William Butler Yeats Tüm Şiirleri

Konusu 'Sanat ve Edebiyat' forumundadır ve Kadı Kızı tarafından 21 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    [TABLE="width: 100%"]
    [TR]
    [TD="width: 100%, align: left"]

    Kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi
    Kaç kişi güzelliğini sevdi
    Belki gerçek aşkla; belki değil

    Ama bir tek kişi seni sevdi.
    Bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi.
    [/TD]
    [/TR]
    [TR]
    [TD="width: 100%, align: left"]
    [/TD]
    [/TR]
    [TR]
    [TD="width: 100%, align: left"]

    [/TD]
    [/TR]
    [TR]
    [TD="width: 100%, align: center"]
    [/TD]
    [/TR]
    [TR]
    [TD="width: 100%, align: center"][/TD]
    [/TR]
    [TR]
    [TD="width: 100%, align: left"]
    William Butler Yeats
    [/TD]
    [/TR]
    [/TABLE]
     
  2. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Kadının Kalbi / The Heart Of The Woman

    [TABLE="width: 100%"]
    [TR]
    [TD="width: 100%, align: left"]
    Kadının Kalbi / The Heart Of The Woman
    Eki Görüntüle 1232092901cocuk_anne_1_.jpg
    Duayla ve rahatlıkla dolu
    O küçük odadan bana ne;
    Beni sıkıntıya davet etti o,
    Göğsüm yatıyor göğsünün üzerinde.

    Bana ne annemin güvenli, sıcak
    O evde gösterdiği itinadan;
    Gölgeli çiçekleriyle saklayacak
    Saçım bizi şiddetli fırtınadan.

    Ey saklayan saçlar, nemli gözler,
    Ne yaşam var bana artık ne ölüm,
    Kalbim sıcak kalbinin üzerindedir,
    Soluğuyla karışmıştır soluğum.


    Osman TUĞLU çevirisi
    [/TD]
    [/TR]
    [TR]
    [TD="width: 100%, align: left"][/TD]
    [/TR]
    [TR]
    [TD="width: 100%, align: left"][/TD]
    [/TR]
    [TR]
    [TD="width: 100%, align: center"][/TD]
    [/TR]
    [TR]
    [TD="width: 100%, align: center"][/TD]
    [/TR]
    [TR]
    [TD="width: 100%, align: left"]
    William Butler Yeats
    [/TD]
    [/TR]
    [/TABLE]
     
  3. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: William Butler Yeats Tüm Şiirleri

    Yaşlandığın Vakit / When You Are Old / Yeats / Çeviri



    Saçın solduğu, için uyku dolduğunda geçen yaşla,
    Ve ocak başında daldığın vakit bu kitaba bak,
    Yavaşça oku ve eskiden sahip olduğu o yumuşak
    Bakışlarını gözlerinin ve derin gölgelerini düşle.

    Kaç kişi sevdi senin hoş zarafetinin cevherini,
    Ve sevdi güzelliğini aşkla yalan ya da hakikat,
    Sendeki gezgin ruhu bir tek adam sevdi fakat
    Ve sevdi senin değişen yüzünün kederini;

    Ve çömelerek yanına kızgın ocak parmaklığının
    Mırıldan bir az, Aşk nasıl da uçup gitti
    Ve dağların başları üzerinden geçip gitti
    Ve sakladı yüzünü arasına yıldız kalabalığının.




    Dr. Osman TUĞLU Çevirisi


    William Butler Yeats

     
    Last edited by a moderator: 20 Aralık 2014 01:56
  4. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Yaprakların Dökülüşü / The Falling Of The Leaves / Yeats

    Yaprakların Dökülüşü /
    The Falling Of The Leaves / Yeats



    Bizi seven uzun yaprakların üzerinde sonbahar,
    Ve arpa demetlerindeki sıçanların üzerinde;
    Üstümüzdeki üvez ağacı yapraklarını sarartıyor,
    Sarartıyor nemli yabani çilek yapraklarını ve de.


    Aşkın tükeniş saatleri kuşattı ikimizi,
    Kederli ruhlarımız şimdi yorgun ve yıpranık;
    Tutku mevsimi unutmadan önce bizi,
    Eğik alnında bir buse ve gözyaşı,

    Ayrılalım artık.


    Dr. Osman TUĞLU Çevirisi
    William Butler Yeats

     
    Last edited by a moderator: 20 Aralık 2014 01:56
  5. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Çalıntı Çocuk / The Stolen Child

    Çalıntı Çocuk / The Stolen Child

    O yerde kayalık yükseltisi alçalır
    Batar göle Sleuth Ormanları'nın,
    Dağıtır kanat çırpan balıkçıllar
    Uykusunu mayışık su sıçanlarının,
    Uzanır yaprak kaplı bir ada;
    Gizledik bizler işte orada
    Dutlarla, çalıntı ve kıpkırmızı
    Kirazlarla dolu peri küpümüzü.

    Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
    Birlikte gelin kaybolun el ele
    Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
    Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!

    Aydınlatır o yerde müphem ve hakî
    Bir kumsalı halesi Ay'ın,
    Yayan yürürüz o en uzaktaki
    Burun'dan daha uzağa hep geceleyin,
    Geçmiş dansları yaratarak,
    Eller ve bakışları bibirine katarak
    Ay kaçıp gidene değin ta ki.
    Zıplarız oraya buraya
    Köpüklü balonların peşinde neşeyle,
    Dopduluyken endişeyle
    Ve uykusunda huzursuzken Dünya.

    Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
    Birlikte gelin kaybolun el ele
    Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
    Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!

    Yukarılarındaki tepelerden Glen-Car'ın
    Başı boş suların fışkırdığı o yerde;
    Ancak bir tek yıldızın arasında sazlıkların
    Zar zor yıkanabildiği o birikintilerde
    Arıyoruz pinekleyen bir alabalık
    Kulaklarına sıkıntılı düşleri
    Fısıldayarak ediyoruz armağan;
    Eğilerek usulcacık
    Genç akarsulara gözyaşları
    Akıtan eğrelti otlarından.

    Bu sulara, yabanıllığa bir peri ile
    Birlikte gelin kaybolun el ele
    Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
    Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!

    Vakur gözlü bizimle birlikte
    Geliyor uzağa:
    Ne sıcak tepelikte
    Dana böğürtülerini işitecek bir daha
    Ne göğsüne ocaktaki çaydanlığın
    Şakıdığı o huzurlu nağmeyi,
    Ne de yulaf unu dolu sandığın
    Çevresinde fır dönen esmer fareyi.

    Çünkü bu sulara, yabanıllığa el ele
    Geliyor bir peri ile
    Ağlayışı bilebileceğinden daha çok
    Bir dünyadan, o insancıl çocuk.

    Çeviren:Osman TUĞLU
    William Butler Yeats
     
  6. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Aşk Üzüntüsü / Sorrow Of Love


    Aşk Üzüntüsü / Sorrow Of Love


    Saklamıştı, çekişmesi serçelerin saçaklarda,
    Ve dolunay ve yıldızların doldurduğu gök,
    Ve yükselen şarkı uğuldayan yapraklarda,
    Dünyanın eski ve bıkkın feryadını uzağa çok.

    Ve sonra sen o gamlı al dudaklarınla döndün
    Ve bütün yüküyle nice sayısız senenin
    Ve çalışan gemilerinin elemiyle bütün,
    Dünyanın tüm gözyaşları geldi yanında senin.

    Sarsılıyor şimdi, saçaklarda dövüşen serçeler
    Süt kesiği solgun ay, ak yıldızlar göklerdeki,
    Ve huzursuz yapraklardan yükselen teraneler,
    Eski ve yılgın feryadıyla dünyanın çok feci.

    Dr. Osman TUĞLU Çevirisi
    William Butler Yeats
     
  7. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - At Galway Races / Galway At Yarışlarında / Yeats


    At Galway Races / Galway At Yarışlarında / Yeats

    Dörtnala gidenler atların eyerinde,
    Arkadan ilerleyen kalabalık,
    Bütünleşiyor, yarış yerinde,
    Sevinç, sağlıyor birlik:
    Bizi de izleyenler vardı eskiden
    Dinleyenler, çabamızda yüreklendirenler;
    Atlılar ve de, bize yoldaşlık eden,
    Çekingen nefesini tüccar ile memur
    Üzerine solumamışlarken henüz dünyanın.
    Şakıyın: Ay bir yerlerde yenilenmek üzere
    Ölüm olmadığını öğreneceğiz uyumanın,
    İşitiliyor değiştirmekte ezgisini yerküre,
    Vahşileşiyor eti ve o yine avaz avaz
    Haykırıyor olduğu gibi yarış pistinde
    Ve bizi yüreklendirenler buluyoruz
    Gidenler arasında atlar üstünde.


    Osman TUĞLU
    William Butler Yeats
     
  8. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Benim Olsaydı Göklerin Nakışlı Örtüleri / HAD I the heav

    Benim Olsaydı Göklerin Nakışlı Örtüleri / HAD I the heavens' embroidered cloths

    BENİM olsaydılar altın ve gümüş ışığın
    İşlemesiyle nakışlı göğün örtüleri,
    Gece ve aydınlığın ve alaca ışığın
    Mavi renkli ve solgun ve koyu örtüleri,
    Onları ayaklarının altına sererdim;
    Yoksulum fakat, sahibim yalnız düşlerime;
    Ayaklarının altına düşlerimi serdim,
    Üzerindesin zira usul bas düşlerime.

    Dr. Osman Tuğlu çevirisi
    William Butler Yeats
     
  9. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Bir Gençlik Anısı / A Memory Of Youth

    Bir Gençlik Anısı / A Memory Of Youth

    BİR oyunda gibi geçip gitti anlar;
    Ben sahip oldum aşktan doğan irfana;
    Aldım sağduyudan kendime düşen payı,
    Ama söylediklerime rağmen dilim döndüğü kadar
    Ve övgüsünü almama karşılık bundan dolayı,
    Apansız Aşk Ayı'nı sakladı bir yana
    Şu acımasız kuzeyden esip gelen bir rüzgar.


    Söylediğim her bir kelimeye inana inana
    Övdüm onun bedenini ve aklını ben
    Övdüm övgü parıldatana dek gözlerini,
    Ve memnuniyet yanaklarını kızartana,
    Gurur hafifletene dek ayak seslerini,
    Fakat biz, bütün bu övgülere rağmen
    Birşey bulamadık üstümüzde karanlıktan başka.


    Bir taş kadar sessiz oturduk
    Onun tek kelime söylememesine karşın
    Anlamıştık, ölmeliydi aşkın en iyisi bile,
    Ve acımasızca edilmeliydi yok
    Muhteşem Ay'ına bulutlardan gözyaşı dökmese
    En gülüncünden küçük bir kuşun
    Çığlığı üzerine o Aşk.




    Dr. Osman TUĞLU çevirisi
    William Butler Yeats
     
  10. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Bir Gün Sineği (Ephemera)

    Bir Gün Sineği (Ephemera)

    'Gözlerimden hiç bezmeyen gözlerin kederle
    ağırlaşan kapaklarının altında eğiliyorlar artık
    aşkımız tükeniyor çünkü.'

    Ona dedi ki kız:
    'Madem tükeniyor aşkımız, Tutku,
    O zavallı ve yorgun çocuk,
    tam uykulara dalmışken,
    şu tatlı saatte
    ıssız kıyısında gölün son bir kez olsun
    seninle yanyana duralım:
    Nice ırak görünür yıldızlar, ilk öpüşmemiz
    ne kadar uzak, ve ah kalbim
    bak nasıl da ihtiyar! '
    Yanı sıra kuru yaprakların dalgın gezindiler,
    ellerine aldığında ellerini yavaşça cevap verdi o:
    'Tutku çok yıprattı aylak kalplerimizi.'

    Etraflarını orman sarmıştı ve saramış yapraklar
    sönmüş göktaşları gibi dökülüyorlardı karanlıkta
    o an, yaşlı ve aksak bir tavşan
    patikadan topallayarak aşağı indi;
    Sonbahar sırtındaydı onun:Ve bir kez daha
    ıssız gölün kıyısında beraberdiler şimdi.
    kızın, dönünce, göğsünde ve saçında
    gözleri gibi çiylenmiş ölü yaprakları
    toplayıp sessizlik içinde
    sürüklediğini gördü.
    'Ah, üzülme,' dedi,
    'yorulduk diye, çünkü bekliyor bizi başka aşklar:
    Nefret ve sevgi kaygısız saatler boyu.
    Önümüz sonsuzluğa açıktır.
    Aşktır özümüz,
    ve tekrarlanan bir ayrılıktır.'


    Çeviren: Dr. Osman TUĞLU
    William Butler Yeats
     
  11. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Çıngıraklı Şapka / The Cap and Bells

    Çıngıraklı Şapka / The Cap and Bells

    Girdi bahçeden içeri soytarı:
    Bahçeyi bürümüştü sessizlik;
    Buyurdu ruhuna yüksel yukarı
    Ve onun pencere eşiğine çık.

    Bağrışmaya başlarken baykuşlar
    Doğru yükseldi üstünde saf mavi elbisesi:
    Bilge dilli kılmıştı onu düşündüğü
    Dingin ve hafif bir ayak sesi;

    Genç kraliçe dinlemedi fakat;
    Uçuk renk geceliğiyle yatağından kalktı;
    Kapadı ağır kanadını pencerenin
    Ve mandalını taktı.

    Yüreğine emretti soytarı, git ona,
    Baykuşlar bırakmışlarken bağırışı;
    Kırmızı titrek bir elbiseyle o da
    Şarkılar söyledi kapısına karşı.

    Tatlı dilli kılmıştı hayali
    Çiçek gibi saçların bir uçuşmasının;
    Fakat onu kraliçe havalara savurdu
    Yelpazesini alıp üzerinden masanın.

    ‘Çıngıraklı şapkam var.’ dedi
    ‘Ona yollayacağım ve öleceğim sonra’,
    Ve de gün ağarırken
    Bıraktı onun geçeceği yola.

    Kraliçe saçlarından bir bulutun altında,
    Yatırdı bağrına şapka ve çıngırakları,
    Ve yıldızlar görünür olana dek havada
    Bir aşk şarkısı şakıdı kızıl dudakları.

    Kapısını penceresini açtı,
    Ve yürek ile ruh girdiler içeri,
    Sağ eline kırmızı olan geldi,
    Sol eline de mavi.

    Ağustos böceklerince bir ses yükselttiler,
    Akıllı ve tatlı bir cırıltı,
    Ve saçı bir katlama çiçekti kraliçenin,
    Ayaklarında aşkın sükuneti.


    Çeviren Dr. Osman TUĞLU






    The Cap and Bells

    by William Butler YEATS

    THE JESTER walked in the garden:
    The garden had fallen still;
    He bade his soul rise upward
    And stand on her window-sill.

    It rose in a straight blue garment,
    When owls began to call:
    It had grown wise-tongued by thinking
    Of a quiet and light footfall;

    But the young queen would not listen;
    She rose in her pale night gown;
    She drew in the heavy casement
    And pushed the latches down.

    He bade his heart go to her,
    When the owls called out no more;
    In a red and quivering garment
    It sang to her through the door.

    It had grown sweet-tongued by dreaming,
    Of a flutter of flower-like hair;
    But she took up her fan from the table
    And waved it off on the air.

    ‘I have cap and bells’ he pondered,
    ‘I will send them to her and die; ’
    And when the morning whitened
    He left them where she went by.

    She laid them upon her bosom,
    Under a cloud of her hair,
    And her red lips sang them a love song:
    Till stars grew out of the air.

    She opened her door and her window,
    And the heart and the soul came through,
    To her right hand came the red one,
    To her left hand came the blue.

    They set up a noise like crickets,
    A chattering wise and sweet,
    And her hair was a folded flower
    And the quiet of love in her feet.


    William Butler Yeats

     
  12. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Ephemera

    Ephemera

    “ Bir kez olsun gözlerimden yorulmayan gözlerin

    Hüzünle eğiliyor artık sarkmış göz kapaklarının altında,

    Sevgimizin solmasından”



    “Tükeniyor olsa da sevgimiz

    gel bir kez daha duralım

    gölün o ıssız kıyısında

    uykuya daldığında tutku; o çaresiz yorgun çocuk,

    o soylu saatte beraberce.



    Ne kadar uzakta görünüyor yıldızlar

    Ve ilk öpüşmemiz ne kadar uzak

    Ve ah, yüreğim ne kadar yaşlı”





    Dalgın gezindiler kuru yapraklar boyunca

    Usulca dokunarak kadının ellerine:

    “ Tutku, çok yıprattı yüreklerimizi.”



    Ağaçlar çevreledi onları ve sarı yapraklar

    dökülmüştü karanlığa solgun ağanlar gibi ve

    o an yaşlı ve aksak bir tavşan sıçradı patikaya,

    Sonbahar üzerindeydi adamın: ve bir kez daha

    durdular gölün o ıssız kıyısında.

    Ölü yaprakları sürüklediğini görmüştü kadının

    Döndüğünde

    Sessizce topladığını onları, gözleri

    Göğüsleri ve saçları gibi nemli.



    “Ah hüznü bırak

    Yorgunuz bizi bekleyen başka aşklar için,

    Sevmek ve nefret etmek için kaygısız saatler boyu

    Ölümsüzlük uzanır önümüzde, ruhlarımız

    Sevgilerdir ve bir sürekli ayrılış.”


    William Butler Yeats
     
  13. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Geçti O Dans Günleri / Those Dancing Days Are Gone

    Geçti O Dans Günleri / Those Dancing Days Are Gone


    Geçti o dans günleri, gel
    Kulağına bir şarkı söyliyeyim
    Geçti o ipek atlas giyim;
    Bir taşa çömel,
    Sarınsın gövden
    Pis bir paçavrayı;
    Götürüyorum altın bir kapta Güneş'i ben.
    Gümüş bir çantaya koydum Ay'ı.

    Bir düzenbazsa eden seni en çok memnun
    Bir de soğuk bir kitabe
    Altında bir yerlerde bir tepe
    Gibi uyuyan çocuklarıysa onun
    Ne gelir ki elden?
    Şakıdım dosdoğru, oku bildiğin belayı;
    Götürüyorum altın bir kapta Güneş'i ben.
    Gümüş bir çantaya koydum Ay'ı.

    Günlerce bunu düşündüm.
    Bırakır öğleden sonra
    Numarasını bir kenara
    Bastonuna yaslanmış bir adam,
    Şakıyabilir, şakır da ayırt etmeden
    Yatırana dek yaşlıyı bakireyi.
    Götürüyorum altın bir kapta Güneş'i ben.
    Gümüş bir çantaya koydum Ay'ı.



    Osman TUĞLU çevirisi


    William Butler Yeats
     
  14. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - He Hears The Cry Of The Sedge

    He Hears The Cry Of The Sedge

    Gölün kıyısında ıssızlıkta
    Şöyle inliyordu rüzgar
    Gezindiğim sazlıkta:

    Yıldızları tutan çarkın
    Kırılıncaya dek dingili,
    Ve bayraklarını Garb'ın ve Şark'ın
    Eller dibe fırlatıncaya,
    Işığın kemeri çözülünceye kadar,
    Seninle kucak kucağa
    Yatmayacak uykudaki sevgili.


    Çeviren Osman TUĞLU



    He Hears The Cry Of The Sedge
    by William Butler Yeats

    I wander by the edge
    Of this desolate lake
    Where wind cries in the sedge:

    Until the axle break
    That keeps the stars in their round,
    And hands hurl in the deep
    The banners of East and West,
    And the girdle of light is unhound,
    Your breast will not lie by the breast
    Of your beloved in sleep.


    William Butler Yeats
     
  15. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Herşey Ayartabilir Beni

    Herşey Ayartabilir Beni

    Herşey ayartabilir beni şu şiir uğraşından:
    Gün olur bir kadının yüzü ya da daha kötüsü
    Çektiği çile alıklarca yönetilen yurdumun;
    Şimdi daha kolayı yok
    Elimin alıştığı bu işten.Gençken
    Metelik vermezdim türkülere,
    Sazını çalmaz mıydı ozan? Kılıç kında beklercesine;
    Razıyım, dileğim yerine gelsin de tek
    Balıktan daha soğuk, daha dilsiz, daha sağır olmaya.



    Çeviren:Enis BATUR


    William Butler Yeats
     
  16. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - İkinci Geliş The Sesond Coming

    İkinci Geliş The Sesond Coming

    Şahin döner döner de
    İşitemez şahinciyi genişleyen çemberde;
    Tutamaz merkez; nesneler dağılmış;
    Dünyada sırf anarşi serbest bırakılmış,
    Kanla kararmış akıntı başıboş kalmış, her yerde
    Masumiyet merasimleri boğulmuş;
    En iyileri inançtan yoksunlar tamamen,
    En kötüler ateşli şiddetle dopdoluyken.

    Muhakkak ifşa vaktidir bazı sırlar hakkında;
    İkinci Geliş muhakkak çok yakında.
    İkinci Geliş! Zar zor çıktı bu sözler
    Uçsuz bucaksız bir imge görüşümü bulandırdığında
    Çıkıp Dünya’nın Ruhu’ndan: çöl kumlarında bir yer;
    Bir suret, vücudu aslan vücudu, başı insan başı
    Anlamsız ve güneş gibi insafsız boş bakışı,
    Gölgeleri öfkeli çöl kuşlarının etrafını sararken
    Hantal bacaklarını kımıldatıyor.

    Yine iniyor karanlık; ama biliyorum ki artık
    Taştan uykunun yirmi asrı
    Sallanan beşiğe kızgın,
    Ve sonunda saati dönüp gelmiş hangi haşin mahlûk
    Beytüllahim’e doğru yorgun argın ilerliyor doğumu için.


    çeviren
    Osman TUĞLU


    William Butler Yeats
     
  17. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Kadının Kalbi / The Heart Of The Woman

    Kadının Kalbi / The Heart Of The Woman

    Duayla ve rahatlıkla dolu
    O küçük odadan bana ne;
    Beni sıkıntıya davet etti o,
    Göğsüm yatıyor göğsünün üzerinde.

    Bana ne annemin güvenli, sıcak
    O evde gösterdiği itinadan;
    Gölgeli çiçekleriyle saklayacak
    Saçım bizi şiddetli fırtınadan.

    Ey saklayan saçlar, nemli gözler,
    Ne yaşam var bana artık ne ölüm,
    Kalbim sıcak kalbinin üzerindedir,
    Soluğuyla karışmıştır soluğum.


    Osman TUĞLU çevirisi

    William Butler Yeats
     
  18. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Kahverengi Peni / The Brown Penny

    Kahverengi Peni / The Brown Penny


    FISILDADIM ‘Çok gencim, ‘ diye
    Sonra da, ‘Yaşlıyım’ diye, ‘ oldukça’;
    Aşk olasılığım var mı bilmek için
    Bir Peni fırlattım havaya.
    ‘Git ve sev, git ve sev, genç adam,
    Eğer gençse ve güzelse kadın.’
    Ah Peni, ah kahverengi Peni,
    Düğümlendim düğümüne saçının.

    Çetrefil bir şeydir ah aşk,
    Yoktur içindekileri bilecek kadar
    Yeterli bilgelikte kimse,
    Ta ki uzağa gidinceye yıldızlar
    Karanlık yüzü ayı yiyinceye dek
    Aşkı tefekkür edeceklerinden.
    Ah Peni, kahverengi Peni,
    Başlayamaz kişi aşka pek erken.



    Osman TUĞLU çevirisi


    William Butler Yeats
     
  19. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Kedi Ve Ay / The Cat And The Moon

    Kedi Ve Ay / The Cat And The Moon

    Kedi gezindi orada burada
    Ve topaç gibi döndü ay aynı,
    Ve ayın en yakın akrabası sünen kedi,
    Dikti yukarıya bakışlarını.
    Kendi gibi gezgin ve yaslı olduğundan
    Kara Minnoş ayı dikkatle süzdü,
    Gökyüzündeki saf soğuk ışık
    Hayvanî kanını üzdü.
    Narin ayaklarını gerdirerek
    Koşuyor çimenlikte Minnoş.
    Dans eder misin, Minnoş, dans eder misin?
    Ne var ki dansa davetten daha hoş,
    Buluştuğu vakit iki yakın akraba?
    Ay öğrenir hem muhtemelen
    Yeni bir dönüş şekli
    Bıkmıştır kibar stilden.
    Çimenler arasında Minnoş uzanır
    Mehtaplı bir yöreden bir yöreye,
    Havada kutsal ay
    Geçmiştir yeni bir evreye.
    Minnoş bilir mi ki gözbebekleri
    Değişimden değişime geçecek,
    Ve hilalden dolunaya,
    Dolunaydan hilale dönüşecek.
    Çimenler arasında Minnoş uzanır
    Bir başına, saygın ve zeki,
    Değişen aya kaldırır
    Değişen gözlerini.


    Dr. Osman TUĞLU Çevirisi

    William Butler Yeats
     
  20. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Zulcenahay

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    53.062
    Medya:
    2
    Aldığı Beğeni:
    1.179
    Ödül Puanları:
    113
    William Butler Yeats - Kutsanmış / The Blessed Boyun büküp dışarı çağırdı Cumhal

    Kutsanmış / The Blessed
    Boyun büküp dışarı çağırdı Cumhal;
    Mağaranın ağzında, gözlerinde bir parıltı,
    Arasında rüzgar ile ormanın
    Gelip de durana kadar Dathi.

    Ve diz büküp dedi ki Cumhal,
    ' Rüzgarlı yolu takiben
    Az da olsa kutsallığını anlamaya
    Ve ettiğin duaları öğrenmeye geldim ben.

    Sana derelerden somon getirebilirim
    Ve göklerden balıkçıl kuşları.'
    Gülümsedi fakat Dathi el kavuşturup
    Gözlerinde Tanrı'nın esrarı.

    Ve her türden kutsanmış ruhlar
    Gördü Cumhal duman gibi akıntılı,
    Kadınlar ve çocukları, kitaplarıyla gençleri,
    Ve yaşlı adamları asalı ve atkılı.

    ‘Hamd et Tanrı’ya ve Anasına,' dedi Dathi,
    Gönderdiler çünkü Anasıyla Tanrı
    Kalplerinizi hoşnutluk doldurmak için
    Dünyada dolaşan en kutsal ruhları.'

    'Hepsinin zarif ve âlâ olduğu yerde,
    Hangisidir içlerinde en kutsal?
    Bu, altın buhurdanlarıyla ormandan
    Şarkı söyleyenler mi? ’ dedi Cumhal.

    ‘Gözlerim kamaşıyor,’ dedi Dathi,
    ‘Tanrı’nın sırlarıyla yarı âmâ,
    Rüzgârın nereye gittiğini görüyor
    Ve yönünü kavrıyorum ama.’

    ‘Ve biz ölürüz gittiği vakit kutsallık,
    İzleyip gittiği vakit rüzgarın peşini;
    Yeryüzündeki en kutsal ruhu görüyorum
    Ve o öne düşürüyor sarhoş başını.’

    ‘Kutsallık gece ve gündüz gelir
    Ve bilir nerede olduğunu akıllı kalbin;
    Ve görür birisi Bozulmaz Gül’ü
    Kızıllığı içinde şarabın,

    Ki baygın yaprakları üstüne uyuşukluk
    Ve letafetini damlatır arzunun,
    Çiyin ve yangının alacakaranlığında
    Uzağa çekilirken dünya ve zaman.’


    Dr. Osman TUĞLU çevirisi


    William Butler Yeats
     

Sayfayı Paylaş