Turizm Sözlüğü

Konusu 'Tatil ve Turizm' forumundadır ve Kadı Kızı tarafından 27 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    A
    a la carte
    1.Bir restoranda geniş bir seçeneği kapsayan, her tabağın ayrı olarak fiyatlandırıldığı menü. Genellikle tabldottan daha pahalı olur.
    2.Tur operatörleri tarafından üst sınıf tatilleri, imkan dahilindeyse müşterilerin bireysel zevklerini karşılayacak nitelikte olan tatilleri tanımlamak üzere kullanılan bir terim.

    a.m.
    Ante meridiem. Geceyarısı saat 12 ile öğle vakti saat 12 arasındaki 12 saatlik zaman dilimi. Öğleden önce.

    AA
    Otomobil Kurumu.

    AAC
    Havayolları Birlikleri Derneği

    ABC
    1.Başlangıçta tren tarifeleri yayımlayan, daha sonra da diğer taşımacılık alanlarını da kapsayan yayıncı. "ABC"den söz eden seyahat acenteleri genellikle, artık eskimiş olan ve OAG adıyla yayımlanan Hava ABC'sini kastederler.
    2. Bkz. Önceden Yer Ayırtılmış Charter

    abaft
    kıç, bir geminin arka kısmı

    ABLJ
    Kaldırma gücü ayarlanabilir cankurtaran yeleği

    ABPCO
    İngiliz Profesyonel Konferans Organizatörleri Birliği.

    ABTA Seyahat Acentaları Sertifikası
    İngiltere'de, ABTA ve Seyahat Eğitim Şirketi (Travel Training Company) tarafından geliştirilmiş, sınava dayalı bir belge. Daha önceleri ABTA'nın Ulusal Eğitim Kurulu ve Londra Kent Loncaları tarafından yürütülen COTAC ve diğer sınava dayalı belgelerin yerini almıştır. ABTAC, NVQ (bkz. ulusal mesleki sınav) ile kullanılan diğer değerlendirme yöntemlerini sınava dayalı belgeleme sistemiyle ikmal etmek isteyen turizm sektörü baskısı sonucu kullanıma girmiştir.

    AB yasaları
    (ing: European Union Legislation, fra: Législation de I'Union Européen, alm: Gesetzgebung der Europäischen U)
    Avrupa Birliği'ne üye ülkeleri bağlayan uyum yasaları.

    Aborijin turizmi
    (ing: aboriginal tourism, fra: tourisme aborigène, alm: Tourismus in Siedlungsgebieten)
    Yerli kabilelerin bulunduğu yörelerde, yerel ekonomik yapı, tüketim ve üretim alışkanlıkları, kültür, etnik bütünlük ve çevre faktörlerinin otantik karakteri değiştirilmeden yapılan turizm türü.

    Aboryer Raporu
    Restoran girişindeki Aboryer'in hangi odalara kaç porsiyon verdiğini işaretlediği rapor. Bu rapor her öğün içi ayrı ayrı düzenlenir. Ala cart alınan yiyecek ve içecekler raporda yer almaz. Rapora ayrıca bedelsiz yemek alanlar da örneğin müdür, şef, acenta temsilcisi, rehber vb. işaretlenir. Böylece bir öğünde kaç porsiyon yemek verildiği tesbit edilir.

    AC
    1. Klima anlamına gelen bir araç kiralama kısaltma ifadesi. Klima,sıcak bölgelerde iş yapan bir şirketin sunduğu bir seçenektir; araç camlarının kent içinde kapalı tutulabilmesi gibi yararı vardır ki özellikle dünyanın bazı bölgelerinde güvenlik açısından önemlidir.
    2. Alternatif Akım. Voltajda sıfır noktasından belirli bir zirve değere, sonra da ters istikamette zirve değere ulaşan ve bunu bir saniye içinde birçok defa yapan elektrik akımı. İngiltere'de bu değişim frekansı (sıklığı) saniyede 50 defadır. ABD'de ise 60'tır. seyahat edenlerin, cihazlarının farklı frekanslara uyumlu olması konusunda dikkatli olmaları gerekir.

    Acente :
    (ing: agency, fra: agence, alm: Agentur )
    Belirli bir sıfatı olmaksızın, bir sözleşmeye dayalı olarak belirli bir yöre veya yerde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinmiş kimse. Faaliyet konusu bu olan kuruluş.

    Açık sistem kuramı
    Open system theory
    Bir örgütün çevresindeki yaşamdan ayrılmış, ama onunla karşılıklı etki vve tepki ilişkilerinde bulunan ve bu ilişkilerin örgütün yaşama, gelişme br büyümesinde çok önemli rolleri bulunduğunu savunan bir yönteim kuramı.

    Açık alan
    (ing: open area, fra: aire ouverte, alm: freies Feld, )
    İmar görmemiş veya konutlardan ve diğer yapılardan nisbeten arınmış toprak parçası.

    Açık boşaltım sistemi
    (ing: outfall, fra: décharge publique, alm: offener Abfluß)
    İşlem görmüş atık suyu ya da diğer sıvı atıkları doğrudan alıcı ortama ileten taşıyıcı, deşarj hattı.

    Açık büfe
    (ing: buffet, fra: buffet à volonté, alm: offenes Buffet)
    Davetlilerin veya müşterilerin önceden hazırlanmış büfedeki yiyecek ve içeceklerden dilediklerini, istedikleri miktarda alabildikleri düzenleme biçimi.

    Açık fiyat
    (ing: open rate, fra: prix libre, alm: freier Preis)
    Fiyatlandırmada birlik sağlanamayan güzergâhlar için, taşıyıcı firmaların kendi fiyatlarını belirleme konusunda serbest olmaları.

    Açık hava müzesi
    (ing: outdoor museum, fra: musée en plein air, alm: Freiluftmuseum )
    Ender, ilginç ve eski eserlerin yer aldığı açık ziyaret alanı.

    Açılır kapanır koltuk
    (ing: jump seat, fra: siège ejectable, alm: Klappsitz)
    Uçak yardımcı personeli için geliştirilen koltuk türü.

    Advertised tour
    Broşürü yayınlanmış, IT koşulları taşıyan gezi.

    Adyabatik serinlik
    (ing: adiabatic cooling, fra: fraîcheur adiabatique, alm: adiabatische Kühlung,)
    Seyahat sırasında yüksek arazilere çıktıkça hava yoğunluğunun azalması nedeniyle sıcaklığın düşmesi.

    Affinity group
    (ing. affinity, fra.affinité; Alm.Anziehung)
    Değişik ve özel paket tur çeşitleri, özel programlar.

    Afiş
    (ing: poster, fra: affiche, alm: Plakat )
    Bir şeyi tanıtmak, duyurmak için hazırlanan, çoğu resimli duvar ilânı.

    Aft
    (ing: aft, fra: arriére, alm: Heck)
    Uçak ya da geminin arka kısmı.

    Aile bileti
    (ing: family ticket, fra: billet de famille, alm: Familienkarte )
    Aile fertleri için verilen, özel şartlara tâbi bilet.

    Air/Sea
    Bir kısmı havayolu bir kısmı deniz yolu ile yapılan gezi.

    Akarsu turizmi
    (ing: white water tourism, fra: tourisme à eaux vives, alm: Flußtourismus )
    Akarsularda yapılan turizm amaçlı sportif aktiviteleri içeren faaliyetlerin tümü.

    Akdeniz iklimi
    (ing: Mediterranean climate, fra: climat méditerranéen, alm: Mittelmeerklima )
    Yazların sıcak ve yağışsız olması nedeniyle, turistlerin en çok tercih ettiği iklim türü.

    Akıl Payı
    Mind Share
    Sirketlerin tüketici nezdindeki imajını, tüketicinin kafasında ne kadar yer aldığını ifade eder.

    Akifer
    (ing: aquifer, fra: couche aquifère, alm: wasserhaltig )
    Suyun çok uzak mesafelere gitmesini sağlayan, yer altı sularını pınarlara veya kuyulara ileten gözenekli toprak ya da jeolojik oluşum.

    Akıllı acenta
    (ing: intelligent agency, fra: agence intelligente, alm: intelligente Agentur,)
    Turizmde gelir yönetimi, tüketici profili, veri araştırması, tur paketi oluşturulması, doğrudan pazarlama gibi değişik uygulamaları olan temel teknoloji.

    Akşam yemeği
    (ing: dinner, fra: dîner, alm: Abendessen)
    Çeşitli zenginliği olan, günün son ve esas yemeği.

    Aksesuar
    (ing: accessories, fra: accessoires, alm: Zubehör, )
    Bir aletin temel fonksiyonunun görülmesi ile ilgili bulunmayan fakat onun fonksiyonuna ayrı bir kolaylık veya özellik kazandıran ilâve parçalar.

    Aktarma
    (ing: connection, fra: correspondance, alm: Anschluß )
    Gideceği yere doğrudan araç bulunmadığı için, yolcunun bir taşıttan başka bir taşıta geçmesi.

    Aktarma yapılan taşıt
    (ing: connecting carrier, fra: correspondance, alm: Anschlußfahrzeug )
    Yolcunun daha ileri bir noktaya taşınması için ara bir noktada transfer edildiği taşıt.

    Aktarmalı bilet
    (ing: interlining ticket, fra: billet à correspondance, alm: Anschlußfahrkarte)
    Yolcuların farklı ya da aynı havayollarına ait uçaklarla aktarmalı yolculuk yapabildikleri tek bilet.

    Aktarmalı yolcu
    (ing: connecting passenger, fra: passager en transit, alm: Umsteiger)
    Gideceği yere doğrudan araç bulunmadığı için taşıt değiştirmek durumunda kalan yolcu.

    Aktif çamur süreci
    (ing: activated sludge process, fra: méthode de cambouis activé, alm: aktiver Verschlammungsprozeß, )
    Atık su arıtma tesislerinde kullanılan aerobik, biyolojik arıtma süreci.

    Aktivite
    (ing: activity, fra: activité, alm: Aktivität)
    Hareketlilik, etkinlik.

    AKTOB
    The Associatin of the Mediterranean Tourism Businesmen and Hotel Owners
    Akdeniz Turistik İşletmeciler ve Otelciler Birliği

    Alman Turing ve Otomobil Kurumu
    (ing: German Touring and Automobile C, fra: Club Touring et d'Automobile d', alm: Deutscher Touring- und Automobi )
    Üyelerine turistik bilgi, karayolları ve ulaşım konularında yardımda bulunan kurum.

    Almanak
    (ing: almanac, fra: almanach, alm: Almanach,)
    Yılın gün, hafta, ay gibi bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve bir takım astronomik, meteorolojik, istatistikî bilgileri gösteren kitap biçiminde takvim.

    Alış-veriş merkezi
    (Shopping centerfra: centre commercial, alm: Einkaufszentrum)
    Ceşitli tüketim mallarının satışını yapan mağaza ve dükkânlar ile yeme-içme yerleri, banka, araba park yeri, danışma noktası gibi ortak ihtiyaç tesislerinin yer aldığı kompleks.

    Alış veriş tesisleri
    (ing: shopping facilities, fra: magasin, alm: Einkaufsanlagen,)
    Alış veriş yapılmak üzere hizmette bulunan tesisler.

    Alkollü içki
    (ing: alcoholic beverage, fra: boisson alcoolisée alm: alkoholisches Getränk)
    Çeşitli tahıl, meyve ve köklerdeki karbonhidratların fermantasyonu ile hazırlanan ve değişik oranlarda alkol içeren içeceklere verilen genel ad.

    Alkollü içki satışı ruhsatı
    (ing: permit for selling alcoholic b, fra: autorisation de vente des boiss, alm: lizensierter Alkoholausschank,)
    Otel, restoran, eğlence yeri gibi bir tesise, müşterilerine alkollü içki satma konusunda izin veren ilgili yerel yönetim tarafından düzenlenmiş belge.

    All expense tour
    Tüm Masrafları içeren paket gezi
    Turistin ihtiyacı olan ulaştırma, konaklama, yeme-içme, yerel turlar, transferler, havaalanı-otel-havaalanı gibi tüm hizmetleri içeren paket gezi.

    Alternatif pazarlama stratejisi
    (ing: alternative marketing strategy, fra: stratégie de marketing alternat, alm: alternative Vermarktungsstrateg)
    Tur düzenleyicisi tarafından üretilen bir turun pazarlanmasında, genel yöntemler dışında, o turun özelliklerine ve hedef kitlesine göre uygulanan satış yöntemi.

    Alternatif turizm
    (ing: alternative tourism, fra: tourisme alternatif, alm: Alternativtourismus)
    Sosyal ve ekolojik uyuma, yerel ve yabancı girişimcilerin işbirliğine ve gelişmede yerli malzeme kullanılmasına öncelik verme amacını güden turizm çeşidi.

    Alt gelir grubu
    (ing: low income group, fra: groupe à faible revenu, alm: einkommensschwache Gruppe,)
    Gelir dağılımında en az payı alan, tüketim harcamaları sınırlı toplum kesiti.

    Alt yapı
    (ing. infrastructure İng.infrastructure alm.infrastruktur)

    Alt yapı yatırımları
    (ing.infrastructural investments fra.infrastructural investissement Alm.infrastruktural investition)
    Alt yapı yatırımları turizm sektörünün gelişme plan ve programlarında açıkça görülmeyen, bir nevi gizli yatırımlardır. Alt yapı yatırımları sektörü oluşturan diğer turistik yatırımların hayata geçirilmesi ve işlevlerini gerçekleştirebilmesi için gerekli olan genel ve doğrudan turizm amaçlı yatırımları içerir.
    Alt yapı yatırımları başlıca iki başlık altında incelenebilir:
    a)- Genel (Çok Amaçlı) Alt Yapı Yatırımları: Bu yatırımlar doğrudan turizme yönelik olmayan, öncelikle yörenin ekonomik ve sosyal yaşamı için zorunlu olan çok amaçlı yatırımlardır.
    b)-Turizm Amaçlı Alt Yapı Yatırımları: Bu yatırımlar turizm sektörünün gelişmesi ve sektöre dinamizm kazandırılması için gerekli olan yatırımlardır. Artan turizm hareketlerine paralel olarak turizm bölgelerinin düzenlenmesine yönelik çeşitli yatırımlar, özellikle turizmin ortaya çıkardığı alt yapı yatırımlarıdır.

    Amerikan bar
    (ing: American bar, fra: bar américain alm: amerikanische Bar, f )
    Lokanta, otel veya evlerde içki için ayrılmış köşe.

    Amerikan Hava Ulaşımı Birliği
    (ing: Air Transport Association of Am, fra: Association de Transport Aérien, alm: Union der amerikanischen Flugge)
    Amerika Birleşik Devletleri'nde faaliyet gösteren tarifeli uçaklarla ilgili meslek kuruluşu.

    American Plan
    (ing: shopping facilities, fra: magasin alm: Einkaufsanlagen, pl)
    Otelde kalış ve iki öğün yemek dahil fiyat.

    Amerikan Motel Birliği
    (ing: Motel Association of America-MA, fra: Association des Motels de l'Amé, alm: Amerikanischer Motelverband)
    Amerika Birleşik Devletleri'nde motel işletmecileri birliklerinin eyaletler halinde temsil edildikleri meslekî kuruluş.

    Amerikan servisi
    (ing: American service, fra: service américain, alm: amerikanischer Service)
    Yiyeceklerin mutfakta tabaklara hazırlandıktan sonra müşteriye sunulduğu servis şekli.

    Amerikan Seyahat Acentaları Birliği
    (ing: American Society of Travel Agen, fra: Association Américaine des Agen, alm: Union der amerikanischen Reisea)
    170 ülkeden seyahat sektörü ile bağlantılı seyahat acentaları, tur operatörleri, havayolu şirketleri, oteller, kiralık oto firmaları, kruvaziyer işletmelerinden 26.500 üyesi bulunan bir meslek kuruluşu.

    Amerikan Seyahat ve Turizm İdaresi
    (ing: United States Travel and Touris, fra: Administration de Voyages et de, alm: Reise-und Tourismusverwaltung)
    Turist girişini sağlamak ve geliştirmek amacıyla Amerikan Ticaret Bakanlığı bünyesinde kurulu turizm organizasyonu.

    Amortisman
    ing: Appreciation,fra: appréciation, alm: Würdigung
    Turizm sektöründe özellikle konaklama sektöründe amortismana tabi varlıklar ve olayla 4 grupta toplanır:

    1- Binalar.
    2- Mefruşat ve demirbaşlar.
    3- Özel ekipmanlar.
    4- Revizyon ve değişiklikler.

    Anahtar görevlisi
    (ing: key clerk, fra: responsable des clés alm: Schlüsselbewahrer)
    Otellerdeki anahtarları muhafaza eden ve müşterilere otel hizmetleri hakkında bilgi veren kişi.

    Ana yat limanı
    Ana yat limanı, dalga etkisinden uzak kapalı bir alanı kapsayan, büyük çapta kışlama ve bakım-onarım imkanlarının yanısıra, Yat Turizmi Yönetmeliği'ne uygun özellikleri taşıyan limanları ifade eder.

    Animasyon
    (ing: animation, fra: animation alm: Unterhaltungsprogramm)
    Seyahat eden veya konaklama tesislerinde kalan müşterilerin hoşça vakit geçirmesini sağlamak amacıyla yapılan tüm etkinlikler.

    Animatör
    (ing: animator, fra: animateur alm: Animateur)
    Tatilcileri eğlendiren kişi.

    Anıt mezar
    (ing: mausoleum, fra: mausolée, alm: Mausoleum)
    Önemli kişiler için anıt şeklinde tasarlanmış, görkemli mezar.

    Antik kent
    (ing: antique city, fra: cité antique alm: antike Stadt)
    Tarihî dönemlerden kalma yerleşim yeri.

    Ara durak
    Stop over

    Arap Turizm ve Seyahat Acentaları Birliği
    (ing: Arab Association of Tourism and, fra: Association Arabe de Tourisme e, alm: Union der arabischen Tourismus)
    Arap ülkeleri seyahat acentalarının üye oldukları uluslararası kuruluş.

    Arasta
    (ing: shops of the same trade built i, fra: marché des commerçants qui vend, alm: Reihe von Geschäften mit gleich)
    Çarşılarda aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu sıralı kısım.

    Araştırma-geliştirme (Ar-Ge) harcamaları
    (ing: research and development (R-D) expenditures , fra: études de recherche et de dével, alm: Forschung und Entwicklung)
    Temel, uygulamalı araştırma ve geliştirme gibi faaliyetlere yapılan harcamalar.

    Ar-Ge harcamaları teşviki
    Tax deferral on research and development expenditures

    Arazi kiralama
    (ing: land leasing, fra: bail, alm: Pacht)
    Kamuya ait bir toprak parçası üzerinde belli konuda tesis kurmak üzere kira karşılığında uzun süreli irtifak hakkı oluşturma.

    Arazi tahsisi
    (ing: land al********, fra: al******** des terrains alm: öffentliche Landnahme)
    Bir kamu arazisini bir amaç için ayırma.

    Arıtma
    (ing: purification, fra: épuration, alm: Klärung)
    Atık su ya da gazların kirleticilerden temizlenmesi işlemlerinin tümü.

    Asansör
    (ing: elevator, fra: ascenseur, alm: Aufzug)
    İnsanları veya yükleri bir yapının bir katından ötekine veya yüksek yerlere çıkarıp indiren, elektrikle işler araç.

    Asgarî ücret
    (ing: minumum wage, fra: salaire minimum, alm: Mindestlohn)
    Bir ülkede niteliksiz bir işçiye verilmek üzere hükümetler tarafından belirlenen en düşük ücret.

    Asit Test Oranı
    Acid-Test Ratio
    Cari likit aktiflerin (nakitler, hemen satılabilir tahviller vb.) cari borçlara oranı.

    Askerî amaçlı tesis
    (ing: military facility, fra: établissement militaire, alm: militärische Anlage)
    Askerî amaçlarla kullanılan tesis.

    Askerî yasak bölge
    (ing: prohibited military zone, fra: zone militaire interdite, alm: militärische Zone)
    Askerî güvenlik nedeniyle girişlerin yasaklandığı bölge.

    Aşçı
    (ing: cook, fra: cuisinier, alm: Koch)
    Mutfak bölümünün hamur, pasta işleri hariç, her kısmında yemek pişiren görevli.

    Aşı
    (ing: vaccination, fra: vaccination, alm: Impfung)
    Bazı hastalıklara karşı tavsiye olunan veya zorunlu görülen, koruyucu sağlık uygulaması.

    Atık
    (ing: waste, fra: déchets, alm: Abfall)
    çevrede olumsuz etkiler meydana getirecek miktarda atılmış sıvı, katı, gaz ya da radyoaktif madde.

    Atık gömme
    (ing: landfill, fra: ensevelissement des déchets, alm: Abfallenentsorgung)
    Özellikle katı atıkların toprak katmanları arasına depolanması şeklindeki en yaygın tasfiye yöntemi.

    Atık su yönetimi
    (ing: waste water management, fra: gestion des eaux usées, alm: Abwasserkontrolle)
    İnsan sağlığını ve çevreyi korumak amacıyla, atık suyun izlenmesi ve tasfiyesi ile ilgili sistemlerin geliştirilmesi ve uygulanması.

    Atık toplama ve imhası
    (ing: waste collection and removal, fra: collecte et élimination des déc, alm: Abfallsammlung und-vernichtung)
    Turistik merkezlerdeki yoğunlaşmanın sağlık altyapı hizmetlerine eklediği yükün, çöp ve sıvı atık imhasına yansıması.

    Atraksiyon
    (ing: attraction, fra: attraction, alm: Attraktion)
    Eğlence yerlerinde dans arası sunulan, ilgi çekici gösteri.

    ATTA
    (Bkz. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği)

    ATURJET
    Türkiye Turizm Gazetecileri ve Yazarları Derneği

    Audio konferans
    (ing: audio conferencing, fra: audio-conférence alm: Audio-Konferenz)
    Farklı mekânlardaki üç veya daha fazla sayıda kişi arasında telefonla yapılan görüşme.

    Avcılık
    (ing: fishing or hunting, fra: pêche et chasse, alm: Jagd und Fischfang)
    Suda ya da karada avlanma eylemi, avlanma sporu.

    Av tezkeresi
    (ing: hunting certificate, fra: permis de chasse, alm: Jagdschein)
    Vatandaşlara avcılık yapma olanağı veren, yetkili kurumlardan alınmış sertifika.

    Av turizmi
    (ing: hunting tourism, fra: tourisme de chasse, alm: Jagdtourismus)
    Avlanmak için yapılan seyahat organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin tümü.

    Av turizmi izin belgesi
    (ing: license for arranging hunting , fra: licence d'organisation de chass, alm: Lizens für den Jagdtourismus)
    Av turizmi düzenleyen seyahat acentalarının bu faaliyette bulunmaları için T.C. Orman Bakanlığı'ndan almaları gereken sertifika.

    Avrupa Çevre Eğitim Vakfı
    Foundation for Environmental Education in Europe(FEEE)

    Avrupa Ekonomik Topluluğu
    European Economik Community
    1 Ocak 1959'da yürürlüğe giren Roma Anlaşmasıyla kurulan Avrupa Gümrük Birliği

    Avrupa Ülkelerarası Tren Tarifesi
    Thomas Cook's Continental Time Table

    Avrupa Para Birimi
    European Currency Unit
    Avrupa para sistemi içinde yer alan para birimi

    Avrupa Para Sistemi
    European Monetary System (EMS)
    Avrupa Ekonomik Topluluğu ülkelerinin gerçekleştirdiği bir para sistemi.

    Avrupa plânı
    (ing: European plan-EP, fra: plan européen, alm: Übernachtungspreis)
    Avrupa usulü, sadece yatak ücretini içeren konaklama tarifesi.

    Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi
    European Free Trade Area
    Avrupa Ekonomik Topluluğu dışında, Avrupa'da yer alan bir iktisadi birleşme.

    Avrupa Sosyal Turizm Koordinasyonu
    (ing: European Coordinating Committee, fra: Comité Européen de Coordination, alm: Europäisches Koordinierungskomi)
    Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında sosyal turizmi geliştirmek amacıyla 1984 yılında oluşturulan kuruluş.

    Avrupa Yatırım Bankası
    European Investment Bank (EIB)
    Avrupa Ekonomik Topluluğu'na dahil finansal kuruluşlardan biri.
     
  2. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    B
    Back to back tours
    Peşpeşe, birbirini izleyen turlar.

    Bagaj Hakkı
    Baggage allowance
    Yolcu tarafından fazladan ücret ödemeden taşınabilecek yük miktarı.

    Bagaj sigortası
    Baggage insurance.

    Bağlama yeri
    ing: anchorage, fra: mouillage alm: Ankerplatz
    bir deniz aracının demir attığı yer.

    Bağlantılı bilet
    ing: (connection ticket, fra: billet de correspondance alm: Anschlußfahrkarte)
    birden çok havayolu biletinin birbirine bağlı şekilde ve aynı zamanda, tek bir sözleşmeyle yolcuya veriliş şekli.

    Bağlantılı uçuş
    ing: connection flight, fra: vol à correspondance alm: Anschlußflug
    uçak yolculuğunda, hedef noktasına varıncaya kadar değiştirilen uçuş.

    Bağlantılı uçuşa yetişememe
    ing: misconnection, fra: manquer la correspondance, alm: Fehlanschluß
    bağlantılı uçuşu gerçekleştirecek olan uçağı kaçırma.

    Bahşiş
    ing: tip, fra: pourboire alm: Trinkgeld
    bir hizmet görene hakkı olan ödemeden ayrı olarak verilen para.

    Bakım ve tedavi tesisi
    ing: nursing and treatment facility, fra: établissement de soin alm: humanmedizinische Anlage
    yaşlılık ya da sağlık bozulması nedenleriyle normal yaşam sürdüremeyen insanların bakım ve tedavilerinin yapıldığı hastane, bakımevi, huzurevi gibi tesis.

    Balayı paketi
    ing: (honeymoon package, fra: voyage de noces organisé alm: Paketreise für Flitterwöchner)
    yeni evlenen çiftlerin konaklayacağı odalarda bazı lüks ilâvelere yer verilen, önceden plânlanan gezi paketi.

    Balneoterapi
    ing: balneotherapy, fra: balnéothérapie alm: Balneotherapie
    mineralize termal sular ile yapılan kür uygulamaları.

    Bar
    ing: (bar, fra: bar alm: Bar)
    her çeşit alkollü ve alkolsüz içkilerin alındığı, hafif yiyeceklerin sunulduğu çeşitli büyüklükteki yer.

    Bar yöneticisi
    ing: bar supervisor, fra: chef de bar alm: Barvorgesetzter
    barda çalışanları yöneten kişi.

    Barboy
    ing: bar boy, fra: commis de bar alm: Barpage
    barda çalışan komi.

    Barınak
    ing: shelter, fra: abri alm: Anlegestelle
    deniz araçlarının barınmasına yarayan doğal ya da yapay bağlama yeri.

    Barmen
    ing: (barman, bartender, fra: barman alm: Barkeeper)
    alkollü içkileri, alkolsüz sıcak ve soğuk içecekleri ve bunlarla birlikte hafif yiyecekleri sunmakta uzmanlaşmış erkek personel.

    Barmeyd
    ing: (barmaid, fra: barmaid alm: Bardame)
    alkollü içkileri, alkolsüz sıcak ve soğuk içecekleri ve bunlarla birlikte hafif yiyecekleri sunmakta uzmanlaşmış bayan personel.

    Bavul turizmi
    ing: suitcase trade, fra: tourisme frontalier alm: Kofferhandel
    yabancı ziyaretçilerin ülkelerine dönerken, toptan aldıkları malları beraberinde götürdükleri turizm türü.

    Bebek tarifesi
    ing: infant fare, fra: tarif enfant alm: Preis für Kinder unter zwei Jah
    iki yaşın altındaki çocuklar için aile indirimi kapsamında uygulanan özel tarife.

    Bedava içki
    ing: complimentary drink, fra: boisson de faveur alm: Freigetränk
    yolculuk sırasında ikram edilen ve karşılığında ücret talep edilmeyen içki.

    Bedenen güçlü yolcu
    ing: able-bodied passenger, fra: passager disponible pour le sec, alm: kräftiger Passagier
    uçak veya gemilerde, muhtemel tahliye durumlarında, mürettebata yardım etmesi için acil çıkış kapısı yanında oturmasına izin verilen ya da rica edilen yolcu.

    Bedesten
    ing: bedesten, fra: bedesten alm: Bedesten
    içinde değerli eşya alış verişi yapılan kapalı çarşı.

    Bel kaptan
    ing: bell captain, fra: chef groom alm: Erster Page
    danışma ve bagaj hizmetleri elemanlarının düzenli ve tam hizmet vermesinden sorumlu kişi.

    Belboy
    ing: bellboy, fra: groom alm: Hotelpage
    otele gelen müşteriyi ön bürodan alarak, eşyaları ve oda anahtarı ile odasına götüren, müşteri adına gelen posta ve mesajı ileten ve otelden ayrılırken aynı şekilde ilgilenen görevli.

    Belgelendirme
    ing: licensing, fra: homologation alm: dokumentieren, ausweisen
    turizm yatırım ve işletmelerine, durum ve sınıflarına göre ilgili idare tarafından yatırım ya da işletme izni belgesi verilmesi konusundaki işlemlerin tümü.

    Belgeli Seyahat Acentaları Enstütisi
    ing: Institute of Certified Travel A, fra: Institut des Agences de Voyages, alm: Institut für lizensierte Reisea
    seyahat acentaları için eğitici kurslar düzenleyen kuruluş.

    Belgeli turizm işletmesi
    ing: licensed tourism establishment, fra: etablissement touristique homol, alm: lizensierter Fremdenverkehrsbet
    turizm işletme belgesi verilmiş turizm tesisi.

    Belgeli turizm yatırımı
    ing: licensed tourism investment, fra: investissement homologué de tou, alm: lizensiertes Tourismusinvestmen
    turizm yatırım belgesi verilmiş girişim.

    belgesiz tesis
    ing: tourism facility without licens, fra: établissement non homologué alm: ohne touristische Betriebserlau
    turizm işletme belgesi taşımayan turizm tesisi.

    Bide
    ing: bidet, fra: bidet alm: Bidet
    banyolarda vücudun özel yerlerinin yıkanmasına imkân veren musluk sistemi.

    Bilet
    ing: ticket, fra: billet alm: Billett
    sinema, tiyatro vb. yerlere giriş ya da taşıt araçlarında seyahat etme hakkı tanıyan belge.

    Bilet gişesi
    ing: box office, fra: guichet alm: Fahrkartenschalter
    bilet satış gişesi.

    Bilet payı
    ing: ticket al********, fra: quota de billet alm: Fahrkartenanteil
    belli bir sefer için, bir bilet satış acentasına sayısal olarak tanınan bilet hakkı.

    Bilet stoku
    ing: ticket stock, fra: billet vierge alm: Kartenstock
    seyahat acentaları tarafından doldurulduktan ve tasdik edildikten sonra geçerlilik kazanan, hava ulaştırma şirketlerinin boş bilet formları.

    Biletli turizm
    ing: ticketing tourism, fra: vol sec alm: Kartentourismus
    ulaştırma aracı için bilet alındıktan sonra seyahate çıkılarak, konaklama ve diğer ihtiyaçlarla ilgili kısımların gidilen yerde programlaştırılması şeklindeki turizm.

    Biletsiz seyahat
    ing: ticketless travel, fra: voyage à billet électronique alm: kartenlose Reise
    yolcu ile ilgili kişisel bilgilerin, havayolu şirketi elektronik hafızasında muhafaza edildiği, biletsiz taşıma sistemi.

    Bitki temalı turizm
    ing: phythome, fra: phythôme alm: Phythome
    bitki örtüsünün çekim unsuru olarak kullanıldığı turizm türü.

    Broşür
    ing: brochure, fra: brochure alm: Broschüre
    tanıtıcı yayın türü.

    Buharlı gemi
    ing: steam boat, fra: bateau à vapeur alm: Dampfer
    buhar gücüyle çalışan gemi.

    Bareboat charter
    Bir yatın mürettebatsız ve malzemesiz kiralanması.

    Basit Getiri Oranı
    Accounting Rate of Return
    Basit kârlılık oranı da denilen basit getiri oranı, yatırım önerilerinin değerlendirilmesinde kullanılan en kolay ve pratik yöntemdir.

    Başabaş Noktası
    Break even point

    Başabaş noktası grafiği
    Break even chart
    Başabaş noktası, işletme giderlerinin işletme gelirlerine eşit olduğu faaliyet hacmini gösterir. Bu noktaya kâra geçiş noktası veya sıfır kâr noktası denilmektedir Turizm sektöründe, başabaş noktası analizleri asgari kapasite, asgari doluluk oranları, satışlar, kâr ve fiyat politikasının belirlenmesinde büyük yararlar sağlar.

    Belgeli yatak
    Certificated-bed

    Belgeli turizm yatırım veya işletmeleri
    Certificated tourism investments and estableshments
    Turizm Bakanlığı'nca belgelendirilmiş yatırım veya işletmeleri ifade eder

    Bileşik tur
    Combined tour

    Bilgilendirme gezisi
    Information trip

    Bina İnşaat Harcı İstisnası
    Exemption from building and construction taxes
    Belediye Gelirleri Kanunu hükümleri çerçevesinde, inşa edilen binalardan alınması gereken bina inşaat harcı teşvik belgeli tesislerden alınmamaktadır. Bina inşaat harcı istisnasından yararlanabilmek için teşvik belgesinin olması yeterlidir, ayrıca bir belge alınmasına gerek yoktur.

    Biniş reddi tazminatı
    Denied boarding compensation
    Teyit edilmiş rezervasyonu olan bir yolcunun uçağa alınmaması nedeniyle havayolu işletmesinin ödemesi zorunlu olan tazminat.

    Bireysel Paket Tur
    Individual IT
    Turistin tek başına satın aldığı turdur. Bu tür turlar paket rurun tüm özelliklerini taşırlar, ancak bireysel olarak gerçekleştirilen paket turlarda herhangi bir grup olmadığı için tur lideri de söz konusu değildir.

    Brüt işletme geliri
    Gross operating profit

    Booking
    Rezervasyon

    Boş-dolu garantili fiyat
    Price on full-empty bases

    Boş zaman
    Free time

    Bölge sorumlusu
    (Area manager, région directeur, Fläche Direktor)

    Brüt Gezi Eğilimi
    Brüt Gezi eğilimi= TP/P x 100
    TP bir ülkenin veya belirli bir yörenin bireylerinde yapılan gezi sayısını,
    P Bir ülkenin veya belrili bir yörenin toplam nüfusunu ifade eder.

    Brüt gezi eğiliminde ikinci ve üçüncü kez yapılan geziler önemli bir yer tutmakta ve böylece her yüz kişinin kaç kez gezi yaptığı belirlenmektedir. Örneğin 100 kişilik bir grupta 60 kişi yılda bir defa, ya da 30 kişi yılda iki defa geziye çıkarsa, her iki durumda da istem 60 gezidir.

    BSP
    Bank settlement plan
    Bir tür havayolu bilet satış şekli, Hava taşımacılığında, belli bir tarihe kadar satılmayan havayolu biletlerini uygun fiyata alınıp, tüketiciye düşük kar marjıyla satılması.

    Bugünkü değer
    Present value, Présent valeur, Gegenwart wert
    Belirli bir dönem sonunda elde edilecek tutarın bugünkü değeri. Bileşik faiz esasına göre yapılan uygulamada bugün faize yatırılacak bir sermayenin (N) dönemi sonunda ulaşacağı tutar c= a(1+t)n formülüne göre bulunur. Buna göre şayet (n) dönem (yıl) sonraki tutar C ise bu tutarın bugünkü değeri
    a= C/(1-t)n olacaktır.

    Bulk Paket Tur
    (Bulk IT)
    Grup olarak gerçekleştirilen paket turların bir türü olan Bulk IT esas itibariyle birbirini izleyen ve devamlılık arzeden (back-to-back) kafileler için tarifeli bir uçaktan belirli bir koltuk kapasitesi sağlanarak önceden belirlenmiş bir ülke veya bölgeye düzenlenen gezilerdir.
     
  3. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    C , Ç

    Cari oran
    Current rate
    Paraya çevrilebilir değerlerin kısa vadeli borçlara bölünmesiyle ortaya çıkan oran. Cari oranını yükselmesi ödeme gücünün arttığını ifade eder. İşletmenin kısa vadeli borçlarıını ölçmek ve net işletme sermayesinin yeterlilik düzeyini saptamak için kullanılır.

    Catering
    (ing: catering, fra: restauration, alm: Verpflegung)
    Yolcuların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için genellikle vapur ve uçak gibi uzun yol taşıtlarına ya da özel isteklilere verilen yiyecek-içecek hizmeti.

    CEAC
    (Bkz. Avrupa Sivil Havacılık Teşkilatı)

    CF
    Car ferry
    Otomobil taşıyan feribot

    CF
    Cost and freight
    Satıcının malı belirli bir noktaya kadar taşımayı taahhüt ettiği ve malın fiyatına taşıma giderlerinin da dahil olduğu bir alım-satım biçimi. Cf satışlarda satıcı sigorta giderlerini ödemekle yükümlü değildir.

    Charter flight
    Belirli bir grubu taşımak için kiralanmış olan uçak.

    Charter
    Kiralık uçak

    Charter Taşımacılığı
    Charter transport
    1952 yılında Avrupa Sivil Havacılık Teşkilatı, uluslararası tarifeli uçuşların özelliklerini aşağıdaki gibi belirlemiştir:

    -uçuşlar bir devletin hava sahasından başka bir devlete yapılır.
    -yolcu, yük taşıyan ve belirli ücret ödenen tüm uçuşlar jerkese açıktır,
    -uçuşlar önceden belirlenen saatlere vd kalkış-varış noktalarına göre gerçekleşir.
    Yukarıda belirtilen bu üç özellikten birisi gerçekleşmezs bu uçuşa tarifesiz-charter uçuş denir. Charter uçuşunu tarifeli seferden ayıran en önemli özellik, bir kişi veya grubun biruçağın tüm koltuk kapasitesini satın almasıdır.

    Charter uçuşları 30 Nisan 1956'da Paris'te imzalanan Uluslararası Ticaret Hukuku Anlaşması'na göre yapılır. Buna göre;

    a)Yalnız uçuşlar 1 aydan fazla süremez ve 2 uçuş noktasındna başka yere yapılamaz.
    b)Tarifeli seferlerin yolcu ve uçak bakıından yetersiz kaldığı noktalra yapılırç
    c)Charter uçuşu yalnız kiralama yoluyla yapılır.
    d)Yalnız koltuk trafiği yapılamaz.
    e)İnterline yolcu, posta ve kargo taşıması yapılamaz.
    f)Paket tur charter uçuşlarında başka tip charter trafiği (Co-mingling) yapılamaz.
    g)Paket tur charter uçuşlarında Türk göçmen işçilerin taşınması yasaktır.

    Charterer
    Kiralık uçağı kiralayan

    Check-in
    "Kayıt". Bir otele giriş ve kayıt defterini imzalama. Genel olarak otele giriş saati 06.00, çıkış "Check-Out" saati ise 13.00'tür.

    CIF
    (Cost, insurance, freight coûter assurance cargaison; kosten Versicherung Transport)
    İngilizce bedel, sigorta ve navlun sözcüklarının kısaltılmasından oluşan ve ithalatta mal bedelinin üstüne sigorta ve navlun giderlerinin de eklendiğini ifade eden terim. CIF satışlarda satıcı, sigorta ve navlundna kaynaklanan maliyetlere katlanır. Bu uygulamada malı alanın (ithalatçının) belirleyeceği yere kadar götürme sorumluluğu satıcıya aittir.

    Ciro
    (İng.Endorsement Fra.Avenant Alm.Indossament)

    1. Hak sahibince değerli evrakın arkasına atılan bir imza veya yazılan bir fade ile söz konusu evraktan doğan hakların başkasına devrini sağlayan işlem.
    2. İş hacmi (turnover)
    3. Döner sermayenin miktarı X devir sayısı

    Confidental price-tariff
    İncoming acenta ile tur operatörü arasında yapılan ve sadece onlar için geçerli olan fiyat.

    Courier
    "Profesyonel Turist Rehberi". Tour leader, tour escort veya tour manager olarak da adlandırılır.

    CPM
    (Bkz. Kritik Yörünge Metodu)

    Cruise
    "Kruvaziyer Seyahat". Turizm amacıyla yapılan deniz yolculuğu.

    CSST
    (Bkz. Şehir gezisi)

    Çamaşırhane
    (İng. Laundry Fra. Linge Alm.Wäscherei)

    Çapraz Satış
    (İng.Cross Selling, Fra.Croix vendre, Alm.Kreuz verkaufen)
    Çapraz satış, mevcut müşterilere veya aktif olmayan müşterilere ilave ürün veya hizmetlerin sağlanmasıdır. Çapraz satış stratejileri ile yeni müşterilerin kazanılması için harcanacak zaman ve paradan çok daha azıyla satışlar yatay veya dikey olarak çarpıcı biçimde artırılabilir. Çapraz satışı stratejik öncelik haline getiren her işletme, büyük başarılar sağlayabilir. Ne var ki etkin olabilmek için çapraz satış şirket kültürünün bir parçası olmalıdır.

    Çekek Yeri
    (Bkz. Yat çekek yeri)

    Çekicilik
    (İng. Attraction, Fra.Attraction, Ger.Anziehungskraft)
    Çekicilik, turistin bir bölgeyi diğerine tercih etmesini etkileyen turizm ürününün unsurları olarak tanımlanabilir. Bu unsurlar bir bölgeye turist akımını yaratan faktörlerdir. Bölgesel veya yörestel nitelik taşıyan çekicilikler olduğu gibi ulusal nitelik taşıyanlar da vardır.
    Bu konuda bir başka ayrım çekici olay, çekici yer olarak yapılabilir. Genellikle yer ve olay tükaticinin tercihinde önemli birer faktör olarak birlikte rol oynarlar.

    Çevre kirliliği
    Environmental pollution
    Üretim ve tüketim faaliyetleri nedeniyle ortaya çıkan katı, sıvı, gaz biçimindeki artık(atık)ların fizik ve biyolojik ortamı olumsuz yönde etkilemeleri.

    Çevre yolu
    (ing: beltway, fra: route périphérique, alm: Umgehungsstraße)
    Şehir trafiğinin aksamaması amacıyla yerleşim yerinin dışından geçen ve şehir yollarına bağlanan ana yol.

    Çevresel etki değerlendirmesi
    (ing: environmental impact assessment, fra: évaluation de l'impact sur l'en, alm: Bewertungsanalyse von Umweltein)
    Yeni gelişme ve projelerin çevreye olabilecek etkilerinin, sosyal sonuçları ve alternatif çözümleri de içine alacak biçimde analizi ve değerlendirilmesi.

    Çığırtkan
    (ing: town crier, fra: acoleur, alm: Ausrufer)
    Turisti belli bir otel veya mağazaya çekmeye çalışan, genellikle o yörede yaşayan kişi.

    Çift kişilik oda
    (ing: double room, fra: chambre double, alm: Doppelzimmer)
    Konaklama tesisinde iki kişilik oda.

    Çift kişilik odada tek konaklama
    (ing: single supplement, fra: supplément personne seule, alm: Einzelzimmerzuschlag)
    Özellikle çift kişilik konaklamayı esas alan turlarda, tek olarak kalmanın tercihi halinde, ilâveten ödenen oda ücreti farkı.

    Çift kişilik tarife
    Double acupation rates
    İki kişinin işgal edeceği bir oda için, tek kişiden alınan ücret.

    Çift kişilik yatak
    (ing: double bed, fra: lit double, alm: Doppelbett)
    Standart ölçüde çift kişilik yatak.

    Çifte dağıtım
    (ing: dual distribution, fra: distribution indirecte, alm: Doppelvertrieb)
    Bir mal veya hizmetin el değiştirerek tüketiciye ulaşması.

    Çifte rezervasyon
    (ing: overbooking, fra: surréservation, alm: Überbuchung)
    Mevcut koltuk veya oda sayısının üzerinde yapılan rezervasyon.

    Çiftlik turizmi
    (ing: agro-tourism, fra: tourisme à la ferme, alm: Bauernhofferien)
    Tarımsal üretim ve çiftlik yaşamı alışkanlıklarına uygun bir şekilde yapılan seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

    Çini
    (ing: glazed tile, fra: faience, alm: Kachel)
    Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha, fayans.

    Çocuk tarifesi
    (ing: child fare, fra: tarif enfant, alm: Kinderfahrpreis)
    2-12 yaş arasındaki çocuklar için uygulanan tarife.

    Çoğaltan etkisi
    (ing: multiplier effect, fra: effet multiplicateur, alm: touristischer Zusatzfaktor)
    Turizm harcamalarının yeni ek harcamalara yol açma özelliği.

    Çok alternatifli ürün
    (ing: multialternative tourism produc, fra: produit touristique diversifié,, alm: multialternatives Tourismusprod)
    Değişik turizm çeşitleri.

    Çok amaçlı kullanım
    (ing: multipurpose use, fra: emploi multiple, alm: Vielzweckgebrauch)
    Birden fazla gruba veya faaliyet türüne imkân sağlayacak biçimde kullanım.

    Çok amaçlı yapı
    (ing: multipurpose building, fra: immeuble polyvalent, alm: Vielzweckbau)
    Araba park katlarının, sokak seviyesinde dükkânların, orta katlarda iş yerlerinin ve en üstte konaklama imkânlarının bulunabildiği çok katlı yapı şekli.

    Çok yönlü eğlence merkezi
    (ing: diversifıed entertainment cente, fra: centre de loisirs, alm: vielfältiges Vergnügunszentrum)
    Kurulduğu çevrede değişiklik gösterdiği için cazibesi artan eğlence merkezi.

     
  4. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    D
    DAF
    Sınırda teslim

    DDP
    Gümrük resmi ödenmiş olarak teslim

    Delivery service
    Teslimat servisi

    Dağ ve Kış Turizmi
    Mountain and Winter Tourism
    Sanayileşme ve hızlı gelişmenin bir sonucu olarak insanlar sıkıcı ve sağlıksız ortamlardan kurtulmak için, kışın karlı dağlık ve ormanlık yerlere gitmektedirleri. Böylece, dağ ve kış turizmi dağmuş ve gelişmiştir.

    Dağcılık
    (Alpinism, alpinisme, Bergsteigerung)

    Dalyan
    (ing: fish trap, fra: bordique, alm: Fischreuse)
    deniz, göl ve ırmaklarda kıyılara yakın yerlerde kazık ve tellerle yapılan balık avlama yeri.

    Davet
    (ing: invitation, fra: invitation alm: Einladung)
    bir göreve veya bir aktiviteye katılma çağrısı.

    Day-rate
    Gündüz Tarifesi
    Bir otel odasının gece kullanı1maması koşuluyla uygulanan tarifedir. Bu tür bir tarifede odanın saat 06.00 dan 17.00'ye kadar kullanılması öngörülür.

    Değişken maliyet
    Variable cost (VC)

    Demi-Pension :
    Yarım Pansiyon
    Yatak, kahvaltı ile ögle veya akşam yemeklerinden birini içeren konaklama tarifesi.

    Demografi
    (Demography, démographie, Demographie
    İnsan topluluğunun belirli niteliklerinin ölçülmesiyle ilgili bir bilim dalı. Nüfusun büyüklüğü, cinsiyeti, mesleklere, yaşa v.b. unsurlara göre tanıdığı özellikler ve bunların zaman içindeki eğilimleri demografinin ilgi alanına,girer

    Denetleme gezisi
    Inspection trip

    Deniz kürü
    Marine cure

    dessert
    tatlı
    Genellikle ana yemek üzerine yenen, şekerle hazırlanan yiyecek

    Destination
    (Bknz.Varış yeri)

    Destek veren kuruluşlar
    Consolidator
    Özellikle tarifeli uçak seferleri yapan ve kruvaziyer seferleri yapan tur operatörlerinden toplu olarak özel ve iskontolu fiyatlarla kontenjan alan ve ucuza aldıkları bu ürünleri diğer tur operatörü ve seyahat acentalarına uygun kar payıyla satan kuruluşlar.

    Deniz otobüsü
    (ing: hydrofoil, fra: hydrofoil, alm: Seebus)
    özel hava yastıkları üzerinde hız kazanan ve suya derinlemesine temas etmeden hızla seyreden, yolcularını kapalı mekân içerisinde taşıyan deniz taşıtı.

    Deniz tedavisi
    (ing: thalassotherapy, fra: thalassothérapie, alm: Thalassotherapie)
    deniz veya deniz klima etkisi ile hastalıkların tedavisi.

    Deniz termal ve sağlıklı yaşam
    (ing: sea thermal and health center, fra: centre de thalassothérapie et d, alm: Thalassotherapie-Zentrum)
    deniz termal koşullarını taşıyan kıyı yörelerinde kurulan turizm merkezi.

    Deniz turizmi
    (ing: sea tourism, fra: tourisme de mer, alm: Meerestourismus)
    su sporları, yatçılık, deniz ve kum banyosu gibi denizde yapılan faaliyetleri konu alan turizm organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

    Deniz tutması
    (ing: sea sickness, fra: mal de mer, alm: Seekrankheit)
    deniz yolculuğunda dalgaların etkisiyle sallantıların yarattığı rahatsızlık.

    Deniz tutmasına karşı direnç
    (ing: sea legs, fra: avoir le pied marin, alm: Wiederstandsfähigkeit gegen See)
    deniz yolculuğunda, fırtınalı havalardaki sallantılara karşı dayanabilme gücü.

    Deniz uçağı
    (ing: seaplane, fra: aquavion, alm: Wasserflugzeug)
    su üzerinden havalanabilecek ve uçuştan sonra yine su üstüne inebilecek şekilde tasarlanmış hava taşıtı.

    Deniz ürünü
    (ing: seafood, fra: fruits de mer, alm: Meeresfrüchte)
    deniz canlılarından hazırlanan yiyecek türü.

    Deniz altı turizmi
    (ing: marine tourism, fra: tourisme sous-marin, alm: Unterwassertourismus)
    Su altı sporları yapmak, zevk ya da seyir amacıyla su altında yüzmek vb. faaliyetleri konu alan turizm organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin tümü.

    Denizciliğe ait
    (ing: nautical, fra: nautique, alm: nautisch)
    denizle, gemi işletmesiyle ilgili.

    Denizyolları temsilcisi
    (ing: maritime agent, fra: agent maritime, alm: Schiffahrtsvertreter)
    armatörlerin, kendi adlarına, herhangi bir limanda, deniz taşıtlarının hareketi, yolcu ve eşyanın gelişi, gidişi ve gereken diğer ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla görevlendirdikleri kişi.

    Departure delay insurance
    kalkış gecikme sigortası
    Yer ayırtılmış bir taşıtın gecikmesini kapsayan sigorta. Sigorta ödemesini iki şekilde yapar. Birincisi, neden olunan olumsuzluklardan dolayı üzerinde anlaşılmış bir tutar ödenir. İkicisi de, seferin iptal edilmesi ve ilave bir sefer gerekiyorsa iptal ücreti; yolculuğu tamamlamak için konaklama gerekiyorsa konaklama masrafı gibi masraflar dahil, belirli kayıpları tazmin etmek amacıyla yapılan ödemeler.

    Departure tax
    yurt dışına çıkış vergisi
    seyahat, ağır şekilde vergilendirilen bir hizmettir. Yolcuların çoğu da bilet ücretinin ne kadarının hükumetçe yutulduğunun farkında değildir. İki ana vergi çeşidi vardır. Biletin satın alınması esnasında alınan bilet vergisi ve, tahmin edileceği üzere, yurt dşına çıkış esnasında alında yurt dışına çıkış vergisi.

    Depozito tahsil ihbarnamesi (DCA)
    Bir müşterinin depozitosunun alındığını konfirme eden ve seyahat acentelerince çıkarılan bir doküman. Acenteler toplanan depozitoların toplam değerleri üzerinden, üzerinde anlaşılmış belirli dönemlerle faturalanırlar. Elektronik ödeme sistemleri yaygınlaştıkça DCA'lar kullanımdan düşmektedir.

    Depozito
    (ing: deposit, fra: dépôt de garantie, alm: Depositum)
    bir taahhüt sırasında güvence için ya da bağlanma nedeni ile oda, yer veya bilet ücretlerinin küçük bir miktarının peşin ödenmesi.

    Depozitolu rezervasyon
    (ing: deposit reservation, fra: reservation cautionnée, alm: Reservierung unter Hinterlegung)
    bir konaklama tesisinin, en az bir gecelik ücretini peşin tahsil ettiği rezervasyon.

    deregulation
    serbestleştirme
    Taşımacılıkta devlet kontrollerinin tedricen kaldırılması için kullanılan terim. Çok çeşitli tarifelerin ve özel anlaşmaların ortaya çıkması sonucunu doğurmuştur.

    Derinlik işareti
    (ing: depth marking, fra: marque de profondeur, alm: Tiefenmarkierung)
    yüzme havuzu çevresinde havuzun derinliklerini gösteren işaretler.

    Devlet taşımacılığı
    (ing: public transportation, fra: transport public, alm: öffentliche Verkehrsmittel)
    ilgili kamu kuruluşlarının sorumluluğunda yapılan taşımacılık hizmeti.

    Devre-mülk
    (ing: timesharing, fra: multipropriété, alm: Umlauf-Immobilien)
    alıcıya, belli sayıdaki yılların belli sürelerinde, bir konuttan müstakil yararlanma hakkı veren sistem.

    Dışa yönelik turizm
    Outbound tourism

    Dikey bütünleşme
    (ing: vertical integration, fra: integration verticale, alm: vertikale Integration)
    bir şirketin birbirini tamamlayan hizmetleri hiyerarşik olarak bünyesinde toplaması.

    Dinî bayram
    (ing: religious holiday, fra: féte réligieuse, alm: religiöser Feiertag)
    dinî bakımdan önemli olan ve kutlanan gün.

    Dinlence
    (ing: recreation, fra: récréation, alm: Erholung)
    boş vakit etkinliklerinin kişiliği geliştirici ve dinlendirici şekilde plânlanması.

    Dinlence köyü
    (ing: recreational town, fra: village de retraite, alm: Erholungsstadt)
    emekliler için belirli bir yaşam tarzı gereklerine göre inşa edilmiş küçük yerleşim yeri.

    Diplomat
    (ing: diplomat, fra: diplomate, alm: Diplomat)
    bir ülkenin dış ülkelerdeki resmî temsilcisi.

    direkt hat
    (ing: hot line, fra: ligne directe, alm: Direktverbindung)
    doğru bilgi alınması, rezervasyon sağlanması ve çeşitli şikâyet konularının ilgililere iletilmesi açısından hız sağlayan telefon hattı.

    Direkt tren
    (ing: direct train, fra: train express, alm: durchgehender Zug)
    kısa veya orta mesafeler arasında önemsiz istasyonlara uğramayan, bazen de çıkış ve varış istasyonları arasında durmayan tren türü.

    Dış turizm geliri
    (ing: tourism receipts, tourism incom, fra: recettes de tourisme internatio, alm: ausländisches Tourismuseinkomme)
    bir ülkede yabancı ziyaretçilerin bir yılı aşmayan süreli ziyaretlerinde yapmış oldukları harcamalar toplamı.

    Doğa sporları
    (ing: nature sports, fra: sports en plein air, alm: sportliche Aktivitäten in freie)
    doğada yapılan spor aktiviteleri.

    Doğa yürüyüşü
    (ing: nature walk, fra: randonnée, alm: Wanderung)
    doğanın güzellik ve zenginliklerini görmek amacıyla yapılan kısa ve uzun süreli yürüyüş.

    Doğal kaynak
    (ing: natural resource, fra: ressource naturelle, alm: Bodenschatz)
    tabiatın düzeninde kendiliğinden var olan, doğa tarafından insanoğlunun kullanımına sunulan her türlü kaynak.

    Doğal turizm değeri
    (ing: natural tourism asset, fra: ressource naturelle de tourisme, alm: natürliche touristischer Wert)
    turizm açısından önem taşıyan doğal kaynak.

    Dönem
    (ing: period, fra: période, alm: Periode)
    birbirini izleyen, başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralığı.

    Dönüşü açık bilet
    (ing: open date return ticket, fra: billet open, alm: offene Rückfahrkarte)
    gidiş-dönüş olarak alınan biletlerde, dönüşü istenilen bir tarihte yapılabilen bilet.

    Dört mevsimlik tatil tesisi
    (ing: four season resort, fra: établissement de tourisme perma, alm: ganzjährige Ferienanlage)
    ılıman iklimlerde 12 ay hizmet verebilecek tatil merkezi.

    Dörtlü turizm gelişmesi
    (ing: four-way tourism development, fra: développement de tourisme à qua, alm: vierstufige touristische Entwic)
    turizm merkezlerinin dört çekim unsuru olan doğal güzellik, coğrafî konum, uluslararası ün ve yaratıcılık etkenleri öne çıkarılarak geliştirilmesi stratejisi.

    Döviz
    (ing: foreign currency unit, fra: devise étrangère, alm: Devise)
    yabancı para birimi.

    Döviz bürosu
    (ing: exchange office, fra: bureau de change, alm: Wechselstube)
    para değiştirme işlemlerinin yapıldığı yer, döviz alınan yer.

    Döviz kuru
    (ing: foreign exhange rate, fra: cours de change, alm: Devisenkurs)
    bir yabancı para ile ulusal para arasındaki değişim oranı.

    Döviz piyasası
    (ing: foreign exchange market, fra: marché de devises international, alm: Devisenmarkt)
    ulusal paraların birbirine dönüştürülmesini sağlayan döviz borsası.

    Duhuliyesiz
    (ing: free admission, fra: entrée libre, alm: freier Eintritt)
    giriş ücreti olmayan.

    Dünya Çevre Geliştirme Komisyon
    (ing: World Commission on Environment, fra: Commission Mondiale de Développ, alm: Weltkommission für Umweltentwic)
    ekonomik gelişmeyi yadsımayan, ancak dünya çevresini tehdit etmeyen çevre ve enerji politikalarının benimsenmesi gerekliliğini savunan Brundtland Raporunu hazırlayan Birleşmiş Milletler'in oluşturduğu bir komisyon.

    Dünya Sağlık Örgütü
    (ing: World Health Organization-WHO, fra: Organisation Mondiale de Santé,, alm: Weltgesundheitsorganisation)
    toplumu ilgilendiren hastalıkları izleyerek, hükümetlere tavsiyelerde bulanan, Birleşmiş Milletler Teşkilâtı bünyesindeki kurum.

    Dünya turizm geliri
    (ing: world tourism receipts, fra: recettes de tourisme mondial, alm: Welteinkommen aus dem Fremdenve)
    uluslararası turizm amaçlı seyahatlerde yapılan harcamalar toplamı.

    Dünya turizm pazarı
    (ing: world tourism market, fra: marché international de tourism, alm: Welttourismusmarkt)
    turizm arz ve talebinin buluştuğu uluslararası piyasa.

    Dünya vatandaşı
    (ing: stateless person, fra: apatride, alm: Weltbürger)
    herhangi bir devletin uyruğunda olmayan kişi.

    Durak
    (ing: stop, fra: arrêt, alm: Haltestelle)
    taşıt araçlarının yolcu alma ve bırakma amaçlı, kısa bir süre için durdukları, yol üzerinde işaretlenmiş belli bir nokta.

    Durma-binme
    (ing: stopover, fra: halte, alm: Reiseunterbrechung)
    hava taşıtında seyahati bir ara uğrak yerinde keserek, bu seyahati aynı hattın ilerideki bir seferinde bitirme.

    Duty-free
    (ing: duty-free, fra: hors-taxe, alm: zollfrei)
    gümrük vergisi muafiyeti.

    Duty free shop
    Uluslararası sulardan transit geçişte veya havaalanlarında, vergilendirilmemiş malların satıldığı dükkanlar

    Duyarlı çevre
    (ing: environmentally sensitive area, fra: espace sensible, alm: sensible Zone)
    doğallığının sürdürülmesi ve korunması ancak bilinçli ve özel önlemlerin alınmasıyla mümkün olabilen hassas ekosistemli alan.

    Dürtü araştırması
    (ing: motivation research, fra: recherche de motivation, alm: Motivierungsforschung)
    bir turizm merkezi ile ilgili imajın, potansiyel ziyaretçiler tarafından algılanması araştırması.

    Düşük faizli tatil kredisi
    (ing: low interest holiday loan, fra: chèque-vacances, alm: niedrigverzinster Urlaubskredit)
    dar gelirlilerin tatil yapmalarına yardımcı olmak üzere faizi düşük, borç para verilmesi.

    Düşük sezon
    (ing: low season, fra: basse saison, alm: Vor-, Nach-, Zwischensaison)
    turist trafiğinin ve genellikle fiyatların en düşük olduğu dönem. düzenli sefer
    (ing: regular service, fra: service régulier, alm: fahrplanmäßige Verbindung)
    bir anlaşma uyarınca, önceden saptanmış gün ve saatlerde, süresi belli taşıt servisi.

    Dikey bütünleşme
    Aynı sektörde ancak farklı üretim dallrında faaliyet göstren firmalrın faaliyetlerini birleştirmeleridir. Turizm sektöründe bir hava yolu şirketinin, tur operatürleri, konaklama tesisleri vb. ile yapacağı işbirliği dikey bütünleşmeye örnek gösterilebilir.

    dinghy
    dingi
    Genellikle gemilerin çektiği küçük sandal.

    Discriminatory
    Ayırım Gözeten
    Belirli kimselere, örneğin askerlere. ögrencilere, çocuklara uygulanan indirimli tarifeler.

    Dizgisel şema, Master süreç şeması
    Sequental chart
    İşletmelerin analizinde önemli fonksiyonu olan, tüm planın incelenmesini kapsayan bir tür şemadır. Master süreç şeması olarak da adlandırılır. Çünkü ayrı fonksiyonlaeın süreç şemalarının sentezidir. Bu fonksiyon grafikler kronolojik sıraya konularak bütün işletmedeki iş, materyal ve personel akımı saptanır.

    Doğal kaynaklar
    Naturel sources
    Üretim sürecinin değil, doğanın sağladığı mallar, değerler. Yenilenebilir doğal kaynaklar ve yenilenemeyen doğal kaynaklar olarak sınıflandırılır.

    Doğal tedavi merkezi
    Naturel therapy center

    Doğrusal organizasyon, doğrusal örgütle(n)me
    Linear organisation

    Dönem
    (Bkz. Mevsim)

    Dünya Turizm Örgütü (DTÖ)
    World Tourism Organisation (WTO)

    Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)
    World trade organisation (WTO)

    Dünya seyahat acentaları birlikleri federasyonu
    the universal federation of travel agencies associations

    Düşük kapasiteli tesis
    (Bkz. Küçük ölçekli tesis)
     
  5. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    E

    ECU
    (Bkz. Avrupa Para Birimi)

    Efektif
    (ing: effective, fra: effectif, alm: effektiv)
    Banknot ve metal para.

    EFTA
    (Bkz. Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi)

    Egzotik turizm
    (ing: exotic tourism, fra: tourisme exotique, alm: exotischer Tourismus)
    İlgi çekici yabancı yerlere yönelen turizm.

    Eğitim amaçlı seyahat
    (ing: travel for learning, fra: voyage éducatif, alm: Bildungsreise)
    Avrupa üniversitelerinin, özellikle Amerikalı öğrencilerin ilgisini çekmek üzere düzenledikleri, yaz aylarında, kısa dönemli kurs ve gezi paketi sistemi.

    Eğlence merkezleri
    Entertainment centers
    Eğlence merkezleri, deniz-kum-güneş üçlemesinden arta kalan zamanın değerlendirilmesine olanak sağlayan konaklama faaliyetleri dışındaki, özellikle sportif faaliyetler, yeme-içme ve alışveriş olanaklarının içiçe yer aldığı merkezlerdir

    Eğlendirici veya oyalayıcı hizmet
    (ing: in-flight entertainment, fra: facilité de distraction au vol,, alm: Reiseunterhaltung)
    Uçaklarda yolcuların iyi vakit geçirmelerini sağlamak için sunulan film veya video gösterimi, müzik yayını veya kağıt oyunu vb. hizmet.

    EIB
    (Bkz. Avrupa Yatırım Bankası European İnvestment Bank)

    Ekoturizm
    (ing: ecotourism, fra: écotourisme, alm: Ökotourismus)
    Doğal çevre ile turizm faaliyetini bağdaştıran, çevrenin olumsuz etkilenmesi konusunda sorumluluk güdüsü ile hareket etme esasına dayalı turizm faaliyeti.

    Ek prim
    Override Premium

    Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı
    Organization for Economic Cooperation and Development (OECD)
    Aralık 1960'da imzalanan bir konvansiyonla Eylül 1961'de faaliyete geçen uluslararası bir kuruluş . OECD kısa adıyla da anılır.

    Elit turizm
    (ing: elite tourism, fra: tourisme élites, alm: elitärer Tourismus)
    Üst gelir grupları ya da seçkin kişiler için düzenlenen turizm faaliyeti.

    Elle tutulmaz ürün
    (ing: intangible product, fra: produit intangible, alm: abstraktes Produkt)
    Turizm gibi, somut varlığı olmayan ürün türü.

    Elle tutulmaz ürünlerde kalite
    (ing: quality control of intangibles, fra: contrôle de qualité des intangi, alm: Qualitätskontrolle bei abstrakt)
    Turizm gibi elle tutulmaz ürünlerin, mukayeseli standardizasyon yöntemi.

    EMS
    (Bkz. Avrupa Para Sistemi)

    En düşük fiyat
    Rack-bottom price

    En küçük kareler metodu
    Least squares method
    İki değişken arasındaki ortalama ilişkinin hesaplanmasına yarayan matematiksel bir tahmin yöntemi.

    Enformel organizasyon
    (Bkz. İnformel organizasyon)

    Ergonomi
    Ergonomics
    İnsanın kas gücünün üretimde verimli olarak kullanılmasını sağlamanın şartlarını inceleyen bilim dalı. Ergonominin amacı işgücü ve sermayenin üretkenliğini en çoğa çıkarmak için en ugun fiziksel ortamın yaratılmasıdır.

    Ekstra yatak, ilave yatak
    Additional bed

    ESAD
    Ege seyahat acentaları derneği

    Eşya sigortası
    (ing: freight insurance, fra: assurance de bagage, alm: Frachtversicherung)
    Yolcu ile taşıt sahibi ya da üçüncü şahıs arasında belirli miktarda prim ödemek suretiyle taşınan eşyanın kaybolma, çalınma, kırılma, gecikme ve benzeri nedenlerle uğrayacağı zararı karşılamak üzere yapılan anlaşma.

    Etkinlik tatili
    (ing: activity holiday, fra: vacances actives, alm: Aktivurlaub)
    Turistlerin spor veya benzeri aktivitelere katıldıkları turizm türü.
     
  6. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    F

    Faktoring
    Factoring
    Firmalara vadeli satışlarının bedelini vadesinden önce tahsil olanağı veren finansman hizmeti. Faktoring kuruluşu (factor), vadeli satış yapmış firmanın fatura edilmiş alacaklarını peşin bedelle ve fakat bir iskonto ile satın alır; Vadesi geldiğinde alacağı kendi tahsil eder.

    Fayda-maliyet analizi
    Cost-benefit analysis
    Yatırım projelerinin etkinliğini sınama ve değerlendirmede geliştirilen tekniklerden biridir. Fayda-maliyet analizi bir projenin net cari değerini iskontoloyarak projenin toplam maliyetini ve faydasını değerlendirir.

    Fazla rezervasyon
    Overbooking

    FC
    (Bkz. Sabit maliyet)

    FDCSST
    (Bkz. Tam gün şehir gezisi)

    Federal Denizcilik Komisyonu
    (ing: Fedaral Maritime Commission-FMC, fra: Commission Fédérale Maritime, alm: Föderale Maritime Kommission)
    Denizcilikte uluslararası yolcu ve yük taşımacılığını düzenlemek yetkisini taşıyan Amerikan resmî kuruluşu.

    Fener
    (ing: lighthouse, fra: phare, alm: Leuchtturm)
    deniz araçlarının yolunu bulması için yapılmış ışık kulesi.

    Festival
    (ing: festival, fra: festival, alm: Festspiel)
    Niteliği önceden programla belirlenen, kendine özgü ayrıcalığı olan şenlik ya da bir kaç gün süren sanat gösterisi.

    FIT
    (Bkz. Rehbersiz dış ülke gezisi)

    Fiilen İşletilen Yatak
    Actually Operated Bed

    Finansal kiralama
    Financial leasing
    Turizm yatırımlarının finansman yöntemlerinden biri olan finansal kiralama, dünyada, 1952 yılından itibaren yatırım mallarının finansmanında kullanılmaya başlanan bir yöntemdir. 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'na göre ülkemizde her türlü taşınır veya taşınmaz mal leasinge konu olabilir. Öte yandan, leasing konusu malın bağımsız ve üzerinden amortisman ayrılabilen bir özellik taşıması gerekmektedir. Buna göre hammadde ve ara malı niteliğinde olan ve kullanıldığında tüm özelliklerini yitiren mallar, yazılım gibi maddi olmayan konular ile fikri ve sınai haklar leasing yapılmamaktadır.

    Finansal yönetim, finans yönetimi
    Financial management

    Finansal rasyolar
    Financial ratios
    İşletme faaliyetlerinin ortaya çıkardığı fon ihtiyacının saptanması, işletmenin finansal yapısının ne derece sağlam olduğunun anlaşılması amacıyla kullanılan finansal analiz araçları. Rasyo iki değerin birbirine olan oranı demektir.

    Finanslama
    Financing
    Özel ya da tüzel kişilerin yatırım, üretim ve satış faaliyetinin gerçekleştirilmesi ve bu faaliyetin istenilen düzeyde sürdürülebilmesi için gerekli parasal değerlerin sağlanması, saklanması, ödenmesi ve bunlarla ilgili maliyetleri de içeren para bulma ve kullanma etkinliği.

    Finansman planı
    Financial plan

    Firma ziyareti
    Corparate travel

    Fiyat
    Rate, fare

    Fiyat farklılaştırılması
    Price discrimination
    Maliyetinde bir değişiklik olmamasına rağmen, aynı malın ya da hizmetin farklı alıcılara değişik fiyattan satılması.

    Fiyat politikası
    Turistik mal ve hizmetlerde izenecek fiyat politikası:
    Fiyat saptamadaki amacın belirlenmesi,
    Değişik alternatifler arasında hedefe uygun politikanın tercihi,
    Fiyatlama yönteminin seçimi aşamalarından oluşur.
    Günümüz turizminde fiyat politikası çok önemli bir faktördür. Çünkü, arz son derece rekabetçi ortamda oluşmakta, fiyat karşısında esnekliğe sahip olamamkta, talep ise fiyatlar karşısında büyük bir esneklik göstermektedir.

    Fiyatlandırma, kotasyon
    Quotation

    Fiyatlandırma yöntemi
    Turizm sektöründe mal ve hizmetlerin fiyatları amaç ve politikaları saptandıktan sonra çoğunlukla ya maliyet esasına göre, ya da rekabet koşulları göz önüne alınarak belirlenir.

    Fizibilite etüdü
    Feasibility study
    Yapılabilirlik ettüdü. Yatırım projelerinin gerçekleştirilebilir olup olmadığını saptamak amacıyla yapılan çalışmaların bütünü.

    FOB
    (ing: free on board, fra: franco de port, alm: frei an Bord)
    Güvertede teslim, Deniz taşımacılığına ilişkin bir anlaşma olan FOB uygulamasında satıcının yükümlülüğü malın gemiye yüklenmesi ve bu durumun alıcıya bildirilmesi ile sona erer.

    Fon
    Fund
    Belirli bir alanda bulunulacak belirli bir faaliyetin gerçekleştirilmesi için ayrılmış para ya da aynı işlevi gören varlıkların tümü.

    Fonksiyonel organizasyon
    Functional organisation

    FOQ
    Free on quai
    Rıhtımda teslim, Alıcı tarafınan belirtilen rıhtıma malın teslimi yükümlülüğünü içeren bir anlaşma. Rıhtıma teslim anına kadar olan giderler satıcıya ait olup, bu giderlerin tümü FOQ fiyata dahildir.

    FOR
    Free on rail
    Trende teslim
    Alıcı tarafından belirtilen yükleme istasyonuna malın satıcı tarafından teslimi yükümlülüğünü içeren bir anlaşma.

    FOT
    Free on truck
    Kamyonda teslim
    Alıcı tarafından beliirtillen kamyona malın satıcı tarafından teslimi yükümlülüğünü içeren bir anlaşma.

    Formel organizasyon
    Formal organisation

    Fosil
    (ing: fossil, fra: fossile, alm: Fossil)
    toprak tabakalarında kalarak, eskiden günümüze kadar gelen bitki ve diğer canlıların kalıntı veya izlerine verilen ad.

    Fosseptik
    (ing: septic tank, fra: fosse septique, alm: Senkgrube)
    lâğım çukuru.

    FPA
    Free from particular average
    Dış ticari satış sözleşmelerinde yer alan bir terim. Kısmi hasarın hariç tutulduğu bir anlaşma biçimi.

    Franchising
    Franchise veya franchising sözlük anlamıyla imtiyaz demektir. Franchising terimi günümüzde çağdaş nitelikte bir finansman yöntemidir. Franchising gerçek anlamıyla herhangi bir ürünü veya hizmeti pazarlamaya yönelik olarak uygulamaya konulan bir sistemi ifade etmektedir. Bu yöntemde, yatırımcı kuruluş otel veya tatil köyü zinciri şeklinde çalışıyorsa, başka bir işletmenin yeni yatırımına belirli koşullarda, belirli oranda katılmakta; projenin hazırlanmasını, inşaatın kontrolünü, tesisin yönetimini üstlenmekte, ayrıca kârdan katılma oranında bir pay almaktadır. Bazı imtiyaz yöntemlerinde ise işletme, zincirin kalite normlarına uymak ve belirli bir imtiyaz ücreti ödemek suretiyle zincirin adını (markasını) kullanma hakkını elde etmektedir.

    Fresk
    (ing: fresco, fra: fresque, alm: Fresko)
    Yaş duvar sıvası üzerine kireç suyunda eritilmiş madenî boya ile yapılmış resim.
     
  7. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    G

    Gantt Şeması
    Gantt Progress Chart
    Turizm yatırım projelerinin önceden öngörülen sürede ve maliyet tutarı içinde gerçekleştirilmesinde, iş akışlarının ve gelişmelerin şematik olarak gösterilmesinde kullanılan planlama ve programlama yöntemlerinden biri. Zaman-çizgisi veya kilometre-taşı şeması, çubuk şeması adı da verilen Gantt Şeması yönteminde, proje çeşitli aşamalara bölünmekte, aşamaların içerdiği faaliyetlerin özellikleri ve diğer faaliyetlerle bağlantıları göz önünde tutularak bir zaman cetveli üzerinde gösterilmektedir. Böylece hangi faaliyetin ne zaman başlayıp ne zaman biteceği açıkca görülebilmekte ve buna bakarak gerekli denetimler yapılmaktadır.

    GATT
    (Bkz. Gümrük Tarifeleri ve Genel Ticaret Anlaşması)

    Gayrimenkul alım vergisi istisnası
    Real estate tax exemption

    Gayrimenkul mallar, taşınmaz mallar
    Immovable property
    Başlıcaları şunlardır: Arazi, ve üstündekiler (bitki, ağaç, bina ve parçaları), madenler ve üzerindeki haklar. Gayrimenkul üzerinde hak sahibi olabilmek için hakkın tapu kütüğüne kaydı zorunludur.

    Geceleme
    Overnight

    Gemicilik acentası
    Ship's agent, maritime agent
    Gemi karaya yanaştığında her türlü hizmeti veren acenta

    Genel doluluk oranı
    Basic occupancy rate
    Otel veya uçaklarda genel doluluk oranı

    Gençlik kongreleri, gençlik kurultayları
    Youth congress

    Gençlik oberji
    (ing: youth hostel, fra: auberge de jeunesse, alm: Jugendherberge)
    Gençlerin, bazı koşullarla kabul edildikleri ve belirli bir süre kaldıkları, ucuz fiyata yemek yiyebildikleri veya yemeklerini özel hazırlayabildikleri çeşitli olanaklarla donatılmış konaklama tesisi.

    Gençlik turizmi
    (ing: youth tourism, fra: tourisme de jeunesse, alm: Jugendtourismus)
    Gençlik turizmi, genel turizm olayı içerisinde kendine özgü özellikleri olan bir turizm türüdür.

    GSA
    (Bkz. Genel satış acentası)

    Genel satış acentası
    General sales agent (GSA)

    Gezgin
    Traveller

    Gezi
    Travel

    Gezginci tur
    Circuit tour
    Gezi eğilimi (geziye çıkanların toplam nüfusa oranı)
    Gezi eğilimi Bir yıl içinde en az bir defa gezmek için en az dört gün (4x24 saat) seyahata çıkanların ülke nüfusuna oranını ifade eder.

    Gezi komisyoncusu
    Tour broker
    Otobüsle gezi düzenlemek için gerekli lisansı almış kişi veya kuruluş.

    Gezi Sıklığı Oranı
    Gezi sıklığı oranı bir ülke ya da bölgedeki brüt gezi eğilimi ile net gezi eğilimi arasındaki gezi tüketim sıklığını belirleyen ve iki seyahat eğilimi arasında ilişki kuran bir unsurdur.

    Gezi Sıklığı Oranı= TP/Q
    TP= Brüt gezi eğilimi.
    Q = Net gezi eğilimi

    Gezme görme
    Sightseeing

    Gezip görme turu
    Sight seeing tour

    Giriş, kayıt
    Check in
    Bir otele giriş ve kayıt defterini imzalama. Genel olarak otele giriş satt 06:00'dır.

    Graicunos Teoremi
    Graicunıs's Theorem
    Özellikle konaklama tesislerinde yönetici ve ona bağlı astların arasındaki ilişki sayısının hesaplanmasında kullanulan bir formüldür.

    İlişki sayısı = n (2/2+n-1)

    Grup paket tur
    Tur liderinin yönetiminde yapılan ulaştırma, konaklama, gastronomi, yerel geziler, transferle vb. hizmetleri kapsayan paket turlar.

    Grup ücreti
    Group rate

    Gümrük muafiyeti
    (ing: customs exemption, fra: exonération douanière, alm: Zollfreiheit)
    Yatırımda kullanılacak makine ve techizatın gümrük vergisi ile gümrükte alınan diğer vergi ve resimlerden muaf olarak ithal edilmesine olanak veren bir teşvik tedbiridir.

    Gümrük tarifeleri ve ticaret genel anlşması
    General agreement on tariffs and trade
    Ocak 1948'de yürürlüğe giren uluslararası ticaret anlaşması. GATT kısa adıyla da anılır. GATT'ın ana amacı, uluslararası ticaretin serbest bir biçimde yapılmasını sağlamaktır.

    Gümrük vergileri
    Customs, duties
    Malların bir ülkenin sınırından geçmesi nedeniyle alınan vergiler.

    Gündüz tarifesi
    Day rate
    Bir otel odasının gece kullanılmaması koşuluyla uygulanan tarifedir. Bu tür bir tariflei odanın saat 06:00'dan 17:00'ye kadar kullanılması öngörülür.

    Günlük döviz kurları
    Daily exchange rates
    Döviz kurunun her gün yetkili kurum tarafından belirli bir yöntem dahilinde saptanmasıdır.

    Günlük oda durum cetveli, house keeper raporu
    Housekeeper report
    Katlar sorumlusunun hangi odaların dolu, hangilerinin boş olduğunu, dolu odalarda kaç kişinin kaldığını belirlemek amacıyla düzenlediği tablodur ve işletmede mevcut bütün odaları gösterir.

    Günübirlik gezi
    Excursion

    Günübirlikçi
    Excursionist
    Gittiği yerde, varış noktasında bir günden az kalan ve gecelemeksizin ayrılıp geziye başladığı yere dönen ziyaretçidir.

    Güvenlik bölümü
    Security Department

    Güzergah
    Route

    Gezi içeriği
    (ing: travel content, fra: produits touristiques, alm: Reiseleistungen)
    turizm endüstrisi tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin bütünü.

    gezi konferansı
    (ing: travelogue, fra: conférence de voyage, alm: Reisevortrag)
    gezi ile ilgili konferans.

    gezi motoru
    (ing: motor launch, fra: vedette, alm: Motorboot)
    deniz kıyılarında veya akarsu boylarında kurulu liman ve kentlerin ziyareti amacıyla kullanılan küçük boy tekne.

    gezi öncesi açıklama
    (ing: pretravel information, fra: information pratique sur le voy, alm: Information vor Antritt der Rei)
    rehber tarafından turistlere tur hakkında verilen ön bilgi.

    gideceği yer
    (ing: destination, fra: destination, alm: Zielort)
    yolcu veya eşyanın gideceği yer.

    gidiş-dönüş
    (ing: round trip journey, fra: aller-retour, alm: Hin- und Rückreise)
    yolcunun, bir taşıt aracı ile, hareket ettiği noktaya tekrar dönmesi şeklindeki yolculuğu.

    gidiş-dönüş bileti
    (ing: round trip ticket, fra: billet aller-retour, alm: Hin- und Rückfahrschein)
    yolcunun bir taşıt aracı ile, hareket ettiği noktaya tekrar dönmesi şeklindeki yolculuğu için gerekli bilet.

    gidiş-dönüş transit vizesi
    (ing: round trip transit visa, fra: visa Transit aller- reTour, alm: Hin- und Rücktransitvisum)
    bir kişi ya da bir malın belirli bir memleketten, ancak bir defa yolculuk yapmak ve bir üçüncü memlekete gitmek suretiyle, gidiş ve dönüş şeklinde geçmesine izin veren vize.

    Girişimci
    (ing: entrepreneur, fra: entrepreneur, alm: Investor)
    mal ve hizmet üretmek üzere yatırım yapan kişi ya da kuruluş, müteşebbis.

    Gişe
    ing: ticket-window, fra: guicket, alm: Schalter
    istasyon, mağaza, sinema vb. yerlerde bilet, para ya da kıymetli evrak alıp verilmesi veya satılması amacıyla yapılan çoğu küçük pencere biçiminde olan yer.

    gizli tarife
    ing: confidential tariff, fra: tarif confidentiel alm: vertraulicher Tarif
    tur organizatörlerinin, seyahat acentalarına, hizmete özel biçimde hazırladığı, belli geçerlik süresi olan, toptan fiyatları gösterir detaylı tarife.

    Global
    ing: global, fra: global, alm: global
    toptan.

    gömme yatak
    ing: sico bed, fra: lit encastrable alm: eingebautes Bett
    kullanım dışında katlanarak, duvar içine gizlenen yatak.

    Gönüllü
    ing: volunteer, fra: bénévole alm: Volontär
    denenmek üzere mukavelesiz çalışan kişi.

    görevlendirme listesi
    ing: roster, fra: liste de distribution des tâche, alm: Dienstplan
    belirli sürelerde belirli hizmetleri yapmakla görevlendirilen personel listesi.

    görmeğe değer manzara
    ing: scenic area, fra: vue panoramique alm: sehenswerte Aussicht
    herkesin gördüğünde dikkatle bakacağı, zevk alacağı, belleğinde tutacağı doğa parçası.

    görsel imaj
    ing: visual image, fra: image visuelle alm: visuelles Image
    görsel algılamalarla zihinsel imaj oluşumu.

    görsel-işitsel arşiv
    ing: audio-visual archive, fra: archive audio-visuelle alm: audio-visuelles Archiv
    göze ve kulağa hitap eden doküman arşivi.

    görsel-işitsel tanıtma malzemesi
    ing: audio-viual promotional materia, fra: matériel promotionnel audio-vis, alm: audio-visuelles Werbematerial
    göze ve kulağa hitap eden tanıtma araç ve gereçleri.

    görünmeyen ihracat
    ing: invisible export, fra: exportation invisible alm: unsichtbare Ausfuhr
    turizmde, işletmelerin ürettiği ürünlerin ülke içinde turistlere satılması olayı.

    Gösteri
    ing: show, fra: spectacle alm: Vorführung
    görsel bir sanat eserinin ya da bir sanatın icra ediliş şeklinin belli bir düzen içinde halka sunuluşu.

    gösteriş etkisi
    ing: demonstration effect, fra: effet de démonstration alm: Vorführungseffekt
    bir turizm merkezine gelen turistlerin giyim ve yaşam tarzının, yöre halkı tarafından taklit edilmesi.

    götürü tur
    ing: inclusive tour, fra: circuit à forfait alm: Pauschaltour
    uçak kiralama sonucu yapılan ve koltuk başına kira payını da kapsayan tur şekli.

    götürü yolculuk
    ing: inclusive travel, fra: voyage à forfait alm: Pauschalreise
    bir seyahat acentası tarafından, bazen de müşterinin isteğine göre düzenlenen, belirli ve değişmeyen bir ücret karşılığında yapılan her türlü masraf ve hizmetleri içeren toplu veya bireysel yolculuk.

    Gurme
    ing: gourmet, fra: gourmet alm: Gourmet
    damak zevki olan ve yiyeceklerini titizlikle seçen kimse veya damak zevki olan kişilere göre özenle hazırlanan yemek.

    Gusto
    ing: gusto, fra: goût alm: Gusto
    beğeni, zevk.

    gümrük bildirim formu
    ing: customs declaration form, fra: déclaration douaniére alm: Zollformular
    seyahat eden kişinin beraberindeki eşyaları bildirdiği form.

    gümrük kontrolü
    ing: customs inspection, fra: contrôle douanier alm: Zollkontrolle
    gümrük hattından geçmek isteyen yerli ve yabancı her kişi ve eşyası ile ilgili olarak yapılan ve yasalara aykırılık olup olmadığı araştırılan kontrol işlemi.

    gümrüklü saha
    ing: airside, fra: zone de douane, f, alm: Zollgebiet
    bir hava limanında, gümrük kontrol çizgisinden başlayarak uçağa geçişe kadar ulaşan alan.

    güneş tutulması
    ing: solar eclipse, fra: éclipse solaire alm: Sonnenfinsternis
    ayın dünya ile güneş arasına girmesi yüzünden güneşin yer yüzünden tamamen veya kısmen kararmış görünmesi.

    Güneşlik
    ing: parasol, fra: parasol alm: Sonnenschirm
    güneş ışınlarından insanları korumak için kullanılan geniş tente veya şemsiyeler.

    günlük araç kullanma süresi
    ing: driving hours, fra: durée maximale de conduite jour, alm: tägliche Fahrtdauer
    yasal olarak otobüs vb. araç sürücülerine, bir gün içinde tanınan araç kullanma süresi.

    Günübirlik
    ing: excursion, fra: excursion alm: Tagesausflug
    24 saati aşmayan kısa süreli seyahat.

    günübirlik tesis
    ing: establishment for excursionists, fra: établissement pour des excursio, alm: Anlage für Tagesausflügler
    tarihî ve doğal güzelliği olan yerler ile yayla ve kırsal kesimlerin turizm potansiyeli yüksek olan yörelerinde bulunan, yeme-içme, dinlenme, eğlence ve spor imkânlarından birkaçının günübirlik olarak yapıldığı, konaklamasız tesis.
     
  8. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    H--------------------------------------------------------------------------------

    Haftasonu gezisi
    Weekend tour

    Halkla ilişkiler
    Public relations (PR)
    Geniş anlamda bir kuruluşun toplum ile karşılıklı anlayış sağlamak üzere giriştiği planlı ve sürekli çalışmaların bütünü olarak tanımlanan halkla ilişkiler, bir tanıtma ve tanınma sürecidir. Turizmde halkla ilişkiler, herhangi bir turizm ürününün, bir ülkenin, belirli bir bölgenin, seyahat veya konaklama işletmesinin pazarda başarı sağlayabilmesi açısından geniş tüketici kitleleri arasında yaygın olarak benimsenmesi ve tutunması yolundaki çalışmaları ifade eder. Halkla ilişkiler PR kısaltmasıyla anılır.

    Ham ürün
    Core product

    hava gemisi
    (ing: air ferry, fra: avion transbordeur, alm: Luftschiff)
    Gerek yolcular, gerekse sürücüleri ile birlikte çeşitli motorlu veya motorsuz taşıt araçlarını bir hava alanından diğerine ulaştıran tarzda donatılmış uçak.

    Hava sahası
    (ing: airspace, fra: espace aérien, alm: Lufthoheitsraum)
    Bir devletin yalnız kendisinin kullanma hakkı olduğu, başka devletlerin ancak ilgili devletten izin alarak yararlanabileceği gökyüzü parçası.

    Hava taksiciliği
    (ing: air taxi transportation, fra: avion-taxi, alm: Lufttaxi)
    Hava ulaşımının düşük koltuk kapasiteli araç ile yapılması.

    Hava taşıma senedi
    (ing: letter of air transportation, fra: connaissement aérien, alm: Lufttransportbrief)
    Havayoluyla taşımacılıkta malı gönderen tarafından düzenlenen, taşınan malla ilgili bilgileri içeren belge.

    Hava taşımacısı
    (ing: air transporter, fra: transporteur aérien, alm: Luftverkehrsgesellschaft)
    Seyahat organizasyonu ve yolcu taşımacılığı yapan şirket.

    Hava trafiği
    (ing: air traffic, fra: trafic aérien, alm: Luftverkehr)
    Hava koridorlarının hava taşıt araçları tarafından kullanılması.

    Hava trafik kontrol birimi
    (ing: air traffic control unit, fra: bureau de contrôle du trafic aé, alm: Luftverkehrskontrolle)
    Uçakların iniş ve kalkışları ile kendi bölgelerindeki hava trafiğinden sorumlu resmî kurum.

    Havaalanı
    (ing: airfield, fra: aérodrome, alm: Flugplatz)
    Uçakların manevra yapması ve bakımı için özel surette düzenlenmiş kara alanı.

    Havaalanı oteli
    (ing: airport hotel, fra: hôtel de passagers, alm: Flughafenhotel)
    Havaalanı civarında bulunan, genellikle yolcu durumunda olan konuklar ile havayolları personelinin kısa süreli kaldıkları otel türü.

    Havale
    (ing: money order, fra: mandat, virement bancaire, alm: Überweisung)
    Postahane veya banka kanalıyla birisine para gönderme, yollama.

    Hayat sigortası
    (ing: life insurance, fra: assurance-vie, alm: Lebensversicherung)
    Sigortalının ölümü halinde yakınlarına, belirli bir süre sonunda hayatta kalması durumunda ise kendisine, toplu bir para ödenmesini veya düzenli gelir sağlanmasını öngören sigorta türü.

    Hayat standardı
    (ing: standard of living, fra: niveau de vie, alm: Lebensstandard)
    Birey, aile ve ülkenin ekonomik refah düzeylerini ölçmek için kullanılan kavram.

    Hayır kurumu
    (ing: charity institution, fra: institution de charité, alm: Wohlfahrtsinstitution)
    Düşkünlere yardım amacıyla devlet ya da hayırsever kişiler tarafından oluşturulmuş kurum.

    Hayrat
    (ing: pious foundation, fra: oeuvres de bienfaisance, alm: wohltätige Stiftung)
    Halkın yararlanması için yapılan okul, han, çeşme gibi hayır yapılarına verilen ad.

    Hayvanat bahçesi
    (ing: zoo, fra: zoo, alm: Zoo)
    Hayvanların bakımlarının sağlandığı ve güvenli mekânlarda ziyaretçilerin izlemesine sunulduğu yer.

    Hedef kitle
    (ing: target group, fra: cible, alm: Zielgruppe)
    Verilmek istenen mesajın ulaşması hedeflenen, turistik ürünlerin özelliklerine ilgi ve ihtiyaç duyan, grup veya topluluk.

    Hediye paketi
    (ing: amenity kit, fra: sac de faveur, alm: Geschenkpaket)
    'birinci sınıf' ya da 'business class' yolcuların sürekli olarak belirli uçak şirketlerini tercih etmelerinin sağlanması amacı ile bu şirketlere ait uçaklarda verilen lüks ve kullanışlı ürünlerden oluşan hediye paketi.

    Hediyelik eşya
    (ing: souvenir, fra: souvenir, alm: Andenkenartikel)
    Genellikle el sanatı ürünlerinden oluşan, yapıldığı yörenin özelliklerini yansıtan ve hediye edilmek üzere satın alınan küçük çaptaki eşya, hatıra eşyası.

    Hediyelik eşya mağazası
    (ing: gift shop, fra: boutique de souvenirs, alm: Geschenkladen)
    Hediyelik eşyaların satıldığı dükkân.

    Helikopter istasyonu
    (ing: helicopter landing ground, fra: héliport, alm: Hubschrauberlandeplatz)
    Bir helikopter seferi için bağlantıyı sağlayabilecek şekilde yapılmış ikinci derecede önemi olan alan.

    Herbaryum
    (ing: herbarium, fra: herborium, alm: Herbarium)
    Kurutulmuş bitki müzesi.

    Hesap kesme
    (ing: check-out payment, fra: régler sa note, alm: Rechnung bezahlen)
    Konaklamanın yapıldığı tesisten ayrılmadan önce, kalınan süre boyunca tahakkuk eden geceleme ve yeme- içme masraflarının ödenmesi.

    Hesap pusulası
    (ing: bill, fra: addition, alm: Aufstellung der Rechnung)
    Ödenecek bedeli gösteren belge.

    Heykel
    (ing: statue, fra: statue, alm: Statue)
    Taş, kil, alçı ve metal gibi maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek meydana getirilen sanat eseri.

    Hidroterapi
    (ing: hydrotherapy, fra: hydrothérapie, alm: Hydrotherapie)
    Suyla yapılan kür.

    Hijyen
    (ing: hygiene, fra: hygiène, alm: Hygiene)
    Sağlığı korumak ve devam ettirmek için yapılan temizlik ve bakım işlemlerinin tümü, sağlık bilimi.

    Hinterland
    (ing: hinterland, fra: arrière-pays, alm: Hinterland)
    Kıyı şeridinin arkasındaki bölge.

    Hipodrom
    (ing: hippodrome, fra: hippodrome, alm: Hippodrom)
    Araba ve at yarışları veya binicilik çalışmaları için kullanılan alan.

    Hisar
    (ing: fortress, fra: forteresse, alm: Festung)
    Bir kenti korumak için taştan yapılmış yüksek duvarlı ve kuleli, etrafında hendek bulunan küçük kale.

    Hisse
    (ing: share, fra: action, alm: Aktie)
    Sahiplerine dağıtılan kârdan pay alma hakkı veren, şirketin eşit bölümlere ayrılmış nominal sermayesinin her bir payı.

    Hiyerarşik satış örgütlenmesi
    (ing: multilevel sales organization, fra: organisation hiérarchique de ve, alm: vielschichtige Verkaufsorganisa)
    Satışta birden fazla düzeyde karar biriminin yer aldığı satış organizasyonu.

    Hız kapanı
    (ing: speed trap, fra: ralentisseur, alm: Radarfalle)
    Trafik polisinin, karayolunda mevzuata aykırı biçimde hız yapan sürücüleri yakalamak üzere, yolun belli noktasında, caydırıcı amaçla konuşlanması.

    Hizmet
    (ing: service, fra: service, alm: Dienstleistung)
    Bir ihtiyacı veya talebi karşılamak için yapılan iş ya da harcanan emek gibi maddî varlığı olmayan, üretildiği anda tüketilen ekonomik faaliyet.

    Hizmet çeşidi
    (ing: kind of service, fra: type de service alm: Dienstleistungsart)
    Yapılan işin çeşidi.

    Hizmet dışı
    (ing: out of service, fra: hors service, alm: außer Betrieb)
    Faal olmama.

    Hizmet ücreti
    Handling fee

    Hizmet kalitesi
    (ing: service quality, fra: qualité de service, alm: Leistungsqualität)
    Yapılan işin kalitesi.

    Hizmet sektörü
    (ing: service sector, fra: secteur tertiaire, alm: Dienstleistungsbereich)
    Ulaştırma, turizm, ticaret, haberleşme ve bankacılık gibi bir ekonomide hizmet üreten tüm kişi ve kuruluşlar.

    Hizmet yatırımı
    (ing: service industry investment, fra: investissements du secteur tert, alm: Dienstleistungsinvestition)
    Hizmet sektörüne yapılan yatırım.

    Horst Todt Analizi
    Tatil yöresinin seçimi açısından mesafe faktörünün incelenmesine yönelik bir tekniktir. Horst Todt analizi iki değişken üzerine kurulmuştur: Değişkenlerden birincisi sayahatin maliyeti, diğeri ise seyahate katılmakla katlanılan zahmet veya fedakarlıktır. Horst Todt analizi bu iki değişken arasındaki ilişkiyi matematiksel bir denklemle açıklmaya çalışmaktadır. S=(r,q,x) Bu denklemde (p) fiyatı, (x) katlanılan zahmeti ifade eder.

    Hot springs tourism
    (Bkz. Thermal turizm)

    House Keeper Raporu
    (Bkz. Günlük Oda durum Cetveli)

    Hubbart Formülü
    Oda fiyatlarının saptanmasına ilişkin Hubbart formülü fiyat saptanması gibi karmaşık bir sorunun çözümüne basit bir yaklaşımdır. Bu nedenle yöneticilerin karar vermesini kolaylaştıran standart bir reçete özelliği taşır. Hubbart formülünün hareket noktası teşebbüsün ihtiyaçlarıdır. Teşebbüs bir taraftan bütün giderlerini karşılamak ve yatırımdan bir getiri sağlamak, diğer yandan rekabet gücünü karuyabilmek için, oda fiyatlarının nasıl ve hangi düzeyde saptamalıdır? Bu sorunun cevabı işletmenin faaliyetlerini sürdürmek açısından son derece önemli bir koşulduır.
    Hubbart Formülü:
    X= O + I/R
    Formülde X = Odanın ortalama satış fiyatı
    O = Tahmin edilen yıllık toplam işletme giderleri (İşletme faaliyetleri)
    I = Yatırımın özkaynakla karşılanan kısmı için beklenen kar oranı
    R = Tahmin edilen oda satış sayısı
    Diğer taraftan bu formülden ve hesaplanan ortalama oda satış fiyatından yararlanarak konaklama tesisinin tek ve çift yataklı odaları veya bir odanın tek kişi ya da çift kişi tarafındna tutulması durumunda uygulanacak fiyatların ne olacağı da aşağıdaki formül uyarınca hesaplanabilir.
    (Nt)St + (Nç)Sç = Ro (X)
    Nt=Belirli bir dönemde satılan çift kişilk oda sayısı.
    Nç=Belirli bir döenmde satılan çift kişilik oda sayısı
    St=Tek kişilik odanın ortalama satış fiyatı
    Sç=Çift kişilik odanın ortalama satış fiyatı
    Ro=Belirli bir dönemde satılan toplam oda sayısı
    X0=Oda ortalama satış fiyatı.

    Hurda değer
    Scrap value
    Hurda değer, bir yatırımın ekonomik ömrünün sona erdiği andaki değeridir. Başka bir ifade ile tesisin ekonomik ömrü sonundaki satış fiyatı o yatırımın hurda değeridir. Bir Turistik tesisin hurda değerinin saptanması çalışmaları sırasında kuruluş yeri, inşaatın kalitesi, tesisin fiziki ömrü ve gayrimenkul alım-satım vergileri göz önünde bulundurulmalıdır.
     
  9. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    I-İIATA
    Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği

    IATAN
    Uluslararası Havayolları Seyahat Acente Ağı

    IBTA
    Uluslararası İş Seyahati Birliği

    ICCA
    Uluslararası Kongre ve Konferans Birliği

    IFTO
    Uluslararası Tur Operatörleri Federasyonu

    IFTTA
    Uluslar arası Seyahat ve Turizm Müdafileri Forumu

    IFTWO
    Uluslar arası Kadın Seyahat Organizasyonları Federasyonu

    IIT
    Bağımsız Kapsamlı Tur. Standart paketlerle ihtiyacı karşılanamayan müşteri için yapılan "kişiye özel" düzenleme

    ILAM
    Boş Vakit ve Keyif Yönetimi Enstitüsü

    ITAA
    İrlanda Seyahat Acenteleri Birliği

    ITM
    Seyahat İşletmeciliği Kurumu

    incentıve Tour
    Teşvik gezisi

    inclusive Tour Charter
    Paket gezi müşterilerini taşıyan kiralanmış uçak.

    inclusive Tour Discount
    Yemek ve otel gibi hizmetleri de içine alan bir taşıyıcı ya da tur düzenleyicisi tarafından tur dökümanı ile organize edilen ve tanıtılan tura başlamadan önce karşılığı ödenen seyahat için yapılan indirim.

    incoming Services
    Seyahat acentalarınca dışarıdan gelen grupların ve kişilerin transferini yapmak, konaklama birimlerine yerleştirmek, yiyecek ve içecek ihtiyaçlarının karşılanması sırasında yardımcı olmak, ülke içindeki turları düzenlemek ve bu arada günlük şehir içi turları organize etmek ve rehberlik hizmetleri vermek gibi işlerin yürütülmesi.

    infant
    2 yaşın altındaki yolcu bebek. Ücretin %10'u ödenir, veya hiç ücret ödenmez.

    ingoing Services
    Seyahat acentalarınca yurt içindeki turistler için, yine yurt içine seyahatler organize edilmesi. Yurt içinde düzenlenen değişik süreli turların, ulaştırma, konaklama, yeme-içme, günlük şehir turlarının ve rehberlik gibi hizmetlerin sunulması.

    interline Accounting
    Hava taşıyıcıları arasındaki hesap işlemi.

    internal
    Havaalanlarında uçakların dış hat seferlerini gösterir.

    international Provions
    Bir taşıyıcının kendi ülkesi ile başka bir ülkeye ya da ülkeler arasındaki taşımalarına ilişkin koşullar.

    intraline
    Bir hava yolu servisinde aynı havayolunun başka bir hizmet servisine transferi.

    issuing Carrier
    Bilet düzenleyen taşıyıcı
     
  10. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    JJakuzi
    ing: jacuzzi, fra: jacuzzi alm: Jakuzzi
    basınçlı su fışkırtan geniş küvet.

    jamboree
    cümbüş
    Eğlenti. İngilizce'de daha çok izcilerin uluslararası ölçekteki büyük toplantıları için kullanılmaktadır.

    JATA
    Japon Seyahat Acenteleri Birliği

    jet uyumsuzluğu
    ing: jet lag, fra: desequilibre causee par le voya, alm: Jetlag
    vücut ritminin, seyahatte, zaman dilimlerine uyumsuzluk göstermesi.

    Joging
    ing: jogging, fra: jogging alm: Jogging
    idman için yavaş koşma.

    junior suite
    junior süiti
    Yatakla oturulacak kısımların bir paravanayla birbirinden ayrıldığı büyük otel odası.

    Junket
    Talih oyunları amacıyla düzenlenen paket tur, seyahat terimi olarak, şirket ödenekleri ile veya devlet imkanları ile yapılan keyif gezilerine verilen isim. Kumarhane terimi olarak , bol para harcayan müşterilere verilecek ücretsiz hizmetler örnek: ücretsiz otel odası vb.
     
  11. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    KKahya
    Stewarding
    Konaklama tesislerinin yiyecek-içecek bölümünde satın alma, üretim ve bulaşık mahallerinin yıkanması, üretim alanının düzenlenmesini gerçekleştiren alt bölüm.

    Kamara yatağı
    Berth
    Gemilerde kamara yatağı

    Kamu Arazisinin Tahsisi
    Al******** of Public Land, Land al********
    Turizm yatırımlarının ülke ekonomisine uygun biçimde ve uygun yerlerde yapılmasını sağlamak ve yatırımcılara yardımcı olmak amacıyla hazine ve orman arazilerinin uzun sürelerle turistik tesis yatırımlarına tahsisi mümkün, olabilmektedir. Turizm konaklama tesisi yatırımları için en çok 49 yıl, kampingler için en çok 20 yıl süreyle kamu arazisi tahsisi yapılabilmektedir.

    Kamu Arazisinin Turizm Yatırımlarına Tahsisine İlişkin Yönetmelik
    Regulation for the Al******** of Public land for Tourism Investments

    Kapasite
    Capacity

    Kapı müşterisi
    Walk-in
    Konaklama tesisine önceden rezervasyonu olmadan gelen müşteri.

    Kaplıca maden suyu kaynağı
    Spa

    Kaplıca oteli, termal otel
    Thermal hotel

    Kapsamlı bireysel tur (BT)
    Individual inclusive tour (IT)

    Kapsamlı charter turu
    Inclusive tour charter (ITC)

    Kapsamlı tur
    All inclusive package
    Turistlerin gezilerini yapabilmeleri için gerekli tüm ihtiyaçlarının karşılandığı bir tur şekli.

    Kapsamlı grup turu
    Group inclusive toru

    Kapsamlı tur ücreti
    Inclusive tour basing fare

    Kar-zarar tablosu
    Profit-lost statetment

    Kasiyer Raporu
    Birden çok satış noktası olan turistik işletmelerde, eğer yazarkasa kullanılmıyorsa herbir satış noktasında doğan hasılatın özet şekilde hazırlanmasını ve muhasebeye intikalini sağlayan rapor. Başlangıç noktası adisyon fişi olan bu raporda satışların türü ile birlikte satışlardan yapılan indirimlerine, bedelinin ne şekilde tahsil edildiğine ilişkin bilgiler de bulunmaktadır. Kasiyer raporu herbir gelir getiren ünite için ayrı ayrı düzenleneceği gibi sabah, öğle ve akşam satışları için de ayrı ayrı düzenlenebilir.

    Kat hizmetleri bölümü
    Housekeeping
    Konaklama tesislerinde, odalar bölümünün en faal kısmı olan Kat hizmetleri bölümü olup odaların ve kat hizmetleri mekanlarının, dekorasyonu,bakımı, temizliği ve düzeninden sorumludur. Konaklama tesislerinde odaların yeni güne ve yeni müşterilere hazırlanmasından sorumlu bir bölümdür.
    Kat hizmetleri bölümünün fonksiyonları:
    Kat hizmetlerinin fonksiyonlarını, bir konaklama tesisinde odalar bölümünün temizliğinin, temizliğin sürekliliğinin, sağlık kurallarına uygunluğunun konukların kendi evlerindeki rahatlığını ve güvenliğini gerçekleştirecek şekilde sesizlikle yürütülmesi olarak tanımlanabilir.

    Kat Hizmetlerinin organizasyon yapısı:
    Kat hizmetlerinin yapısı işletmenin büyüklüğü ile yakından ilişkilidir, çünkü işletme büyüdükçe çalışan personel sayısı fazlalaşacak ve buna bağlı olarak örgütsel yapı da genişleyecektir.
    Büyük bir işletmede kat hizmetleri şu personelden oluşur:

    -Genel Kat Yöneticsi (Executive Housekeeper-Erkekse Executive Gourvemant),
    -Genel Kat Yöneticisi Yardımcısı (Assitant Housekeeper veya Assistant Gourvenant),
    -Kat Şefleri (Floor Supervisor),
    -Bayan Kat Görevlisi (Maide),
    -Erkek Kat Görevlisi (Vale),
    -Meydancı (Houseman),
    -Çamaşırhane Şefi (Linen Room Keeper),
    -Yıkayıcılar ( Washers),
    - Ütücüler ve diğerleri (Amendants),
    -Merkalayıcılar ( Seamstrees),
    -Taşıyıcılar (Valet)

    Kat mülkiyeti
    Comdonium

    Katma Değer Vergisi Ertelemesi
    VAT deferral on imported machinery and equipment
    Yatırım mallarının ithalinde ödenmesi gereken KDV'nin indirilmesinin mümkün olduğu tarihe kadar ertelenmesine olanak veren bir teşvik tedbiridir. Gümrük ödemeden yapılan yatırım mallarının ithalinde teşvik belgesi yoksa malın gümrükten çekilmesi sırasında KDV ödenmesi gerekmektedir. Teşvik belgesi varsa ithal sırasında KDV ödenmemekte, Gümrük İdaresine ödenecek vergi tutarı kadar teminat gösterilmekte ve teminat karşılığında ödenecek KDV ertelenmektedir. Erteleme, yatırımcının Türkiye'de yaptığı yatırım harcamalar için vergi dairesine ödediği KDV'lerin ertelenen KDV tutarına ulaşmasına kadar sürmektedir. Vergi dairesine ödenen KDV tutarı ithalat sırasında ertelenen KDV tutarına ulaştığında, vergi dairesinden bu durum belgelendirilmekte ve alınan belge ile gümrük idaresine başvurularak teminat geri alınmaktadır.

    Kervansaray
    Caravansarai

    Kırsal rekreasyon
    Kırsal rekreasyon faaliyetleri aslında kırsal kökenli değil, tersine şehirden çıkmış, ancak geniş arazi kullanımı ve bazı doğal özellikler gerektirdiğinden kırsal alanlarda yapılan rekreasyon faaliyetleridir. Açık havada yapılabilen ancak doğal ortamdan ayrılan tenis, golf, vb. faaliyetler de şehir içi faaliyetlerden farklıdır.

    Kış sporları ve kayak merkezi
    Winter sports and skiing center

    Kıyı çizgisi
    Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda taşkın durumları dışında suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgidir.

    Kıyı kenar çizgisi
    Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda kıyı çizgisinden sonra bunların tamamlayıcısı olarak kara yönünde devam eden su hareketlerinin oluşturduğu kumluk, çalılık, taşlık, sazlık ve bataklık alanların doğal sınırıdır.

    Kıyı bandı, kıyı şeridi
    Coastal band

    Kıyı
    Regulation Concerning the İmplementation of the Coastal Law

    Kitle turizmi, mas turizm
    (Bkz. Sosyal turizm)

    Klimatizm
    Climatism
    Açık ve temiz havanın şifa verici etkisinden yararlanmak için, dağ istasyonlarında ve deniz kenarında uygulanan bir tedavi yöntemidir. Temiz hava tedavisi de denilmektdir.

    Know-How
    Know-How
    Know-how, insanoğlunun hem çalışma, hem de dinlenme yaşamını en fazla etkileyen bir üretim faktörü olmuştur. Turizmde know-how, turistik mal ve hizmet üretmek için kullanılan yöntem, işlem, makina ve techizattan oluşan sistemlerdir.

    Koltuk başı maliyet
    Seat cost

    Konaklama Belgesi
    Registration Card
    Bir tesise konaklamak için gelen müşteriye ilk doldurtulan ve mşterinin ilk tanındığı belgedir. Kartın ön yüzü müşteriyi tanıtmakla birlikte, arka yüzüne kendisine yapılacak olan özel işlemler de not edilebilir, İndirim oranları veya özel fiyatlar vb..

    Konaklama Endüstrisi
    Hotellier, accomodation industry
    Konaklama endüstrisi insanların kendi konutlarının bulunduğ yer dışında değişik nedenlerle yaptıkları seyahatlerde birinci planda geçici konaklama, ikinci planda yeme-içme gibi zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması için mal ve hizmet üreten ticari nitelikteki işletme faaliyetleridir.

    Konaklama işletmeleri
    Konaklama işletmeleri turistlerin geçici konaklama, yeme-içme, kısmen eğlence ve diğer sosyal ihtiyaçlarını karşılayan işletmelerdir. Turistlerin seyahat şekilleri, gelir düzeyleri, zevkleri ve turizm şekilleri ile işletmelerin kurulacakları mahallerin farklılıkları konaklama işletmelerinin farklılaşmasına yol açar.

    Kontenjan anlaşması
    Contigent rate agreement tour series aggrement

    Koruma alanları
    Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu alanlardır.

    Kritik Yol (Yörünge) Yöntemi
    Critical Path Method (CPM)

    Kruvaziyer
    Belirli bir süre içinde yolcuların gezme, eğlenme, dinlenme ihtiyaçlarını birlikte sağlayan ve kapsamlı bir örganizasyonu gerektiren gemi turu.

    Kuruluş yeri
    Site of estableshment
    Turizm işletmelerinin kuruluş yerinin tayininde rol oynayan f aktörler beş grupta toplanabilir:
    Doğal faktörler.
    Ekonomik ve sosyal faktörler.
    Hukuki faktörler.
    Psikolojik faktörler.
    Toplanma (aglomerasyon) koşulları.

    Kuruluş yeri teorisi
    ******** theory

    Kurumlar vergisi istisnası
    Corporation tax exemption
    Kurumlar vergisi istisnası, turizm işletmesi sahibi olan kurumların elde ettikleri döviz hasılatının belli bir oranının kurumlar vergisinden müstesna tutulmasına olanak veren bir teşvik tedbiridir. Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, "turizm müessesesi" veya "seyahat acentası" işletme belgesi almış olan kurumların döviz olarak elde ettikleri hasılatın yüzde 20'si, söz konusu dövizlerin yetkili banka veya müessseselere bözdurulduğunun belgelenmesi koşuluyla on yıl süreyle kurumlar vergisinden müstesna tutulmaktadır.

    Küçük ölçekli tesis, düşük kapasiteli tesis
    Small-size facility

    Kültür varlıkları
    Tarih öncesi ve tarihi devirlerlera ait bilim, kültür, d in ve güzel sanatlarla ilgili olan yer üs tünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınamaz varlıklardır.

    Kürist
    Tedavi olmak veya zindelik kazanmak amacıyla turizm hareketine k atılan kimse

    Kafe
    ing: coffee shop, fra: café alm: Café
    gün boyu açık, kahve, çay ya da hafif yiyecek satılan yer.

    Kafeterya
    (ing: cafeteria, fra: cafétéria, alm: Cafeteria)
    süratli, temiz, kaliteli yeme-içme hizmetinin müşteriye garson servisi olmaksızın sunulması.

    Kahvaltı
    (ing: breakfast, fra: petit déjeuner, alm: Frühstück)
    meyve suyu, süt, sütlü kahve, kahve, çay veya kakao, ufak ekmek veya tost, tere yağ, reç el veya bal, peynir, zeytin, isteğe göre yumurtadan oluşan sabah ya da iki öğün arası v erilen hafif yemek.

    Kahvehane
    ing: cafe, fra: maison de café a lm: Kaffehaus
    çay, kahve, çeşitli meşrubatlar içilen, tav la ve kağıt oyunları oynanan yer, kahve.

    Kale
    ing: castle, fra: citadelle alm: Burg
    düşmana karşı savunma amacıyla ana yollar üzerinde, ken tlerde, geçit ve boğazlarda yapılan kalın duvarlı, burçlu ve mazgallı yapı.

    kalıcı göçmen
    ing: permanent immigrant, fra: immigrant p ermanent alm: permanenter Immigrant
    bir ülkede göçmen olarak bulunan ve kalma k durumunda olan kişi.

    Kalite
    ing: quality, fra: qualité alm: Qualität
    turistik deneyimd e, turistik ürün ve yaşamda nitelik.

    Kambiyo
    ing: currency exchange, f ra: change alm: Devisenhandel
    dövizin veya dövizle yazılı senetlerin alım satım ı ve değiştirilmesi işlemleri.

    kambiyo bürosu
    ing: exchan ge office, fra: bureau de change alm: Wechselstube
    yabancı paralar ın değiştirildiği yer.

    Kamp
    ing: camp, fra: camp, m, alm: Lager
    açık alanlarda, kısa süreli kalmak veya yaşamak için kurulu çadır.

    Kampanya
    ing: campaign, fra: campagne alm: Kampagne
    propaganda amacıyla belli bir dön em için sürdürülen her türlü siyasî ya da ekonomik girişim.

    Kampçı
    ing: camper, fra: campeur alm: Camper
    kamp yapan turist.

    kampçı pikabı
    ing: camper pickup, fra: pickup de campeur alm: Lieferwagen für Campzu behör
    gerektiğinde yatmaya elverişli ve kamp gereçlerinin muhafaza edilebildiği özel arka bölümü bulunan, ulaşım aracı türü.

    Kamping
    ing: camping, fra: camping alm: Camping
    karayolları güzergâhı ve yakın çevrelerinde , kent girişlerinde, deniz, göl, dağ gibi doğal güzelliği olan yerlerde ku rulan ve genellikle turistlerin kendi imkânlarıyla geceleme, yeme-içme, dinlenme, eğ lence ve spor ihtiyaçlarını karşıladıkları tesis.

    kamping alanı
    ing : campsite, fra: terrain de camping alm: Campingplatz
    çadır kurmaya elveriş li açık alan.

    Kamu
    ing: public, fra: public alm: Öffentlichkeit
    halkın ve devletin bütünü.

    kamu arazisi
    ing: public land, fra : terrain public alm: staatliches Land
    devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazi.

    kamu işletmesi
    ing: public enterprise, fra: entreprise publi que alm: Staatsunternehmen
    sermayesinin tamamı veya çoğunluğu devlete ait, yönetimi devletin elinde bulunan işletme.

    kamu kampı
    ing: state ow ned holiday establishme, fra: établissement de vacances des A, alm: öffentliche Ferie n- und Sportei
    kamu kurumlarına ait, bu kurumların personelinin düşük ücretle tati l yapmaları için kurulmuş yazlık tesis.

    kaplıca izni
    ing: thermal spring exploitation, fra: licence d'exploitation des sour, alm: Th ermalquellen- Konzession
    bir termal kaynağın tedavi amaçlı b ir tesiste kullanımı için T.C. Sağlık Bakanlığı'nca verilen izin.

    Kâr
    ing: profit, fra: profit alm: Profit
    herhangi bir ekonomik olayda bir av antaj, kazanç, yarar veya maddî değerdeki artışı ifade eden kavram.

    Karantina
    ing: quarantine, fra: quarantaine alm: Quarantäne
    bulaşıcı bir h astalığın yayılmasını önlemek amacıyla uygulanan tecrit.

    Karasuları
    ing: territorial waters, fra: eaux territoriales, alm: Hoheitsgewässer
    bir devletin kıyıları boyunca egemenliği altında tuttuğu su şeridi.

    Karavan
    ing: caravan, fra: caravane alm: Wohnwagenanhänger
    ev şekl inde düzenlenmiş, açık havada kalmaya elverişli, römorku bulunan veya motorla çekilebil en turizm taşıt aracı.

    karayolu haritası
    ing: road map, fra: c arte routiére alm: Straßenkarte
    yerleşim yerlerini, aralarındaki mesafeleri v e ulaşım yollarını gösteren bir düzlem üzerine basılmış harita.

    Kargo
    ing: cargo, fra: cargaison, alm: Fracht
    genellikle uçak ya da öteki taşıt araçları ile gönderilen ufak paket veya eşya.

    kargo etiketi
    (ing: cargo label, fra: étiquette de cargaison, alm: Frachtetikett)
    kargonun üzerine yapıştırılan, konşimento numarasının, ağırlığının ve varış noktasını n belirtildiği etiket.

    kargo uçağı
    ing: cargo plane, fra: avion cargo alm: Frachtflugzeug
    yük nakleden, kısmen yolcu da taşıyan uçak.

    karşılıksız turizm talebi
    ing: latent tourism demand, fra: demande latente de tourisme alm: offenbleibende Tourismusnachfra
    karşılayacak uygun bir ürün bulu nmayan turizm talebi.

    kart anahtar
    ing: keycard, fra: passe magnét ique alm: Schlüsselkarte
    kredi kartlarına benzeyen, manyetik özelliği olan, o tel odaları veya gemi kabinleri için güvenlik nedeni ile anahtar yerine kullanılan küçü k plastik kart.

    Kartografya
    ing: cartography, fra: cartographie alm: Kartographie
    haritacılık.

    Kartpostal
    ing: postcard, fra: c arte postale alm: Postkarte
    ince kartondan yapılmış, bir yüzü resimli, diğer yüzü not ve adres yazmak için açık bırakılmış posta kartı.

    kat görevlisi
    ing: roommaid or valet, fra: femme de chambre, fi valet de c, alm: Etagend iener
    otellerde odaları temizleyen ve düzenleyen bayan veya erkek eleman.

    katalitik turizm kalkınması
    ing: catalytic tourism development, fra: développement de tourisme catal, alm: katalysierende Tourismusentwick
    belirli bir kişi veya kuruluşun yatırımı esas alınarak, onun çevresinde geliştirilen girişimler bütünü.

    Katalog
    (ing: catalogue, fra: catalogue, alm: Katalog)
    kitaplıktaki yayınları veya belli bir daldaki gereçleri nitelikleri bakımından tanıtmak ve arandıklarında bulunmalarını sağlamak için yer numaralarını belirterek h azırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist.

    Katamaran
    (ing: catamaran, fra: catamaran, alm: Katamaran)
    iki gövde üzerine o turtulmuş tekne.

    katı atık
    ing: solid waste, fra: déchet solide alm: Festabfall
    katı özelliklerini taşıyan her türlü atık madde.

    katılım bildirgesi
    (ing: itinerary participation instruc, fra: confirmation du p rogramme, alm: Teilnehmerinstruktion)
    yolculara veya temsilcilere gönderilen, seyahat organizasyonuna ilişkin tarih, zaman ve diğer ayrıntılı bilgileri teyit eden mektup.

    katlı otopark
    ing: floor parking, fra: parking à étages alm: Parkhaus
    otomobillerin park etmesi için özel olarak yapılmış çok katlı yapı.

    katma değer
    ing: value added, fra: valeur ajoutée alm: Mehr wert
    bir kuruluş için, ürettiği mal veya hizmet fiyatının, o mal veya hizmeti kendisine devredenlere ödediği miktarı aşan kısmı.

    katma değer vergisi
    ing: value added tax, fra: taxe sur la valeur ajoutée alm: Mehrwerts teuer
    hizmet veya bir malın üretim ve dağıtım safhalarında, her bir aşama iç in eklenen değere idarenin getirdiği vergi.

    katma değer yaklaşımı
    ing: value added approach, fra: partenariat pour le produit tou, alm: Annäherungsmethode für Mehrwert
    turizm ürününün tek bir kaynaktan oluşturulması yerine, bölgesel katkılarla zenginleştirilmesi yöntemi.

    kaya mezarlığı
    ing: rock cemetery, fra: tombe rupestre alm: Felsengrab
    eski çağlarda kayalara oyula rak yapılmış mezar topluluğu veya bunların kalıntıları.

    kayak asansörü
    ing: ski lift, fra: remonte-pente alm: Skilift
    kış sporları istasyonl arında, kayakçının tek ya da çift yayla, asılarak karlı bir yamacı zahmetsizce çık masına yarayan sistem.

    kayak pisti
    ing: ski run, fra: piste de s i alm: Skipiste
    kar üstünde sportif amaçla düzenlenmiş iniş yolu.

    kayak turizmi
    'kayak' denilen eskimo tipi tekne ile yapılan su sporunu konu alan özel ilgi seyahatlerinin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

    Kayık hane
    ing: boathouse, fra: garage à bateaux alm: Boothaus
    kayı kların çekildiği, korunduğu üstü örtülü yer.

    kayıp eşya
    ing: lost property, fra: objet trouvé alm: verlorengegangener Gegenstand
    kayıp, çalınmış veya yanlış adrese gönderilmiş eşya.

    kılavuz arabası
    ing: leading car, fra: car-pilote alm: Leitwagen
    kişi veya grupla ra yol gösteren ve içinde bir rehberin bulunduğu araba.

    Kilim
    ing : kilim, woven matting, fra: kilim alm: Kelim
    döşeme, divan gibi yerlere serilen, genellikle desenli, havsız, kalın kıl veya yün dokuma.

    kına
    ing: henna night, fra: soirée de henné dans la traditi, alm: Henna-Nacht
    düğünden bir gece önce, bayanların kendi aralarında, gelinin parmaklarına k ına yakarken kız evinde yapılan geleneksel eğlence.

    kır oteli
    (ing: countryside hotel, fra: gîte rural, alm: regional/bäuerlich eingerichtet)
    bölgesel ya da kırsal nitelikteki otel.

    kır yemeği
    ing: picnic, fra: piquenique alm: Picknick
    dışarıda, genellikle kırda, çimler üzerine oturularak yenilen yemek.

    Kiralamak
    ing: leasing, fra: ******** alm: mieten
    kira ile tutmak.

    kiralık oto hizmeti
    ing: rent a car service, fra: service de ******** de voitures, alm: Le ihwagendienst
    belirli bir süre için, bir sözleşme çerçevesinde, şoförlü veya şoförsüz olarak tutulan taşıt.

    kiralık otobüs servisi
    ing: rent a bus service, fra: service de ******** de cars, alm: Leihbusdienst
    şoförlü veya şoförsüz, minübüs veya otobüslerin, bir sözleşme ile özel olarak kiralanması işi.

    kırılacak eşya
    (ing: fragile, fra: fragile, alm: zerbrechliche Ware)
    kolay ve çabuk kırılan eşya.

    Kirlilik
    (ing: pollution , fra: pollution, alm: Verschmutzung)
    insan yaşamının gerektirdiği faaliyetler sonunda, halkın yoğun olduğu yerlerde, çevrenin, havanın, suyun, yiyeceklerin kirlenmesi, gürültü ve kötü kokuların oluşması.

    kırmızı halı uygulaması
    (ing: red carpet treatment, fra: dérouler le tapis rouge, alm: rotokollstufe, Roter Teppich)
    protokol gereği özel formalite biçimi.

    kırsal turizm
    (ing: rural tourism, fra: tourisme rural, alm: Ruraltourismus)
    gelişmiş ülkelerin modern yaşamından bunalanlar için bir alternatif olarak ortaya çıkan, kış şartlarına uyum sağlamayı ve kırda yaşayanlarla birlikte üretim faaliyetleri etkinliklerine katılmayı esas alan turizm türü.

    kısa mesafe mekik servisi
    ing: shuttle service, fra: service de nave te alm: Pendelverkehr
    iki yakın nokta arasında sürekli taşıma hizmeti verme şekli.

    kısa süreli ikamet
    (ing: transient stay, fra: halte, alm: Kurzau enthalt)
    asıl destinasyona giderken güzergâh üzerindeki bir yerde yapılan kısa süreli mola.

    kısa tatil
    (ing: short break, fra: vacances court es, f.pl, alm: Kurzurlaub)
    sadece birkaç gün süreli tatil.

     
  12. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    kitle iletişimi
    (ing: mass communication, fra: communication de masse, alm: Ma ssenkommunikation)
    halka basın, yayın yoluyla bilgi dağıtma.

    kitle iletişim aracı
    (ing: mass communication means, fra: moyen de communication de masse, alm: Massenkommunikationsmittel)
    bir toplumda, kişilerin haber almasını sağlayan televizyon, radyo, gazete, dergi, İnternet gibi araçlar bütünü.

    kitle iletişim kurumu
    (ing: mass communication institution, fra: institution de communication de mass alm: Institution für Massenkommunika)
    bir toplumda kişilerin haber almasını sağlayan televizyon, radyo, gazete, dergi gibi araçları işleten kurum.

    kitle turisti
    (ing: mass tourism co nsumer, fra: consommateur de tourisme de mas, alm: Massentourismusverbrauc her)
    tur operatörleri tarafından kitle turizm esasına göre düzenlen en turlara katılan kişi.

    kitle turizmi
    (ing: mass tourism, fra: tour isme de masse, alm: Massentourismus)
    önceden organize edilmiş, her şey dahil götürü fiyatı belli, grup halinde ve devamlı olarak belirli yerlere, seyahat organiz atörü firmalarca düzenlenen turizm türü.

    kitle ulaştırma kurumu
    (ing: mass transportation institution, fra: entreprise de transport communication, alm: Mas sentransportorganisation)
    bir toplumda, insanları toplu halde bir yerden başka bir yere taşıyan vapur, tren, otobüs, metro, uçak gibi araçları işleten kurum.

    kıyı kenar çizgisi
    ing: shore edge line, fra: ligne de rivage alm: natürliche Küstenbildung
    deniz, tabiî ve sunî göl ve akarsularda, kıyı çizgisinden sonraki kara yönünden su hareketlerinin oluşturduğu kumluk, çakıllık,kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınırı.

    kıyı oteli
    (ing: resort hotel, fra: hôtel balnéaire, alm: Strandhotel)
    dinlenmek, deniz ve güneşten yararlanmak isteyenlerin konakladıkları otel türü.

    kıyı turizmi
    (ing: coastal tourism, fra: tourisme balnéaire, alm: Küstentourismus)
    denize bakan arazilerin gelişmesini etkileyen deniz suyu etkinliklerinden yararlanma turizmi.

    konaklama sektörü
    (ing: accommodation sector, fra: hôtellerie, alm: Beherbergungssektor)
    otel, motel, pansiyon, tatil köyü vb. işletme sektörünün tümü.

    kongre merkezi
    (ing: congress center, fra: palais de congrès, alm: Kongreßzentrum)
    kongre vb. toplantıların düzenlendiği yer.

    kongre öncesi veya sonrası tur
    (ing: pre/post convention tour, fra: extension, alm: Vor/Nachkongreßtour)
    kongre ana programının önüne veya sonuna eklenen, istekliler tarafından ekstra bir ödemeyi gerektiren, tur.

    kongre turizmi
    (ing: convention tourism, fra: tourisme de congrès, alm: Kongreßtourismus)
    kongre, konferans, seminer, toplantı gibi amaçlarla yapılan seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

    Konjonktür
    (ing: conjuncture, fra: conjoncture, alm: Konjunktur)
    ekonomik hayatın yükselme ve alçalma yönünde gösterdiği inişli çıkışlı, dalgalı hareketlerin tümü.

    Konkord
    ing: concorde, fra: concorde alm: Concorde
    supersonic yolcu uçağı.

    Konşimento
    ing: airway bill, bill of lading, fra: connaissement alm: Frachtkostenrechnung
    kargo sevk belgesi.

    Konsolos
    ing: consul, fra: consul alm: Konsul
    yabancı ülkelerdeki vatandaşların belirli konulardaki başvurularının gerektirdiği işlemleri yapmak üzere devletin yurtdışına atadığı görevli.

    Konsolosluk
    ing: consulate, fra: consulat alm: Konsulat
    konsolosluk işlemlerinin yürütüldüğü bina.

    konsome kâse
    ing: consomme cup, fra: tasse à consommé alm: Suppenschale
    et suyu ya da tanesiz çorbaların servisinde kullanılan iki kulplu porselen kap.

    Konteyner
    ing: container, fra: container alm: Container
    içerisine kargoların konduğu her türlü kap.

    kontinental kahvaltı
    ing: continental breakfast, fra: petit déjeuner continental alm: Kontinentalfrühstück
    sıcak içeceklerden biri, meyve suyu, tereyağı, reçel ve ekmekten oluşan kahvaltı.

    kontrol kulesi
    ing: control tower, fra: tour de contrôle alm: Kontrollturm
    uçakların iniş ve kalkışlarını düzenleyen kule.

    Konvoy
    ing: convoy, fra: convoi alm: Konvoi
    aynı yere gitmekte olan taşıt araçları veya yolcu grubu, kafile.

    Köprü
    ing: bridge, fra: pont alm: Brücke
    bir engelle birbirinden ayrılmış iki yakayı birleştiren veya trafik akımının diğer bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan yapı.

    Koruma
    ing: conservation, fra: conservation alm: Konservierung
    tarih veya sanat değeri taşıyan yapıların ya da kent parçalarının yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli önlemleri alma.

    koruma amaçlı imar plânı
    ing: reconstruction plan for protect, fra: plan de reconstruction à but de, alm: wertschützender Bebaungsplan
    kültür ve tabiat varlıklarının korunması mevzuatına göre korunmaları ilân edilen yerlerde yapılan imar plânı.

    koruma bölgesi
    ing: protection area, fra: zone de protection alm: Naturschutzgebiet
    kültür ve tabiat varlıklarının korunması mevzuatına göre koruma altına alınan alan.

    Köşk
    ing: pavillion, fra: pavillon alm: Villa
    bahçe içinde yapılmış gösterişli ev.

    Kozmopolit
    ing: cosmopolitan, fra: cosmopolite, alm: Kosmopolit
    çeşitli uluslardan insanları barındıran.

    kritik kitle
    ing: critical mass, fra: masse critique alm: Massenkriterium
    turizmde uygulanabilirlik ve kârlılık gereği, ulaşılması gereken niteliksel ve niceliksel talep düzeyi.

    kritik yoğunluk kavramı
    ing: critical mass concept, fra: concept de masse critique alm: Massenkonzeptkriterium
    doğal değerlerin turizmde kullanımında, yerel makamların alacakları kararları etkilemesi gereken yoğunluk limiti.

    kruvaziyer turizmi
    ing: cruise tourism, fra: tourisme de croisière alm: Kreuzfahrttourismus
    gemiler ile iki veya daha fazla liman arasında yapılan turistik gezi.

    Kubbe
    ing: dome, fra: coupole alm: Kuppel
    bir yapının küresel tavanı.

    Küçük Asya
    ing: Asia Minor, fra: Asie Mineure alm: Kleinasien
    Anadolu.

    küçük destinasyon
    ing: mini destination, fra: mini destination alm: Zwischenziel
    ulaşılması hedeflenen mekâna gitmeden önce turisti bir süre oyalayabilecek kısıtlı imkân ve aktiviteleri olan yer.

    küçük ölçekli işletme
    ing: small business, fra: petite entreprise alm: Kleinbetrieb
    iş hacmi belli bir büyüklüğün üzerine çıkmayan, aile geçimini sağlayacak boyutta işletme.

    kudret mesafesi
    ing: power distance, fra: distance de pouvoir alm: Machtabstand
    kültürler, ev sahibi ve ziyaretçi toplulukları arasında güç ve statü farklılıklarını koruma ve özendirme derecesi.

    Kulaç
    ing: fathom, fra: brasse alm: Faden
    1830 cm. lik, özellikle suyun derinliğini ölçmek için kullanılan uzunluk ölçü birimi.

    kulaktan kulağa reklâm
    ing: word -of-mouth advertising, fra: bouche à oreille alm: Werbung von Mund zu Mund
    tüketicilerin olumlu izlenimlerini anlatmaları yoluyla, ürün ve hizmetlere talebin artması.

    kullanan öder-kirleten öder ilkesi
    ing: who uses pays, who pollutes pay, fra: principe de pollueur payant alm: Verbraucher und Verschmutzer
    bir yerdeki çevre kirlenmesinin giderilmesi için gerekecek maddî yükün o yeri kullanana ve çevreyi kirletene ait olması ilkesi.

    Külliye
    ing: social complex, fra: complexe à but social alm: Moscheenkomplex
    bir camiin etrafında cami ile birlikte yapılmış medrese, imaret, sebil, kütüphane, hastane gibi yapıların tümü.

    Kültür
    ing: culture, fra: culture alm: Kultur
    tarihî ve toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddî ve manevî değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan araçların bütünü.

    kültür değişimi
    ing: cultural exchange, fra: échange culturel alm: Kulturaustausch
    kendi kültüründen değişik kültürlere sahip yer, yöre ve ülkelere seyahat yapan insanlarla, onların gittikleri yerdeki insanların birbirlerinin kültürlerinden etkilenmeleri durumu.

    kültür evi
    ing: cultural center, fra: centre culturel alm: Kulturzentrum
    kültür merkezi.

    kültür iletişimi
    ing: cultural communication, fra: communication culturelle alm: kulturelle Kommunikation
    kültürel haberleşme.

    kültür şoku
    ing: cultural shock, fra: choc culturel alm: Kulturschock
    turistlerin ya da yöre halkının, karşı tarafın davranış biçimine gösterdikleri tepkilerin bütünü.

    kültür turizmi
    ing: cultural tourism, fra: tourisme culturel alm: Kulturtourismus
    değişik kültürleri tanımak, tarihî yer ve olayları incelemek için yapılan özel ilgi seyahatlerinin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

    kültür varlığı
    ing: cultural assets, fra: patrimoine culturel alm: Kulturbesitz
    tarih öncesi ve tarihî devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili, yer üstünde, yer altında ve su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar.

    kültür ve sanat eserlerinin kastı
    ing: vandalism, fra: vandalisme alm: Vandalismus
    turistlerce, müze ve ören yeri ziyaretinde, tarihî değeri olan eserlerin kasıtlı olarak yaralanması veya çalınması.

    kültürel kibir
    ing: cultural arrogance, fra: arrogance culturelle alm: kulturelle Arroganz
    turistlerin yöre halkının adetlerini hor görerek, kendi kültürel kurallarını sürdürme ısrarı.

    kültürel kimlik
    ing: cultural identity, fra: identité culturelle alm: kulturelle Identität
    bir kişi, bir yer, bir olay ya da bir eşya üzerindeki kültür özelliklerinin bütünü.

    kültürel miras
    ing: cultural heritage, fra: héritage culturel alm: Kulturerbe
    bir ulusun nesilden nesile geçen tarihî ve toplumsal kalıntıları.

    kültürel tanıtım
    ing: cultural information, fra: promotion culturelle alm: kulturelle Bekanntmachung
    bir ulusun nesilden nesile geçen tarihî ve toplumsal değerlerinin tanıtımı.

    Kümbet
    ing: large tomb, fra: monument funéraire alm: kleiner Kuppelbau
    dört köşeli, çok köşeli veya yuvarlak biçimli, içten kubbe, dıştan piramit veya konik külâhlı çadır sanatının mimariye geçmiş mezar yapıtı.

    küme yaklaşımı
    ing: cluster approach, fra: approche de groupe alm: Gruppenannäherung
    ortak bir amaca yönelik değişik projelerin önceliklerinin gerçekleştirilmesi yolu ile toplu yarar sağlanması.

    Kür
    ing: cure, fra: cure alm: Kur
    bazı hastalıkların tedavisinde, belli yerde, belirli bir süre kalmak suretiyle, kullanılan yöntem ve tekniklerin tümü.

    küresel ısınma
    ing: global warming, fra: réchauffement global alm: globale Erwärmung
    dünya yüzeyindeki ısının 'sera etkisi' sonucunda giderek artması ve buna bağlı olarak önemli iklim değişiklikleri meydana gelmesi şeklindeki coğrafî oluşum.

    Küreselleşme
    ing: globalization, fra: globalisation alm: Globalisierung
    dünya üzerindeki ulusların ekonomi, politika ve iletişim bakımlarından birbirine yakınlaşması, bütünleşmeye doğru gitmesi.

    Kürsü
    ing: lectern, fra: chaire alm: Sprechpult
    konferans salonlarında, konferansı veren kişilerin konuşma yaptıkları, üzerine konuşma notları vb. dökümanlarını koydukları, konum olarak yüksekte bulunan konuşma yeri.

    Kurutma
    ing: drying, fra: drainage alm: Austrockung
    deniz, göl ve ırmak kıyılarına kanal, set ve benzeri yapay engeller koymak yoluyla sığ yerlerdeki suların çekilmesini sağlama işi.

    Kurye
    ing: courier, fra: courrier alm: Kurier
    turist gruplarına seyahatlerde eşlik eden ya da düzenlemeler yapan görevli.

    kuş gözlemciliği
    ing: bird watching, fra: ornithologie alm: Vogelbeobachtung
    kuşların toplu olarak yaşadıkları yerlerde uzaktan özel gözetleme araçlarıyla onların günlük yaşamlarını inceleme ve bunun için yapılan seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

    Kuşet
    ing: couchette, fra: couchette, alm: Liegebett
    gemi veya trenlerde uygulaması olan, duvara gömülü biçimde, pratik bir yöntemle açılan yatak türü.

    Kutup Yıldızı
    ing: North Star, fra: Etoile Polaire alm: Polarstern
    gök küresinin kutbuna en yakın olan Küçük Ayı takım yıldızının en ucunda bulunan, kuzeyi belirleyen yıldız.

    Kuver
    ing: cover, fra: couvert alm: Gedeck
    yemek düzenine göre masanın üzerine konulan servis malzemelerine verilen ad.

    kuver tabağı
    ing: service plate, fra: assiette de service alm: Servierplatte
    yemek servisinden önce her kişi için masaya konulan büyük düz tabak.

    Kuzey Batı Avrupa Ülkeleri Bölgesi
    ing: Regional Conference of North West, fra: Conférence Regionale des Pays d, alm: Regionale Konferenz der Nordwes
    bölgedeki gelişmeleri plânlamak, turizm alanında bölgesel yönetimler, enstitüler arası işbirliği ve koordinasyonu sağlamak amacıyla 1955 yılında altı Benelux ülkesi arasında kurulan örgüt.

    Kuzey Kutbu
    ing: North Pole, fra: Pôle du Nord alm: Nordpol
    dünyanın en kuzey noktası.

    Kuzeyli
    ing: nordic, fra: nordique, alm: nördlich
    İskandinav ülkelerinden olan.
     
  13. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    L--------------------------------------------------------------------------------

    Lahit
    (ing: sarcophagus, fra: sarcophage, alm: Sarkophag)
    Taş veya mermerden oyma mezar.

    Lale şeklinde kadeh
    (ing: tulip styled glass, fra: flûte à champagne, alm: tulpenförmiges Glas)
    Genellikle şarap ve şampanya içmek için kullanılan lale şeklindeki kadeh.

    Lanay
    (ing: lanai, fra: lanai, alm: Gartenbalkon)
    Bahçeye bakan odanın balkonu veya verandası.

    Last minute booking agent
    Tura çok az zaman kala tur rezervasyonu yapan seyahat acentası

    Latin Amerika Turizm Örgütleri
    (ing: Confederation of Latin American, fra: Confédération des Organisations, alm: Konföderation der lateinamerika)
    Latin Amerika ülkelerindeki seyahat acentaları, otelciler, ulaştırma şirketlerinin üye olduğu, merkezi Buenos Aires'de bulunan ve 1957 yılında kurulmuş olan konfederasyon.

    Lavabo
    (ing: washbasin, fra: lavabo alm: Waschbecken)
    El ve yüz yıkama yeri.

    Lawson Şeması
    Lawson's Charte
    Turizm sektöründe özellikle konnaklama tesislerinde çeşitli fonksiyonlara ayrılan yer ilişkilerinin analiz edilmesini sağlayan ve Fred Lawson tarafından geliştirilmiş bir şemadır.

    L.C.V.
    (ing: R.S.V.P., fra: RSVP, alm: u.A.w.g.)
    Davetiyelerde, davet edilen tarafın katılıp katılmayacağını bildirmesi için eklenen, 'Lütfen Cevap Veriniz' anlamındaki istem notu.

    LDC Uzak mesafe otobüsü
    Long distance coach

    LDC with Acc
    Klimalı uzak mesafe otobüsü
    Long distance coach with air-condition

    Lejyoner hastalığı
    (ing: lejyonellozis, legioner disease, fra: légionellose, alm: Legionärskrankheit)
    Binaların havalandırma ve ısıtma sistemlerinde üreyen legionelia pneumophilia isimli bakterinin sebep olduğu pnömoni ile birlikte seyreden hastalık.

    Lido
    (ing: lido, fra: lido, alm: Lido)
    Halka açık yüzme havuzu ve çevresindeki alan.

    Liman
    (ing: harbour, fra: port, alm: Hafen)
    Gemilerin barındığı, yük ve yolcu indirip bindirdiği, doğal ve yapay korunmuş durgun sularda özel tesislerle donatılmış yer.

    Liman ücreti
    (ing: port charge, fra: droit de port, alm: Hafengebühren)
    Liman idaresi tarafından liman tesislerinin bakımı, onarımı ve temizliği için yolculardan alınan para.

    Liman turu
    Shore excursion
    Kruvaziyer gemileriyle yapılan yolculuklarda uğranılan limanların çevresinde yapılan günübirlik turlar.

    Liman turu düzenleyen acenta
    Shore excursion agent
    Liman çevrelerinde yapılan turları dğzenleyen acenta.

    Limuzin
    ing: limousine, fra: limousine alm: Limousine
    Genellikle özel törenlerde veya lüks servisin gerektirdiği hallerde, şoförü ile birlikte kiralanabilen ya da sahip olunan konforlu otomobil türü.

    Linkert Sınıflaması
    Linkert's Classification
    Linkert sınıflamasına göre işletme karakteristikleri:
    1) Motivasyon güçlerinin karakterleri.
    2) Haberleşmenin, iletişimin üstler tarafından benimsenme derecesi.
    3) Karşılıklı ilişki etkileme işleminin karakteristikleri.
    4) Karar işleminin karakteri.
    5) Amaçları saptama ve gözetme özelliği.
    6) Denetim işleminin özelliği.
    7) Performans karakteristikleri.

    Lisans
    (ing: license, fra: licence, alm: Lizenz)
    Yasa tarafından kısıtlanmış veya düzenlenmiş bir işin yapılması veya bir girişimde bulunulabilmesi için kamu otoritesince verilen ve devredilemeyen izin yetkisi veya ruhsatı.

    Lobi
    (ing: lobby, fra: lobby, alm: Hotelhalle)
    Müşteri veya konuk kabul salonu.

    Lobicilik
    (ing: lobbying, fra: intrigue de corridor, alm: Lobbying)
    Bazı ortak çıkarları olan grup temsilcilerinin belirli kişi veya kurumlar nezdinde girişimlerde bulunması.

    Loca
    (ing: lodge, fra: loge, alm: Loge)
    Sinema ve tiyatro gibi eğlence yerlerinde, parlamento salonlarında ayrılan özel bölümler.

    Logo
    (ing: logo, fra: logo, alm: Logo)
    Tanıtıcı simge.

    Lokanta
    (ing: restaurant, fra: restaurant, alm: Restaurant)
    Tabldot, alakart veya özel yemek ve bu yemeklere uygun servisler ile yeme-içme ihtiyaçlarını karşılayan işletme.

    Lokantacı
    (ing: restaurateur, fra: restaurateur, alm: Restaurantbesitzer)
    Lokantanın sahibi veya yöneticisi.

    Lüks
    (ing: luxury, fra: luxe, alm: Luxus)
    Harcamada, giyimde, yaşantıda gereklilik sınırlarını aşan, aşırıya gitme, gösteriş.

    Lüks kabin
    (ing: luxury cabin, fra: cabine luxe, alm: Luxuskabine)
    Özellikle yolcu vapurlarında donanımı gösterişli bölüm.

    Lüks mal
    (ing: luxury goods, fra: article de luxe, alm: Luxusware)
    Zorunlu ihtiyaçları karşılayıcı nitelik sınırının üzerinde olan mal.

    Lüks turizm
    (İng: luxury tourism, fra: tourisme de luxe, alm: Luxustourismus)
    Gelir düzeyleri çok yüksek olan kişilerin katıldığı ve lüks tüketime yönelik turizm türü.

    Loading card
    Kruvaziyer yolculuğunda gemilerin uğradıkları limanlarda yolcuların karaya çıkabilmesi için verilen, pasaport yerine geçen kart
     
  14. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    MMakina ve Techizatın Yurt İçinden Alımında KDV Desteği
    VAT refund on locally procured machinery and equipment
    97/2 nolu Hazine Müsteşarlığı Tebliğine göre, "Teşvik Belgesine istinaden düzenlenen yerli global listede yer alan, yeni olarak temin edilen, yurt içinde imal edilmiş olan makina ve techizattan Müsteşarlık'ca proje bazında uygun görülenlerin" gelişmiş yörelerde sadece KDV tutarının, kalkınmada öncelikli yörelerde ise KDV+15 puan tutarında bir meblağın fon kaynaklarından yatırımcıya nakit olarak ödenmesine olanak sağlayan bir teşvik tedbiridir. Master süreç planı
    (Bkz. Dizgisel şema)

    MCO
    Miscellaneoıus charges order
    Müteferrik ödeme emri


    Menü
    Menu
    Kelime olarak menü, "ayrıntılar" olarak tanımlanır. Menü satışa sunulacak yiyecek türlerinin ve fiyatlarının saptanıp sıralanmasııdır. Esas olarak iki tür menü vardır.

    Birincisi tüm öğünü ve fiks fiyatlı bir kaç yemeği gösteren tabldot (table d'hot)'tur. İkincisi her maddenin ayrı ayrı fiyatlandırıldığı alakar (Ala carte)'dır. Her iki türün Carte du jour, Basit alakart veya tercihli menü (selecktive menu) gibi çeşitli şekillerde bileşimleri de vardır.

    Mesaha şehadetnamesi
    (Bkz. Yat ölçü belgesi)

    Mevsim, dönem, sezon
    Season

    Mevsim sonu, mevsim dışı fiyat
    Off season price

    Motel Birliği
    Master Hosts
    Motel birliği bir grup motel işletmesi tarafından kurulmuş olan ve kar amacı gütmeyen bir birlik.

    Muhabir acenta
    Corresponding agent

    Muhasebe rasyoları
    Muhasebe rasyoları kazanç zarar ve bilançoyu teşkil eden kalemler arasındaki ilişkiyi göstermek üzere teşkil edilen, işletmenin gelişme durumunu açıklayan oranlardır

    Mümkün olan en uygun fiyat
    Best possible price

    Münferit, bireysel
    Individual

    Müşteri Başına Ortalama Harcama
    Müşteri başına ortalama harcama servis yapılan yemek sayısı ile bu servisten elde edilen restoran yiyecek ve içecek gelirinin oranlanmasıyla bulunur.

    Müşteri çamaşırhanesi
    Guest laundry
    Turizm sektöründe, konaklama tesislerinde müşteri çamaşırlarının yıkandığı bölüm.

    Müşteri Hesabı
    Folio
    Hesabı ayrıca çıkacak herbir müşteri veya müşteri grubu için kullanılan kartlardır. Müşteriye fatura edilecek tüm harcamalar bu belge üzernde toplanır. Eğer bir müşteri iki veya daha fazla oda almışsa veya seyahat acentası aracığılıyla gelmiş gruba dahil ise herbir kişi veya oda için ayrı bir folyo açılmaz. Sadece grub için bir folio açılır.

    Müşteri Listesi
    Rooming List
    Tur operatörünün konaklama işletmesine gönderdiği, müşterilerin isimlerini ve oda dağılımlarını gösteriri liste.

    maden suyu
    ing: mineral water, fra: eau minérale alm: Mineralwasser
    mide rahatsızlıkları ya da sindirim zorluklarında, tedavi edici veya rahatlatıcı özelliği olan, mineral bakımından zengin içme suyu.

    Mağara
    ing: cave, fra: grotte alm: Höhle
    canlılar için barınak olarak da işe yarayabilen doğal yer kovuğu.

    mağara turizmi
    ing: speleological tourism, fra: tourisme spéléologique alm: Speläologie-Tourismus
    mağaraları, yer altındaki uçurumları, yarıkları, oyukları, yeraltı akarsularını gezip görmekle ilgili olay ve ilişkilerin bütünü.

    Mağaracılık
    ing: speleology, fra: spéléologie alm: Speläologie
    mağaraların incelenmesi ile ilgili bilim dalı.

    Mağaza
    ing: large store, fra: grand magasin, m, alm: großes Geschäft
    büyük dükkân.

    mahallî para
    ing: local currency, fra: monnaie nationale alm: Landeswährung
    bir ülkenin tedavüldeki kendi parası.

    mahallî turistik faaliyet
    ing: local tourism activity, fra: activité touristique locale alm: örtliche Fremdenverkehrsaktivit
    bir yerde, yerel düzeyde yapılan turizm ağırlıklı şenlik, anma günü, gösteri gibi etkinlik.

    malî mesuliyet sigortası
    ing: financial responsibility insura, fra: assurance de responsabilitecivi, alm: finanzielle Risikoversicherung
    işletmecinin, tur operatörünün ya da seyahat acentasının hizmet ve organizasyon kusurlarından dolayı turistlerin canına ve malına zarar gelmesi riskine karşı yaptırdığı sigorta türü.

    Manastır
    ing: monastery, fra: monastére alm: Kloster
    bazı rahip ve rahibelerin dünya ile ilişkilerini keserek yaşadıkları yer.

    Manifesto
    ing: manifest, fra: manifeste, m, alm: Ladeverzeichnis
    gönderilecek yükleri gösteren belge.

    Manzara
    ing: view, fra: vue alm: Landschaft
    farklı ve özel, genellikle doğal, coğrafî yer görünümü.

    Marina Yatırım ve İşletmecileri Derneği
    ing: Association of Marina Investors, fra: Association des Investisseurs e, alm: Verband für Yachthafeninvestore
    kamu kurumları ile dayanışmayı, sektörde disiplin ve birliği sağlamak amacıyla 1991 yılında kurulan, marinaların üye olduğu kuruluş.

    misyonerlik kompleksi
    ing: missionary complex, fra: complexe de mıssıonnaire, alm: Missionstätigkeitskomplex
    iş adamlarının veya turistlerin, bilerek veya bilmeyerek, başka bir ülke insanının yaşam biçimini veya düşünce tarzını değiştirme girişimleri.

    Mit
    ing: myth, fra: mythe alm: Mythe
    tarih öncesine dayanan efsane, masal, bazen destan.

    Mitoloji
    ing: mythology, fra: mythologie, alm: Mythologie
    putperest eski çağda inanılan ve saygı duyulan tanrıların, yarı tanrıların, kahramanların efsane, masal ve hayal ürünü öykülerinin doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim.

    müşteri hesabı
    ing: customer account, fra: compte ceients alm: Kundenkonto
    hizmet gören ve karşılığında ücret ödemesi gereken kişi için, alacakları izlemek üzere açılmış bulunan hesap.

    müşteri ilişkileri
    ing: customer relations, fra: relations clientèle alm: Verbraucherbeziehungen
    satıştan sonra, tatmin derecesinin ölçülmesini de kapsayan iletişim yöntemi.

    mutfak işçisi
    ing: kitchen worker, fra: commis de cuisine alm: Küchendiener
    mutfakta bulaşık yıkama ve sebze ayıklama gibi görevleri yapan işçi, bulaşıkçı.

    mutfak şefi
    ing: executive chef, fra: chef de cuisine alm: Küchenchef
    tüm mutfak görevli ve etkinliklerini yöneten deneyimli aşçı.
     
  15. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    N--------------------------------------------------------------------------------

    Net Bugünkü Değer Yöntemi
    Net Present Value Method
    Net bugünkü değer yöntemiyle proje değerlendirilmesinde yatırımın gelecekteki nakit girişlerinin bugünkü değeriyle yatırım maliyeti arasındaki fark bulunmaya çalışılır. Buna göre, bir yatırım projesinin net bugünkü değeri, projenin ekonomik ömrü (kuruluş+işletme dönemi) boyunca sağlayacağı net nakit akışlarının belli bir iskonto oranına göre indirgenmiş değerlerinin toplamıdır.

    Net gezi eğilimi
    : Net gezi eğilimi, bir ülkedeki veya belirli bir yöredeki turizm hareketine katılan nüfusun oaranını belirlemek açaısından önem taşır.
    Net gezi eğilimi = p/P x 100
    p= Bir ülkedeki veya belirli bir bölgedeki geziye çıkan bireylerin sayısı.
    P= O ülke veya bölgenin toplam nüfusunu ifade eder.

    Net işletme karı
    Net operating profit (NOP)

    Net Kazanç
    Net rate

    net turizm geliri
    ing: net tourism income, fra: recettes touristiques nettes, alm: touristische Nettoeinnahmen
    belli bir yörede, turistlerin toplam harcamalarından, doğrudan ve dolaylı kaçaklar çıktıktan sonra kalan miktar.

    nihaî gezi programı
    ing: final itinerary, fra: programme définitif de voyage, , alm: endgültige Reiseroute
    seyahat acentası tarafından hareketten hemen önce yolcuya verilen, uçuş veya tren numaralarını, kalkış-varış zamanlarını, tur güzergâhlarını ve diğer ayrıntıları içeren program.

    No show
    ing: no show, fra: non présentation alm: no show
    Gelmedi.müşterinin önceden yaptığı rezervasyona haber vermeksizin uymaması.

    No show ücreti
    Rezervasyonu yapılan hizmetin kullanılmaması durumunda ödenen ücret
     
  16. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    O-ÖOda Doluş Oranı
    Oda doluş oranı bir dönemde satışa arzedilen oda sayısı ile fiili oda satışı arasındaki orandır. Oda Doluş Oranı =Satışa arzedilen oda sayısı/Satılan oda sayısı

    Gerçek Oda Doluş Oranı
    Otellerde sık sık müşteri odalarının bir kısmının tamirat ve bemzeri nedenlerle müşterilere arzedilmesi mümkün olamayabilir. Bu durumda gerçek doluş oranını, satışa arzedilemeye müsait olmayan oda sayısı toplam oda sayısından çıkarmak ve fiilen satılan oda sayısısna oranlamak suretiyle bulunur.

    Odalar üzerinden günlük ortalama oran
    Günlük oda satış gerlirleri ile satılan odalar arasındaki orana Odalar Üzerinden Günlük Ortalama Oran adı verilir ve aşağıdaki formülle gösterilir. Odalar Satış Geliri / Müşteri Sayısı

    Oda Sayım Cetveli
    Ön büro tarafından günlük olarak dünlük olarak düzenlenen ve
    -işletmenin hangi odalarının boş veya dolu olduğunu,
    -her bir odada kaç kiinin konakladığını,
    -odaların hangi fiyattan satıldığını,
    -müşteri sayısının grup, münferit veya misafir şeklinde sınıflanması, eğer gerekli ise yerli, yabancı konaklama sayısını,
    -rezervasyon yapıldığı halde müşterice doldurulmayan odalaea ilişkin olarak doğan "no-show" gelirleri gösteren belge ya da rapor.

    Operasyon, işletme
    Operation

    Oran, rasyo
    Ratio

    Ortaklaşa charter kiralama
    Part charter, split chater

    Ortalama koltuk ücreti
    Average seat rate

    Otel
    (ing: hotel, fra: hôtel, alm: Hotel)
    yapısı, donanımı, konforu, müşteriye sunduğu hizmetin kalitesi gibi elemanlarıyla, uygar bir insanın arzu ettiği nitelikte, geçici konaklama, yeme-içme ve eğlence gereksinimlerini bir ücret karşılığında sağlayan konaklama tesisi.

    Otelci
    (ing: hotel keeper, fra: hôtelier, alm: Hotelier)
    Konuk kabul eden, ya da bir konaklama tesisi işleten kimse.

    Otel çamaşırhanesi
    Hotel laundry
    Konaklama tesislerinde otel çamaşırlarının yıkandığı bölüm.

    Otelcilik fonksiyon oranı
    Bir ülke veya yörenin turistik otellerinin sunabileceği toplam yatak kapasitesi ile o ülke veya yörenin toplam nüfusu arasındaki ilişkiyi ifade eder ve Tf(H) şeklinde ifade edilir.
    Tf (H) = N1x100/ P
    Nl ülke veya yöredeki tuirtik otellerin toplam yatak sayısının

    P O ülke veya yörenin toplam yerli nüfusunu gösterir.

    Otel rezervasyon tipleri
    Types of reservations
    1) Garanti rezervasyon otel müşterinin rezervasyonuna göre gelmesi beklenen gün ve saatten itibaren 24 saat süre ile başka bir deyişle o günkü çıkış ssaatine kadar tutmayı taahhüt eder. Diğer taraftan müşteri kullanmaması halinde oda kira bedelini ödemeyi taahhüt eder.
    Kredi kartı aracılığıyla verilen kredi
    Önceden ödeme
    Seyahat acentası aracılığıyla garanti
    Şirket garantisi
    2)Garantisiz rezervasyon Otel gün içinde belirlerdiği bir saate kadar tüm rezervasyonları tutar. O saatten itibaren talep olması halinde rezervasyonları satar. Müşteri rezervasyonda belirtilen saatten sonra gelirse ve tesiste yer varsa kendisine yer sağlanabilir.
    3) Teyitli rezervasyon: Müşteri ile otel işletmesi arasında oda fiyatları, konaklama tipi, müşteri adeti, otele geliş tarihi ve saati üzerinde yazılı olarak mutabakata varılır. Teyitli rezervasyon garantili ve garantisiz rezervasyon şeklinde gerçekleşebilir.

    Oteller Tekdüzen Muhasebe Sistemi
    Uniform System of Accounts for Hotels
    Otellerin muhsaebe sisteminin yanısıra, gelir getiren departmanları dışında oteller genel yönetim, pazarlama, teknik hizmetler gibi departmanların giderlerinin nasıl raporlanacağınıa ilikin bir sistem olup Hotel Association of New York City, İnc. Tarafından hazırlanan ve üyelerine dağıtılan "Uniform System of Accounts for Hotels" isimli eserdeki rapor modelleri yurdumuzda en çok rastlanan modeller olarak dikkati çekmektedir.

    Oturma Yeri Doluş (Kuver) oranı
    Oturma douş oranı belli bir dönemde restoranın veya benzeri yiyecek-içecek bölümünün müşteri kabul kapasitesi ile o dönemde servis yapıaln yiyecek (kuver) sayısı arasındaki orandır.
    Oturma Yeri Doluş Oranı = Servis Yapılan Kuver Sayısı( Oturma Yeri Kapasitesi
    Bir restornda günlük olarak öğle ve akşam için iki defa yararlanılacağına göre, Servis yapılan Yemek Sayısı/ Günlük kapasite
    formülü yardımıyla da restorndan günlük ortlama yararlanma katsayısı bulunabilir.

    Outgoing servisi
    Seyahat acentalarında, yurt içinde veya dışında gezecek kişi ve grupların gidecekleri yerlere ait ulaştırma araçlarının, otellerin, biletlerin temini ve gezilerin düzenlenmesi görevini üstlenen servis.

    öğle yemeği
    ing: lunch, fra: déjeuner alm: Mittagessen
    genellikle 12:00 - 14:00 saatleri arası yenilen yemek.

    Öğrenci Hava Seyahati Birliği
    ing: Student Air Travel Association-, fra: Association de Voyages Aeriens , alm: Verband für Studentenflüge
    öğrencilerin havayolu seyahatleri ile ilgili olarak gerekli teşvik ve kolaylıkları sağlamak üzere kurulmuş örgüt.

    ölü mevsim
    ing: dead season, off season, fra: saison creuse alm: Nachsaison
    bir turizm merkezinde, turist akımının en düşük olduğu dönem.

    olumsuz imaj
    ing: negative image, fra: image négative alm: negatives Image
    bir ülke, kurum ya da kişinin dışa yansıyan fikrî ve şeklî algılanmasının olumsuz olması.

    oluşmamış turizm talebi
    ing: incipient tourism demand, fra: demande naissante de tourisme, alm: potentielle Tourismusnachfrage
    tüketicinin duyduğu gereksinimin henüz farkında olmadığı turizm talebi.

    ön büro
    ing: front office, fra: réception alm: Empfang
    otele gelen konuğun ilk başvurduğu, resepsiyon, rezervasyon, fatura yazma, posta servisi ve ön kasa bölümlerinden oluşan yer.

    ön izin
    ing: preliminary permission, fra: permission préliminaire, alm: vorläufige Betriebsgenehmigung
    tesis kurmak amacıyla başvuran kişiye verilen ve belli bir süre içinde işe başlanması şartı taşıyan izin, opsiyon.

    öncelikli bölge
    ing: priority region, fra: région prioritaire alm: prioritäre Region
    bir hizmetin götürülmesinde veya bir yatırımın yapılmasında öncelik tanınan bölge.

    ören yeri
    ing: ruin, fra: vestige alm: archäologische Ruinenstätte
    doğal olayların ya da savaş, yangın etkisiyle yıkılan, terk edilen eski, antik yerleşme yeri kalıntısı, şehir veya kale yıkıntısı, harabe.

    ören yeri takviyesi
    ing: site hardening, fra: fortification des sites alm: Absicherung einer Ruine
    ören yerlerine aşırı ziyaretçi akımının yol açtığı fizikî tahribata karşı, merdiven, takviye duvarı, ikincil yollar gibi mimarî pekiştirme önlemleri.

    örgün turizm eğitimi
    ing: formal tourism training, fra: éducation formelle du tourisme,, alm: offizielle Tourismusausbildung
    okul veya okul niteliği taşıyan eğitim kurumlarında yapılan turizm eğitimi.

    örnek birim geliştirme
    ing: clustering, fra: développement en groupe alm: Pilotgruppierung
    belirli bir yörede, benzer özellikli turizm birimleri geliştirme.

    ortalama günlük oda fiyatı
    ing: average daily room rate, fra: prix moyen chambre alm: durchschnittlicher Zimmerpreis
    konaklama tesislerinde, günlük gelirin, satılan oda sayısına bölünerek elde edilen fiyat.

    Otel, Lokanta, Eğlence Yerleri İşçi Sendikası
    ing: Syndicate of Workers in Hotel, , fra: Syndicat des Travailleurs d'Hôt, alm: Gewerkschaft der Arbeiter in de
    otel, lokanta, eğlence yerlerinde çalışan işçilerin sosyal haklarını ve eğitimlerini sağlamak amacıyla oluşturulan sendikal birlik.

    Otoban
    ing: express way, fra: autoroute alm: Autobahn
    hızlı bir trafik akımını sağlamak amacıyla yapılan, 3 veya 4 şeritli, çift yönlü geniş yol.

    otomatik bilet makinesi
    ing: satellite ticket printer, fra: machine automotique de ticket, , alm: Fahrkartenautomat
    hava alanı ve alış veriş merkezlerinde, bilgisayara bağlı olarak, rezervasyon kabul eden, bilet ve uçuş kartı basan, acenta denetiminde makine.

    Otoray
    ing: railcar, fra: autorail alm: Schienenbus, m
    bir veya birkaç römorktan oluşan, kısa mesafeli yolcu taşımaya mahsus motorlu demiryolu aracı.

    otostop yapmak
    ing: hitch-hiking, fra: auto-stop, m, alm: per Anhalter reisen
    kişinin, yoldan geçen vasıtalardan, aynı yöne yolculuk için işaretle istekte bulunması.

    oyun salonu
    ing: gambling hall, fra: casino alm: Spielhalle
    genellikle lüks tatil kompleksi içinde yer alan talih oyunu mekânı.

    özel mutfak
    ing: national cuisine, fra: cuisine nationale alm: Landesküche
    millî yemekler.

    özel olaylar için tarifesiz sefer
    ing: special event charter flight, fra: vol charter pour des événements, alm: Charterflug für Sonderveranstal
    olimpiyatlar, futbol şampiyonaları gibi özel etkinlikler için düzenlenen uçuş.

    özel turistik tren
    ing: special cruise train, fra: train spécial en croisière alm: Sonderzug
    demiryolu işletmesi tarafından, belirli bir turistik programı uygulamak üzere sefere konulan, ülke içi veya ülkelerarası yol alan tren.

    özgün kültürel kimlik
    ing: culturel identity, fra: identité culturelle alm: kulturelle Idendität
    kültürel nitelikleri ile başkalarından ayrı ve üstün olan toplumsal özelliklerin tümü.

    Ödeme emri
    Voucher
    Turistik hizmet ödemelerine esas teşkil eden hizmetleri belirten ödeme emri.

    Öncelikli turistik bölge
    Pilot bölge,:turistik prioriteli bölge, organize turizm gelişme alanı da denilen öncelikli tuirstik bölge diğer bölgelere oranla gerek kaynaklari ulaştırma, gerekse geleceğe dönük olarak en çok umut veren bir bölge olup çok sayıda turist çekme ve turistlerin gereksisnmlerini karşılayabilecek biçimde yatırımların yapılmasına olanak sağlayan bölgedir.

    Ön fizibilite etüdü
    ing: prefeasibility analysis, fra: analyse de faisabilité alm: erste Machbarkeitanalyse, f
    bir projenin ekonomik, malî, çevresel ve sosyal analizlerini kapsayan maliyet gelir analizi.

    Önlenebilir gecikme
    Avoidable delay

    Önlenemeyen gecikme
    Unavoidable delay

    Özel fiyat
    Special price
    Özel olarak uygulanan fiyat.

    Özel ilgi turu, özel ilgi gezisi
    special interest travel, special interest tour
    Belirli bir konuya ilgi duyanlar için hazırlanmış gezi, tur.

    Özendirme gezisi şirketi
    Incentive house

    Özendirme turizmi İncentive turizm, teşvik turizmi
    Incentive tourism
    Şirketlerin çalışanlarını ödüllendirmek için yolladığı teşvik amaçlı tatiller.
     
  17. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    P-R
    Pansiyon Tahakkuk Cetveli
    Günlük pansiyon haılatını belirlenmesi amacıyla kullanılan ve hangi odalarda konaklayan müşterilere yiyecek (pansiyon) verileceği ve bunun kahvaltı, öğle ve/veya akşam yemeği şeklinde dağıtımını gösteren ve hergün için ön büro tarafından düzenlenen bir cetveldir.

    Paket tur
    Paket turların süresi en az 6 geceleme olmak üzere en çok bir ay olabilir. Ancak bu kuralın değişik türde düzenlenen paket turlar açısından dört ayrı istisnası vardır:

    a) Avrupa ile kuzey Atlantik bölgesi arasında düzenlenen bir paket turda süre en az 14 gündür. (Kuzay Atlantik Bölgesi: Alaska, Kanada ve ABD (Miami hariç)'yi kapsamaktadır.
    b) Hafta sonu gezileri için düzenlenen paket turların süresi en az 1 en çok 5 gece yatıyı öngörür. Bu tür bir gezi en erken Perşembe günü saat 22:00'de başlayıp en geç Salı günü 08:00'de bitmelidir.
    c) Özel gösteriler için düzenlenen turlarda süre tıpkı hafta sonu gezileri gibi en az bir, en çok 5 gece yatıyı gerektirmektedir. Sadece Avruoa için geçerli olan bu tür düzenlemelere "Cannes Film Festivali", "ITB Berlin, Uluslararası Berlin Turizm Boorsası", "Avrupa Futbol Şampiyonası" örnek gösterilebilir.
    d) Charter uçuşları ile düzenlenen. Herhangi bir süre sınırlaması yoktur.

    Pasan müşteri
    Walk in passenger
    Otele rezervasyonsoz gelen müşteri.

    Pazarlama deneyi
    Test marketing

    Pazarın bölümlendirilmesi
    Segmentation
    Pazarın bölümlendirilmesi, toplam pazarın farklı özelliklere sahip alt kısımlara ayrılamsı anlamına gelir. Farklı turizm ürünlerinin varlığı bunlara ayrı ayrı yönelecek mevcut veya potansiyel talebin ayrı ayrı belirlenmesini, diğer bir ifadeyle pazarın bölümlendirilmesini gerektirir.

    PCO
    Professional congress organizer
    Profesyonel kongre düzenleyicisi

    PERT
    Project Evaluation and Rewiev Technique

    PR
    (Bkz. Halkla ilişkiler)

    Proje geliştirme
    Project evaluation

    Promosyon
    (Bkz. Tutundurma)

    p.m.
    ing: post meridien, fra: après midi, alm: nachmittags
    12 saat zaman dilimi uygulanan ülkelerde öğleden sonrasını ifade eden kısaltma.

    Pasaport
    ing: passport, fra: passeport alm: Reisepaß
    bir ülkenin, uyrukluğunu kanıtlamak üzere yurttaşlarına verdiği, dolayısıyla ülkeden çıkmasına veya ülkeye yeniden girmesine izin veren ve kimliği ispata yarayan belge.

    Pasavan
    ing: safe-conduct pass, fra: passavant alm: Passierschein
    devlet sınırı dışında bahçe, bağ ve tarlası bulunan kişilerin serbestçe girip çıkmaları için düzenlenen belge.

    pasta şefi
    ing: pastry chef, fra: chef de pâtissier alm: Konditorchef
    pasta ve tatlıların hazırlanmasında uzmanlaşmış mutfak elemanı.

    patent hakkı
    ing: patent right, fra: brevet alm: Patentrecht
    bir şeyin üretim izni.

    Piknik
    ing: picnic, fra: pique-nique alm: Picknick
    yemekli kır partisi.

    pilot bölge
    ing: pilot region, fra: région pilote alm: Pilotgebiet
    herhangi bir politikayı veya metodu özel ve sınırlı bir denemeye tabi tutmak amacıyla seçilen bölge.

    Pist
    ing: runway, fra: piste alm: Flugpiste
    uçakların iniş ve kalkış yapmalarına, park yerlerine gidip gelmelerine yarayan şerit.

    piyasa ekonomisi
    ing: market economy, fra: économie de marché alm: Marktwirtschaft
    turistik ürün ve hizmetlerin satıcılara arzı ile bunları satın almak isteyenlerin taleplerinin karşılaşması ve fiyatların oluşumu.

    Plaj
    ing: beach, fra: plage alm: Strand
    yüzmeye ve güneşlenmeye uygun deniz, göl ve nehir kıyılarındaki tesisli kumsal.

    Plânlama
    ing: planning, fra: planification alm: Plannung
    belli bir hedefe ulaşmak için aşılan yöntemler sistemi.

    Planör
    ing: glider, fra: planeur alm: Segelflugzeug
    hava akımlarından yararlanarak uçurulan, uçağa benzer, hafif, motorsuz hava taşıtı.

    Podyum
    ing: podium, fra: podium alm: Podium
    genellikle atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin veya giysileri sergilemek için mankenlerin çıktıkları merdivenli, yüksekçe yer.

    pompaj istasyonu
    ing: pumping station, fra: station de pompage alm: Pumpstation
    genellikle bir toplama haznesi, bir ya da birçok pompalama birimi bulunan duru ya da kirli suları basma donanımı.

    porsiyon kontrolü
    ing: portion control, fra: contrôle de portions alm: Portionenkontrolle
    yiyecek-içecek işletmelerinde müşterilere sunulan yemeklerde fiyat kontrolünü ve miktar eşitliği sağlamak üzere takip edilen usul.

    potansiyel Pazar
    ing: potantial market, fra: marché potentiel alm: potentieller Markt
    mevcudiyetini ve gücünü kanıtlamış pazar.

    potansiyel talep
    ing: potential demand, fra: demande potentille alm: potentielle Nachfrage
    mevcut olan satın alma gücü.

    potansiyel turist
    ing: potential tourist, fra: touriste potentiel alm: Potentialtourist
    bir ülke ya da yöreye seyahat etmeye karar vermiş ya da kısa dönemde edebileceği varsayılan tüketici kesimi.

    prestij kitabı
    ing: lure book, fra: ouvrage de prestige alm: Luxuswerbeband
    turistleri belli bir bölge veya ülkeye çekmek amacıyla çıkarılan çok yapraklı tanıtıcı yayın.

    Prodüktivite
    ing: productivity, fra: productivité alm: Produktivität
    girdi ve çıktılar arasındaki oranın, verimliliğin ölçümü.

    profesyonel firma
    ing: professional firm, fra: firme professionnelle alm: professionelle Firmaçalışmalarını para karşılığı, meslek ya da temel uğraşı konusu olarak yapan firma.

    profesyonel hizmet
    ing: professional service, fra: service professionnel alm: professioneller Dienst
    bir meslek ve uğraş kolu olarak kazanç elde etmek amacı ile yapılan hizmet.

    profesyonel pazarlama
    ing: professional marketing, fra: marketing professionnel alm: professionelle Vermarktung
    pazarlamanın para karşılığı, meslek ya da temel uğraşı konusu olarak yapılması.

    Pusula
    ing: compass, fra: boussole alm: Kompaß
    üzerinde kuzey-güney doğrultusunu gösteren, bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan araç.
    R

    Rasyo
    (Bkz.Oran)

    radyo far
    ing: beacon, fra: balise alm: Signalturm, m
    bir uçağa kılavuzluk etmek veya uçağı yönlendirmek amacıyla ışık, elektrik sinyali ya da aynı amaçlı başka uyarma türleri yayan istasyon.

    Rafting
    ing: rafting, fra: rafting alm: Rafting, n
    özellikle hızlı akan ırmaklarda, azgın sular arasında yapılan bot yarışı.

    Ranza
    ing: berth, fra: couchette alm: Etagenbett, n
    duvara montajlı, alt alta, açılır kapanır yatak sistemi.

    Rayiç
    ing: current value, fra: prix courant alm: Marktwert, m
    bir malın sürüm değeri, piyasa değeri.

    refakat etmek
    ing: accompanying, fra: accompagner, alm: begleiten
    bir kişiye eşlik etmek, yanında bulunmak.

    Refakatçi
    ing: accompanying person, fra: accompagnateur alm: Begleiter, m
    bir konferansa, toplantıya ya da fuara katılacak bir temsilci ile birlikte resmî kimliği ve görevi olmadan gelen kişi.

    refakatli gezi
    ing: escorted tour, fra: voyage organisé accompagné alm: organisierte Reise mit Begleite
    bir tur görevlisinin tüm ulaşım, konaklama, bagaj hizmetlerinin düzenli şekilde yerine getirilmesinden sorumlu olduğu, masrafın 'her şey dahil' hesaplandığı gezi türü.

    refakatsiz paket gezi
    ing: unescorted package tour, fra: voyage organisé non accompagné,, alm: organisierte Reise ohne Begleit
    tura katılanların grup halinde seyahat etmek zorunda olmadıkları, peşin ödemeli gezi türü.

    rehber balıkadam
    ing: guide diver, fra: guide plongeur alm: Tauchführer, m
    su altı dalışlarında, dalgıçlara yol gösteren, ilgili kurumdan alınmış yetki belgesi taşıyan kişi, usta dalgıç.

    Reklâm
    ing: advertisement, fra: publicité alm: Werbung, f
    bir ürünü topluma tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için genellikle basın ve yayın araçları ile toplumun ortak yer ve tesislerinden yararlanılarak yazılı, sözlü, görüntülü ya da işaretlerle yapılan tanıtım işi.

    reklâm sayısı
    ing: number of exposures, fra: nombre de parutions alm: Zahl der zu wiederholenden Werb
    tüketici kitlesine ulaşmayı hedefleyen reklâmların tekrarlanma sayısı.

    Reklâmcılık
    ing: advertising, fra: publicité alm: Werbeagentur, f
    müşterileri adına reklâm programları hazırlayıp sunma.

    reklâmla ulaşılan tüketici kitlesi
    ing: reached consumers by advertisem, fra: nombre de consommateurs atteint, alm: mittels werbung erreichter verb
    yapılan reklâmı fiilen duyan veya gören tüketici sayısı.

    Rekreasyon
    ing: recreation, fra: récréation alm: Erholung, f
    insanların boş zamanlarında, eğlence ve tatmin dürtüleri ile, gönüllü olarak katıldıkları aktiviteler.

    rekreasyon merkezi
    ing: recreation center, fra: centre de récréation alm: Erholungszentrum, n
    eğlenceye yönelik faaliyetler için ekipman ve imkânların bulunduğu alan veya yapı.

    resmî oda fiyatı
    ing: rack rate, fra: tarif homologué alm: offiziell bestätigter Preis, f
    konaklama tesisi birimlerinin, ilgili hükümet veya yerel yönetim makamlarınca onanmış resmî fiyatı.

    resmî tatil
    ing: official holiday, fra: jour férié alm: öffentliche Feiertage, f
    yasa ile belirlenen ve devletin öngördüğü yöntemlere uygun olarak yapılan tatil.

    Restitüsyon
    ing: restitution, fra: restitution alm: Restitution, f
    ilk şekline getirmek.

    restoranlı vagon
    ing: restaurant car, fra: wagon- restaurant alm: Speisewagen, m
    trenlerde yeme-içme ihtiyaçlarının karşılandığı vagon.

    Restorasyon
    ing: restoration, fra: restauration, f, alm: Restaurierung, f
    tarihî değeri olan eski bir yapıda, yıkılmış, bozulmuş olan yerlerin aslına uygun biçimde onarılması.

    rezervasyon acentası
    ing: booking agency, fra: agence de réservation alm: Buchungsagentur, f
    müşterileri adına tiyatro, konser, otel gibi yerlerden rezervasyon yapan kuruluş.

    rezervasyon ağı
    ing: reservation network, fra: réseau de réservation alm: Reservierungsnetz, n
    bir turizm tesisi için rezervasyon yapılabilen nokta, yer ve merkezlerin bütünü.

    Rıhtım
    ing: pier, fra: quai alm: Pier, m
    bir nehir veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme-bindirme veya yükleme-boşaltma yapabileceği yer.

    ring tur
    ing: circular tour, fra: circuit alm: Rundreise, f
    aynı yerde başlayıp aynı yerde biten tur.

    Riviyera
    ing: riviera, fra: riviera alm: Riviera, f
    lüks yaşam tarzına uygun kıyı tatil mekânı.

    ro-ro taşımacılığı
    ing: ro-ro transportation, fra: transport ro-ro alm: Ro-Ro- Verkehr, m
    özel gemilerle yapılan uluslararası taşımacılık türü.

    Rölöve
    ing: surveying, fra: relevé alm: Relevierung, f
    bir yapının bütün boyutlarını ölçerek plân, kesit ve görünüşünü yeniden çıkarmak.

    Römorkör
    ing: tugboat, fra: remorque alm: Schleppboot, n
    yedeğinde başka taşıtları götürmeğe yarayan deniz taşıtı.

    Rota
    ing: route, fra: route alm: Kurs, m
    varacağı yere ulaşmak için gemi veya uçakların izledikleri belirli yol.

    Rulet
    ing: roulette, fra: roulette alm: Roulette, n
    hızla dönen bir topun, döner bir tablodaki renk ve sayılarda durması ile kazananı belirten kumar oynama aygıtı.

    rüzgâr sörfü
    ing: wind surfing, fra: planche à voile alm: Windsurf
    yelken donanımı bulunan tek kişi için yapılmış bir araçla, su üzerinde rüzgârın yardımıyla kayma biçimindeki su sporu.

    Rehberli tur
    Guided tour, hosted tour

    Rehbersiz dış ülke gezisi
    Foreign independent tour (FIT)
    Yabancı bir veya birkaç ülkeye, turistlerin isteklerine göre düzenlenen ve ücreti peşin alman rehbersiz gezi.

    Rekreasyon
    Recreation
    Rekreasyon (Latince recreatic), kelime olarak dinlendirmek, eğlendirmek, canlandırmak gibi anlamlara gelmektedir. Rekrwasyon zorunlu çalışma faaliyetlerinden bağımsız olarak bireyin onarılması ve geliştirilmesi, bireyin zamanını dilediği gibi kullanmakta serbest olması, insanın fiziksel gücünü onarmaya ve ruhsal kapasitesini zenginleştirmeye yönelik faaliyetler; bireyin isteyerek katıldığı tüm faaliyetler, zorunlu faaliyetlere karşıt olarak özgürce seçilen faaliyetler. Fiziksel ve sosyal çevrenin değişmesi. İnsanın boş zamanlarında yaptığı faaliyet olarak tanımlanabilir.

    Genel rekreasyon faaliyetleri: Kısa dinlenmeler; pilaj, kış sporu gibi.
    Hafta sonu gezileri.
    Turizm diye sınıflandırılabilir. Organize rekreasyon faaliyetleri:
    Artistik (edebiyet, sinema, tiyatro, müzik, sergi vb.) Entellektüle ( Konferanslar, radyo-tv, vb.)
    Sosyal (Aile, fuar, kongre, toplantı vb.)
    Pratik uğraş (Bahçecilik, elişleri vb.)
    Fiziki (Spor, av, yürüyüş, vb.)

    Rekreasyon işletmeleri
    Recreation esteblashments
    Rekreasyon işletmeleri kişilerin boş zamanlarını değerlendirmek, aynı zamanda eğlence, dinlence ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla katıldıkları doğal, sportif, kültürel ve eğlenceye yönelik etkinlikleri sunan işletmelerdir.

    Rep.
    Temsilci, representative

    Resepsiyon
    Front desk

    Rezervasyon
    Reservation

    Rezervasyon bölümü
    Reservation department
    Müşteri tesise gelmeden önce ilk iletişm kurulan bölümdür. Rezervasyonun alınması, dosyalanması, rezervasyon tablolarına yerleştirilmesi, maksimum doluluk oranının sağlanması vb. işler

    ROH
    Run of the house
    Konaklama tesisinin elinde kalan ve kategorisi belli olmayan odanın ayrılması (rezervasyonu)

    RTW
    Round the World.
     
  18. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    S , Ş

    Sabit maliyet
    Fix cost (FC)

    Scanion Planı
    Scanion's Plan
    Turizm sektöründe sıkça kullanılan bir yönetim felsefesi ve aynı zamanda bir tür örgüt kuramıdır. Scanion Planı, kişilerin kendilerini ifade etme gereksinimlerinin olduğu varsayımına dayanarak bu ifade güdüsünün işin yorumunda gerçekleşebileceği savıdır. Bu felsefeyi izleyen kuram ise "Bir örgütün bütün bireyleri o örgütün faaliyetlerine tam anlamıyla katılabilirlerse katkıları oranında ödüllendirlmelidir," şeklinde ifade edilebilir. Scanion Planı'nın uygulanması işletmelerin örgüt yapısına göre değişiklikler arz eder, ancak tüm uygulamalarda üç ana ilkeden hareket edilir: Katılma sistemi.
    Eşitlik sistemi.
    Özdeşlik sistemi.

    Seçimlik, isteğe ve onaya bağlı, opsiyonlu
    Optional

    Serbest zaman
    Leisur
    Kişilerin iş dışındaki zamanı. Kişinin dinlenme ve eğlenmeye ayırdığı boş zaman. Gün içindeki serbest zaman, hafta içindeki serbest günler, ay içindeki serbset hafta, yıl içindeki serbest ay, yedi yılda bir alınabilen serbest bir yıl (Sabbatical Year) olarak tanımlanabilir.

    Seyahat acentası
    Travel agency
    Seyahat acentaları, kâr amacıyla turistlere turizmle ilgili tüm hizmetleri sunan, tur operatörlerinin ya da kendilerinin doğrudan meydana getirdikleri paket turları satan ve bunları satın alan turistlere gittikleri yerler hakkında bilgi sunan aracı kuruluşlardır.

    Seyahat çeki.
    Traveller cheuque

    Seyahat danışma el kitabı
    Travel informatin manuel
    Çok geniş ve kapsamlı bir belgedir. İçindeki bilgiler günü gününe takip edilir. Aylık olan bu yayın dünyadaki 200 ülke hakkında bilgiler verir. Yolcular için gerekli belgeler, sağlık, gümrük kanunları ve döviz konusunda gerekli açıklamalar da vardır.

    Seyahat işletmeleri
    Üretici ile tüketici arasında ilişki kuran, hizmeti oluşturan, hizmeti sunan, pazarlayan ve satan veya bu tür işlemler için aracı olan kuruluşlara seyahat işletmeleri adı verilir. Seyahat işletmeleri turistik ürünü oluşturan ve/veya dağıtımını yapan, belirli örgütsel yapıları olan ticari kuruluşlardır. Seyahat işletmeleri aracı olacağı gibi hizmetleri oluşturarak bir bütün olarak da sunabilir. Örneğin bir uçak biletinin acenta tarafından kesilmesi aracılıktır. Konaklama, ulaşım, gezi, yeme-içme gibi hizmetlerin bir araya getirilerek tur paketi olarak sunulması ise hizmetin bir bütün halinde sunulmasıdır.

    Seyahat kontratı
    (Bkz. Seyahat sözleşmesi)

    Seyahat sözleşmesi Seyahat kontratı
    Seyahat kontratı (anlaşması) seyahat eden kişi (turist) ile seyahat boyunca gerekli hizmetleri sağlayacak ulaştırma, konaklama, yiyecek-içecek işletmeleri arasında yapılan sözleşme demektir. Bu kontrat müşteri ile tur-seyahat düzenleyicisi arasında olmasına rağmen bir çok kontratı da kendi etrafında toplar. Uluslararası bir özellik arzedecek ve uygulanabilecek bir seyahat kontratı örneği henüz yapılmamıştır. Seyahat kontratları çoğunlukla yurtdışı gezi veya paket turlar için hazırlanır ve iki bölümden oluşur: Genel satış koşulları
    İstisnai haller.

    SİMO Şeması
    SIMO Chart
    Simo kelimesi İngilizce'deki "simultaneous movement cycles (simultane hareket devresi)" tanımının baş harflerinden oluşmuştur. Ellerin ayakların, başın veya vücudun başka unsurlarının hareketlerinin kayda alınmasıdır. Genellikle sağ ve sol elin hareketlerini göstermek için çizilir. SİMO şemasının en önemli fonksiyonu etkin olmayan hareket modellerinin, boş zamanın, ziyan edilen hareketin saptanmasına yardımcı olmasıdır. Turizm sektöründe, özellikle iş akım planlamasında kullanılan bir tekniktir.

    SİT
    Tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup yaşadıkları devirleri sosyal, ekonomik mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, önemli tarihi olayların cereyan ettiği yerler ve tesbiti yapılmış tabiat güzellikleri ile korunması gerekli alanlardır.

    SOF
    Service order form

    Son onay tarihi
    Option date

    Son dakika satışları
    Last minute sales
    Otelde oda veya yatak, uçakta koltuk olarak önceden rezervasyon olmadan son gün yapılan satışlar.

    Sosyal alt yapı
    Social infrastructure
    Sağlıklı bir çevre meydana getirmek amacıyla yapılması gereken eğitim, sağlık, din, kültür v.b. yapılar ile park, çocuk bahçeleri ve yeşil alanların genel ismidir.

    Sosyal turizm, kitle turizmi
    Social tourism
    Sosyal turizm satın alma gücü az veya sınırlı olan halk gruplarının özel bazı önlem ve teşviklerle turizm olayına girmesidir. Başka bir deyişle sosyal turizm gelir düzeyi düşük, satın alma gücü zayıf halk gruplarıın turizm faaliyetlerinen yararlanabilmesi için yapılan çalışmaların toplamıdır.

    Stand by fare
    Yolcunun uçakta boş yer kaldığı takdirde binebileceğini bildiren indirimli tarife

    Standart fiyat
    Standart price
    Herkese uygulanan fiyat

    STO
    Speciality Tour Operaot
    Özelliği olan turları düzenleyen tur operatörü.

    Sunlust: Güneşci, tatilci



    Su sporları
    Water sports

    Sürdürülebilir turizm
    Sustainable tourism
    Çevre ile sıkı bağlantısını göz ardı etmeyen, varlığı için gerekli unsurları tehdit etmeksizin işlev gören; hem şimdiki, hem de gelecek kuşakların gereksinimlerini karşılayabilmeyi ön gören turizm endüstrisi.

    saat değiştirme
    ing: time conversion, fra: conversion de temps alm: Zeitumstellung, f
    doğuya veya batıya seyahat edilmesine göre, saat ilâve etme veya çıkarma işleminin taşıt hareket ve rezervasyon saatlerine yansıması.

    sabah banliyösü
    ing: milk run, fra: service ferroviaire matinal alm: morgendlicher Pendelverkehr, m
    çok duraklı, bu nedenle ulaşımda uzun zamanı gerektiren, sabah erken saatlerde görülen tarifeli ulaşım şekli.

    sabit fiyat
    ing: fixed price, fra: prix fixe alm: Festpreis, m
    değişmez fiyat.

    sağlık sigortası
    ing: health insurance, fra: assurance-maladie alm: Krankenversicherung, f
    hastalık dolayısıyla gerekebilecek muayene, tedavi ve bakım giderlerini karşılamaya yönelik sigorta sistemi.

    sağlık turizmi
    ing: health tourism, fra: tourisme de santé alm: Gesundheitstourismus, m
    bir takım hastalıkların iyileştirilmesi için içmeler, kaplıcalar, ılıcalar, deniz, dağlar, mağaralar, sanatoryumlar, prevantoryumlar ve benzerlerinden yararlanmak üzere yapılan seyahatler.

    sağlıklı yaşam merkezi
    ing: fitness center, fra: centre de mise en forme,m, alm: Fitness-Zentrum, n
    kişilere beden hareketleri, doğru ve uygun beslenme yolu ile sağlıklı yaşam alışkanlığı kazandıran merkez.

    sahibi tarafından alınmayan eşya
    ing: unclaimed luggage office, fra: dépôt des objets non réclamés, , alm: Fundbüro, n
    yasalara göre saptanan sürenin bitiminde, yolcunun almadığı eşyasının saklamaya alındığı yer.

    Sahil
    ing: coast, fra: côte alm: Küste, f
    deniz, göl ve nehirlerin kıyısı.

    sahil güvenlik
    ing: coast guard, fra: garde-côte alm: Küstenschutz, f
    kıyılardaki güvenlikten sorumlu idare.

    sahil şeridi
    ing: coastal band, fra: bande côtiere alm: Küstenstreifen, m
    deniz, tabiî ve sunî göl ya da akarsularda kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde, yerin özelliğine ve imar durumuna göre 100 metreye kadar çeşitli derinliklerdeki kara şeridi.

    Sakin
    ing: inhabitant, fra: habitant alm: Einwohner, m
    bir yöre, köy, kasaba, veya şehirde ikamet eden kişi.

    sanal gerçeklik
    ing: virtual reality, fra: réalité virtuelle alm: virtuelle Wirklichkeit, f
    bilgisayar ortamındaki gezi programı ile belirli bir yerde gerçekten seyahat etme duygusunu taşıma.

    Sanat
    ing: art, fra: art alm: Kunst, f
    bir duygunun, tasarının ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ya da bu anlatım sonucu ortaya çıkan üstün yaratıcılık.

    sanat etkinliği
    ing: art activity, fra: activité artistique alm: künstlerische Aktivität , f
    sanat çalışması.

    satış araçları
    ing: sales tools, fra: supports de vente alm: Verkaufsinstrumente, pl
    aralarında, müşteriler hakkında özel bilgilerin de bulunduğu satış destekleri.

    satış sarayı
    ing: hypermarket, fra: grand magasin alm: Kaufhaus, n
    çok çeşitli malların satıldığı büyük alış veriş merkezi.

    Sauna
    ing: sauna, fra: sauna, alm: Sauna
    buharlı, özel banyo odası.

    Sermaye
    ing: capital, fra: capital alm: Kapital, n
    bina, tesis, makine, donatım gibi üretimde veya hizmetlerin yürütülmesinde kullanılan değerlerin tümü.

    Sertifikasyon
    ing: certification, fra: certification alm: Zertifikation, f
    onaylama.

    sertifikasyon sistemi
    ing: certification system, fra: système de certification alm: Zertifikatisierungssystem, n
    turizm bağlamında, yatırım ve işletmeler ile diğer faaliyetler için, yapılmış olan sınıflandırma ya da gruplandırma sonucuna göre belge düzenlenmesi ile ilgili işlemlerin bütünü.

    Servant
    ing: service cart, fra: chariot alm: Servierwagen, m
    yiyecek-içecek işletmelerinde, garsonun servis öncesi hazırlıklarına yardımcı olan, yedek servis araç ve gereçlerinin hazır biçimde bulundurulduğu, dolaplı çekmeceli, raflı sabit veya tekerlekli, gezer tezgâh.

    Servis
    ing: service, fra: service alm: Dienstleistung, f
    müşteriye hizmet veren personel faaliyetlerinin tümü.

    servis ücreti
    ing: service charge, fra: service alm: Trinkgeld, n
    otel ve restoranlarda hesaba eklenen personel hizmetinin karşılığı.

    ses ve ışık gösterisi
    ing: sound and light performance, fra: son et lumière alm: Ton- und Lichtvorstellung, f
    söz, müzik ve ışık oyunlarının bir araya gelmesi ile gece yapılan tanıtım gösterisi.

    Seyahat
    ing: travel, fra: voyage alm: Reise, f
    bir noktadan başka bir noktaya yapılan yolculuk.

    seyahat acentalığı işletme belgesi
    ing: travel agency operation license, fra: licence d'agence de voyage alm: Genehmigung zur Betreibung eine
    seyahat acentalarına konularında faaliyet göstermelerini sağlamak üzere T.C. Turizm Bakanlığı'nca verilen belge.

    seyahat acentası
    ing: travel agency, fra: agence de voyages alm: Reisebüro, n
    kâr amacıyla turistlere ulaştırma, konaklama, gezi, spor ve eğlence olanakları sağlayan, turizmle ilgili bilgiler veren, bu konuya ilişkin tüm hizmetleri gören, turizm ekonomisine ve genellikle ödemeler dengesine katkıda bulunan ticarî kuruluş.

    seyahat acentası sicili
    ing: travel agency registry, fra: registre d'agence de voyages alm: Reiseagenturenregister, m
    seyahat acentası için, kuruluş işlemleri sonucunda T.C. Turizm Bakanlığı'nca sicil dosyası açılması.

    seyahat kararı
    ing: travel decision, fra: décision de voyage alm: Reiseentscheidung, f
    gelecekte yapılacak seyahatin yerini, zamanını, süresini, ne ile ve nasıl yapılacağını belirleme.

    seyahat öncesi enformasyon
    ing: pretravel information, fra: renseignements pratiques alm: Informierung vor der Reise, f
    turistlerin kendilerini kültürel temasa hazırlamak üzere gereksinim duydukları bilgiler.

    seyahat rehberi
    ing: travel guide, fra: guide de voyage alm: Reiseführer, m
    bir yöredeki veya ülkedeki konaklama olanakları, lokantalar, yollar, ilgi merkezleri, tarihî ve kültürel özellikler hakkında bilgi veren yayın türü.

    seyahat ticareti
    ing: travel trade, fra: commerce de voyage alm: tourismusbedingter Handel, m
    turizm endüstrisinde yaratılan ürünlerin kazanç amacıyla alım-satımı.

    seyahat ticareti kuruluşu
    ing: tourist trade entity, fra: entreprise de commerce de voyag, alm: touristische Handelsorganisatio
    turizm ürününün kâr amacıyla alım-satımını yapan kuruluş.

    seyahat yazarı
    ing: travel writer, fra: journaliste de voyage alm: Reiseschriftsteller, m
    yayın organlarında, basın mensubu, müstakil yazar veya sektör temsilcisi sıfatıyla turizm ve seyahat alanında yazı yazan gazeteci.

    seyahate direnç faktörleri
    ing: travel resistant factors, fra: facteurs de résistance au voyag, alm: negative Reisefaktoren, pl
    ulaşma güçlüğü, yüksek maliyet, politik istikrarsızlık gibi seyahatten caydırıcı faktörler.

    sezon dışı
    ing: off-season, fra: hors-saison, alm: tote Saison, f
    turist akımı açısından, konaklama ve ulaşım araçları fiyatlarında zorunlu indirimlere gidilen devre.

    sınır çıkışlı turizm
    ing: outbound tourism, fra: tourisme émetteur alm: grenzüberschreitender Tourismus
    yabancı ülkelere çıkış içeren turizm türü.

    sıvı kaybı
    ing: dehydration, fra: déshydratation, f, alm: Flüssigkeitsverlust, m
    vücudun su kaybının bir şekilde giderilemediği hali ifade eden tıbbî terim.

    Slogan
    ing: slogan, fra: slogan alm: Slogan, m
    kısa ve çarpıcı propaganda sözü.

    sondaj ve kazı
    ing: sounding and excavating, fra: fouille archéologique alm: Sondierung und Ausgrabung, f
    taşınır ve taşınmaz eski eserlerin tespiti ve bilimsel yöntemlerle yüzeye çıkarılması için arkeolojik ve tarihî alanlarda yapılan çalışmalar.

    Sörf
    ing: surfing, fra: surf alm: surfen
    yelkenli ya da yelkensiz, tek kişi için yapılmış bir kayma aracıyla su üzerinde herhangi bir araç tarafından çekilmeksizin kayma biçimindeki deniz sporu.

    sorumlu müdür
    ing: director in charge, fra: directeur alm: zuständiger Direktor, m
    seyahat acentasının işlemlerinden sorumluluk taşıyan en üst yönetici.

    sorun çözmeli pazarlama
    ing: problem solving marketing, fra: marketing par analyse de situat, alm: Problemlösende Vermarktung, f
    pazarlamada, tüketici sorununun masaya yatırılarak uygun çözüm bulma yöntemi.

    sosyal fon
    ing: social fund, fra: fonds social alm: Sozialfonds, m
    ücretli olarak çalışanlar ya da dar gelirliler için belirli sosyal amaçlarla ayrılan tahsisat.

    sosyal ikilem
    ing: social dualism, fra: dualisme social alm: sozialer Dualismus, m
    geleneksel davranış biçimi ile endüstrileşmeye bağlı toplum davranışının yanyana görülmesi, turizm bağlamında sorun yaratan hal.

    sosyal mesafe
    ing: social distance, fra: distance sociale alm: sozialer Abstand, m
    sosyal konum ve deneyimler açısından kişi veya gruplar arasındaki farklılık.

    sosyal sınıf
    ing: social class, fra: classe sociale alm: Sozialstufe, f
    bir toplumda yaşama biçimleri, psikolojik davranışları, fonksiyonları farklı insanların oluşturduğu ve birinden diğerine geçiş olanağı bulunan grup.

    sosyal turizm
    ing: social tourism, fra: tourisme social alm: Sozialtourismus, m
    orta gelirli kişilerin, sağlanan bazı özel olanaklarla yaptıkları turistik amaçlı gezi türü.

    sosyo-ekonomik gelişme düzeyi
    ing: socio-economic development leve, fra: niveau de développement socio-é, alm: sozial- ökonomische Entwicklung
    sosyal, ekonomik ve toplumsal kalkınma düzeyi.

    sosyo-kültürel turizm değerleri
    ing: socio-cultural tourism assets, fra: ressources socio-culturelles de, alm: touristisch bedeutende sozio- k
    toplum kültürü ile ilgili olup turizm açısından önem taşıyan olay, davranış, gelenek, özellik gibi değerler bütünü.

    sosyo-psikolojik seyahat dürtüsü
    ing: socio-psychologic travel motive, fra: motivations socio-psychologique, alm: sozio-psychologische Reisemotiv
    modern çevreden uzaklaşmak, kendini dinleme, prestij, gerginlikten kurtulma, sosyal ilişkilerin geliştirilmesi gibi ekseriya gizli tutulan toplumsal ve psikolojik seyahat dürtüleri.

    Speleoterapi
    ing: speleotherapy, fra: spéléothérapie alm: Speläotherapie, f
    mağara ortamından yararlanmak suretiyle yapılan tedavi türü.

    Spesiyal
    ing: special, fra: spécial, alm: spezial
    özel, kendine özgü.

    Spesiyalite
    ing: speciality, fra: spécialité alm: Spezialität, f
    lokantalardaki özel yemek.

    spor turizmi
    ing: sports tourism, fra: tourisme sportif alm: Sporttourismus, m
    spor amacıyla yapılan yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

    Sportif Turizm Kurulu
    ing: Council of Sports Tourism, fra: Conseil du Tourisme Sportif alm: Touristischer Sportrat, m
    turizm amaçlı sportif faaliyette bulunmak isteyenlerin taleplerini incelemek, yeterlik belgesi düzenlemek ve etkinliklerin denetimini yapmak üzere T.C. Turizm Bakanlığınca, gerek görülen yerlerde kurulan komisyon.

    Stüdyo
    ing: studio, fra: studio alm: Studio, n
    yataksız, ancak yatmaya elverişli divanları bulunan otel veya motel odası.

    su altı sporu
    ing: underwater sports, fra: sport sous-marin alm: Unterwassersport, m
    dalgıçlık, balık adamlık gibi su altı alemi ile ilgili spor.

    su karnavalı
    ing: regatta, fra: régate alm: Regatta, f
    sandal veya yelkenli gemi yarışı.

    su kayağı
    ing: aquaplane, fra: ski nautique alm: Wellenreiten, n
    deniz sürat motorlarının arkasına takılarak tahta bir aygıt üstünde yapılan su sporu.

    Suare
    ing: soiree, fra: soirée alm: Abendgesellschaft, f
    gece toplantısı.

    sub standartlar
    ing: substandarts, fra: réglement intérieur alm: Substandards, pl
    bir işletmede, bir ürünü, çalışma yöntemini, üretilecek miktarı veya bütçenin para miktarını vb. belirtmek için konulmuş ikincil öncelikli kurallar.

    Suit
    ing: suite, fra: suite alm: Suite, f
    birbirine açılan odalardan oluşan otel dairesi.

    suit oturma salonu
    ing: parlor, fra: salon de suite alm: Wohnschlafzimmer einer Suite, n
    suitlerde normal olarak oturma odası olarak kullanılıp, gerektiğinde yatak odası olarak da kullanılabilen salon.

    sulak alan
    ing: marshy land, fra: marais alm: Sumpfgebiet, n
    derinliği 6 metreyi geçmeyen, genelde sazlık bitkilerin hakim olduğu, önemli biyolojik yaşam alanlarına ve kuş zenginliklerine sahip olan eko sistem alanı.

    Sunucu
    ing: master of ceremonies, fra: maitre de cérémonie alm: Moderator, m
    toplantı, kongre, konferans, seminer, gece, hafta, şenlik gibi etkinliklerde programı ziyaretçilere açıklayan kişi.

    Şehir gezisi
    City sightseeing tour (CSST).
     
  19. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    T
    tabiat anıtı
    ing: natural monument, fra: monument naturel alm: Naturdenkmaltabiatın ve tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip, millî park esasları dahilinde korunan tabiat parçası.

    Tabiat koruma bölgesi
    ing: natural conservation area, fra: réserve naturelle alm: Naturschutzgebiet, n
    Çevre kirlenmesi ve bozulmasına karşı belirli yöreleri korumak, doğal güzellikleri ve tarihi kalıntıların gelecek nesillere intikalini güvence altına almak amacıyla ilan edilen bölgelerdir.

    Tabiat koruma alanı
    (Bkz. Tabiatı koruma bölgesi)

    tabiat parkı
    ing: natural park, fra: parc naturel alm: Naturpark, m
    bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip, manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçası.

    tabiat varlığı
    ing: natural assets, fra: patrimoine naturel alm: Bodenschätze, pl
    jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihî devirlere ait olup, ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan değerler.

    tahlisiye simidi
    ing: life buoy, fra: bouée de sauvetage alm: Rettungsring, m
    kazaya uğrayan gemi yolcularının ve gemi adamlarının, denizde kullandıkları halka biçiminde cankurtaran aracı.

    Tanrı misafiri
    ing: unexpected guest of God, fra: hébérge au nom de Dieu alm: von Gott gesandter Besucher, m
    çağrılmadan gece yatısına gelen konuk.

    tatil destinasyonu
    ing: holiday destination, fra: destination de vacances alm: Urlaubsziel, n
    tatil için seçilen yer.

    tatil eğilim anketi
    ing: vacation tendency survey, fra: enquétes, alm: Umfrage zu Urlaubsgewohnheiten,
    turizmde, hizmet sunucuların kararlarını etkileyecek, tüketici davranışlarının saptanmasına imkân veren bilimsel araştırma.

    tatil günü ziyaretçisi
    ing: leisure day visitor, fra: visiteurs alm: Feiertagsbesucher, m
    konulu park vb. eğlence amaçlı yerleri, sadece haftanın tatil günlerinden birinde ziyaret eden.

    tatil köyü
    ing: holiday village, fra: village de vacances alm: Feriendorf, n
    doğal güzellikler içinde veya ören yerlerinin yakınında kurulu, konaklama yanında çeşitli spor, eğlence ve satış hizmetlerinin de sağlandığı, dağınık yerleşme düzenindeki en fazla üç katlı yapılardan oluşan tesis.

    tatil yeri
    ing: resort, fra: villégiature, f, alm: Erholungsort, m
    ziyaretçilere çeşitli hizmetin, eğlence, konaklama ve kullanım imkânlarının sunulduğu coğrafî alan.

    Tatilci
    ing: holiday maker, fra: vacancier alm: Urlauber, m
    genellikle evinden uzakta bir yerde tatilde olan kişi.

    Tatlı
    ing: dessert, fra: dessert alm: Nachtisch, m
    yemek sonrası verilen meyve ya da tatlı.

    tatlı büfesi
    ing: dessert buffet, fra: buffet dessert alm: Nachtischbüffet, n
    pasta, tatlı ya da meyve ikramı yapılan büfe.

    Taverna
    ing: tavern, fra: taverne alm: Kneipe, f
    meyhane, çalgılı kulüp.

    Tazmin
    ing: compensation, fra: compensation alm: Entschädigung, f
    para ya da eş değer karşılığı ile bir hizmet ya da eşya zararını ödeme.

    tedavi havuzu
    ing: cure pool, fra: piscine de cure alm: Kurbecken, n
    yalnız tedavi amaçlı termal su kullanılan havuz.

    Tehir
    ing: delay, fra: retard alm: Verspätung, f
    ulaşım araçlarının önceden ilân edilen zamanda kalkmaması ya da gelmemesi, gecikme.

    tek aşamalı dağıtım sistemi
    ing: one-stage distribution system, fra: système de distribution directe, alm: einstufiges Vertriebssystem, n
    yolcunun havayolu şirketinden bilet satın alması gibi, mal veya hizmetin sunucudan tüketiciye doğrudan ulaştığı dağıtım sistemi.

    tek düzey satış örgütlenmesi
    ing: single-level sales organization, fra: vente a niveau unique, alm: Verkaufsorganisation auf einer
    mal ve hizmet sunucunun tüketiciye, hiyerarşik bir karar mekanizmasına gerek kalmadan ulaşabildiği satış organizasyonu.

    tek kişilik
    ing: single, fra: personne seule, alm: Einzelzimmer, n
    bir konaklama tesisi, vapur veya trende tek kişilik oda, kamara veya kompartman.

    tek yolcu bileti
    ing: single passenger ticket, fra: billet simple alm: einfache Fahrkarte, f
    bir yolcu için geçerli bilet.

    tek yönlü seyahat
    ing: one way trip, fra: aller simple alm: Hinreise, f
    satın alındığı sırada, dönüş şekli belirlenmemiş, genellikle ticarî taşıt gidiş bileti ile yapılan seyahat.

    teknolojik boyut
    ing: technologic dimension, fra: dimension technologique alm: technische Dimension, f
    bir konunun, örneğin turizm hizmetlerinin, teknik yenilikler yönü ile ele alınması.

    tele pazarlama
    ing: telemarketing, fra: télémarketing alm: Tele- Vermarktung, f
    satıcının telefonla pazarlama yapması.

    Teleferik
    ing: teleferic, fra: téléphérique alm: Schwebebahn, f
    değişik yükseklikteki iki noktayı, gidip-gelen kabinleriyle bağlayan motorlu tesis.

    Telekabin
    ing: telecabin, fra: télécabine alm: Kabinenlift, m
    taşıyıcı ve çekici bir kablo üzerinde değişik sayıda ve kapalı kabinlerden oluşan, iki ilâ dört kişilik kapasitede, mekanik yukarı çıkarma cihazı.

    Telekomünikasyon
    ing: telecommunication, fra: télécommunication alm: Telekommunikation, f
    haber, yazı, resim, sembol veya her çeşit bilginin tel, radyo, optik ve başka elektromanyetik sistemlerle iletilmesi, bunların yayımı veya alınması.

    Telekonferans
    ing: teleconference, fra: téléconférence alm: Telekonferenz, f
    telefon ile uzak merkezlerden konuşmacıları konferans yerine bağlayarak gerçekleştirilen görüşme.

    Telerehber
    ing: automatic guide, fra: guide enrégistré alm: automatischer Reiseführer, m
    önceden kayda alınan bilginin, cihaz aracılığı ile ilgiliye sunulma şekli.

    Telesiyej
    ing: chair lift, fra: télésiège alm: Sessellift, m
    kayakçıları ve turistleri taşıyıcı ve çekici uzun bir kablo yardımıyla oturma yerlerinde taşıyan bir tür mekanik cihaz.

    Teleski
    ing: teleski, fra: téléski alm: Skilift, m
    kişileri, tutunmalı veya oturmalı bir şekilde, taşıyan kablolu motorize sistem.

    Teletreno
    ing: telesledge, fra: télétraîneau alm: Schlittenaufzug, m
    15-20 kişi kapasiteli, toprak düzeyinde gidiş-geliş kablosuna bağlı, insanları karlı bir yamaçtan yukarı doğru belirli bir noktaya çıkarmaya ya da aşağı indirmeye yarayan, kızak.

    Teras
    ing: terrace, fra: terrasse alm: Terrasse, f
    açık havada dinlenmek, yemek yemek veya kahvaltı yapmak için kullanılan yer.

    Tercüman
    ing: translator, fra: interprète alm: Übersetzer, m
    otel, tur operatörü veya benzeri işletmeler tarafından, müşterilerin dil sorunlarını çözmek için görevlendirilen bir kaç dil bilen kişi.

    termal havuz
    ing: thermal pool, fra: piscine thérmale alm: Thermalbecken, n
    serbest tedavi veya dinlenme ve eğlenme amacıyla termal suyun kullanıldığı havuz.

    Teşebbüs
    ing: enterprise, fra: entreprise alm: Unternehmen, n
    mal ve hizmet üretimi için kurulan işletme, firma, şirket.

    Teşhir
    ing: exhibiting, exposition, fra: exposition alm: Ausstellung, f
    sergileme.

    teyidi yapılmış bilet
    ing: confirmed ticket, fra: billet confirmé alm: bestätigte Fahrkarte, f
    üzerinde 'O.K.' yazılı olan ve tekrar tasdik ettirilmesine gerek olmayan bilet.

    teyit etmek
    ing: confirm, fra: confirmation alm: bestätigen
    rezervasyon yapıldığını doğrulama.

    teyitli rezervasyon
    ing: confirmed reservation, fra: réservation confirmée alm: Reservierungsbestätigung, f
    bir konaklama tesisi veya ulaştırma aracı tarafından yapılan bir rezervasyona sadık kalınacağının ifadesi.

    throw away
    ing: throw away, fra: consommation partielle alm: teilweise Nutzung, f
    bir tur paketinin kullanılan kısmının ödenmesi, bir kısmının kullanılmaması.

    ticarî reklâmcılık
    ing: professional advertising, fra: publicité commerciale alm: Handelswerbung, f
    kâr sağlama amacıyla yapılan reklâmcılık etkinlikleri.

    Tilt
    ing: tilt, fra: tilt alm: Tilt, m
    elektrikli bir makinede, madenî bir topun çeşitli engellere çarpmasıyla puan kazanma esasına dayanan, zaman zaman da kendi kendine elektrik devresini kapatarak oyuna son veren kumar cihazı.

    Tirbuşon
    ing: corkscrew, fra: tire-bouchon alm: Korkenzieher, m
    genellikle mantardan yapılan tıpaları çekmeye yarayan burgu.

    toplam maliyet
    ing: total cost, fra: coût total alm: Gesamtkosten, pl
    bir malın çeşitli üretim ve dağıtım dönemlerinde, o döneme kadar yapılmış olan harcamaların tümü.

    toplam seyahat süresi
    ing: total travel time, fra: durée de voyage alm: Reisezeit, f
    yolda geçen mola süreleri dahil, bir noktadan diğer bir noktaya ulaşmak için geçen tüm zaman.

    Toplantı
    ing: meeting, fra: réunion alm: Versammlung, f
    çeşitli amaçlarla karşılıklı fikir alış verişinde bulunmak üzere kişilerin bir araya gelmesi.

    toplantı oteli
    ing: convention hotel, fra: hôtel avec la salle de congrès,, alm: Tagungshotel, n
    genellikle büyük merkezlerde ve havalimanları yakınında toplantı düzenlenmesine uygun konaklama tesisi.

    toplantı plânlayıcısı
    ing: meeting planner, fra: organisateur de congrès, m, alm: Tagungsorganisator, m
    özellikle yer değiştirme gerektiren toplantı organizasyonunda çeşitli sorumluluklar üstlenen görevli.

    toplu gösteri
    ing: oooooo show, fra: représentations cinématographiq, alm: programmierte Aufführungen der
    bir sanatçıya ya da film yönetmenine ait eserlerin bir mekânda, belli bir zaman dilimi içinde, programlı olarak topluca gösterimi.

    toplu işlem
    ing: bulk clearance, fra: dédouanement collectif alm: Gruppenabfertigung, f
    yolculukta, belli bir gruba ait giriş işlemlerinin topluca yapılması.

    Trafik
    ing: traffic, fra: trafic alm: Verkehr, m
    bir yerden başka yere hareket eden mallar, yolcular veya bunları taşıyan araçlar.

    trafik polisi
    ing: traffic police, fra: agent de circulation alm: Verkehrspolizei, f
    ulaşım yollarını ve araçlarını denetleyen görevli.

    trafik şeridi
    ing: lane, fra: lignes de trafic alm: Fahrspur, f
    taşıtların bir dizi halinde, güvenle seyredebilmeleri için yolun işaretle ayrılmış bölümü.

    trafik tıkanıklığı
    ing: traffic jam, fra: embouteillage alm: Verkehrsstau, f
    şehrin belirli kesimlerinde, belirli saatlerde trafiğin işleyemez hale gelmesi.

    train ferry
    ing: train ferry, fra: transbordeur de train alm: Eisenbahnfähre, f
    yolcuların vagonlardan çıkmasına lüzum kalmaksızın trenleri bir limandan başka bir limana taşımak için raylarla donatılmış vapur.

    Tramvay
    ing: tramcar, fra: tramway alm: Straßenbahn, f
    yol üzerinde çıkıntı yapmayacak biçimde döşenmiş özel raylarda hareket eden yolcu taşıtı.

    Transfer
    ing: transfer, fra: transfer alm: Transfer, m
    yolcuları, limanlardan, gar veya oto istasyonundan bir konaklama tesisine ya da tersine konaklama tesisinden istasyonlara taşıma hizmetlerinin tümü.

    transfer memuru
    ing: transfer officer, fra: agent de transfer alm: Transferangestellter, m
    bir seyahat acentasında çalışan ve yolcuların otele getirilmesi, eşyalarının kaydı ile görevli personel.

    Transit
    ing: transit, fra: correspondance alm: Transit, m
    yolcunun, bir ülke veya şehirden, beklemeksizin ya da kısa bir süre içinde, uçak, vapur, tren veya otokar değiştirmek suretiyle geçişi.

    transit geçiş
    ing: transit pass, fra: transit, m, alm: Transitverkehr, m
    bir yerden veya bir ülkeden durmadan, beklemeden yolcu ya da malların geçiş yapması.

    transit salonu
    ing: transit passenger lounge, fra: salle de transit alm: Transitsaal, m
    hava limanlarında, transit yolcuların bekleme ve dinlenmelerini temin amacıyla ayrılmış salon.

    transit yolcu
    ing: transit passenger, fra: passager en transit alm: Transitreisender, m
    hedeflenen yere ulaşmadan önce, belli bir programa göre yapılan seyahat sırasında, bir veya daha fazla mola veren, bu molalarda uçağından ayrılan veya uçak değiştiren kişi.

    Traverten
    ing: travertine, fra: travertin alm: Travertin, m
    kaynak sularındaki kireç birikiminden doğan sünger görünümlü kalker tortu, pamuktaş.

    Tren
    ing: train, fra: train alm: Zug, m
    katarlara bağlı bir veya birkaç lokomotif tarafından çekilen vagonlar dizisi.

    tren istasyonu
    ing: railway station, fra: gare, f, alm: Bahnhof, m
    trenlerin gidiş ve geliş yolunda, önceden belirlenmiş durma noktası.

    Trimaran
    ing: trimaran, fra: trimaran alm: Trimaran, m
    üç gövde üzerine oturtulmuş tekne.

    Triptik
    ing: triptyque, fra: triptyque alm: Triptique, n
    içinde sürücünün adı, adresi ve arabasının özelliklerinin yer aldığı, geçerlilik süresi üç ay ile bir yıl arasında değişen belge.

    Tur
    ing: tour, fra: circuit alm: Tour, f
    başladığı noktada bitebilen, bir programa bağlı olara k yapılan ve bu programda öngörülen hizmetleri kapsayan seyahat organizasyonu.< r>
    tur bilgi formu
    ing: tour information sheet, fra: information sur le circuit alm: Informationsformular, n
    turun ve rehberin adının, rehberin kaldığı odanın, grubun sayısının, günlere göre kahvaltı, öğle ve akşam yeme klerinin belirtildiği form.

    tur düzenleme
    ing: tour organization, fra: organisation des circuits, f, alm: Tourenorganisation, f
    ülke içine vey a dışına, gecelemeli veya gecelemesiz olarak gezi, spor, eğlence, dinî, sağlık, eğitim, kültürel, bilimsel ve meslekî inceleme, teşvik veya destek amaçlı seyahat ve bunun içinde yer alan hizmetlerin organizasyonu.

    tur güzergâhı
    ing: tour route, fra: itinéraire alm: Tourenroute, f
    turda, geçilen yol boyu ve üzerinde bulunan gezilecek yerlerin tümü.

    tur kataloğu
    ing: tour catalogue, fra: catalogue des produits alm: Tourenkatalog, m
    tur düzenleyicilerinin satış için, turlarının tarihi, süresi, programı ve fiyatı gibi detayları belirttikleri ve büyük miktarlar halinde bastırarak dağıttıkları kapsamlı yayın türü.

    tur kuponu
    ing: tour coupon, fra: coupon de voyages alm: Reisebon, m
    turda sunulan hizmetlere karşılık geçerli belge.

    tur lideri
    ing: tour leader, fra: courrier alm: Reiseleiter, m
    turistik gezilerde, çeşitli yönetim sorumlulukları olan görevli.

    tur operatörü
    ing: tour operator, fra: tour opérateur alm: Reiseveranstalter, m
    bir seyahat programını taşıt, konaklama, yeme-içme, eğlence, rehberlik, şehir turları dahil olmak üzere tek fiyat üzerinden hazırlayan ve perakendeci seyahat acentaları ya da tarifeli hava yolu şirketleri kanalı ile pazarlayan kişi veya kuruluş.

    tur refakatçisi
    ing: escort, fra: accompagnateur alm: Reisebegleiter, m
    turistlere, bütün seyahat boyunca refakat etmek üzere görevlendirilmiş kişi.

    tur toptancısı
    ing: tour wholesaler, fra: grossiste de circuit alm: Tourenveranstalter, m
    konaklama ve gezi sunuculardan hizmet toplayarak pazarlayan kişi veya şirket.

    turing kulübü
    ing: touring club, fra: club touring alm: Touringclub, m
    turizmi geliştirme ve uluslararası otomobil haklarından yararlanma amacıyla kurulan kulüp.
     
  20. Kadı Kızı

    Kadı Kızı Özün Sözü

    • Platin Üye
    Mesajlar:
    51.239
    Aldığı Beğeni:
    1.615
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Turizm Sözlüğü

    turist eğilim araştırması
    ing: tourist tendency research, fra: étude des tendances des visiteu, alm: touristische Meinungsumfrage, f
    turist gönderen ülke ya da yörede yaşayan insanların yapacakları seyahatin türü ve hedef alacağı destinasyonu belirlemeye yönelik, daha çok anket tarzı yoklamaya dayanan araştırma.

    turist gönderen ülke
    ing: tourist originating country, fra: pays émetteur alm: Ursprungsland der Touristen, n
    bir ülke ya da yöreye gelen turistlerin devamlı olarak yaşadığı ülke.

    turist kabul eden ülke
    ing: tourist accepting country, fra: pays récepteur alm: Aufnahmeland der Touristen, n
    turistin gittiği ülke.

    turist profili
    ing: tourist profile, fra: profile touriste alm: Touristenprofil, n
    turistin sosyo-ekonomik konumu ve davranış özelliklerinin ifadesi.

    Turist Rehberleri Birliği (TUREB)
    ing: Union of Tourist Guides, fra: Union des Guides Touristiques, , alm: Fremdenführerverband, m
    İstanbul Profesyonel Rehberi Esnaf Odası, İzmir Turist Rehberleri Odası ile Ankara ve Kapadokya Profesyonel Turist Rehberi Derneklerini tek çatı altında temsil etmek üzere 1998 yılında kurulan meslekî birlik.

    turistik depliyan
    ing: travel folder, fra: dépliant touristique alm: Reisefaltplan, m
    bir ülke, bölge, kent veya bir otel, acenta gibi işletmelerin tanıtımını yapan, resimli ve birkaç sayfa halinde katlanmış basılı yayın.

    turistik gezi
    ing: tourist travel, fra: voyage touristique alm: touristische Reise, f
    ticarî amaç dışındaki gezi.

    turistik harita
    ing: tourist map, fra: carte touristique alm: touristische Karte, f
    turistik cazibe merkezleri, tarihî, doğal ve arkeolojik zenginlikleri, topoğrafik işaret ve resimlerle gösteren plân.

    turistik talep
    ing: tourist demand, fra: demande touristique alm: touristische Nachfrage, f
    bir kimsenin turistik amaçlı hizmet ya da mal satın almak için duyduğu ve yeterli satın alma gücü ile desteklediği arzusu.

    turistik tren
    ing: cruise train, fra: train en croisière alm: Vergnügungszug, m
    bir turistik programa göre bazı demiryolları idareleri tarafından sefere konulan, yurtiçi ve yurtdışına sefer yapan özel tren.

    turizm amaçlı sportif faaliyet
    ing: tourism intended sports activit, fra: activité sportive à but tourist, alm: sportliche Aktivität im Tourism
    herhangi bir spor disiplininin veya birden fazla spor dalının kurallarının tamamen veya kısmen uygulandığı turizm etkinliği.

    turizm ana plânı
    ing: tourism master plan, fra: plan directeur de tourisme alm: touristischer Masterplan, m
    turizm kalkınmasının, insan kaynakları, çevresel, sosyal ve kültürel etkileri gibi ayrıntılı gelişme boyutlarını da ele alan stratejik plân.

    turizm arzı
    ing: tourism supply, fra: offre de tourisme alm: touristisches Angebot, n
    bir ülke ya da yörenin potansiyel turistlerin yararlanmasına sunabileceği her türlü doğal, tarihî, kültürel, arkeolojik değerlerle tesis ve hizmetlerin tümü.

    turizm bilinci
    ing: tourism consciousness, fra: conscience de tourisme alm: Fremdenverkehrskenntnis, f
    turizmin ülke ekonomisine katkıları ve diğer yararları konusunda temel bilgi, temel görüş.

    turizm bölgesi
    ing: tourism region, fra: région touristique alm: Fremdenverkehrsgebiet, n
    Turizmi Teşvik Kanunu'na göre sınırları T.C. Turizm Bakanlığı'nın önerisi ve Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit ve ilân edilen bölge.

    turizm büyümesi
    ing: tourism growth, fra: croissance touristique alm: touristisches Wachstum, n
    konaklama imkânı veren yatak sayısındaki veya bir bölgeye gelen ziyaretçi sayısındaki istatistikî artış.

    turizm çekim merkezi
    ing: tourism attraction center, fra: centre touristique, m, alm: touristischer Anziehungspunkt,
    turistler tarafından en fazla tercih edilen turistik merkez.

    turizm coğrafyası
    ing: tourism geography, fra: géographie du tourisme alm: Tourismusgeographie, f
    turizm bakımından önemli bölgeleri bütün detaylarıyla inceleyen, özelliklerini ve gelişmelerini belirleyen bilim dalı.

    turizm derneği
    yöresel, bölgesel veya ülkesel düzeyde kurularak amacı turistik varlık ve zenginlikleri koruyup değerlendirmek olan, bu konuda amatör ya da uzman kişilerden oluşan kuruluş.
    ing: tourism association, fra: association de tourisme alm: Tourismusverband, m

    turizm dövizi girdisi
    ing: tourism foreign exchange income, fra: rentrées de devises touristique, alm: touristische Deviseneinnahmen,
    turizm hizmetleri nedeni ile ülkeye giren yabancı ülke parası.

    turizm dürtüsü
    ing: tourism motivation, fra: motivation de tourisme alm: touristische Motivierung, f
    turistlerin belirli bir hedef dışında, bilinçaltı arzular veya gizli nedenlerle seyahate karar vermesi.

    turizm gideri
    ing: tourism expenditure, fra: dépenses touristiques alm: Tourismusausgaben, pl
    ülke vatandaşlarının yurt dışında bir yılı aşmayan süreli seyahatlerinde yapmış oldukları harcamaların toplamı.

    turizm işbirliği anlaşması
    ing: tourism cooperation agreement, fra: accord de tourisme alm: Abkommen über Zusammenarbeit im
    bir ülkenin bir başka ülke ile turizm alanında işbirliği yapmak üzere imzaladığı uluslararası bağıt.

    Turizm İşleri Yüksek Koordinasyon Kurulu
    ing: Supreme Coordination Council of, fra: Conseil Supérieur de Coordinati, alm: Hoher Rat zur Koordinierung tou
    Turizmi Teşvik Kanunu'nun öngördüğü yönetmelik çıkıncaya kadar turizm bölgeleri, turizm alanları ve turizm merkezlerini belirlemiş olan ve 1982 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı'yla ihdas edilen kurul.

    turizm işletme belgesi
    ing: tourism operation license, fra: licence d'activité touristique,, alm: touristische Betriebsgenehmigun
    turizm sektöründe faaliyet gösteren turizm işletmelerine T.C. Turizm Bakanlığı'nca verilen belge.

    turizm işletmesi
    ing: tourism establishment, fra: entreprise touristique, f, alm: Fremdenverkehrsbetreibung, f
    turizm sektörü içinde faaliyet gösteren işletme.

    turizm meslek eğitimi
    ing: vocational tourism training, fra: formation professionelle de tou, alm: touristische Berufsausbildung,
    turizm sektöründe çalışmakta olan ya da çalışacaklara meslekî bilgi ve beceri kazandırma uygulamaları ve süreçlerinin tümü.

    turizm meslek kuruluşu
    ing: organization of tourism profession fra: organisation professionnelle de, alm: touristische Berufsorganisation
    turizm alanındaki firmaların faaliyetlerini geliştirmek ve aralarında dayanışma sağlamak üzere devlet öncülüğünde kurulan, işleyişi yasal kurallara bağlanmış olan örgüt türü.

    turizm mevzuatı
    ing: tourism legislation, fra: législation du tourisme alm: Tourismusgesetzgebung, f
    turizmi ilgilendiren yasa, tüzük, yönetmelik, kararname, tebliğ gibi hukukî metinlerin bütünü.

    turizm olanakları
    ing: tourism facilities, fra: équipement touristique alm: touristische Anlagen, pl
    bir turistik yörede insan gücü ile yaratılan altyapı ve üstyapı tesisleri.

    turizm olgusu
    ing: tourism fact, fra: phénomène touristique alm: Tourismusfaktor, m
    tüm turizm hizmetlerinin dayandığı nedenler veya bu nedenlerin yol açtığı sonuçlar.

    turizm patlaması
    ing: tourist boom, fra: boom touristique alm: Tourismusboom, m
    turizmde bir durgunluğun arkasından talepte meydana gelen büyük ölçekli artış.

    turizm pazarı
    ing: tourism market, fra: marché de tourisme alm: Tourismusmarkt, m
    turizm hizmetlerinin satıcıları ile bunları satın almak isteyenlerin taleplerinin karşılaştığı ve fiyatların oluştuğu ortam.

    turizm pazarlaması
    ing: tourism marketing, fra: marketing touristique alm: Tourismusvermarktung, f
    bir turizm ürününün satışını geliştirmek için yapılan plânlama, fiyatlandırma, tanıtım, dağıtım gibi işlemlerin bütünü.

    turizm polisi
    ing: tourism police, fra: police de tourisme alm: Tourismuspolizei, f
    bir ülkenin güvenlik örgütünde, özellikle turistlerin güvenliğini sağlamak için ayrılmış görevliler.

    turizm politikası
    ing: tourism policy, fra: politique de tourisme alm: Tourismuspolitik, f
    bir ülkede, genel ekonomi politikasına uygun olarak iç ve dış turizmin geliştirilmesi, yönlendirilmesi, turizmin gelir getirici ve istihdam yaratıcı fonksiyonlarından yararlanılması için kamu tarafından alınan önlemlerin belirlendiği yöntem.

    turizm potansiyeli
    ing: tourism potential, fra: potentielle touristique alm: Tourismuspotential, n
    bir ülke ya da yörenin turist çekme yetenekli değerlerinin tümü.

    turizm sektörü
    ing: tourism sector, fra: secteur touristique alm: Tourismussektor, m
    turizm alan ve konularında faaliyet gösteren hizmet dallarının tümü.

    Turizm Sektörü Ana Plânı (TUSAP)
    ing: Tourism Sector Master Plan, fra: Plan Directeur du Secteur Touri, alm: Masterplan für den Tourismusber
    turizm sektöründe uzun vadede ulaşılacak hedefleri ve bunlara ulaşmak için kullanılacak araç ve yöntemleri belirlemek üzere T.C. Turizm Bakanlığınca geliştirilen temel çerçeve, karar destek sistemi.

    turizm sezonu
    ing: tourism season, fra: saison touristique alm: Tourismussaison, f
    yerli ve yabancı turistlerin tarihî ve turistik yerlerdeki seyahatlerinin yoğunluk kazandığı, genellikle ilkbaharda başlayıp sonbaharın sonuna kadar devam eden dönem.

    turizm ürünü
    ing: tourism product, fra: produit touristique alm: touristisches Produkt, m
    turiste sunulan tek veya toplu mal veya hizmet.

    turizm yatırım belgesi
    ing: tourism investment license, fra: licence d'investissement touris, alm: touristisches Investmentszertif
    turizm sektöründe yatırım yapan girişimciye, tesbit edilen yatırım dönemi için T.C. Turizm Bakanlığı'nca verilen belge.

    turizmde profesyonellik
    ing: professionalism in tourism, fra: professionalisme en tourisme alm: Professionalität im Tourismus,
    turizmle bir meslek dalı, uğraş alanı, kazanç getirici bir olgu olarak ilgilenilmesi.

    turizmde talep tahmini
    ing: tourism demand forecasting, fra: prévision de la demande tourist, alm: Nachfragevermutung, f
    turizm talebinde ileri bir dönemde meydana gelebilecek gelişmelerin bilimsel yöntemlerle araştırılması.

    turizme engeller
    ing: obstacles to tourism, fra: barrières au tourisme alm: touristische Hindernisse, pl
    artan zaman ve çoğalan gelire karşılık turizmin gelişmesini güçleştirici coğrafî uzaklık ve hükümetlerin koyduğu yasal güçlük gibi zorlaştırıcı genel faktörler.

    Turizmi Geliştirme Fonu
    ing: Tourism Development Fund, fra: Fonds de Développement du Touri, alm: Touristischer Entwicklungsfonds
    turizm alan, bölge ve merkezlerindeki turizm yatırımlarını kredilerle desteklemek ve dış pazarlama imkânlarının geliştirilmesi için harcama yapmak üzere T.C. Turizm Bakanlığı emrinde, yasa ile kurulmuş fon.

    Türk bayraklı yat
    ing: Turkish flagged yacht, fra: yacht sous pavillon turc alm: Yacht unter türkischer Flagge,
    Türk limanlarından sicil kaydı alan yat.

    Türk lokumu
    ing: Turkish delight, fra: loukoum alm: Türkischer Honig, m
    şekerli nişasta eriyiğini pişirip hafif ağdalaştırarak yapılan, küçük küp biçimindeki Türk şekerlemesi.

    Türk misafirperverliği
    ing: Turkish hospitality, fra: hospitalité turque alm: türkische Gastfreundschaft, f
    Türk insanının konukseverliği.

    Türk mutfağı
    ing: Turkish cuisine, fra: cuisine turque alm: Türkische Küche, f
    geleneksel Türk yemeklerinin tümü.

    Türkiye Kamp Karavan Derneği
    ing: Turkish Association of Camping , fra: Association Turque de Camping, , alm: Türkischer Zelt- und Wohnwagenv
    üyeleri arasında dayanışmayı sağlamak ve meslekî sorunlara çözümler getirmek üzere 1966 yılında kurulan dernek.

    Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu
    ing: Touring and Automobile Club of, fra: Club de Touring et d'Automobile, alm: Türkischer Touring- und Automob
    1923 yılında kurulan, Cumhuriyetin ilk yıllarında ülke turizmini yönlendiren, daha sonra ülkeye otomobille seyahat edenlere hizmet veren, özellikle İstanbul'da tarihî eserlerin restorasyonu ve işletilmesinde önemli rol oynayan kurum.

    Türkiye Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği
    ing: Association of Tourism Writers , fra: Association des Ecrivains et Jo, alm: Verband türkischer Reiseschrift
    turizm yazarları ve gazetecileri arasındaki meslekî dayanışmayı sağlamak, sektörde yazar ve gazetecilerin etkinliğini arttırmak, yeni gelişmelerden üyelerini haberdar etmek ve turizmde verimliliği arttırmak için çalışmalarda bulunmak üzere kurulan dernek.

    Turnuva
    ing: tourney, fra: tournoi alm: Turnier, n
    oyuncu veya sporcular arasında sırayla yapılan yarışma dizisi.

    Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım(TÜYAP
    ing: Tüyap Fairs and Exhibitions Org, fra: Tüyap, Organisation des Foires , alm: Tüyap Organisation für Messen u
    yurt içinde çok değişik sektör ve iş kollarına ilişkin fuar ve sergiler, yurt dışında ülkemiz ürünlerini tanıtacak fuarlar açmak amacıyla 1979 yılında kurulan işletme.

    tüzel kişi
    ing: legal entity, corporate body, fra: personne morale alm: juristische Person, f
    gerçek kişilerden oluşan, fakat yasaya göre onlardan ayrı ve aynen gerçek kişiler gibi hak ve yükümlülükleri olan kuruluş.

    Tali yat limanı
    Tali yat limanları, tabii veya yapılmış kapalı bir su alanına sahip olan, uzun süreli kalış ve onarım imkanları yanında Yat Turizmi Yönetmeliği'nde yer alan özelliklere sahip tesisleri ifade eder.

    Tamgün şehir gezisi
    Full day city sightseeing tour (FDCSST)

    Tam pansiyon (TP)
    Full board (FB)

    Tanıtım ziyareti
    Sales call

    Tanıtma Gezisi
    Familiarization trip (fam. trip)
    Tur operatörleri. · seyahat acentaları ve havayolları mensupları için düzenlenmiş ücretsiz veya indirimli tarife ile yapılan ve konuklara bir ülke ya da bölgeyi tanıtmak ve böylece turist akımını artırmayı amaçlayan gezi.

    Tarifede belirlenen fiyat
    Tariff price

    Taşınmaz mallar
    (Bkz. Gayrimenkul mallar)

    Tatil turu
    Sejour tour

    Techizat
    Equipment

    Techizat planlaması
    Equipment planning

    Tedarikçi
    Supplier
    Turizm endüstrisinde turizm arzının herhangi bir bölümünü satışa arz eden kişi veya kuruluş. Örneğin otelci, gezi organizatörü vb.

    Tek kişilik oda
    Single room

    Tek kişilik ilave yatak fiyatı
    Single supplement price

    Tek Merkezli Tur
    Belli bir ülkede veya turistik çekim merkezinde belirli bir süre konaklama, dinlenmek, eğlenmek, güneş ve denizin sağladığı imkanlardan yararlanmak amacına yönelik tur.

    Teknik alt yapı
    Technical infrastructur
    Elektrik, havagazı, içme ve kullanma suyu, kanalizasyon ve her türlü ulaştırma, haberleşme ve arıtma gibi servislerin temini için yapılan tesisler ile açık ve kapalı otopark kullanışlarına verilen genel addır

    Termal kür (tedavi) merkezi
    Thermal cure center

    Termal otel
    (Bkz.Kaplıca oteli)

    Termal tedavi merkezi
    Thermal therapy center

    Termalizm
    Thermalism
    Bilinen en eski tedavi yöntemlerinden birisi oalan termalizm, kaplıca, ılıca, içmeler gibi şifalı su kaynaklarının sağlık kurallarına uygun bir biçimde, tedavi aracı olarak kullanılmasıdır.

    Teşvik turizmi
    (Bkz. Özendirme turizmi)

    Teyit
    Confirmation

    Teyit edilmiş rezervasyon
    Confimed reservation
    Bir konaklama tesisi veya taşıyıcı tarafından bir rezervasyonun onaylanmasını ifade eder.

    TK
    Türk Hava Yolları
    Turkish Airlines

    TP
    (Bkz. Tam pansiyon)

    TPL
    Üçlü
    Triple

    Trafik konferansı
    Traffic conference (TC)
    Trafik konferansı IATA kurallarına göre kurulmuş olan ve dünyayı üç bölgeye ayıran havayolu kurumlarını ifade eder.

    Transfer fiyatı
    Transfer price

    Transit yolcu
    Yasal olarak ülkeye giriş yapmayan gemi veya uçak personeli ile uğrak yapan, ancak destinasyonu geçtiği ülke olmayan ziyaretçiye transit yolcu denir.

    Trf
    Transfer


    Trprt
    Ulaşım
    Transport

    Trvl
    Seyahat
    Travel

    Tur broşürü
    tour brochure

    Tur dosyası
    Tour shell
    Tur tanıtımı için hazırlanmış resimli ve yazısı standart dosya

    Tur lideri
    Tour leader
    Turlarda yolculara refakatçı olarak bulunan yabancı şirketin çalışanı.

    Tur operatörü
    Tour operator (Tur op.)
    Tur operatörü bir seyahat acentasının hukuki statüsüne sahip olarak kurulan ve en ince ayrıntısına kadar programlanmış olarak seyahate çıkıştan geri dönüşe kadar seyahati, konaklmayı, yeme-içmeyi, eğlenceyi, rehberlik hizmetlerini, şehir turlarını da içeren tek ve ucuz bir fiyat üzerinden götürü seyahat hazırlayan ve bu turları doğrudan veya seyahat acentaları aracılığıyla satan kuruluşlardır.

    Tur programı
    Itinerary

    Tur simsarı, tur Brokerı
    Tour broker
    Tur operatörlerinin satmayı başaramadığı paket turları daha ucuza satan kuruluş.
     

Sayfayı Paylaş