Yeni Doğan Refleksler

Konusu 'Hamilelik Dönemi, Anne ve Çocuk' forumundadır ve Belgrat tarafından 12 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. Belgrat
    Offline

    Belgrat New Member

    Mesajlar:
    4.248
    Aldığı Beğeni:
    61
    Ödül Puanları:
    0
    Refleksler her canlıda bulunan koruyucu mekanizmalardır. Gözünüze birşey kaçtığında gözlerin kırpılması[​IMG] eliniz ateşe değdiğinde elinizi hızla çekmeniz sizi dış dünyadan korumaya yönelik reflekslerdir.İnsanlar yeni doğduklarında sonradan ortadan kalkacak olan birçok reflekse sahiptirler. Bu doğaldır[​IMG] zira yeni doğmuş ve kendini diliyle ifade edemeyen ve tüm sistemleri henüz gelişme aşamasında olan bir canlının erişkin birine göre daha çok koruyucu reflekse ihtiyacı vardır.

    İşte bebeklerin bu nedenle doğduklarında çok sayıda refleksleri vardır. Bebeğiniz büyüdükçe ve kendi kendine başetmeyi öğrendikçe bu erken dönem refleksleri de zayıflayarak ortadan kalkar. Yerine çok daha karmaşık motor beceriler (motor[​IMG]hareket)gelişir ve böylece bebeğiniz kendini dış dünyadaki zararlı olması muhtemel etkenlerden daha iyi koruyabilir hale gelir.Yenidoğan muayenesinde bu refleksler doktor tarafından değerlendirilerek bebeğin nörolojik durumu hakkında bilgi edinilir.

    Uykuda ya da uyanık durumda bebeğiniz esner[​IMG] sıçrar[​IMG] hıçkırır[​IMG] gerinir ve bunları çoğu zaman "nedensiz" yapar. Bu davranışların çoğu refleks tepkilerdir.Bebeğinizin solunum yoluna[​IMG] örnek olarak emme esnasında süt kaçtığında bebeğiniz refleks olarak öksürür ve bu yolla solunum sistemini yabancı maddelerden korur.

    Yeni doğmuş bir bebek parlak bir ışık tutulmasına ya da burnuna dokunulmasına hapşırarak cevap verir.Göz kapaklarına dokunulduğunda gözlerini kırpar.Topuğuna kan almak amacıyla iğne batırılması gibi ağrılı bir uyarana bu uyarandan kaçarak cevap verir.Karnı üstünde yatarken nefessiz kalmamak için başını kaldırarak bir yana çevirir.Bebeğinizin burnunun ya da ağzının üzerine bir nesne koyduğunuzda elleriyle ya da başını hızlıca sallayarak o nesneyi uzaklaştırmaya çalışır.
    Moro ya da "sıçrama" refleksi:Bebeğinizin olağandışı ve aniden gelişen durumlarda verdiği bir tepkidir. Örnek olarak bebeğiniz yatmaktayken yattığı yatağa elle sertçe vurulduğunda bebek "sıçrar". Birden kollar[​IMG] bacaklar ve vücut gergin bir duruma getirilir ve kısa süre sonra eski haline döner.
    Yakalama refleksi: Parmağınızı bebeğinizin avuçiçine koyduğunuzda ortaya çıkar. Bebeğiniz bu uyarana parmağınızı avuçiçinde sıkarak cevap verir.
    Yürüme refleksi: Bebeğiniz ayaktabanlarında bir basınç hissettiğinde ortaya çıkar. Bebeğinizi üstten desteklerseniz ve düz bir zemine ayaklarını değdirirseniz bebeğiniz sanki yürüyormuş gibi ayaklarını hareket ettirmeye başlayacaktır.
    Bebeğinizin emme ve yutma refleksleri de oldukça gelişmiştir:Bu refleksler beslenme açısından çok önemlidir. Bebeğiniz kendisine uygun bir şekilde verilen memeyi oldukça iştahlı bir şekilde emer ve gelen sütü de çok güzel bir şekilde yutarak midesine indirir. Sakinliğe ihtiyacı olduğunda ise bebeğiniz kendi parmağını ya da sizin parmağınızı emerek bu refleksi uygulamayı sürdürür. Bebeğinizin alt ve üst dudak birleşim yerine parmaklarınızla dokunun. Bebeğiniz ağzını açıp parmağınızın bulunduğu yöne doğru dönecek ve aramaya başlayacaktır. Dudaklarına dokunun ve bebeğinizin ağzını açtığını göreceksiniz.
    Bu yukarıda sayılan refleksler bebeğinizin dünyaya geldikten sonra yaşamını idame ettirmesi ve uygun bir şekilde büyüyüp gelişmesi için gerekli olan reflekslerden en önemlileridir.


    Yenidoğanda sarılık


    Yenidoğanda cilt ve gözaklarının (sklera) sarı bir renk almasıdır. Kan bilirubin düzeylerinin yükselmesi ile oluşur. Yaşlanmış ve bozulmuş kırmızı kan hücreleri tarafından üretilen sarı pigmente bilirubin denir. Biluribin normalde karaciğer tarafından barsak sistemine verilerek atılır. Ancak karaciğer bilirubini yeterli oranda barsağa veremezse kanda birikir ve sarılık oluşur.

Sayfayı Paylaş