"Türkiye’de İşsizlik Araştırması" açıklandı!

Konusu 'İş Dünyası' forumundadır ve Kadı Kızı tarafından 20 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

  1. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.084
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.175
    Ödül Puanları:
    113
    Türkiye'de işsizlik konusunda yapılan araştırma, işsizliğin erkek nüfustaki işgücü artışı ile istihdam kayıplarından kaynaklandığı ortaya koydu...

    Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nce (BETAM) yapılan işsizlik araştırması ilginç sonuçlar ortaya koydu.
    BETAM tarafından yapılan yazılı açıklamada, BETAM Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, Direktör Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Gökçe Uysal-Kolaşin, Araştırmacı Mehmet Alper Dinçer tarafından Türkiye'de işsizliğe ilişkin araştırma gerçekleştirildiği belirtildi.
    Global ekonomik krizin ve Türkiye'deki makroekonomik konjonktürün etkisi ile işsizliğin hızla arttığına dikkatin çekildiği araştırmada, yükselen işsizlik rakamlarının ardında işgücü piyasasına yeni ve yeniden giren kadınların etkisinin dikkate değer olduğu kaydedildi.
    Araştırmada, Aralık 2007'den Aralık 2008'e kadarki dönemde, erkeklerde işgücünün 528 bin kişi arttığı, istihdamın ise 160 bin kişi azaldığı, diğer taraftan işgücünde olan kadınların sayısının neredeyse 500 bin kişi artarken aynı zamanda istihdam edilen kadınların sayısının da 250 bin kişi arttığı dile getirildi.
    Araştırmada, ''Kadınların işgücü piyasasına katılımının artması tek başına işsizlik artışını açıklamaz. Eğitim seviyesi düşük erkeklerde istihdam kayıpları ve işsizlik artışı önemli boyuttadır'' denildi.
    Açıklamaya göre, işsizlerin sayısında ve işsizlik oranındaki artışın bir kısmının ''ek çalışan etkisi'' ile açıklanabileceği vurgulanan araştırmada, şu bilgilere yer verildi: ''Özellikle kriz dönemlerinde hane halkında çalışan bireylerin bir bölümü işlerini kaybetmekte, işgücüne yeni katılan gençlerin önemli bir bölümü iş bulamamakta, ve nihayet halen çalışan bireylerin bir bölümü de işlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduklarını düşünmektedirler. Tüm bu nedenlerle pek çok hanede işgücüne katılmayan ama çalışabilir durumda olan bireyler hane halkı gelirindeki fiili ya da olası düşüşü telafi etmek için işgücü piyasasına girmekte, bir bölümü iş bulup çalışmaya başlarken, bir bölümü de işsiz olarak kayda geçmektedir. Bu olgunun işgücü piyasası göstergeleri üzerinde olan etkisi 'ek çalışan etkisi' olarak adlandırılmaktadır.
    Türkiye'de ek çalışan etkisi daha çok kadınlarda kendini gösteriyor. Bunun başlıca nedeni Türkiye'de kadınların işgücüne katılımının çok düşük olmasıdır. Çalışmayan ama çalışabilir çok sayıda kadının mevcudiyeti geniş bir potansiyel işgücü oluşturmakta ve kriz koşullarında güçlü bir 'ek çalışan etkisi' yaratmaktadır. Nitekim, bu son krizde kadınların işgücüne katılımının hızla arttığını gözlemliyoruz.''
    Son bir yılda kadın işgücü yüzde 14 arttı
    Araştırmada, erkeklerin işgücü seviyesindeki artışın ocak ile aralık 2008 döneminde belirgin bir değişiklik göstermediği, buna karşılık işgücündeki kadın sayısının aynı dönemde hızlanarak arttığına işaret edilerek, aralık 2007'den aralık 2008'e geçen bir yıllık dönemde tarım dışı kadın işgücüne 499 bin kadının eklendiği ve kadın işgücünün yüzde 14 arttığı bildirildi.
    Ocak 2008'den beri istihdamda olan kadınların sayısının arttığı dile getirilen araştırmada, şunlar kaydedildi:
    ''Artan işsizlikte işgücü piyasasına yeni(den) giren kadınların etkisi kuşkusuz mevcut. Ancak istihdam rakamları da bu kadınların bir bölümünün iş bulabildiğini gösteriyor. Tarım dışında kadın istihdamı ocak 2007'den itibaren yıllık olarak giderek yükselen bir tempoda artmıştır.
    Tarım dışı erkek istihdamı ise ağustos ayından itibaren (sanayi üretiminin yıllık bazda düşmeye başladığı dönem) gözle görülür ölçüde önce yavaşlamakta, ardından durağanlaşmakta ve sonunda istihdamda düşüş başlamaktadır. Buna karşılık tarım dışı sektörlerde istihdam edilen kadınların sayısı özellikle temmuz ayından itibaren büyük çapta artmıştır. Aralık 2008'de tarım dışı kadın istihdamının artış oranı yüzde 9'a yükselmiştir. Kriz dönemi için bu yoğunlukta istihdam artışı olağanüstüdür. Aralık ayında bir yıl öncesine kıyasla tarım dışı erkek istihdamında net iş kaybı 160 bini bulurken, aynı dönemde kadın istihdamı 259 bin artmıştır.''
    İşsizlik artışının ana kaynağı eğitim seviyesi düşük erkekler
    ''İşsizlik artışının ana kaynağının eğitim seviyesi düşük erkekler olduğu'' ifade edilen araştırmada, bir önceki yıla kıyasla, kent istihdam seviyesinin erkeklerde lise ve altı eğitim seviyelerinde düştüğü, kadınlarda ise her eğitim seviyesinde kent istihdam artışının devam ettiği vurgulandı.
    Araştırmada, ''Bu artış özellikle eğitimsiz (lise altı) ve yüksek eğitimli kadınlarda yoğunlaşmıştır. Krizden en az üniversite mezunlarının etkilendiği açıkça görülmektedir. En büyük istihdam artışı ile en düşük işsizlik artışı bu iki grupta görülüyor. Eğitim seviyeleri itibariyle yapılan analiz kriz sırasında özellikle vasıfsız erkeklerin işlerini kaybetmekte olduklarını gösteriyor. Vasıfsız işgücü arasında kayıt dışılığın yaygın olduğu dikkate alındığında, istihdam kayıplarının işten çıkarmanın maliyetinin sıfıra yakın olduğu bu kesimde yoğunlaşması doğaldır'' görüşleri aktarıldı.
    Kadınların işgücüne katılımı
    İşsizlik artsın veya artmasın kadınların işgücüne katılımının desteklenmesi gerektiği dile getirilen araştırmada, Türkiye'de kadınların işgücüne katılımının yüzde 26,1 ile AB ülkelerine kıyasla çok düşük kaldığına vurgu yapıldı.
    Araştırmada yer verilen tabloya göre kadınların işgücüne katılım oranları;
    İsveç'te yüzde 76,8 Danimarka'da 76,4 Norveç'te 75,9 Finlandiya'da 73,8 Hollanda'da 72,2 Almanya'da 70,1 İngiltere'de 69,0 Portekiz'de 68,8 Avusturya'da 67,8 Slovenya'da 66,6 Fransa'da 65,6 İrlanda'da 63,3 Bulgaristan'da 62,1 Çek Cumhuriyeti'nde 61,5 İspanya'da 61,4 Belçika'da 60,4 Polonya'da 56,5 Hırvatistan'da 56,4 Romanya'da 56,0 Macaristan'da 55,1 Yunanistan'da 54,9 İtalya'da 50,7 şeklinde sıralandı. (Kaynak AA)
     

Sayfayı Paylaş