Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir?

Konusu 'Muhabbet' forumundadır ve Yusuf Semmak tarafından 9 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. Yusuf Semmak

    Yusuf Semmak الله أكبر

    Mesajlar:
    1.511
    Aldığı Beğeni:
    114
    Ödül Puanları:
    63
    İlk benden gelsin...

    En uzun cümle yarışması gibi algılanmasın ama, ilk mesajım zorlama yapmadan, uzun olacak gibime geliyor; yazacağım hislerim sebebiyle.. :)


    Kalabalık bir ortamda dikkat çekmek ve sivrilmek için, anlamadığı bir konuda yahut da konuşulanları tam olarak dinlemeden/anlamadan fikir yürütmek, ukalalık yapıp bilgiçlik taslamak, aklıselim insanların rahatsız olacağı davranışlar sergilemek, bazı kişilerle zıtlaşıp tartışma ortamı oluşturmak ve bazılarını hedef seçerek, onların üzerinden prim yapmak amacıyla, o kişilere karşı patavatsızlıklar yapmak, o meclisin bilgili ve kaliteli kişileriyle de ağız dalaşına girerek herkesi rahatsız etmek ve oradaki insanların çoğunun antipatisini kazanıp "keşke bu adam, burada olmasaydı!" dedirtecek kadar seviyeyi düşürücü hareketler, davranışlar ve konuşmalarla samimiyet, kardeşlik, sevgi ve saygı ortamının atmosferini bozup, herkesin keyfini kaçırmak...
     
  2. éKüRi

    éKüRi 9.Sınıf Üyesi

    Mesajlar:
    513
    Aldığı Beğeni:
    13
    Ödül Puanları:
    18
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    En hoşlanmadığım davranış biçimi;
    İnsanın kendini eğitip, davranışlarını düzeltmesi ve bilinçlenmesi yerine, başka bir insanın hoşlanmadığı davranışları gözlemlemek, açığını gözetlemek, kendi kafasına göre yanlış düşündüğünü vurgulayıp bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak idir.
     
  3. S.S.

    S.S. MüşkülpesenT

    Mesajlar:
    6.594
    Aldığı Beğeni:
    146
    Ödül Puanları:
    63
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    Konu kapanmıştır :D
     
  4. balamnaz

    balamnaz şşşşşşştttt:)

    • Bölüm Sorumlusu
    Mesajlar:
    48.677
    Aldığı Beğeni:
    932
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    imalı konuşmak nefret ederim,sırf bu yüzden kavga bile edebilirim:uyz:
     
  5. Yusuf Semmak

    Yusuf Semmak الله أكبر

    Mesajlar:
    1.511
    Aldığı Beğeni:
    114
    Ödül Puanları:
    63
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    Olmayacak yerde söz kesmek.
    Yerli yerince konuşmaya katılıp katkıda bulunmayı yada soru sormayı yahut da açıklama yapmayı kastetmiyorum
    . Çünkü bazı konuşmalar birebir, karşılıklı, sorulu-cevaplı, birlikte düşünerek konuşulabilir..
    Konuşmacıya yanlış olan bu türden müdahaleler konuyu, konuşmacının motivasyonunu ve dinleyicilerinin dikkatini dağıtır.
    Bazen de bazı kimseler motivasyonu bozulduğu için, konuşacaklarını unutur ve düşünceleri zihninde dağılır ve istediği gibi anlatamaz.
     
  6. balamnaz

    balamnaz şşşşşşştttt:)

    • Bölüm Sorumlusu
    Mesajlar:
    48.677
    Aldığı Beğeni:
    932
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    günün her saati kendi eviymiş gibi evimize gelen komşuların davranışlarından hiç hoşlanmıyorum:bakhale:
     
  7. şeffafımsı

    şeffafımsı Banlandı

    Mesajlar:
    6.933
    Aldığı Beğeni:
    121
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    İğnelileri sevmiyorum.Herkes evine :D
     
  8. Yusuf Semmak

    Yusuf Semmak الله أكبر

    Mesajlar:
    1.511
    Aldığı Beğeni:
    114
    Ödül Puanları:
    63
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir


    Haklı yada haksız bir nedenden dolayı küsüp, ilişkiyi kesmek veya tavır koymak. Bunları yapmak ne meşru, ne makul, ne de medenicedir. Tavır koymak ve küsüp konuşmamak çocukların yaptığı şeylerdendir.
     
  9. Street_Racer67

    Street_Racer67 Firari

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    16.073
    Aldığı Beğeni:
    665
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    Haksızlığı olduğu halde inat edip üste çıkmaya çalışan insandan ve bok yerine küsüp giden salaklardan, sadece kendi çıkarını düşünen ve o çıkar için yapmadığı şerefsizliği bırakmayan insanlardan nefret ediyorum.
     
  10. xaviesta

    xaviesta Well-Known Member

    Mesajlar:
    2.812
    Aldığı Beğeni:
    433
    Ödül Puanları:
    88
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    İnsanların dini duygularını kullanarak kendisine dünyevi çıkar elde eden, kibirli, riyâkar, hatasını kabul etmeyip taasupta ısrar eden, kendini düzeltmek yerine karşıdakine kin besleyen kindar davranışlar
     
  11. тне јіģѕαw

    тне јіģѕαw 9 Million Sam

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    59.660
    Aldığı Beğeni:
    626
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    Önceleri muhabbeti iyi tutup sonra unutup gidenler ...

    (devamı gelicek)
     
  12. Yusuf Semmak

    Yusuf Semmak الله أكبر

    Mesajlar:
    1.511
    Aldığı Beğeni:
    114
    Ödül Puanları:
    63
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir


    Samimiyetin gereklerini yapıp, dost olmak için çaba göstermeden, fedakârlık yapmadan, çok samimiymişiz gibi davranıp umduğu ve beklediği davranışları göremeyince de sanki düşman kesilenler. Yani dostluk konusunda "ekmeden biçmek", "cin olmadan adam çarpmak" ve "kendi hayalince gelin ve güvey olmak" isteyenler; olmayınca da küsenler, kızanlar, eleştirenler, dedikodu yapanlar, suçlayanlar..

    Oysa samimiyet, insana haklar ve sorumluluklar yükler. Dostluk, lafla değil, ispatla elde edilen en büyük kazanımlardan birisidir. Kendi nefsine seni tercih eden, senin için elinden gelen her şeyi yapan, seni yarı yolda bırakmayan, arkandan hayır dışında asla konuşmayan, seni başkalarına karşı savunan, seni hayatta en sevdiği kişi yada kişilerden biri kabul edip, hiçbir nedenle sana tavır koymayan, küsmeyen, şartlar ne olursa olsun sana zarar vermeyi aklından bile geçirmeyen kaç tane dostunuz var? Senin iyiliğini, en azından kendi iyiliğine eşit göremeyen kimse dostun değildir! Dostluğun zirvesi de, senin hayrını ve menfaatini, kendi menfaatine tercih edip; senin için fedakârlık yapmak, senin için dünyalıklardan geçmek feragat etmektir. Bizim iyiliğimizi düşünerek, bizim lehimize fedakârlık ve feragatı olmayan dostumuz olamaz. Ama tabii ki, dostluk karşılıklı olduğu için, dostumuz tarafından bana/bize bu güzellikler sunulduğunda biz de, kendi menfaatlerimizden vaz geçip dostumuzun iyiliğini düşünürüz.

    Aynı ashab gibi... Mekke'den Medine'ye müslümanlar hicret etmişler.. Evlerini, bağlarını, bostanlarını, develerini, davarlarını, akrabalarını ve tüm dünyalıklarını geride bırakmışlar. Sadece imanlarıyla, imanları uğruna, müslümanca bir hayat yaşamak için Medine'ye gelmişler. Onlar dünyalık, maaş, makam, rızık endişesi uğruna müslümanlıktan feragat etmemişler. "Sigorta da lazım, iş de lazım, şunlar şunlar olmadan olmaz; Allah affeder, biz bunları yapalım yada bunları şimdilik yapmayalım sonra tevbe ederiz" de dememişler. Aynen şeytanın aldatmasıyla, kardeşleri, Yusuf'u öldürme kararı alırken, "sonra tevbe ederiz" fitnesine yakalanan Yusuf'un kardeşleri gibi. Şeytanın en büyük vartası, en büyük tuzağı işte bu düşünce şeklidir! Neyse, muhacirler Medine'de.. Ama hayat devam ediyor.. Aş lazım, ekmek lazım, geçinmek ve çoluk çocuğun rızkını ve geçimini temin etmek lazım. Oysa onlar, herşeylerini geride bıraktılar. Allah, "hicret edin" emrini verdiği halde; bunun sonrasının hesabını yapmak için, şirket defterlerinde yapılan karmaşık işlemler gibi, hesap ve matematiği, Allah'ın iradesine karşı delil olarak sunma bedbahtlığını göstermediler. Mü'minlere karşı çok merhametli ve çok şefkatli olan, onların sıkıntıya düşmesi kendisine çok ağır gelen, Allah Rasûlü ümmetini bu halde biçare bırakır mı, hiç? Muhacir ashabı ile, Medineli ashabı kardeş ilan etti. Herkes özel bir kardeş edindi. Kardeşliğin sadece kan ve nesep bağıyla olmadığının muhteşem bir örneği sergilendi. Tarih böyle bir kardeşlik ve böyle bir dostluk örneği görmedi. Mü'minlerin her konuda yardımlaşmak üzere sözleşmeleri, eşine rastlanması neredeyse imkânsız bir bir inkılab idi. Bu inkılab sevgi inkılabıdır, dostluk inkılabıdır, iyilik ve takva üzerinde yardımlaşma, günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmama inkılabıdır, fedakârlık ve paylaşım inkılabıdır, bir şehirde yaşayan tüm mü'minlerin hakiki dost ve kardeş olmalarının bir inkılabıdır.. Allah yolunda, din için, iman için hicret, mü'minlere dostlar kazandırdı. Mallarını geride bırakıp gelenler için, dünyalıklarından daha değerli dostlar.. Medine'de mallarının başında olanlar da, bu malların ne kadar kıymetsiz olduğunu, önemli olanın dostları ve kardeşleri olduğunu anladılar. Onlar da, sahip oldukları mallardan, servetlerden, para ve altınlardan daha değerli bir nimete kavuşuyorlardı. Kardeşleri.. Muhacir kardeşleri.. Ekmeklerini, evlerini, işlerini hatta eşlerini bile paylaşmaktan bir an bile geri durmayan Ensar, artık o andan itibaren tarih sayfasında yerini alıyor ve kıyamete kadar Kur'an okuyan kimselerin, örnek alıp hayran olacakları bir cemaat ortaya çıkıyordu, bu inkılab ile.. Birden fazla eşleri olan Ensar erkekleri, muhacir kardeşlerine; "hangi eşimi tercih edersen, boşayım sen nikahla, siz sıkıntı ve zulüm ortamından geliyorsunuz, siz bunlara bizden daha layıksınız" diyecek kadar yükseldikçe yükselen, bugün bile bizim hayranlıkla bakışlarımızı çeviremediğimiz, acı tebessümlerimizi sinelerimizde bir dert gibi hissettiğimiz, "neden biz böyleyiz" diyerek bir kez/bin kez ah'layıp, of'ladığımız, insanlık erdemlerinin zirvelerine Tevhid sancağını dikmiş bir nesil.. Kendilerine nikahlamaları için eşler, işler teklif edilen müslümanların tavrı, en az teklif edenler kadar onurlu, yüce, şahsiyetli ve çıkarsız.. Dostane ve kardeşane bir karşılık.. "Eşin sana helal olsun kardeşim, Allah onu, sana lütfetti" diyerek nazikçe ve samimice teklifi reddederek, mânen, âdeta uçsuz bucaksız bir feza olan birinci kat semayı ve üstteki semaları aşıyor ve arşa yükseliyordu, o kardeşlerimizin takvâları ve dostluk anlayışları. Dostluğun kitabı yazılıyordu.. Dostluk, istemek, almak, beklemek, verilmediğinde gücenmek, umduğunu görmediğinde küsmek, kızmak, yolunu değiştirmek, selamı kesmek; verildiği sürece gülmek ve güzel söz söylemek değildir! Dostluk, vermektir.. Fedakârlıktır.. Affetmektir.. Gerektiğinde candan da, maldan da geçmektir.. Tarihin bu gerçeklerini bir de, bu açıdan okuyun ve yorumlayın.. Çünkü İslami gerçekler materyalist, maddeci, matematikçi, mantıkçı, felsefeci, faydacı ve menfaatçi bakış açılarıyla doğru okunamaz! Ensar, muhacir'e eşini alması için ciddi bir teklif sunuyor; ama muhacir, dostluğun ne olduğunun edebiyatını yapmak yerine tarihini yazıyor, yaşayarak gösteriyor gerçekleri.. "Eşin sana mübarek olsun" diyerek bu teklife balıklama atlamıyor. Siz olsanız ne yapardınız, Hz. Aişe kadar iffetli, Züleyha kadar güzel bir hanım size teklif edilseydi, Ey Müslüman erkekler! Önce riyakârca, bir kem küm edip, sonra istemiyormuş gibi edalara girip, sonra yarım yamalak, pek de anlaşılmayan bir cümleyle, "gerek yok" tarzında hayal meyal cümlecikler sarf edip, balıklama mı atlardınız, yoksa selefimiz olan ve kendilerine uymamız Tevbe: 100'de emredilen Ensar gibi mi yapardınız? Sorunun cevabını kendi nefislerinizde verin! Ama objektif düşünün, o bayanların çok güzel olduğu gerçeğiyle, kararınızı verin. Yine Ensar, tüm işine ve servetine, hicret eden o şanlı mü'minleri ortak etmek istediğinde, "iş aramana ne gerek var; işte bizim tezgah, dükkan, bağ, bahçe; size de bize de yeter" dediğinde; siz ne derdiniz bilmiyorum ama, Ensar kardeşlerimiz, dostlarına; "bana sen, pazarın yolunu göster" diyordu! Allahu Ekber. Bugün hayatta olmasalar bile, Allah için bu dostlarımızı çok seviyoruz. Allah'ın dostlarından gayri dost da tanımıyoruz.

    Evet, sizin dostlarınız nasıl acaba? Yoksa anlatılanlar konusunda, "onlar kim, biz kimiz? Biz onlar gibi olamayız" mı diyorsunuz! Neden, şeytana ipleri teslim mi ettiniz ki, olamayacaksınız! Sen, bir mü'mine dost olmayı başaramıyorsan, başkasından dostluk nasıl beklersin. Dostluk; beklemeden vermektir, karşılıksız sevmektir, bize kırılsa bile alınmamaktır, ilişkiyi koparmamaktır. İnsan, babasına, anasına, çocuğuna, hocasına, kocasına küser mi, kırılır mı, tavır koyar mı, ilişkiyi keser mi, zarar verir mi? Bu sorunun doğru cevabı: "Hayır, elbette!" şeklindedir. Neden? Çünkü bu kişiler en sevdiğimiz/en saygı duyduğumuz kişilerdir, dostlarımızdır.. Unutulmasın ki, dostluk ne parayla satın alınır, ne neseple, ne ırkla, ne milliyetle! Dostluk, sevgiyle, saygıyla, fedakârlık ve feragatla, vermekle, bağışlamakla, düşünmekle ve sıla-i rahimle elde edilir. Elde ettikten sonra da asla kaybedilmeyen ebedi bir nimettir. O halde, birbirimize sahte dostlar, riyakâr kardeşler değil; özden, gönülden dostlar olmak için çalışalım. Bir şeyi elde etmeden, sahibi olamayacağımızı bildiğimiz gibi; dostluğu da elde etmenin bir bedeli olduğunu asla aklımızdan çıkarmayalım.

    Dostluk konusu çok önemli olduğu için çam sakızı çoban armağanı kısa bir açıklama yaptık. Bazı arkadaşlar, cevabı uzun saymasın; zira, kısa tuttuk. Dostluk anlatılabilecek bir konu ve bir kaç satırla tamamlanacak bir değer değildir.
     
    Last edited: 11 Mart 2012
  13. şeffafımsı

    şeffafımsı Banlandı

    Mesajlar:
    6.933
    Aldığı Beğeni:
    121
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    Erinilmiyo da ha.
     
  14. deLi qızH

    deLi qızH Well-Known Member

    Mesajlar:
    2.858
    Aldığı Beğeni:
    39
    Ödül Puanları:
    48
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    haddini bilmeyip saçma sapan konuşanlardan . iki yüzlü davranıp bir yerlere gelmeye çalışanlardan sinsilik yapanlardan , yaptığınız iyilikleri görmeyip nankörlük yapanlardan nefret ediyorum
     
  15. kebelekk

    kebelekk Banlandı

    Mesajlar:
    3.353
    Aldığı Beğeni:
    40
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    bi yerde okudugun/duydugun birseyi anlatirken ben bunu okumustum/duymustum deyip konuyu degistirenleri sevmiyorum-daha büyük bi saygisizlik olamaz.
     
  16. CosteLLazione

    CosteLLazione HER ŞEYE RAĞMEN GÜLÜMSE

    Mesajlar:
    1.790
    Aldığı Beğeni:
    42
    Ödül Puanları:
    48
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    kendini bir b.k sananlardan
    trip atanlardan...
     
  17. meleğim

    meleğim Well-Known Member

    Mesajlar:
    3.345
    Aldığı Beğeni:
    216
    Ödül Puanları:
    63
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    emrivaki yapılması ve hiç sabırlı biri olmamam
     
  18. Yusuf Semmak

    Yusuf Semmak الله أكبر

    Mesajlar:
    1.511
    Aldığı Beğeni:
    114
    Ödül Puanları:
    63
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    Kızlara, küçük aklınca hava atmak için, iki yüz bin yüzlü karakter sergileyip, maymun olmak ve palyaçoya dönmek!
     
  19. Kader Katibi

    Kader Katibi GöNüL DoSTu

    Mesajlar:
    12.247
    Aldığı Beğeni:
    2.996
    Ödül Puanları:
    613
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    Sözümün kesilmesi...
     
  20. Yusuf Semmak

    Yusuf Semmak الله أكبر

    Mesajlar:
    1.511
    Aldığı Beğeni:
    114
    Ödül Puanları:
    63
    Cevap: Şu an aklınıza geldiği kadarıyla, hiç hoşlanmadığınız davranışlar hangileridir

    Kendini beğenmişlik, hiçbir meziyeti olmadığı halde kendini dev aynasında görmek, ukalalık yapmak, insani ilişkilerde havalara girip ayakları yere basmamak. Evlerden ocaklardan ırak!
     

Sayfayı Paylaş