Toplumumuz nereye gidiyor?Çocuk pornosu

Konusu 'Türkiye' nin Sorunları' forumundadır ve Bağımlı Bağımsız tarafından 29 Nisan 2009 başlatılmıştır.

  1. Bağımlı Bağımsız

    Bağımlı Bağımsız çaylak

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    5.204
    Aldığı Beğeni:
    229
    Ödül Puanları:
    63
    Nüfusumuz büyüyor.Suçlu sayısı artması normal diyorlar.İyi de bu insanların yaptıkları çok mu normal.Suçlulara kırgınım ülkemi mahfettikleri için.

    Adalet Bakanı Çiçek açıkladı: 2002-2005 arasında 21 bin 111 çocuk tecavüz ve taciz mağduru oldu.

    Ama bu insanlar başka bişey ya.O masum tertemiz çocukların hayatlarını yıkıp geçmeleri iğrenç.çünkü ben bi tek çocukluğumu biliyorum.Hayat derdi yoktu,kötülük nedir bilmezdik.sadece oynardır.herşey toz pembeydi yani.ben 1987-1997 yıllarında çocuktum.O zaman İstanbul bile başkaydı.

    ne oldu da bizi bu hale getirdiler.%70'i 3 yaş altı çocuklar pes ya..Hepsi Allah'ından bulsun.İnsan yaptığı kötülüklerin bedelini en sevdiği şeyle ödermiş.


    ÇOCUK PORNOSUNA HAYIRRR...
    HER KARESİNDE COCUĞUN GÖZYAŞININ OLDUĞU TABLO:İSTİSMAR
    Sokak çocukları rehabilitasyon derneği başkanı Tanzer Gezer ile çocuk hakları,çocuk istismarı Türkiye de çocuğa karşı şiddetin boyutları ve başarılı bir çalışmayla yürütükleri destek hattı ;çocuğa karşı istismarın gün yüzüne çıkarılması projesi ve istatiksel sonuçları hakkında bir söyleşi yaptık.
    ''Benim öngörüme göre bazı bölgelerde kız çocuklarının okula gönderilmemesinin nedenlerinden birisi de ensesttir.Gizli tutma amacı vardır. Çocuğun budurumu arkadaşlarıyla ya da sosyal çevresiyle paylaşmasından endişe edildiği için kız çocukları okula gönderilmez.. ''


    Tanzer hanım sizi tanıyabilir miyiz?
    BoğaZiçi işletme mezunuyum.Sokak Çocukları Rehabilitasyon Derneği 2. başkanıyım.Yönetim Kurulu üyesiyim.Derneğin koordinatörlüğünü yapıyorum.Ayrıca projenin koordinatörlüğünü yapıyorum.Başka sivil toplum örgütleri ile çalışıyorum Uluslararası platformda BM nezdinde çocuk hakları ve silahsızlanma ile ilgili faaliyetlerim var.0-18 elektronik platformda haftalık yayınlanan bir köşem var,orda da çocuk hakları çocuk istismarı konularında yazılarım yayınlanıyor açık radyoda uzmanların davet edildiği bir program için Prof.Dr.Oğuz polat ile birlikte röportaj veriyoruz.
    Çocuğa karşı istismarın günyüzüne çıkarılması projesi nasıl ve niçin hazırlandı? Hazırlanma sürecinden bahseder misiniz?
    Derneğimiz 98 yılında kurulduğundan beri Sosyal Hizmetler,Çocuk Esirgeme Kurumunun devrettiği Yel değirmeni Gençlik Merkezinde ki çocuklara maddi anlamda ve rehabilite amaçlı rehberlik hizmetleri vererek destek oluyorduk.2004 yılında farkettik ki bu süreç son derece uzun ve maliyeti yüksek aynı zamanda rehabilitayon istenen düzeyde olmuyordu.Bizde çözüm getirdik. Çocuklar sokakla buluşamadan önce travmalarla karşılaşmadan evvel aile içinde kalarak eğitilmeleri gerektiğini öngördük.Koruyucu önleyici faaliyet kapsamında 2004 ten itibaren bu projeye yöneldik.Şunu keşfettik ki çocukların sokağa yönelmesinde nedenlerden biri cinsel istismar ki ağırlıklı olarak aile içinden gelen cinsel istismar sokağa yönelmede ikinci neden olarak yer alıyor.Sonra Sağlık Bakanlığı Türkiye Üreme Sağlığı Programınına cinsel sağlık,üreme sağlığı ve hakları konusunda projeler davet edildi.
    Biz de cinsel istismarı bir halk sağlığı problemi olarak gördüğümüz için başvurduk ve kabul edildi.Gerçekten de cinsel istismar bir halk sağlığı problemi şöyle ki;Erken yaşta gebelik sonucunda töre nedeniyle korkup çocuğunu düşürmek için girişimler,çocuğun sakat kalmasına neden olabilir. Ya da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara neden olmakta.Bu sebeplerle sağlık bakanlığını ikna ettik ve istimarın önüne geçilmesi,mağdur olanların biran evvel sağlık hizmetlerinden yararlanması gerekir şeklindeki projemiz kabul edildi ve AB nin desteğiyle oluştu.
    Bu projede ne kadarlık bir süreyi kapsıyor?
    5 -6 aralık 2005 te başladık 1 yıllık deneme süreci var.
    Ne kadar sürecek peki?
    6 aralık 2006 da bitti.Ancak projenin faaliyetlerinden biri olan DESTEK HATTI projesi 2 yıl daha derneğin kendi faaliyetleri ile sürecek.
    Finansal sorununu nasıl çözeceksiniz?
    Üyelerden aldığımız aidatlar,özel şirketlerden elde edilen gelirlerle ve de Prof Dr Oğuz Polat ın yine çocuk istismarı ile ilgili yeni kitabı DÖVME BENİ nin gelirleriyle finanse adeceğiz.
    Projede kimler çalıştı?
    Destek hattı yapılandırılırken üniversite öğrencileriyle çalışmak ve multidisipliner bir çalışma için de olmak için hukuk psikoloji tıp sosyoloji bölümlerde okuyan öğrencilerin mesleki eğitimlerini alırken ayrıca bir eğitime gerek kalmadan sadece çağrı merkezinden nasıl iletişim kurulur
    ya da istismara uğrayan çocuklar için başvuru prosedürleri nelerdir gibi ana hatlarıyla üç haftalık bir eğitim verdik.40 kişi arasından 30 nu değerlendirmeye aldık 3 haftalık eğitimin sonunda 16 arkadaş ile devam ettik.Şubat 14 ten itibaren haftada 7 gün 24 saat gelen çağrıları cevapladık.
    Destek hattı projesi Türkiye'de ilk mi?Örnekleri var mı?Varsa etkin olduklarını söyleyebilir misiniz?
    Destek hattı hem bilgilendirme hem de ihbar kabul amaçlı bir proje.Bu ilk kez bizim derneğimiz tarafından hayata geçirildi.Tabiki dünyada örnekleri çok,fakat bizde maalesef yok. Sivil Toplumların oluşturdukları birkaç tane destek hattı var ancak bunlar daha çok kadına yönelik olanlarla ilgili.Paylaşım olmadığı için başarılı oldukları pek söylenemez.Sosyal Hizmetlerin ALO 183 ünü inceledik ona göre bir yöntem belirledik.Farkettik ki;t
    Toplumda ihbar mekanizması çalışmıyor.O nedenle duyurular yaptık,ulusal kanallarda çizgi filmler yayınladık ancakulusal kanallar pek ilgili davranmadı.Ama 81 ilin yerel tv lerinde yayınlandı.
    Kaç tane çağrı aldınız?
    Hedefimiz 10.000 çağrıydı.Gelen istismar çağrılarının %30 na ulaşabildik bilgilendirme %23 destek hattına gelen ve mail ile %20 oranında mağdur ve bilgi talebinde bulunan kişiye ulaşıldı.
    Takibi yapılan çağrı oldu mu?
    Tabiki.Son dönemlerde cinsel sömürüyle ilgili çağrılar var.Bu çağrıların kırsalda Jandarma ,Emniyet Genel Müd.nezdinde organize suç olması nedeniyle bildirimleri yapıldı.Hala çalışmalar sürüyor.Çocuk pornosu ve çocuk fuhuşu ile ilgili gelen çağrılarla Dernek Yönetim Kurulu ayrıca ilgileniyor.
    Tanzer hanım kolluk ve soruşturma aşamasında Savcılık; soruşturmayı etkin bir biçimde yerine getiriyor mu?
    Özellikle aile içinde yaşanan istismar vakıaları ile ilgili çağrılar ,aciliyeti olanlar da hemen Çocuk Polisine yönlendirilir.Diğerleri Sosyal Hizmetlere.Ancak gördük ki gerek Sosyal Hizmtler'de gerek Çocuk Polisi'nde ilden ile hatta ilçeden ilçeye değişen başvuru prosedürleri var.Yazılı müraacat ediniz ,telefonla ihbar kabul etmiyoruz,faks çekin gibi gibi.....bizde Sosyal Hizmetler,Emniyet Genel Müdürlüğü'ne sorduk prosedür nedir?Diye;şunu belirtmek isterim,gelen çağrılarda arayan kimseler kendi kimliklerinin ortaya çıkmasından endişe edip,'söz verin ismimi söylemeyin' şeklinde çağrılar aldık.Ve vatandaşların aramamalarının bir nedeni de budur.bunun yanında polis bizim başvurularımız çoğunlukla kabul etmedi.Böyle olumsuzluklar yaşandı.Polis isim verin,uygun prosedürü izleyin takip edelim derken diğer tarafta ismini vermemek için elinden geleni yapan vatandaş var.Neticede gelen çağrılarla ilgili Çocuk Polisi,155,Sosyal Hizmetler arandı.Ama geri bildirimler konusunda oldukça zorluk çektik.Ama bunun daha çok prosedürden kaynaklanan aksaklıklar olduğunu düşünüyoruz.Netice çocuk yararına yapılan bir ihbarda kimsede art niyet arama gibi bir amacımız yok.Görevi ihmal aramak haddimiz değil.Bu proje vatandaşın prosedürü uygulaması bakımdan oldukça olumlu.
    Peki Sosyal Hizmetler sizce görevini tam olarak yerine getiremiyor mu?Geri bildirimleri alamamış olmanızdan bunu anlayabilir miyiz?
    Çok yoğun popülasyonu olan bir ülkeyiz ve Sosyal Hizmetler sadece Destek Hattına gelen çağrılarla ilgili değil genel olarak istismar vakıalarında yeterli değil.Zaten gerek ekonomik gerekse sosyal yoksulluk nedenleriyle istismar olguları çokca yaşanıyor.Bu nedenlerle Çocuk Esirgeme Kurumun'a ve Sosyal Hizmetler'e çok fazla talep var.Çünkü yoksul ailelerin çocuklarına da bakıyor. Ve Sosyal Shizmetlerin gerek insan kaynakları gerekse nakit açısından yeterli olduğunu söylemek mümkün değil.Mevcut sistem ise dünya standartlarının oldukça altında ve tabiki çok önemli bir reform gerekmektedir ki dünya standartlarına ulaşılabilsin.Bugüne kadar tüm hükümetler özellikle şimdiki hükümet sosyal yardımları üst seviyede tutmasına rağmen Çocuk Esirgeme kurumlarına gereken önem verilmemiş;Bu kurumlar özellikle bu hükümetim yumuşak karnı olmuştur.Bu konuda maaleef çok etkin olamamıştır.
    Sivil toplum örgütlerinin son zamanlarda çocuk hakları ile ilgili büyük atılımları olmuştur bu görüşleriniz doğrultusunda hükümet STK ların atılımlarını desteklemiyor mu?
    Şimdi Sosyal Hizmetlerden sorumlu bir Devlet Bakanımız var;Nimet Çubukçu Hanımefendi,O'nun icrartlarına ve ifadelerine bakarsak ;Son zamanlarda istismar konuları oldukça gündemde olmasına rağmen kendisi çok fazla beyanatta bulunan birisi değil maalesef.Özellikle de çocuk pornosu konusunda haberdar olduklarını ne olup ne bittiğini bildiklerini ve kurumsal olarak çocuk pornosunu önleyebilecek yeterliliğe sahip olduklarını söyleyen biri var.Biz de bunun aslında kendilerinin söylediği gibi olmadığını proje kapsamında göstermeye çalıştık.Fakat bu kurumlar ve sivil toplum arasında bir işbirliği başaramadık.Sivil toplumun görevi olumsuzları konu edip devletin bu konuda bilgi sahibi olmasını sağlamaktır.Belirtmek isterim ki;Sivil toplumun devlete karşı bir duruşundan bahsetmek mümkün değildir.Misyon olarak baktığımızda demokraside olmazsa olmaz üç unsur var;Birisi devlet,birisi sivil toplum,diğeri ise yurttaşlar üç ayaklı bir masa gibi düşünün. Birisi aksarsa devrilecektir.O bakımdan bu kurumlar birbiri arasında iletişim içinde olmalı.Ancak dediğim gibi stk lar ile hükümet arasında bir iletişim kopukluğu mevcut ama tabiki bunun yanında proje kapsamında basın çalışmaları yapıldı ve gerek basın mensubu arkadaşlar gerekse milletvekilleri ile işbirlik kuruldu .Bu bakımdan olsa da iletşim kurma konusunda başarılı olduk. Hükümete bu şekilde ulaştık.Meclise bir soru önergesi sunduk. Daha etkin olması beklenen devletin bir ALO 183 ü var.Onu irdeledik bir yılda toplamda 10 çağrı aldığını biliyoruz.Fakat çok efektif değil.10 çağrının 6 tanesi cinsel istismar ve diğeleri konusunda bir bilgimiz yok çünkü geribildirim almakta güçlük çekiyoruz zira Sosyal Hizmetler kendi İl Müdürlüklerinden dahi geri bildirim alamıyorlar.Böyle de bir handikap var.
    Toplum olarak çocuk istismarını ancak basına yansıyan şekliyle görebiliyoruz.Sizce Türkiye' de cinsel istismar özellikle ensest ne boyutta?
    Türkiye'de çocuk hala ailenin bir parçası gibi algılanıyor.Güneydoğuda çocuk ailenin namusu olmaktan çıkmış yörenin,köyün,kazanın,namusu haline gelmiş durumda.Belli sebepleri var :Kız çocuklarının başlık parası ile evlendirilmesi,erkek çocuklarının kan davalarına yönlendirilmeleri, gelir kapısı olarak görülmesi,feodal sistemin hala bu bölgelerde mevcut olduğunu gösterir niteliktedir.Kaldı ki;devletinde bir etkinliğinin olduğunu söyleyemeyiz.Zamanında bu ülkenin başbakanı o bölgeye gidip,aşiretleşmek ne demek burası bir cumhuriyet demek yerine;aşiret reislerini barıştırma gibi bir tutum sergiledi.Bence bu da istismarının son derece geleneksel, başbakan nezdinde bile vijdanen kabul görmüş olacağını gösterir.Evet tabi ki yeni tck da suç teşkil etmektedir.Zira cinsel suçlar adı altında istismar,suç olarak kabul edilmiştir.Ancak yine bakınız ki, ensest hala ayrı bir suç olarak değil ağırlaştırıcı neden olarak kalmıştır kanunumuzda.Bu da yasamızda bazı aksaklıklar olduğunu gösterir. Suç doğası gereği gizli tutulmaya çalışıldı. Uygulamada aksaklık mavcuttur.Şöyleki;Benim öngörüme göre,bazı bölgelerde kız çocuklarının okula gönderilmemesinin nedenlerinden birisi de ensesttir.Gizli tutma amacı vardır.Çocuğun okula gitmesi arkadaşlarıyla ya da sosyal çevresiyle paylaşmasından endişe edildiği için kız çocukları okula gönderilmez..
    Değindiğiniz bu konulardan ne gibi sonuçlar çıkarabiliriz?
    Bahsettiğim gibi bizi endişelendiren husus ilgili kurumlardan geri bildirimleri alamamış olmamız.buradan istismar vakıaları için uygulamanın etkin olduğunu söylemeyiz.öyle ki;Sosyal Hizmetler BM Çocuk Hakları Komitesi'ne çocuk pornosu ve çocuk kaçırılması ile ilgili bir bir rapor sundu.Bu rapor neticesinde BM Çocuk Hakları Komitesi gözlem raporu çıkardı.Çocuğa karşı istismarın,cinsel sömürünün Türkiye'de yeterince konuşulmadığı ve çocuk fuhuşu ve cinsel istismar olylarının Türkiye'de giderek yaygınlaştığı yönünde rapor verdi.Burda çelişki var aslında raporu sunan Sosyal Hizmetler ve Bakanımız Nimet Çubukçu bu hizmetlerden sorumlu kişi olarak adli bir süreçtir bu konuları toplumda konuşmayalım gibi üstü kapalı bir tutum sergiledi .Bana göre çocuğu gizlemek,namusu kirlendi,gözüne bant çekelim demek doğru bir yaklaşım değil.Yasada suç kabul edilen bir hareketin mağdurunu gizlemek yerine,tabi ki çocuğu daha fazla istismar etmeden biraz radikal gelebilir ama önleme amaçlı ortaya çıkarılması gerekiyor..Mağduru gizlemek yerine destek olmamız gerekiyor.
    O halde şunu söyleyebilir miyiz?Aksaklıklar olsa da Yasalar korumayı getiriyor,bu tür davranışları suç olarak kabul ediyor ancak ceza miktarları ve ertelemeler ile topluma verilen mesaj affedilebilir bir suç olduğu yönünde.
    Evet uygulayıcılar ve toplum bunları hala bir suç olarak görmüyor. Yasalar var fakat arzu edilen mertebede değil henüz.Toplum çocuğu aile bütünlüğü içinde görüyor ne uygulayıcılar ne de toplum suç olarak kabul etmiş değil.Yasa var mı var suç mu suç ama çok da mükemmel değil.
    Destek hattı projesi kapsamında istismar,çocuğa yönelik şiddet çağrıları genelde şu sosyal çevreden gelmiştir diye bir sonuç çıkarabilir miyiz?
    Bunu söyleyemeyiz.Nedeni ise gelen çağrılarda arayan kişi genellikle kimliğini gizleme eğilimindedir.Hatta mağdur kendisi olmasına rağmen mağduru bir yakınım,komşum,akrabam şeklinde tanıtanlar olmuştur.
    Projenin istatiksel sonuçları analizleriniz hakkında bilgilendirebilir misiniz?
    Gelen çağrıların %44 ü İstanbul tabi burda çağrı merkezinin yerleşik olması bir etken.%6.9 u Ankara dan. %3.3 Diyarbakır %2.9 Adana %2.6 Antalya %34.6 diğer illerden gelmiştir.
    Çağrıların taleplere göre dağılımı;Gelen çağrıların %3 ü ihbar.%26 sı Türkiye Üreme Sağlığı hakkında bilgilendirme talebi,%23 ü prosedür hakkında bilgilendirme ve diğer konular,dernek faaliyetleri,mağdurlara destek olmak isteyen yurttaşların yaptığı çağrılar,mağdurlara yardımcı olamak isteyenlerin yaptığı çağrılar var.
    Çağrıların sebeplerine göre dağılımı;Cinsel istismar %22, ensest %6, fiziksel istismar %20, sokak çocuklarını bildirme %27
    Arayanlara göre dağılım;Arayanların %31 i mağdurun yakını olduğunu söylüyor ancak inandırıcı değil.Çünkü kimliğini gizlemek isteyen çoğunlukta.Tanıdık %15, mağdur olduğunu söyleyenler,%10,anne baba.%5, akraba %5 oranında.
    Yaş grubuna göre arama oranları;%59 oarnında mağdurun yaş grubu belli değil,% 10 oarnında 0-5 yaş grubu, %15 oranında 6-11 yaş grubu ,%13 oarnında 12-15 oranından gelen çağrılar.
    Ve %42 kız çocuklarının %16 erkek çocuklarının istismara maruz kaldığını söyleyebiliriz.
    Çağrıların %47 si hakkında işlem yapılmamış.%18i Çocuk Polisine ,%13 ü 155 e %5 i Baro ya ,. %1 i sağlık kuruluşuna bunlara cinsel yolla bulaşan enfeksiyonel hastalıklar dahil. %51 i sosyal hizmetlere bildirilmiş.
    Sosyal hizmetlerin alo 183 üne baktığımızda;25.12.05 tarihinden 04.05.06 tarihleri arasında toplamda 10 çağrı almış ve bunların 6 tanesi cinsel istismar 1 tanesi duygusal istismar.1 tanesi de hem duygusal hem fiziksel istaismarı içeriyor.Oldukça düşük rakamlar.
    Gerek bütün bu çalışmalarınız neticesinde gerekse çocuk hakları,istismarı konusunda oldukça faal biri olmanızdan hareketle sizce Türkiye de hukuk çocuk haklarının korunması ve çocuğa yönelik şiddetin önlenmesi bakımından yeterli mi?Ya da bir umut vaadediyor mu?
    1989 yılında imzalanan BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne ilk imza koyan devletlerden birtanesiyiz.Turgut Özal o dönemde imzalamış ancak iç hukukta kullanılması için Meclis'te onaylanması ve kabul görmesi tam 6 yıl almış.Bu da hükümetlerin çocuk hakları konusunda ilgisiz davrandığını gösteren bir tutum.İç hukuk yollarının bu sözleşmeye adapte edilmesi ise yetersiz olmakla birlikte ancak yeni TCK ile mümkün olabilmiştir.Sözleşme'nin tam adaptasyonu henüz sağlanamamıştır.Uyarlamalar yetersiz. Çocuk Koruma kanunu çıkıyor ancak uygulamada problemler var.Örneğin her ilde bir çocuk mahkemesi kurulması gerekirken,sadece 11 ilde çocuk mahkemesi var.Çocuk hakimlerimizin ayrı olması gerekiyor.Çocuk Polisi bütün illerde yapılanmış ve elbetteki meslek içi eğitimler,kısa dönemde yapılanma çalışmaları bir nebze başarılı ancak mahkemelere baktığınızda yetişkinlerin yargılandığı mahkemelerde,mağdur çocuk ve sanık birada girip çıkıyor.Mesela çocukların sorgulanmasında bir psikolog,sosyal hizmet uzmanı,mutlaka olmalıyken,bakıyorsunuz yargılamada,sorgulamada mağdur oldukları durumlarda böyle bir pembe tablo yok. Babacan çocuk hakimlerimiz yok.Türk Polisi yolda çocuğu götürürken dahi soru sorabiliyor.Bunlar maalesef yürütmede mevcut kanunlarımızı yürütülemez hale getriyorlar.
    Son olarak Destek Hattının başarısı hakkında neler söyleyebilirsiniz?
    Destek hattı her nekadar arzu edilen oranda çağrı alamasa da ;Operatör arkadaşları gözlemlediğim kadarıyla işlerini yaparken gerçekten çok etkilendiler bir örnekle açıklamam gerekirse BM nezdinde Cenevre'de bir toplantıya katıldım.Orada şunu öngördüm;Çocukla çalışan uzmanların mutlaka periyodik olarak destek almaları gerekir.Tükenmişlik sendromu yaşanabileceğinden bunun gerekli olduğunu söyledim. Ogün o toplantıda herkes ayağa kalkıp beni reddetti.Meğer sağım solum sosyal hizmet uzmanı ile doluymuş.Fakat daha sonra BM yayınladığı bir bildiride beni doğrulayarak çocukla ilgili çalışanların arzu edilen ideal ortamlarda belli periyotlarda destak almaları gerektiğni öngördü.Sosyal Hizmetlerin ALO 183 hattında ki uzmanlar dahi bu zor işi başaramamışken benim operatör arkadaşlarım çok iyi başladılar,azimle çalıştılar.7 gün 24 saat hiç birşeyden kaçınmadan görevlerini en iyi şekilde yerine getirdiler.Hergelen çağrıda ne kadar yıkıldıklarını,üzüldüklerini bu işi ne kadar gönülden yaptıklarını gördüm.Bu bir örnek teşkil etmeli.Çocukla ilgili bir işte çalışıyorsanız formanızı giymiş olmanız yeterli değildir. Buna ancak gönlünüzü koymalısınız ki birşeyler başarıya ulaşsın.....
    peki verdiğiniz bu bilgilerden dolayı teşekürler son olarak destek hatının numarasını hatırlatabilir misiniz?
    Ben teşekür ederim.
    ÇOCUĞA KARŞI İSTİSMARIN GÜN YÜZÜNE ÇIKARILMASI PROJESİ DESTEK HATTI :
    0216-450-54-54
    www.sokakcocukları.net


    kaynak:Semra yıldız


    ÇOCUK PORNOGRAFİSİNİN KÖKENİ ABD

    İnternet İzleme Vakfı'nın hazırladığı rapora göre, çocukların kullanıldığı pornografik fotoğraf ve görüntülerin yarısından fazlası ABD'den tüm dünyaya yayılıyor. İnternet İzleme Vakfı'nın (IWF) açıkladığı veriler, çocuk pornografisinin internette nasıl yayıldığını gözler önüne seriyor. Raporda ayrıca, bazı sitelerin beş yıldır bilinmelerine karşın hala kapatılmadıklarının da altı çiziliyor.

    Rapora göre, çocuk pornografisinin çıkış ülkesi Amerika Birleşik Devletleri. Bunun sebebiyse, internet trafiğinin en yoğun ve en fazla internet servis sağlayacısının bulunduğu ülke olması.

    Onlarca ülkeden 14 bin web sitesinde çocukların kullanıldığı pornografik fotoğraf ve görüntüler tespit edildi. Buna göre ABD sitelerindeki pornografik fotoğraflar ve görüntüler, tüm dünyadakilerin yüzde 51'ini oluşturuyor.

    ABD'nin ardından yüzde 14.9'la Rusya, yüzde 11.7'yla Japonya, yüzde 8.8'le İspanya, yüzde 3.6'yla Tayland, yüzde 2.1'le de Güney Kore geliyor. Diğer ülkelerin çocuk pornografisindeki payı yüzde 7.7.

    kaynak:CNNTURK, Hürriyet


    Okuyunca dehşete kapıldım. Herkes okusun gerçekleri görsün. Bu vahşete kayıtsız kalmamak lazım.

    Yeniden Sağlık ve Eğitim Derneği ile Uluslararası ECPAT'ın (Asya Ülkelerinde Çocuk Fuhuşuna, Çocuk Pornografisine Son) ekibinin yaptığı araştırmaya göre porno film çekimleri için, Türkiye'de ilden ile çocuk transferleri yapılıyor. Bir yıl süren araştırmaya göre, Adana ve Mersin'den Diyarbakır'a, diğer illerden de İstanbul ve Antalya'ya porno filmlerde oynatılmak için çocuklar getiriliyor bu filmler yurtdışına gönderiliyor.

    ERKEK ÇOCUKLARA DİKKAT

    Sokaklara itilen çocukların kullanıldığı porno fimler 'Liseli, Çıtır, Lolita' adları altında pazarlanıyor. Ticari cinsel sömürü mağduru çocukların istisnasız hepsinde fiziki ve psikolojik rahatsızlıklar var. ECPAT Genel Başkanı Carmen Madrinan'a göre, Türkiye çocuk pornografisinde doğu ile batı arasında köprü konumunda ve Türkiye'de erkek çocuklarına yönelik de ciddi istismar söz konusu.

    CİNAYETLİ DE VAR ABİ!

    Araştırmanın izini İstanbul'da süren AKŞAM muhabirlerinin karşılaştığı durum da, bu pazarın ne denli büyük ve aleni olduğunu gözler önüne serdi. Korsan ürün satışının kalesi haline gelen Kadıköy Çavuşpaşa Sokak'ta CD satıcılarıyla irtibata geçen AKŞAM muhabiri, kan donduran pazarlıklara şahit oldu. 'Program CD'si var' diyerek ellerindeki bir iki korsan ürünü sallayan satıcılar, müşterinin ilgili davranması halinde kısa sürede muhabirimizle samimiyet kurdu. 'Abi ne istersen var' diyerek karşı tarafa sinyal gönderen alıcılar, 3-5 YTL arasında fiyatlarla müşterilerine porno CD'leri kolayca veriyor. Ancak iş çocuk pornosuna gelince satıcılar biraz daha temkinli davranıyor. Müşteriyi bir süre inceleyip polis olup olmadığına karar vermeye çalışan korsan satıcılar, emin olmaları halinde yanlarına bir de arkadaşlarını alarak, 'Beni takip et abi' diyor. Ara sokaklara giren satıcı, iş hanlarının kuytu köşelerindeki bir iş yerine girmenizi istiyor. Burada 'Nasıl bir şey' istediğinizi soran satıcı, müşterisine güven vermek için çocuk pornosu pazarının birbirinden iğrenç alternatiflerini sıralıyor: 'Tecavüz var, kaçırılma var, cinayet bile var abi.'

    KORKUNÇ PAZARLIK

    Pazarlık, müşterinin giyimine ve isteklerine göre değişiyor. Yaşları 7-14 arasında değişen kız ve erkek çocuklarına tecavüz görüntülerinin yer aldığı CD'ler 10-30 YTL arasında satılıyor. Ancak bu tecavüzlerin cinayetle bittiği filmlerin fiyatları daha da yüksek: 100 YTL. Müşterinin rahat seçim yapması için bir işhanının arka bölümlerindeki minik ofislerde kurulan korkunç tezgahta ağırlıklı olarak Orta Avrupalı çocukların kurban seçildiği filmler satılıyor. Türkiye'de çekilenlerse Avrupalı zengin çocuk pornosu bağımlılarının eline ulaşıyor. İki saatlik bir gezintiyle İstanbul dışından geldiğini ve bulabildiğince çok 'film' almak istediğini söyleyen muhabirimiz, 10 CD'yle ayrılıyor bu korkunç pazardan. Satıcılar da yeni müşterilerini, 'Memnun kalacaksın abi, yine bekleriz' diyerek uğurluyor. Cinayetle biten tecavüz görüntülerini sorduğumuzda biraz temkinli bir yanıtla karşılaşıyoruz. Abi elimizde kalmamış, ver adresini eve yollayalım!

    Önlem alınmazsa Tayland gibi oluruz

    Türkiye'nin önlem alınmazsa çocuk seksi merkezi haline gelebileceğini belirten Prof. Dr. Oğuz Polat, 'Yedi yaş üstü kızları sokakta göremezsiniz. Çünkü seks tacirlerinin eline düşüp uyuşturucu bağımlısı hale getiriliyor ardından da hem fuhuşta kullanılıyor hem de porno çektiriliyor. Böyle giderse Türkiye, çocuk seksi için Avrupalıların geldiği bir ülke olacak. İstanbul, Kuşadası ve Marmaris'ten böyle söylentiler duyuyoruz. Şehirlerarası çocuk transferi var ve ülke doğu ile batı arasında bu anlamda köprü durumunda. Mesela Diyarbakır'ın Ofis semtinde 23.30'dan sonra erkek çocukların satışı başlıyor'diye konuşuyor.

    20 YILA KADAR CEZA

    Yabancı bir siteden bile indirilen çocuk pornosu görüntülerinin izini süren polisin yasal işlem başlatacağını belirten yetkililer, 'TCK 103'te çocukların cinsel istismarı 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasını kapsar' diyor. Avukat Aşkın Yaşar Topuzoğlu da TCK'nın 226'ncı maddesine göre çocuklara her türlü müstehcen yayını gösteren ya da veren kişi 6 aydan 2 yıla kadan hapis cezası aldığını, çocukları porno yayınlarda kullanmanın cezasının ise 5 yıldan 20 yıla kadar hapis olduğunu açıkladı. Ancak Google'da çocuk pornosu taraması karşımıza 1.750.000 sonuç çıkıyor olması da düşündürücü.

    Korkunç diyalog

    SATICI : Abi program CD'leri var

    MUHABİR: Neler var elinde

    S.: Abi ne ararsan var, (Ağız yokluyor)

    M.: Miki (Pornonun sokak dilindeki adı) filmi de var mı ?

    S.: Var abi ama ne arıyorsun (Müşteriyi temkinli bir şekilde süzerek polis olup olmadığını anlamaya çalışıyor)

    M.: Yahu eğlencelik bir şeyler arıyorum işte

    S.: Bulalım abi, sen yeter ki iste (gülüyor)

    M.: Peki fiyatları nedir?

    S.: Abi 3 liradan başlıyor.

    M.: Tamam para sorun değil. Ne türler var senin elinde bakalım?

    S.: Abi Amerikan pornosu, Fransız pornosu, hayvan pornosu ne ararsan var.

    M.: Çocuk pornosu da var mı?

    S.: ....Var abi, ama yanımda yok.

    M.: Tamam gidip alalım.

    (Satıcının işaretiyle yanımıza bir kişi daha yaklaşıyor. Kadıköy Palas İşhanı'na gidyoruz. Koridorda bekletiliyorum. Satıcı elinde filmlerle geliyor)

    S.: Abi beklettim ama mallar çok güzel.

    M.: Çocukta ne çeşitler var

    S.: Abi bunlar yeni. Tecavüz, dövmeli, kaçırmalı... İstersen cinayetli bile buluruz.

    M.: Cinayet mi?

    S.: Niye şaşırdın. Al bunları, memnun kalacaksın. Ama biraz tuzlu.

    20-100 arası

    M.: Gerçek cinayet mi bunlar?

    S.: Bilmiyoruz, gerçek gibi...

    M.: Peki bana onlardan getir.

    S.: Kalmamış, adresini ver getirelim abi!

    kaynak:haber7.com

    İstismara uğrayan çocuklar için gelen maildeki şiir:

    koşmaya yeni başlamıştı adımlarım

    düştüm

    bebeğim bir yana

    gülüşlerim bir yana.

    anneme baktım

    yoktu!

    baaşımda yabancı bi adam

    küçücük göğsümde kocaman elleri

    sakalları deldi geçti

    pespembe tenimi.

    anne anneeee.....

    bir oyun sandım

    elleri kara kara öcü amcalarmış.

    bi emzik düğümünde

    yarıldı bedenim

    altımı ıslattım sandım

    kan kaybında boğuldu insanlık!

    bebektim

    çocuk olacaktım

    abla olacaktım

    altımdaki bez çıkmadan

    kadın oldum bi buçuk yaşında...

    adam oldu mu o amca bedenimde???


    öğretin bana;

    kendi suyumu kendim alamazken

    nasıl sulayacağım bedenimde ölen çiçeği!!!

    ben kadın olmak istemedim

    ben bu Dünya'ya da gelmek istememiştim ki...!

    anneeee... babaaaaaa...

    ışık açın!

    uzanamıyorum...

    yarınları çalınmış,masum dünyaları kirletilmiş.o küçücük meleklerimiz için.
     
    1 person likes this.
  2. Chance

    Chance Well-Known Member

    Mesajlar:
    4.368
    Aldığı Beğeni:
    185
    Ödül Puanları:
    63
    Cevap: Toplumumuz nereye gidiyor?Çocuk pornosu

    Bu arada araştırmalarda Türkiye'De çocuk pornosu sözcüğünün google'da en çok aratıldığı şehir Diyarbakır.
     
  3. jay_jay

    jay_jay sosyalımsı

    Mesajlar:
    2.177
    Aldığı Beğeni:
    167
    Ödül Puanları:
    63
    Cevap: Toplumumuz nereye gidiyor?Çocuk pornosu

    Hayvanız biz hayvan....bunu yapan insan olamaz....Ya da insan böyle birşey olamaz....Hatta hayvan bile olamaz...utanıyorum...insanlığımdan...
     
  4. Bağımlı Bağımsız

    Bağımlı Bağımsız çaylak

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    5.204
    Aldığı Beğeni:
    229
    Ödül Puanları:
    63
    Cevap: Toplumumuz nereye gidiyor?Çocuk pornosu

    bilgi için teşekkür ederim bunu da öğrenmiş oldum.yazıklar olsun hepsine.
     
  5. seboist92

    seboist92 New Member

    Mesajlar:
    2.560
    Aldığı Beğeni:
    94
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Toplumumuz nereye gidiyor?Çocuk pornosu

    dicek Laf buLamıorum ne desem az kaLıcak . . .
     
  6. cemil489

    cemil489 ForumVeterineri

    Mesajlar:
    9.567
    Aldığı Beğeni:
    346
    Ödül Puanları:
    83
    Cevap: Toplumumuz nereye gidiyor?Çocuk pornosu

    ne bekliyorduk ki...insanlar sürekli yeni zevklerin peşinden koştuğu için gelmiyor mu bu kadar bela başımıza....sars mesela...aids mesela...daha belki neler getirecek soysuzların zevkleri başımıza...
     
  7. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Toplumumuz nereye gidiyor?Çocuk pornosu

    allah nası biliyosa öle yapsın.. valla bölesini asacan... anca öle akıllanırlar.. hiç bir ceza veremez o çocuğun geleceğinin çalınmasının cezasını... ki zayıf bir anaysaya sahipken..
     
  8. zuisadra

    zuisadra Well-Known Member

    Mesajlar:
    1.165
    Aldığı Beğeni:
    32
    Ödül Puanları:
    48
    Cevap: Toplumumuz nereye gidiyor?Çocuk pornosu

    :ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13::ex13:Böylesine önemli bir konuyu foruma taşıdığın için çooooook ama çok teşekkür ediyor ve ekliyorum o sapıklarında, koruyup savunanlarında ALLLAH BELALARINI VERSİN!:ex15:
     

Sayfayı Paylaş