Türkiye’nin Hayat Sahası

Konusu 'Karış Karış Vatanım' forumundadır ve emre_eses26 tarafından 28 Şubat 2007 başlatılmıştır.

  1. emre_eses26

    emre_eses26 Member

    Mesajlar:
    48
    Aldığı Beğeni:
    3
    Ödül Puanları:
    8
    Türkiye’ye Osmanlı’dan miras kalan büyük bir Balkan inisiyatifi vardır. Bu bölgedeki islam varlığı, Türkiye’nin önüne hem tarihsel ve moralpolitik bir sorumluluk, hem de büyük bir stratejik fırsat sağlamaktadır. Bu kuşağı ihya etmek, korumak, harekete geçirmek, Türkiye için ciddi bir etki alanı, bir “hayat sahası” oluşturabilir. Hatta, bir kaç aşamalı bir strateji ve Balkan haritasını köklü bir değişikliğe uğratacak muhtemel bir sarsıntı sonucunda, Türkiye’nin haritası da sözkonusukuşak boyunca Adriyatik’e kadar uzanabilir.

    Bunu basit bir yayılmacılık, bir “toprak fetişizmi” olarak algılamak ise büyük bir yanılgı olacaktır. Çünkü sözü edilen coğrafya üzerinde tarihsel, kültürel ve stratejik yönden Türkiye’ye bağlı ve yakın olan halklar yaşamaktadır. Bu toplumlarla, hem de 1912’ye kadar “bizim” olan topraklar üzerinde bütünleşmek, bir “işgal” değil, “kurtarma” harekatı olacaktır.

    Bu arada Türkiye, Balkanlar’da bu şekilde bir hayat sahası oluşturmakla, diğer dış politika yönlerinde, Orta Asya, Kafkaslar ve Ortadoğu’da da büyük bir stratejik avantaj ve siyasi güç elde edecektir. Bir yönde elde edilen “hayat sahası”, diğer yönleri de etkileyecektir. Ne de olsa, diğer dış politika yönlerimiz de Devlet-i Ali Osmaniye’nin mirası ile yakından ilgilidirler.

Sayfayı Paylaş