Tevbe ve Şartları

Konusu 'Dini sohbetler' forumundadır ve zühd tarafından 20 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. zühd

    zühd Member

    Mesajlar:
    92
    Aldığı Beğeni:
    8
    Ödül Puanları:
    8
    Tevbe ve Şartları



    Muhterem Müslümanlar!



    Yüce Allah, insanı hem iyilik hem de kötülük işlemeye elverişli bir kabiliyette yaratmıştır. İnsanoğlu, bazen aklım ve iradesin! kullanarak, dinimizin emrettiği ve hoş gördüğü işleri yaparken, bazen de nefsinin ve duygularının etkisinde kalarak aksi davranışlarda bulunur. Bu durumda yapılması gereken şey, işlenen günahtan dolayı pişman olmak, Yüce Rabbımıza tevbe etmektir.



    Günahlar, insanın manevi dünyasını karartan birer lekedir. İstiğfar ise bu lekeleri temizleyen su ve sabun gibidir. İstiğfarla bu lekeler temizlenmezse gitgide insanın içini kaplar, insan ruhu temizlik ve ulviyete karşı hissiz hale gelir. İşte, günah kirlerinden temizlenmek için başvurulacak çare teybedir.



    Kul haklarının dışında, Allah'a karşı işlenmiş günahın tevbesi üç şarta bağlıdır.



    1- Günahtan tamamen vazgeçmek,

    2- Yaptığına pişman olmak,

    3- Ve bir daha aynı günahı işlememek.



    Eğer içinde kul hakkı bulunan bir kötülük işlenmişse onun hakkını ödemek, helalleşmek de gerekir.



    Allah'a, Peygambere, Ahiret gününe ve İslam'ın emrettiği diğer hususlara inanan bir kişi, işlediği günahlardan dolayı kesinlikle ümitsizliğe kapılmamalı ve ilahi rahmetten ümidi kesmemelidir. Çünkü Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur:



    "Ey Muhammed, de ki; Ey kendilerine kötülük edip aşın giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidiniz! kesmeyin. Doğrusu Allah, günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır. Merhametlidir."[1]



    Bundan dolayı, günahkar kişi işlediği günahların büyüklüğüne değil, Cenab-ı Hakk'ın rahmetinin genişliğine bakmalıdır.



    "Allah şüphesiz daima tevbe edenleri sever."[2]



    "Onlar fena bir şey yaptıklannda veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı anarlar.

    Günahlarının bağışlanmasın) dilerler. Zaten günahtan Allah'tan başka kim bağışlayabilir? Ve onlar, bile bile yaptıklarında ısrar etmezler."[3]



    "Allah'tan mağfiret dite, Allah bağışlar ve merhamet eder."[4]


    Dinimiz, tevbe ve istiğfarı, Allah ile kul arasında gerçekleşen bir olay olarak görür. Müslüman tevbe ve bağışlanma dilerken, başka bir yardımcıya ve aracıya gerek duymadan görevin! yerine getirebilir. Allah'ın biz kullarına açmış olduğu tevbe kapısını sık sık çalmalı, bağışlanma dilemeli ve gerçek huzurun bunda olduğunu bilmeliyiz.



    Sevgili Peygamberimiz, bizlerin tevbe etmesinden dolayı Rabbimizin sevincinin ıssız çölde devemizi kaybedip de tekrar bulduğumuzdaki sevincimizden daha fazla olduğunu haber vermektedir.[5]



    Muhterem Mü'minler!



    Yaptığımız bu kadar günah ve isyana rağmen, bu kadar kolaylıklar ve müjdeler veren yüce Allah'a karşı, nasıl tevbe etmeyelim, nasıl günahlarımızdan temizlenmeyi ondan istemeyelim? Fahr-i Cihan Efendimiz dahi, "Ben günde yetmiş kere Rabbime istiğfar ederim"[6] demiştir. Kul, tevbe ve istiğfar ile Rabbine yönelince, Allah'ın rahmet deryası coşar, o kulun, günahım yıkar, temizler, kulun gözünden akan bir damla pişmanlık yaşı üzerine, ilahi rahmet yağmurlarım yağdırır, kalpteki çeri, çöpü temizler, giderir. Demek ki tevbe ve istiğfar, kul için bizatihi rahmettir. Tevbe ve istiğfar, insan ruhunu sıkıntılardan kurtaran bir ilaçtır.



    Önemli olan, can boğaza gelmeden önce, Yüce Allah'ın rahmet kapılarından gereği kadar faydalanmalı ve tevbemizi geciktirmemeliyiz.


    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] Zümer 53
    [2] Bakara: 222
    [3] Al-i İmran:135
    [4] Nisa: 106
    [5] Riyazüs Salihin,C.1, S. 19
    [6] Riyazüs Salihin, C.3,S.387

Sayfayı Paylaş