağladı, bir konuyu öğrenmek bazen uzun yılları alabiliyor, teşekkür ederim. Gülüştüler ve hep birlikte neşeli bir akşam sofrasına oturdular.

    Ertesi akşam eşi ile birlikte oturdular, evlilik hayatlarının bir muhasebesini yaptılar. Zaman içinde yeni şeyler öğreniyorlardı. Öğrenilecek şeylerin küçüğü büyüğü yoktu, seccadeyi katlamayı öğrenmek bile çok önemliydi. Birbirlerinde gördükleri her şeyi daha çok paylaşmaya ve Cenab-ı Hakkın verdiği ömür nimetini onun rızası yolunda hep iyi kullanmaya karar verdiler.
Benzer Konular
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş