Yerçekimi kuvveti nasıl oluşmuştur? Dünyanın merkezinde mıknatıs mı var?

Konusu 'Soru - Cevap Bölümü' forumundadır ve Misafir tarafından 17 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Misafir

    Misafir Misafir

    Yerçekimi kuvveti nasıl oluşmuştur? Dünyanın merkezinde mıknatıs mı var?
     
  2. izafet uye

    izafet uye Misafir

    Cevap: Yerçekimi kuvveti nasıl oluşmuştur? Dünyanın merkezinde mıknatıs mı var?

    Dünyanın çekim kuvveti kütlesel çekim kuvvetidir.Kütlesi olan herşeyde çekim kuvveti vardır.Ama kütlesi büyük olanın çekim kuvveti daha fazladır.Dünya bizi çekiyorsa bizde dünyayı kendimize çekiyoruz.Dünyanın çekim kuvvetı bizimkinden büyük olduğu için biz dünya üzerine düşüyoruz.Ayrıca dünyanın merkezinde çekim sıfırdır.
     
  3. izafet uye

    izafet uye Misafir

    Cevap: Yerçekimi kuvveti nasıl oluşmuştur? Dünyanın merkezinde mıknatıs mı var?

    Havaya fırlatılan bir taşın eninde sonunda yere düşeceğini herkes bilir. Taşın düşmesine neden olan, Dünya' nın çekme kuvvetidir ve bu kuvvete yerçekimi kuvveti denir.

    M.Ö. 4. yüzyılda yaşamış olan eski yunanlı filozof Aristo, ağır cisimlerin hafif olanlardan daha çabuk yere düştüğünü ileri sürmüştü. Bu düşünce, italyan bilim adamı Galileo Galilei'nin ( 1564-1642 ) bütün cisimlerin ( hava direncinin etkisi bir yana bırakılırsa ) aynı hızla düştüğünü ve düşen bir cismin ulaştığı hızın yalnızca düştüğü yüksekliğe bağlı olduğunu kanıtlamasına kadar geçerliliğini korudu.

    Sir Isaac Newton, herhangi iki cismin birbiri üzerinde çekim kuvveti uyguladığını bulmuş ve cisimlerin kütlesinden kaynaklanan bu kuvveti kütle çekim kuvveti olarak adlandırmıştır. Yerçekimi de bir tür kütle çekim kuvvetidir.

    Newton evrensel yerçekimi yasasını 1687 yılında yayınladığı " Principia " adlı kitabında duyurdu. Bu teoriye göre iki kütle arasındaki çekimgücü, kütlelerin büyüklüğü ile doğru orantılı; aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılıdır. Yani, kütleler büyüdükçe çekimgücü artacak; aralarındaki uzaklık arttıkça çekim gücü azalacaktır. 300 yıldan daha uzun bir süre önce açıklanan bu basit denklem bu basit fizik ve gökbilimin temel yaptaşlarından biri olmuştur diyebiliriz.

    Einstein, 1915 yılında genel görecelilik teorisini açıkladığı zaman, Newton'un yerçekimi teorisini de güncellemiş oldu. Başlangıçta, bilimadamlarının bile anlamakta güçlük çektiği teoriye göre yerçekimi, belirli bir uzaklıktaki iki cismin arasındaki çekim gücü değil; uzay-zaman eğiminin bir sonucudur yalnızca.

    Peki, Einstein 'ın teorileri doğruysa, neden hala Newton 'un yasalarını kullanıyoruz? Bu sorunun iki yanıtı var : Birincisi, Einstein' in denklermleri daha çok uzayda ve dev kütleler için çok önemli, ancak, yeryüzünde ve gündelik yaşamdaki kütle ilişkileri için Newton'un yasaları yeterli. İkinci neden ise, Einstein'ın denklemleri çok karışık.
     
  4. ilker27

    ilker27 Misafir

    bence uzay zaman dünya içinde gecerli ayrıca eistaeinin bilgileri okadarda karmaşık degil
     
  5. Eokur

    Eokur Misafir

    Her gezegenin farklı bir fizik kuralı vardır.
    Uzay fiziği ise çok başka bir olaydır.
     
  6. Troll Man

    Troll Man Misafir

    Sen daha Einstein ı yazamıyorsun
     
  7. Bilal KOCA

    Bilal KOCA Misafir

    Bence milyonlarca yıldır varolan bu çekim gücü (yerçekimi) daha tam olarak anlaşılabilmiş değil ve anlaşıldığında eğer çekiyorsa itebileceği de anlaşılıp,insanın en büyük gayesi olan kanatsız uçmak fikrini gündeme getirecektir.Dünyanın kendi ekseni etrafında dönerken iki kutbu arasında yarattığı bu manyetizma, yani yerçekimi dediğimiz olgu,gelecekte devasa ve tükenmez bir itki gücü olarak ta kullanılıp,bizleri göklerde özgürce süzülen kartallara çevirebilecek enerji kaynağı halinde değerlendirilebilir.
     

Sayfayı Paylaş