Toplumumuzda görülen narsisistik davranış örnekler

Konusu 'Kişisel Gelişim Merkezi' forumundadır ve balamnaz tarafından 15 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. balamnaz
    Offline

    balamnaz şşşşşşştttt:)

    • Bölüm Sorumlusu
    Mesajlar:
    49.919
    Medya:
    3
    Aldığı Beğeni:
    603
    Ödül Puanları:
    113
    Eleştiriye duyarlılık, eleştirememe

    Türk insanı eleştirmeyi bilmez, hele eleştirilmeye hiç tahammülü yoktur. İlgisiz yerlerde, ilgisiz kişilere, ilgili kişiyi acımasızca eleştirir. İlgili kişiyle karşı karşıya iken susar. İlgili kişi de onun gibi eleştirilmeye katlanamaz, eleştiriyi belli bir konuyla ilgili değil de kendisi aleyhine bir etkinlik gibi algılar. Çoğu zaman en ufak eleştiri iması bile köprülerin yıkılmasına neden olur. Alıngandır, kendisine dokunan bir şey olduğunu düşündüğünde de içerler, kırılır.

    En doğrusunu bildiği inancı / Herkesin her konuda bilgili olması

    Toplumumuzda her konuda görüş sahibi olan insanlara çok rastlanır. Memleketi kurtaracak görüşleri vardır. Takımının antrenörünü yerden yere vurur, takım kafasındaki gibi oynatılsa her şey farklı olacaktır oysa. Türk insanı kendi siyasal görüşünü taşımayan herkese bir çeşit kandırılmışlar olarak bakar, bir yolu bulunsa, gerçek gösterilebilse onun siyasal görüşünün hemen kabul edileceğini düşünür. Çünkü o en doğru siyasal görüşe sahiptir.
    İnandığının yanlış olabileceğini düşünmeye / dinlemeye tahammülü yoktur. En iyisini bilir, her şeyden anlar, onun düşündüğü en iyisidir. Her konuda fikir sahibidir. Kahve sohbetlerinde, arkadaş tartışmalarında her şeyi bildiği gözlenir. Dinlerken, anlattıklarından hiçbir şüphe duymadığı açık biçimde görülür. Kendisi ve kendisi gibi düşünenler dışında herkes bir şekilde kandırılmıştır. Bir yolu bulunsa ve onlara gerçekler gösterilse herkesin doğru yolu bulacağına inanır.

    Otoritenin gücüyle bütünleşme ihtiyacı

    Türk insanı otorite ile ilişkilerinde ikirciklidir. Bir yandan otoritenin gücüyle bütünleşme, onunla özdeşleşme gereksinimi içinde iken, bir yandan da otoriteye karşı isyan duyguları içindedir. Fakat, isyanını / muhalefetini edilgin biçimde gösterir. Amir olmadığı zaman işleri yapmaz, zorlama olmadıkça işi kaytarma eğilimindedir. Otorite kendisiyse ya da otorite ile bütünleştiyse diğerlerine birer kul gibi davranır. Otorite ile bütünleşme ihtiyacı narsisistik büyüklenme gereksiniminden kaynaklanmaktadır.


    Övülme gereksinimi

    Türk insanı içten içe kendisini güçsüz ve çaresiz hissettiği için başkalarının övgüsüne gereksinir. Önemsenmek, adam yerine konulmak, takdir edilmek çok önem taşır onun için. Kendisini değerli hissedebilmesi için başkalarının onayına gereksinim duyar.


    Liderlerin değişmezliği

    Ülkemizde parti başkanları, çeşitli kurumların başkanları pek değişmez. Onlar en doğrusunu bilen insanlardır. Kendilerinden farklı düşünen ve biraz yükselme potansiyeli taşıyanlar anında alaşağı edilir. Büyüklüklerini tehlikeye düşüren bu kişiler kıskançlık yaratır; yükselmelerine izin verilmez.

    Trafikte tehlikeli araç kullanımı araç kullanımı ve kurallara uymama

    Kurallar onun için değil de sanki başkaları için vardır. Trafikte kendisini etkileyecek tarzda bir başkası kuralları çiğnediğinde fırsatı olsa karşıdakini öldürebileceği gözlenir; kendisi ise her fırsatta kendi lehine olacak tarzda kuralları çiğner. İç disiplini yok gibidir; disiplin ancak dıştaki bir güç ile sağlanır. Başkası bir haksızlığa uğradığında ise çoğu zaman sadece seyreder.

    Kişinin yaptığına kendince bir gerekçe bulması bir başka nedendir. Kendince mantıklı bir neden bulunduğunda kolayca esnetilir kurallar ve değerler. Örneğin kural anlamsız / yersiz bulunur. “Buraya bu trafik ışığının konulmasının hiçbir anlamı yok” diye düşünen bir sürücü, kırmızı ışığa uymayacaktır elbette. Kuralları çiğnerken kendi mantığına göre kuralı çiğnemesine olanak tanıyan bahaneler ruhsal yapıdaki omnipotense ve narsisizme işaret eder. "Bana bir şey olmaz", "benim gördüğüm en doğrusudur", “benim bildiğim en iyisidir” anlayışı bu görüşü desteklemektedir.


    “En büyük asker bizim asker”


    Yüce olmak, büyük olmak gereksinimi damarlarındaki her damlaya kadar işlemiştir. Kendi başına bunu sağlayamadığından takım tutar, parti tutar. Türk olma, şanlı geçmiş, büyük Türkiye, Avrupa Avrupa duy sesimizi ilacı gibidir bu hastalığın. Askere giden bir genç en büyük askerdir.

    Erol Özmen
    Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
    Psikiyatri AD Öğretim Üyesi


Sayfayı Paylaş