Uydurma Hikayeler

Konusu 'Geyik Muhabbeti' forumundadır ve asimberk tarafından 8 Şubat 2008 başlatılmıştır.

  1. asimberk
    Offline

    asimberk Member

    Mesajlar:
    94
    Aldığı Beğeni:
    4
    Ödül Puanları:
    8
    Evet bu bölümde herkes hayalinde tasarladığı uydurmada olsa değerli olan hikayeleri burda paylaşabiliriz.
  2. asimberk
    Offline

    asimberk Member

    Mesajlar:
    94
    Aldığı Beğeni:
    4
    Ödül Puanları:
    8
    madem okadar görüntülenmesine rağmen cevap gelmedi.ilk hikayeyi ben yazayim.
    Mutluluğun Sırrı
    _____________
    evvel zaman içinde bir keloğlan varmış.ona keltoş derlermiş.bu yüzden çok üzgünmüş.hep ona zıt erenköy yaparlarmış.bi gün de reklamcılık yapmaya gitmiş.ona.fırkılımombal dın mı demişler.
    keltoş:ne? demiş.ve zıt erenköy yapmışlar.
    bir gün sinirlernip mutluluğun sırını internet cafede googlede aramış bulmuş.
    msnde chatlaşip mutlu olan keltoş arkadaşlarının bilgisayarını çökertip intikamını almış.sonrada mutluluğun sırrının sevgi olduğunu anlamış(ne alakaysa)masalda burada bitmiş
  3. wanted_kral
    Offline

    wanted_kral New Member

    Mesajlar:
    2
    Aldığı Beğeni:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Cevap: Uydurma Hikayeler

    MUTASYON
    genç adam kabusla birlikte sabahın ilk saatlerinde uyanmış.yarı uykulu şekilde yatağından zar zor kalkmış. elini yüzünü yıkamaya giderken içinden şöyle mırıldanmış 'bu uğursuz günde bu kabusla uyanmak ne kadar kötü bişey'diye
    çünkü yerlere kadar uzanan perdeler zaten küçük olan kulubeye güneş girmesini dahada çok engelliyormuş ve evin içide
    bir hortum geçmiş gibi darmadağan olduğundan insanın içine daraltıyormuş.
    zaten durumun böyle olmasıda normalmiş çünkü o dönemde kasabayı hiç bir şeye benzemiyen garip bir yaratıklar sarmış
    bu yaratıklar evleri basıyor hertarafı dağıtıyor ve acıkdıklarında insanlarada saldırabiliyorlarmış.dün gecede bu genç adamın evine girmişler her tarafı darmadağın etmişler ama neyseki genç adama zarar vermemişler.genç adamın böyle içinden mırıldanmasının sebebi buymuş.
    genç adaM bu işe öyle kendini kapdırmışdıki elini yüzünü yıkarken aynaya bakdığındda arkasında dün akşam evine giren yaratıklardan birini görmüşdü ve korkuyla çığlık attı.
    genç adamda bu küçük kasaBAYA ZATEN devlet tarafından bu yaratıklar hakkında bilgi edinmek için gönderilmişdi. bu nedenle artık labaratuarına gitmesi gerekiyordu. aceleyle üstünü giyindikden sonra mutfağa gidip kahvaltısını etti.
    artık işe gitme vakti gelmişdi.evden çıkarken kızgınlıkla kapıyı sertçe çarpmışdı. o kadar dalgındıki koşa koşa arabasına giderken
    evde çantasını unuttuğunu farketti uğursuz gün nedeniyle evden çıkası bile olmayan genç adamın başına bunun gelmesi onu iyice kızdırmışdı zaten yaratıklarla ilgili bişey bulamıyorlardı bu nedenle bir an önce bu işi bitirip eve gitmek istiyordu ama bu gün onun için bir işarette olabilirdi bunu biliyordu genç adam ama böyle birgün nasıl iyiye gidebilirdiki diyede düşünüyordu. odasında çantayı ararken birdenbire farkında bile olmadan işte diye bağırdı. bunun için bir an kendinden utanmışdı ama hiç takmadın yere eğilip bağırma sebebine bakıyordu. bu bulduğu şey ama gerçekden çok önemliydi. çünkü dün saldıran yaratıklardan biri kendilerine ait bir parça düşürmüşdü.çantasını buldukdan sonra sevinçle arabasına koşdu.
    ************************************
    labaratuara geldiğinde arkadaşları genç adamın böyle kötü bir günde sevinçli olmasına inanamamışdı. kimse genç adamın mutluluğunu bozmamak için birşey sormuyorlardı.ama en sonun da aralarındfan biri dayanamayıp sordu. ahmet bu mutluluğunun sebebi nedir' dedi
    genç adam ' yaratıklarla ilgili çok önemli bir ipucu buldum' diyince herkez dikleşip genç adamın odasına doğru yöneldiler.
    mehmet ney buldun yaratıklarla ilgili' dedi
    genç adam 'dün yaratıklar evime saldırmışdı ve yaratıklardan biri odadaki tablo çivisine derisi takılmış bu nedenlede küçük bir parça eti kesilmiş' dedi
    odadaki herkez bu cevabı duyunca birdenbire bağırmaya başladılaR
    genç adam ' hemen çalışmalara başlayıp bu parçayı çözmeliyiz' dedi
    herkez hiç olmadığı kadar umutlu bir şekilde çalışmalara koyuldu .
    *************************************
    aradan 2 hafta geçmişdi ve hala bir sonuç bulamamışlardı.genç adam herzamanki gibi kızgın bir şekilde labaratuara gidiyordu.
    labaratuara ulaşdığında içeriye girer girmez sanki içini bir mutluluk sarmışdı hemen asistanına gidip durumu sordu
    aldığı cevap üzerine sevinçde uçucakdı çünkü bulduğu ip ucunun sonucuna varılmışdı.

    hemen ' peki sonuç ney ' dedi
    üzgünüm buna siz bakmalısınız çünkü biraz ürkütücü dedi asistan
    aceleyle odasına koşan genç adam masasının üstünde duran sonuçları gördü yerine oturdukdan sonra sonuçlara bakmaya koyuldu. sonuçları gördüğünde ağzı açık kalmışdı genç adamın çünkü sonuçlar mutasyon geçirmiş bir uzaylıyı gösteriyordu
    genç adam ne yapacağını şaşırmışdı içindeki sorulara dalmışdı acaba bu iyimiydi yoksa kötümüydü iyi olmasını diliyordu ama kötü duygusu ağır basıyodu çünkü şu ana kadar hiç kimse uzaylı görmemiş gördüysede kayıtlara geçmediğinden hiç bi bilgiye sahip değildi kayıtlara geçsede bişey değişmezdi çünkü bu yaratıklar mutasyon geçirmişdi.
    odasından hızla çıkarak arabasına gitti içerden çıkarken kimsenin sorusunu dinlemedi.
    arabasına binip giderken kendiside nereye gittiğini bilmiyordu.kimsenin uğramadığı tenha kasabada yollar bomboşdu. yolda arabayla ilerlerken aklına bu yaratıkların ormanda yaşadığı dedikodusu geldi. birdenbire frene bastı ve geri döndü.
    ormana gidicekdi ama yaratıklar araba sesini duyabilirlerdi bu nedenle arabayı bırakıp yürüyerek gidicekdi. arabayı yolun kenarına bırakdıktan sonra ormana doğru gitmeye başladı giderken garip garip sesler duymuşdu hemen kenardaki çalılıkların arkasına saklanıp aradan bakmaya başlamışdı yaklaşık yarım dakika sonrayaratıkları görmüşdü ve gözlerine inanamamışdı. yaratıkları hiç bu kadar yakından inceleme fırsatı bulamamışdı.bu denenle çantasından çıkardığı ses kayıt cihazıyla seslerini banda çekmeye başladı
    yaratıklar aynı insanlara benziyorlardı.yaratıklar ordan uzaklaşdığında genç adam yaratıkları gizlice takip etti ve konuşmalarını biraz daha ses bandına çekdi artık yapcağı pek bişey kalmamışdı ve çakdırmadan arabasına gitti arabasına bindiğinde derin bir iç çekdi.
    artık şimdi ne yapacakdı genç adam.hiddetli bir şekilde gaz pedalına basdı. labaratuara ulaşdığında hemen asistanına ses bandını vererek 'ben bugün çok yoruldum evime gidip dinleneceğim' dedi
    evine ulaşdığında ev gözüne bir değişik gözükmüşdü ama aslında hiç birşey yokdu sadece diğer günlere nazaran bu günün biraz daha iyi bir gün olmasıydı sebebi hemen odasına gitti o kadar yorgunduki üstünü bile çıkarmadan taş gibi olan yatağına bırakdı kendini yatak çok sert olduğundan sırtı biraz acımışdı ama hemen uyuyup bu günü atlatmak istiyordu.
    erken yatmasından dolayı kalktığında gece yarısıydı.
    bitkin bir şekilde evin içinde dolaşırken pencereden bir ışık gördü baktığında yaratıkları görmüşdü ve o anda yaratıkların yolun ortasında oluşan küçük bir ateş alevlerinden korktuğunu görmüş ve o anda anlamışdıki bu yaratıkların mükemmel hiç bir eksik yanı olmuyaN YOK eilemeyen yaratıklar olmadığını ve onlarında eksik yönü ateş miş ateşden korkuyorlarmış.
    sabahın olmasını heyecanla bekliyormuş.ama dayanamamış iş yerine gitmiş herkezi telefonla arayıp iş yerine çağırmış ve acilen bir toplantı yapılmasını emretmiş.
    herkez toplantı salonuna geldiğinde konuşmaya başlamış 'arkadaşlar dün gece gece kalktığımda evimin önünde bir ateş gördüm ve yaratıklarda ordaydı diyceksiniz bunla yaratığın ne alakası var ilk başta bende öyle dedim biraz izledikden sonra farkettim ki yaratıkların eksik yönü ateşmiş yani dün gece yaratıklar orda yanan ateşsden kaçıyorlardı'
    salondakiler bunu duyunca hep bir ağızdan konuşmaya başlamışlar
    genç adam biraz duraksadıkdan sonra konuşmasına devam etmiş.' tabi dün akşam be nçok düşündüm ne yapabiliriz diye bir çözüm yolu buldum ama bunun için bazı şeylerden vazgeçmemiz lazım demiş
    salondakilerden biri neydden vazgeçmemiz lazım demiş
    genç adam konuşmasına devam etmiş 'hemen anlatıyım demiş 'hepimiz yaratıkların ormanda yaşadığını biliyoruz değilmi işte bizde ormanın etrafını bir çember şeklinde ateşle kaplayacağız sonra çemberi daraltascağız ve yaratıklar ateş içerisinde kalıp ölücekler deminki dediğğim gibi bunu yapm ak içinde vazgeçmemiz gereken şey çok önemli olan ormanımızdan vazgeçmeliyiz demiş
    salondakiler nasıl olur buuuu ama sesi yükselmiş
    genç adam bunu yapmazsaK yaratıklar berkide ürüyerek çoğolcaklar ve bizi ve gelecek çağadakileri yok edicekler ama ormanlar giderse yaratıklar yok olucak ormanlarda hemen ertesi güğn çalışmara başlarsak en az 1 yıl içindde eski haline getirebiliriz demiş
    salondakiler bu lafları duyunca genç adama hak vermişler
    sonra bir ses yükselmiş peki bunu nasıl yapacağız demiş
    genç adam herşeyi düşündüğü için hiç beklemeden hemen cevap vermiş' kasabada bir konuşma ypacağız herşeyi anlaTICAĞIZ sonrada işler planladığıomız gibi gidecek demiş
    herkez susmuş hiç ses çıkmamış çünkü ilk başda küçümsedikleri adam büyük bir iş başarmış. bunun için kendilerinden utanmışlar
    genç adam sorunuz yoksa toplantı bitti herkez dağalabilir demiş

    *******************************
    aradan 1 ay geçdikden sonra kasabadaki tüm hazuırlıklar tamamlanmış. artık sadece ormanın etrafına kurulan düzenekleri ateşe vermek kalıyormuş.genç adam hiç sevinçli olmadığı kadar sevinçli bir şekilde sabah olmasını bekliyormuş.kaç saaattir yatakda duruyormuş ama bir türlü uyuyamıyormuş sonunda uykuya dalmış sabah olduğunda umudu hiç kırılmamışdı ve bunun için şaşırmışdı çünkü iyi biten günün ardından hep kötü oluyormuş
    herzamanki şekilde evden çıokmış kasabanın ortasına hittiğinde herkez onu bekliyormuş ama sanki kimse yokmuş bunun nedeni ayratıkların şüphelenmemesi için herkez sessizmiş.
    herkez ormana doğru yürümeye başlamış.
    ormana ulaştıklarında genç aDAM BİR AN İÇ ÇEKEREK DÜZENEKLERİ ateşe vermiş. çember gittikce daralıyormuş ve yaratıkların sesleri geliyormuş.
    çember iyice bittiğinde kontrol etmeye gitmişler ve yaratıklara dair hiç bir ize rastlayamamışlar bu nedenle tüm kasaba sevinçden havlara uçuyormuş
    ****************************
    aradan 1 hafta geçdikden sonra başkana gönderilen mektupdan cevap gelmiş ve arama yapılmak için oraya bir grup gönderileceğini söylemiş başkan
    2 3 gün aradan sonra grup gelmiş çevrede yoğun bir arama yapmış ama hiç bir ize rastlanmamış.genç adam artık ailesinin yanına döneceği için çok sevinçliymiş ama burayada çok alışmış ama yapması gereken bir iş varmış
    yaşadığı şehre dönüp başkan dan ödülünü almalıymış
    başkanıon yanına gittiğinde büyük bir törenle ödülünü almmış
    şimdi ailesinin yanına gitme vakdi gelmiş. eve gittiğinde eşi ve çocukları babalarını çok özlemişler. doya doya öpüp sarılmışlar
    sonra babalarından çocuklar orda yaşananlarıanlatmalarını istemiş günü böyle geçmiş
    ve yatağına gitmiş yatağa yatmış ve düşünürken kasabalılara verdiği söz aklına gelmiş yok olan ormanı yeniden ağaçlandıracaklardı. sabah kalkmışlar ve olanları eşine anlatmış eşide kabul etmiş ve ailece artık kasabaya taşınıp kasabada olanların izlerini beraber sileceklermiş.
    artık genç adam tüm dünya tarafından tanınıyormuş oda hergün gördüğü kabuslardan kötü geçen günlerden kurtulduğu için sevnçliymiş ailesiyle birlikte kasabnada möutlu mesut yaşamışlar.
    SSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSOOOOOOOOOOOOOOONNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNN
    ben yazdımmmmmm
  4. apocancan1
    Offline

    apocancan1 New Member

    Mesajlar:
    1
    Aldığı Beğeni:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Cevap: Uydurma Hikayeler

    çok salakça şeyler paylaşmışsınız qüzeL şeyLeR PayLaşın ARkaDaşLaR...!!!LütFen....!!! :mad: :ex101::ex110::ex97::ex127::ex200:
  5. izafet uye
    Online

    izafet uye Misafir

    Cevap: Uydurma Hikayeler

    BAKKALCININ SORUNU (buda benden masal olsun)
    bir bakkalcı varmış bu bakklalcı çok neşeli olurmuş, ama, onun aklına bir çocuk takılıyormuş. o çocuk bakkalcı gelmeden önce kapıda bekler , o gelince gider ,o içeri girince orada dururmuş. bir gün bakkalcı hep açık olmuş onun anlamaması için ışıkları kapatmış o gelince. orada durmasını beklemiş, çocuk anlamış ve``merak etme amca kötü niyetim yok, ben biraz fakir olabilirim ama hirsız dilenci asla ben o kötü durumlara nefret ederim. pardon bende sana rahatsızlık verip duruyordum.ama ailemin durumu düzelmeye başladı . aslında şey ben burada seninle beraber çalışsam olurmu.``bakkalcı``merak etme yavrum senin amacının kötü olmadığını biliyordum,ama derdini bilmiyordum onun için senin gelmeni bekledim.benim yanımda zevle çalışabilirsin , bir dahakine utanma tamammı güzel yavrum``der. bakkalcı evine gitti huzurla uyudu sonraki günler artık çalışması kolay oluyordu oluyordu hem de çocuğun durumu düzeldi ve bakkalcı ile çok iyi anlaştılar...

Sayfayı Paylaş